Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Türkiye, Rusya’dan sonra AİHM’e en fazla hak ihlali başvurusu yapılan ülke oldu

Türkiye, AİHM’e en fazla hak ihlali başvurusu yapılan ülkeler arasında Rusya’nın ardından ikinci oldu. AİHM’de karara bağlanmayı bekleyen 68 bin 450 davanın yüzde 21.4’ünü yani 14 bin 900’ünü Türkiye’den gelen hak ihlali başvuruları oluşturdu. Rusya, 15 bin 300 dosyayla AİHM’de en fazla davası olan ülke oldu.

BOLD ÖZEL – AKP’nin yönettiği Türkiye’de 15 Temmuz sonrası daha da artan hak ihlalleri AİHM’e yansıdı. AİHM, 30 Eylül 2021 itibarıyla mahkemede karara bağlanmayı bekleyen derdest dosyalarla ilgili istatistik paylaştı.

AKP Hükumeti, 15 Temmuz sonrası 125 bin ihracın AİHM önüne gitmesini engellemek için OHAL Komisyonunu kurdu. OHAL Komisyonu nedeniyle haksız şekilde kamu görevinden ihraç edilen binlerce kişinin AİHM’e gitmesi önlendi. Ancak bu durum bile Türkiye’den Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne giden başvuruları azaltmaya yetmedi. Türkiye, Rusya’dan sonra AİHM’de en fazla başvurusu olan ülke oldu.

AİHM’nin yayınladığı rakamlara göre halen mahkemede 68.450 derdest(devam eden dava) dosya bulunuyor. Mahkemede en fazla davası bulunan ülke 15.300 ile Rusya olurken, Türkiye 2’nci sırada yer alıyor. AİHM’de Türkiye’den yapılan 14.900 başvuruyla 2’nci sırada bulunuyor. Türkiye’yi 11.200 dosyayla Ukrayna, 6.350 başvuruyla Romanya takip ediyor.

TÜRKİYE’DEN GELEN DAVALARDA ARTIŞ

AİHM’nin 31 Aralık 2020 tarihinde açıkladığı rakamlara göre Türkiye’nin  karara bağlanmayı bekleyen davalarında artış oldu. 31 Aralık 2020’de bekleyen davaların yüzde 22.4’ü Rusya’dan yüzde 18.1’i ise Türkiye’den gelen başvurular oluşturdu. Türkiye’den gelen başvuruların oranı yüzde 21.8’e yükseldi.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ EN FAZLA İHLAL EDEN ÜLKE OLDUK

AİHM’nin 2020 raporuna göre ise, geçen yıl en çok mahkum edilen ülke Rusya oldu. Rusya’nın ardından, ikinci sırayı Türkiye aldı. Türkiye 2019’da olduğu gibi 2020’de ifade ve düşünce özgürlüğünün en çok ihlal eden Avrupa ülkesi olmayı başardı.

ARTIŞIN SEBEBİ

Euronews’in haberine göre 2019’dan geçen yılın sonuna kadar, Türkiye’den gelen başvuruları yüzde 27 oranında arttı. AİHM Başkanı Robert Spano, bu artışın, Türkiye’de 15 Temmuz sonrası Türk mahkemelerinde görülen davaların sonuçlanmaya başlanmasından kaynaklandığını açıkladı.

AİHM’de ülkeler aleyhine yapılan ve derdest olan dosyalar şöyle:

Yüzde                Dersdest Dosya Sayısı

Rusya      Yüzde 22.4        15.300

Türkiye   Yüzde 21.8       14.900

Ukrayna  Yüzde 16.4     11.200

Romanya Yüzde 9.3      6.350

İtalya        Yüzde 5.5     3.750

Polonya    Yüzde 3.2     2.200

Sırbistan   Yüzde 3.1     2.150

Azerbaycan  Yüzde 3.1  2.150

Yunanistan   Yüzde 2     1.400

Ermenistan   Yüzde 2     1.350

Diğer ülkeler  Yüzde 11.2  7.700

Türkiye, organize suçta Avrupa birincisi oldu: Ahmet Ümit ‘suç romanı yazmaya devam’ dedi

BOLD ÖZEL

“Sabahtan beri buradayız, akşam olmak üzere, bir ömür gibi geçti”

Dedeağaç’ta mahsur kalan 17 kişi arasında bulunan KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut Bold’a konuştu: “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Çocuklar çok küçük. 1, 3, 6, 10 ve 12 yaşlarındalar. Herkes çok yıprandı. Geceyi nasıl geçireceğiz bilmiyoruz.”

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için Meriç Nehri’ni geçip Dedeağaç yakınlarında mahsur kalan 17 kişi, hala kurtarılmayı bekliyor. Aralarında 5 çocuk, 4 kadının bulunduğu grup, çektikleri videolarla sabahleyin insani yardım talebinde bulunmuştu.

Geri itilmemek için saat 06.00’dan beri uluslararası kurumlara seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut, “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Bugün iki saat ateşin altında kaldık. Vuracaklar herhalde bizi diye düşündüm.” dedi.

“NE OLACAK BİLMİYORUZ”

Durgut, “Sabahtan beri buradayız ama bugün bir ömür gibi geçti. Çocuklar çok küçük. Nasıl dayanacaklar bilemiyoruz. Küçükler, 2020, 2018, 2014 doğumlu. Diğerleri 10-12 yaşlarında iki kız. Ben üç çocuğumu bıraktım geldim. Herkes çok yıprandı. Ne olacak, onu da bilmiyoruz. Bize ulaşmaya çalışanları bekliyoruz. Burada hava şu an 7 derece.” ifadelerini kullandı.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Babası tutuklu olan kalp hastası, otizmli Ömer Faruk hayatını kaybetti

4,5 yıldır Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu olan KHK’lı Türkçe öğretmeni Murat Turan’ın oğlu Ömer Faruk vefat etti. Otizmli dünyaya gelen ve kalp yetmezliği tedavisi gören Ömer Faruk’un son günlerinde babasını görmesine izin verilmedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Babası 4,5 yıldır Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu olan Ömer Faruk Turan, dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Otizmli doğan 11 yaşındaki Ömer Faruk Turan ağustos ayından bu yana Ege Üniversitesi Hastanesi’nde kalp yetmezliği tedavisi görüyordu.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklanan ve 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Ömer Faruk Turan’ın babası Murat Turan’a durumu kritik olmasına rağmen son günlerinde oğlunun yanında bulunmasına izin verilmedi.

İKİ KEZ BYPASS OLDU

Doğduktan iki ay sonra kalp rahatsızlığından şüphelenilerek hastaneye kaldırılan Ömer Faruk’a hem bebekken hem de 2-3 yaşlarında iki kez bypass yapıldı. Ömer Faruk otizmli dünyaya gelmişti ama otizmi ağır değildi. Okuma yazmayı öğrenmişti. Okula gidip geliyordu.

4,5 yıl önce babasının tutuklanması ise onu ve ailesini çok etkiledi. O zaman 6 yaşında olan Ömer Faruk, ağustos ayında Manisa’daki köylerinde birdenbire rahatsızlandı. Güneş çarpması sanılarak hastaneye kaldırılan Öer Faruk kalp yetmezliği tanısıyla İzmir’e Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Doktorlar hayati tehlikesi olduğunu ve çok fazla ömrünün olmadığını söyledi.

SALGIN GEREKÇE GÖSTERİLDİ

Bu süreçte Murat Turan’ın oğlunu görebilmesi için Manisa Savcılığı’na başvuru yapıldı ancak Kovid-19 tedbirleri gerekçe gösterilerek Turan’a izin verilmedi. Hatta iki ayrı başsavcı vekili ile görüşen HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘nun girişimleri de sonuçsuz kaldı.

“CEZASI ERTELENEBİLİRDİ”

Bold Medya’ya konuşan bir aile yakını, “Bu süreçte aile olarak bizim en çok canımızı yakan; evet ölüm haktır, gelecektir, vakti vardır ama annesi 4,5 yıldan beri çok fazla fedakarlıkta bulundu. Babasının yokluğunu hissettirmemeye çalıştı. hem sağlık tedavileri, hem eğitimiyle yakından ilgilendi. Ve anne gerçekten çok yıprandı. Vefatını da tek başına yaşamak zorunda kaldı. Otizmli çocukların hayati zaten hep çilelerle dolu oluyor. Ama keşke babasına izin verilseydi, cezası ertelenebilirdi. Çocuk gitti. Babası tutuklandığında Ömer Faruk 6 yaşındaydı. Bu anne için de baba için de çok zor.” dedi.

CENAZESİNE KATILACAK

Hayattayken oğlunu göremeyen Murat Turan’ın oğlunun cenazesine katılmasına ise izin verildiği öğrenildi. 11 yaşındaki Ömer Faruk Turan’ın cenazesi bugün ikindi vaktinde Balıkesir Sındırgı Düğüncüler Köyü’nde defnedilecek.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Babaları cezaevine atılan hasta çocuklar ölüme mahkum ediliyor

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

5 yaşındaki Zülal ikinci kez hapse girdi

Cezaevindeki çekirdek ailelere bir yenisi daha eklendi. Üç yıldır tutuklu bulunan eğitimci Ali Uysal’ın eşi Hilal Uysal ve 5 yaşındaki kızı da cezaevine gönderildi. Zülal 1,5 yaşındayken de annesiyle hapis yatmıştı.

BOLD ÖZEL – Bir çocuk daha hapse girdi. Daha önce annesi Hilal Uysal ile birlikte 7 ay hapiste kalan 5 yaşındaki Zülal, yine annesiyle birlikte 24 Kasım gecesi cezaevine gönderildi.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında Bank Asya hesabı ve Bylock kullandığı iddiasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan ve cezası Yargıtay tarafından onaylanan Hilal Uysal önceki gün tutuklanıp yine Şakran Cezaevine gönderildi. Hilal Uysal’ın eşi Ali Uysal da üç yıldır aynı cezaevinde kaldıktan sonra bu yıl başında Afyon Bolvadin Cezaevine nakledildi.

Ev hanımı Hilal Uysal, daha önceki hapis sürecinde yaşadıklarını Bold Medya‘ya şöyle anlatmıştı: “Ben oradayken kızım iki kere kaza geçirdi. Ranzadan düştü ve kampüs içerisindeki hastaneye sevk ettiler. İki saat boyunca gözlem altında tutulduk. Doktor yoktu. Kendi çocuğunuzun doktoru kendiniz olacaksınız denildi ve gönderildik.”

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 9 Mayıs 2018’de eşiyle birlikte tutuklanan Ali Uysal, kapatılan derneğe üye olduğu için 7,5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat mezunu olan Uysal, etüt merkezlerinde eğitmenlik yapıyordu.

Hilal Uysal ve kızı Zülal.

16 AYLIK MUAZ DA ANNE-BABASIYLA HAPİSTE

İzmir Şakran Cezaevinde, bir çekirdek aile daha birlikte kalıyor. Esra-Abdurrahman Aşçı, 16 aylık bebekleri Muaz ile 17 Kasım 2021’de tutuklanmıştı.

Burada bin memur var, gardiyanlar botlarıyla odamızı basıyor, koğuşun yarısı hasta

16 aylık Muaz, annesi ve babasıyla birlikte hapse gönderildi

Okumaya devam et

Popular

Shares