Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan, en büyük Türk savunma sanayi şirketini Körfez sermayesine mi satıyor?

Yıllardır dünyanın en büyük savunma sanayii şirketleri arasında yükselişini sürdüren ve 2021 yılında 48. sıraya kadar yükselen ASELSAN hisselerinin BAE’ye satılacağına ilişkin ‘ciddi dedikodular’ dolaşmaya başladı. Türkiye’ye 10 milyar dolar yatırım yapacağı açıklanan BAE, yoksa bu parayla Aselsan’ı mı satın alacak? BAE, Aselsan’ı neden istiyor? Sırada başka şirketler var mı?

BOLD – Doların yükselişini ve ekonomideki kötü gidişatı durduramayan AKP yönetiminin yurtdışından gelecek paraya ihtiyacı olduğu artık yalanlamamaz bir gerçek. Sakarya’daki Tank Palet fabrikasının yarısını Katar ortaklı BMC’ye satan AKP yönetimi, döviz açığını kapatmak için şimdi de gözünü ASELSAN’a dikmiş gibi gözüküyor.

Muhtemel talipli ise yine körfez sermayesi. AKP’nin 15 Temmuz’dan beri ‘darbenin finansörü’ olmakla suçladığı BAE Veliaht Prensi El Nahyan’ı bir anda Ankara’da en üst düzeyde ağırlaması da iddiaları arttırdı. Satılma iddiasını Ekonomist Emin Çapa, “Ankara’da ciddi dedikodular var’ diyerek duyurdu.

KIBRIS BARIŞ HAREKATI VE ABD SİLAH AMBARGOSU

ABD, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından Türkiye’ye askeri alanda ambargo uygulamaya başladı ve NATO üyesi Türkiye o dönemde savunma sanayii alanında büyük sıkıntılar çekti. İşte o günlerdeki sıkıntıların neticesi olarak doğdu Askerî Elektronik Sanayi ya da kısaca ASELSAN.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na (TSKGV) bağlı olarak kurulan şirketin asıl görevi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin askerî haberleşme ihtiyaçlarını karşılamaktı. 1975 yılında Ankara merkezli olarak kurulan şirket, o günden beri hızlı bir gelişim gösterdi.

Tamamı TSKGV’ye ait olan şirketin hisselerinin bir kısmı 21 Mayıs 1990 tarihinde halka arz edildi ve şirket İMKB’de işlem görmeye başladı.

ASELSAN, 2018 yılında ikincil halka arz ile ödenmiş sermayesini 140 milyon TL’ye, halka açıklık oranını yüzde 25,70’e çıkardı. Şirketin yüzde 75,30 hissesi halen TSKGV’nin elinde bulunuyor.

Şirkette çalışanların neredeyse yarıya yakını yani 7 bini mühendis. ASELSAN, yıllık cirosunun ortalama yüzde 7’sini, kendi özkaynakları ile finanse edilen Ar-Ge faaliyetlerine ayırıyor.

DÜNYANIN EN BÜYÜK 100 SAVUNMA ŞİRKETİ ARASINDA

Savunma sanayii alanındaki en saygın yayın kuruluşlarından Defense News, 2015 yılında ASELSAN’a dünyanın ilk 100 savunma şirketi sıralamasında 62. sırada yer verdi.

O yıldan beri yükselişini sürdüren ASELSAN, bu listede 2016 yılında 58., 2017 yılında 57., 2018 yılında 55., 2019 yılında 52., 2020 ve 2021 yıllarında 48. sırada yer aldı.

2020 yılında toplam geliri 2 milyar 311 milyon dolar olarak açıklanan şirketin gelirlerinin yüzde 96’sı savunma sanayii alanında yürüttüğü çalışmalardan elde etti.

Şirket 2020 yılında savunma sanayii alanında 2 milyar 218 milyon dolar gelir elde etti ve gelirini bir önceki yıla göre yüzde 2 arttırdı.

Şunu da belirtmekte fayda var ki Defense News’in 2021 yılında yayınladığı dünyanın en büyük 100 savunma sanayii şirketleri sıralamasında Türkiye’den ASELSAN dışında sadece Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) bulunuyor. TAI, bu listede 1 milyar 504 milyon dolar toplam gelir ile  68. sırada yer alıyor.

ASELSAN, aynı zamanda Fortune dergisinin yayınladığı Türkiye’deki en büyük 500 şirket sıralamasında 25. sırada bulunuyor.

“BAE’NİN ASELSAN HİSSELERİ İSTEDİĞİ YOLUNDA ANKARA’DA CİDDİ DEDİKODULAR VAR”

2019 yılında Tank Palet Fabrikası’nı özelleştirerek yüzde 49 hissesini ’50 milyon dolar için’ Katar ortaklı BMC’ye satan AKP yönetiminin bu kez de Türkiye’nin en değerli şirketlerinden ve savunma sanayii alanındaki en büyük şirketi konumundaki ASELSAN’ı da başka bir Körfez ülkesine, Birleşik Arap Emirlikleri’ne satacağı konuşulmaya başladı.

İddianın kaynağı ise yıllarca Hürriyet gazetesinde ekonomi alanında yazılar kaleme alan Ekonomist Emin Çapa.

Türk lirasındaki erime nedeniyle Türk şirketlerinin değerinin oldukça düştüğünü belirten Çapa, bu yüzden Türkcell gibi ASELSAN’ın da değerinin çok düştüğünü ve Türk şirketlere yabancı taliplerin arttığını söyledi.

Halk TV’de Şirin Payzın’ın sunduğu programda açıklamalarda bulunan Emin Çapa, şu ifadeleri kullandı.

“Aselsan hisselerini istediği yolunda ciddi dedikodular var Birleşik Arap Emirlikleri’nin. Aselsan hisselerinden pay almak istediği yani Aselsan’a ortak olmak istediği yolunda çok ciddi ortalıkta şeyler var. Bugün itibariyle savunma sanayiiinde Türkiye’nin kuruluşlarından biri Aselsan o yüzden bizim açımızdan çok önemli, çok önemli bir asset (değer). Çok önemli bir şirket. Kıbrıs Barış Harekatı sonrası kurulmuştu Aselsan. O Yüzden Türkiye için çok önemli bir şirket. Aselsan hisselerine ortak olmak istediği, bunlardan pay almak istediği söyleniyor. Böyle bir dedikodu dolanıyor ortada.”

Ünlü ekonomist Timothy Ash de geçtiğimiz günlerde Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi’nin Türkiye ziyaretini ve yatırım hamlesini oportünizm olarak tanımlamıştı.

Ash, “Hem BAE, hem de Suudi Arabistan, Erdoğan’a güvenmiyor. Bu nedenle BAE’nin yaptığı aslında oportünizm. TL’ye bakıyor, Türkiye’nin gerçek ekonomik varlıklarının çok ucuz olduğunu görüyor ve kanımca bundan faydalanarak altyapı, enerji gibi değerli ekonomik varlıklarını ucuza kapatmaya çalışıyor.” ifadelerini kullanmıştı.

DARBENİN FİNANSÖRÜ İDİ, BİR ANDA SARAY’A AZİZ MİSAFİR OLDU

2013 yılında Mısır’daki darbede, 2017 yılındaki Katar Krizi’nde ve 2019-2020 yıllarında Libya’daki iç savaşta Birleşik Arap Emirlikleri ile karşı karşıya gelen AKP hükumeti, 2016 yılından beri de Abu Dabi yönetimini 15 Temmuz’un finansörü olmakla suçluyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bütün bu sorunları unutup bir anda BAE Veliaht Prensi Muhammed Bin Zayed El Nahyan’ı Beştepe’de Saray’da en üst düzeyde ağırlaması ve Abu Dabi yönetiminin Türkiye’ye 10 milyar dolar yatırım yapacağını açıklaması dedikoduların artmasına neden oldu.

BAE – ASELSAN İŞBİRLİĞİ ESKİYE DAYANIYOR

Aselsan, Birleşik Arap Emirlikleri’nin eskiden beri bildiği ve uzun süredir işbirliği yaptığı bir firma. Ayrıca BAE şirketlerinin ASELSAN’la ortaklıkları da mevcut.

ASELSAN ve BAE kökenli International Golden Group (IGG) şriketi, 2011 yılında ‘IGG ASELSAN Integrated Systems’ adıyla Abu Dabi merkezli bir ortak girişim şirketi kurdu. Şirket uzaktan kontrollü silah sistemleri (Remote Controlled Weapon Systems – RCWS) geliştirme ve üretimi yapmak üzere kuruldu.

Ortak girişim şirketinin yüzde 49’u Aselsan’a, geriye kalan yüzde 51’i ise BAE merkezli International Golden Group (IGG) şirketine ait.

‘IGG ASELSAN Integrated Systems’ şirketi 2013 yılında BAE Deniz Kuvvetleri için üretilecek uzaktan kontrollü atış sistemi (STAMP Systems) üretme ihalesini aldı. Bu kapsamda 50 STAMP ünitesinin ASELSAN tarafından Türkiye’de üretilmesi, geri kalanının da Türkiye-BAE ortak girişim şirketi ‘IGG ASELSAN Integrated Systems’ tarafından Birleşik Arap Emirlikleri’nde üretilmesi kararlaştırıldı. Projenin toplam değerinin 10,1 milyon dolar olduğu açıklandı.

TANK PALET FABRİKASI’NIN YÜZDE 49’U KATARLILARA SATILDI

AKP’nin stratejik önemdeki savunma sanayii şrketlerini de satması ilk değil.

AKP, askeri komutanlık statüsünden çıkardığı Sakarya’daki Tank Palet Frabrikası’nı 2019 yılında önce Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketine (ASFAT A.Ş) devretti. Ardından da Katar ortaklı BMC’ye sattı.

BMC’nin yüzde 49,9’luk hissesi şu anda Katar ordusuna ait. Şirketin yüzde 50,1’lik hissesini elinde bulunduran Ethem Sancak ve Talip Öztürk, bu yıl bahar aylarında hisselerinin tamamını çelik üreticisi Tosyalı Holding’e satmıştı.

Nisan 2018’de Altay Tankı ihalesini alan Katar ortaklı BMC’nin tank-palet fabrikasının yüzde 49 hissesini 50 milyon dolar yatırım şartıyla 25 yıllığına aldığı açıklandı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o dönem yapılan özelleştirmeyi savunurken “25 yıllığına burası Katar-BMC ortaklığı ile çalıştırılan BMC firmasına tahsis edilmiştir… Buraya 50 milyon dolar yatırım yapacak. İçerideki bütün makineler yenilenmeye muhtaç” ifadeleri ‘Türkiye’nin 50 milyon doları yok mu ki?’ tartışmalarını başlatmıştı.

1967 yılından itibaren Türk ordusuna hizmet vermeye başlayan Tank-Palet Fabrikası’nda, 1973 yılında Palet Yenileme Atölyesi hizmete başlamış ve 1974 yılında ise Tank Yenileştirme Atölyesi ve Motor-Transmisyon Atölyesi işletmeye alınmıştır.

Fanbrika, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki tüm paletli araçları kapsayacak şekilde, araç yenileştirme ve bu araçlara ait motor, transmisiyon, optik aksam ve paletleri yenileştirmek, söz konusu araçları modernize etmek ve ayrıca yenileştirme ve modernizasyon için gerekli olan her türlü yedek parçayı imal ve tedarik etmekte idi.

SIRADA MKE DE Mİ VAR?

AKP’nin satacağı şirketler listesinde Türkiye’nin bir diğer önemli şirketi Makine ve Kimya Endüstrisi’nin (MKE) de olduğu belirtiliyor.

AKP hükumeti, Makina ve Kimya Endüstrisi’ni (MKE) de lağvederek anonim şirket statüsüne dönüştürdü. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi (MKE AŞ) kurulmasını içeren kanun Temmuz ayı başında Resmi Gazete’de yer aldı.

CHP, AKP’nin yaptığı değişikliği “Denetimden kaçırılacak, yeni bir Tank Palet Fabrikası vakası olacak” şeklinde eleştirdi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP’nin Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nun özelleştirilmesi kapısını açacak anonim şirkete dönüştürülmesine karşı çıktığı kanun teklifini savunarak, “Özelleştirme yok” ifadelerini kullanmıştı.

AKP hükumeti, Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nın da Katarlılara satılacağının konuşulduğu dönemde iddiaları reddetmişti.

Ünlü ekonomist: BAE, Türkiye’nin değerli ekonomik varlıklarını ucuza kapatmaya çalışıyor

Gündem

Mağdur avukatları konuştu: Ankara TEM’deki işkence iddiaları doğru

Gülen Hareketi mensuplarına yönelik operasyonda gözaltına alınanların avukatlarıyla görüşen İnsan hakları aktivisti Salih Gergerlioğlu, işkence iddialarının doğru olduğunu söyledi. Avukatlardan aldığı bilgileri paylaşan Gergerlioğlu, “İşkence yapılan kişilere, isim vermeleri yönünde baskı yapılmış” dedi.

BOLD – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülen Hareketi mensuplarına yönelik “yeniden yapılanma” soruşturması kapsamında gözaltına alınan O.C. isimli bir şahsa işken yapıldığı iddia ediliyor.

Şüpheli O.C., işkence altında verdiği ifadesinde itirafçı oldu. O.C.nin ağır işkence altında ismini verdiği 300 kişiye çeşitli illerde operasyon yapıldı.

Bu kişilerin gözaltına alındığı bilgisini paylaşan avukat Ömer Turan sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, “Bu kapsamda onlarca kişi ülkenin değişik kentlerinde göz altına alınarak Ankara TEM de toplanmıştır. Bu kişiler arasında eşi müebbet yemiş ev hanımı asker eşlerinden kapatılan polis akademisi öğrencilerine kadar çok geniş bir yelpazede her yaş ve meslek grubundan kişiler bulunmaktadır” dedi.

İDDİALAR DOĞRU

İddiaları araştıran insan hakları aktivisti Salih Gergerlioğlu iddiaların doğru olduğunu söyledi.

İşkence mağdurlarının avukatlarıyla görüşen Gergerlioğlu, “Ankara TEM’de gözaltında tutulan 2 kişiyle görüşen bir avukatın bana dediklerini aynen aktarıyorum: ‘Konuştuğum kişilerden biri onu çırılçıplak soyduklarını, vücuduna soğuk su tuttuklarını ve şişeyle tehdit ettiklerini söyledi'” ifadelerini kullandı.

O.C’nin işkence altında verdiği 300 isimden henüz birkaçının gözaltına alındığını söyleyen Gergerlioğlu, avukatlardan aldığı bilgileri paylaşmaya devam etti.

Bir diğer paylaşımda Gergerlioğlu şu ifadeleri kullandı: “Bir diğeriyse kendisine tokat attıklarını ifade etti. İtirafçı, 300 kişinin ismini vermiş. Ancak gözaltında 4 kişi bulunuyor. İşkence nezarethanede değil, ifade alınan bölümde yapılıyor. İşkence yapılan kişilere, isim vermeleri yönünde baskı yapılmış.”

Ankara’nın göbeğinde özel ekiple işkence: İşkenceci ekipte tanıdık isim

Okumaya devam et

Gündem

15 Temmuzcu başkanın tehditleri bedava değilmiş: 500 milyonluk 48 ihale

Sezen Aksu üzerinden AKP ve Erdoğan muhaliflerini “Beyinlerine sıkacağız, kafalarını ezeceğiz” diyerek tehdit eden 15 Temmuz Gazileri Platformu Erol Bulut’un ortağı olduğu şirketle kamudan 500 milyon TL’lik 48 ihale aldığı ortaya çıktı

BOLD – Sanatçı Sezen Aksu, 2017 yılında Selçuk Gaga ile yazdığı ‘Şahane bir şey yaşamak’ adlı şarkının sözleri nedeniyle AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hedefi oldu.

Camide kadın sanatçı için “Dillerini koparacağız” diyen Erdoğan’ın ardından AKP’ye yakın derneklerde Aksu aleyhine harekete geçti.

15 Temmuz Gazileri Platformu üyeleri de adliyeye giderek Sezen Aksu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusundan çok platform başkanı Erol Bulut’un adliye önünde yaptığı açıklama konuşuldu.

Sezen Aksu’yu şeytanın yolundan gitmekle suçlayan Bulut, “İçişleri Bakanımızın dediği gibi beyinlerine sıkacağız, kafalarına ve inlerinde hepsini ezeceğiz. Dağda Kandil’i PKK’yı nasıl eziyorsak şu anda onları savunanlara da bunu buradan bir kez daha söylemek istiyorum. Herkes aklını başına alsın” dedi.

YARIM MİLYARLIK İHALE

Bulut’un bu tehditleri bedavaya savurmadığı ortaya çıktı. İhale sicili ortaya çıkan Bulut’un Mavi Yeşil Turizm Gıda İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şirketi’nin yüzde 50 ortağı olduğu ve AKP’li belediyelerden çok sayıda ihale aldığı öğrenildi.

Bulut’un son 4 yılda, çoğu AKP’li belediyeler olmak üzere çeşitli kamu kurumlarından aldığı 48 ihale ile 500 milyon TL kazandığı ortaya çıktı.

15 Temmuz derneklerinden tehdit: Herkes aklını başına alsın

Okumaya devam et

Analiz

İki başlı İstanbul’da kar kavgası: Erdoğan mı İmamoğlu mu sınıfta kaldı?

23 Haziran seçimi sonrası İmamoğlu’nun İBB koltuğuna oturması ve İstanbul’u muhalefetin adayına bırakmak istemeyen Erdoğan yüzünden kentte iki başlılık hakim. Muhalefet ve iktidarın kavgası kar mücadelesinde de kendini gösterdi. Fırtınalı gece hükumetin sorumluluğundaki otoyol ve havalimanı projelerinde ağır sıkıntılar yaşanırken, kent içinde önemli bir aksama yaşanmadı.

BOLD – İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun seçim zaferinin ardından AKP, kenti muhalefetin adayının eline bırakmadı.

Kanal İstanbul gibi bazı projelerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) devre dışı bırakıldı.

Tamamlanan metro projeleri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından İBB’ye devredilmedi. İstanbul’daki metroları bazıları İBB logosuyla çalışırken bazıları da bakanlığın logosunu taşıyor. Bakanlığın metroları devretmemek için şirket kurduğu ve İBB’den yüksek ücretli personel transferi gerçekleştirdiği iddia ediliyor.

KAR KAVGASI

İstanbul’a yağan ,kar iktidar partisi AKP ile CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni bir kez daha karşı karşıya getirdi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bakanlarını İstanbul’a göndererek, kontrolü ele almaya çalıştı.

Sosyal medyada ise tam bir bilgi kirliği yaşandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun balıkçı restoranında oldu iddiası ortaya atıldı.

KAYBETME HAZIMSIZLIĞI

İddialar için İmamoğlu, “3 yıldır süren İstanbul’u kaybetme hazımsızlığı öyle bir noktaya geldi ki, 19 saat boyunca sahadan ve AKOM’dan karla mücadeleyi yönetirken, 1 saatlik yemek molam bile konuşulur oldu.

Bu zamana kadar, devletimiz, ilçe belediyelerimizle koordineli çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz. Binlerce çalışanımızın emekleri ortadayken, 19 saatlik mesaide, 1 saatlik yemek molamın neden gündem yapılmaya çalışıldığı malumdur. Milletimiz bu hazımsızlığı iyi bilmektedir” dedi.

İBB’nin sorumluluk alanlarından biri olan D 100 karayolu, dün resmen kilitlendi. Vatandaşlar araçlarını yolda bırakarak evlerine gitmek zorunda kaldı.

İBB Başkanı İmamoğlu ise 39 ilçe ile koordineli şekilde tam kapasite çalışmalar yapıldığını açıkladı.

Vatandaşları özellik metro ve metrobüs kullanmayı tavsiye eden İmamoğlu, “Gerektiği yere vinç, gerektiği yere kurtarma ekibi, gerektiği yere farklı makinalarımızla takviye, destek ve sorumluluğumuzu yerine getirmeye gayret ediyoruz” dedi.

Metrobüs ve metro ulaşımında herhangi bir sorun yaşanmadı.

KARAYOLLARININ SORUMLULUNDAKİ YOL 17 SAAT KAPANDI

Bakanlığa bağlı karayollarının sorumluluğunda olan Kuzey Marmara Otoyolu Yassıören mevkiinde dün öğle saatlerinde yaklaşık 30 aracın karıştığı zincirleme kaza nedeniyle yol trafiğe kapanmıştı. Etkisini arttıran ve gece boyunca devam eden kar yağışı, bölgeye çok sayıda aracın mahsur kalmasına neden olmuştu.

Ekiplerin gece boyunca yaptığı çalışmalar sonucunda yol yaklaşık 17 saat sonra kontrollü olarak trafiğe açıldı.

HAVALİMANINDA UÇUŞLAR İPTAL

29 Ekim 2018’de hizmete giren Yeni İstanbul Havalimanı, iktidar ile muhalefetin keskin şekilde ayrıştığı konulardan biri.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3. pistin hizmete girişi sırasında, “İnşaat süresinden kapasitesine kadar gerçek anlamda dünya çapında bir şaheser olan bu havalimanımız, Türkiye’nin 2023 hedeflerinin sembollerinden biridir” dedi.

Muhalefet ise konumu yüzünden projeye karşı çıkıyordu. Havalimanında hemen her fırtınalı havada hizmetler aksıyor. Dün de öyle oldu.

OTEL İSTEYEN TURİSTE POLİS GÖNDERDİLER

Karlı hava yüzünden uçuşlar bu gece yarısına kadar durmuş durumda. 2 gündür kapalı olan havalimanında yerli ve yabancı turistler İstanbul’da mahsur kaldı. Konaklama ihtiyacı ise en önemli sorun oldu. Özellikle yabancı turistler mağduriyetleri nedeniyle otel ihtiyaçlarının karşılanmasını talep etti.

İstanbul Havalimanı’nda mahsur kalan turistler “We need hotel” (Otele ihtiyacımız var) sloganları attı. Turistlerin protestosu nedeniyle İstanbul Havalimanı’nda ilginç anlar yaşandı.

Sosyal medyada İstanbul Havalimanı’ndaki polislerin çevik kuvvet olduğu iddia edildi. Havalimanı yetkilileri pasaport polisi olduklarını belirtti. Gerçek Gündem’e konuşan İGA yetkilileri, mahsur kalanların karşısına çıkartılan fotoğraftaki polislerin çevik kuvvet polisi değil pasaport polisi olduğunu teyit ettiler.

BAKANLAR ATATÜRK HAVALİMANI SAYESİNDE GELEBİLDİ

Türkiye’deki çoğu otoyolda insanlar yolda kalırken, Erdoğan’ın sadece İstanbul’a 3 bakanını göndererek İmamoğlu’nu yetersiz göstermeye çalıştığı iddia ediliyor. Duruma gazeteci Serhan Asker, “Dünyanın kıskandığı İstanbul Havalimanı 2 gündür kapalı.. 2-Onlarca kent yolu kapalı.. 3- İstanbul’da ana yollar açık.. 4-İki bakan kapalı Atatürk Havalimanı sayesinde İstanbul’da.. Ama tüm olumsuzlukların sorumlusu Ekrem İmamoğlu…Bir de yazın balıkçıya gitmiş” diyerek tepki gösterdi.

Ankara’nın göbeğinde özel ekiple işkence: İşkenceci ekipte tanıdık isim

Okumaya devam et

Popular

Shares