Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Anayasa Mahkemesi: Kaçırılan ve 92 gün işkence gören avukat Mustafa Özben’in yaşam hakkı ihlal edildi

Anayasa Mahkemesi, 2017 yılında kaçırılan ve 92 gün işkence gören Mustafa Özben’in yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetti. AYM, Özben’e 54 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Turkey Tribunal’de tanık olarak dinlenen Özben, uğradığı işkenceyi anlatmıştı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Aralarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi eski yargıçları ile BM eski şeflerinin de bulunduğu sivil mahkeme Turkey Tribunal‘in Cenevre’de üç gündür devam eden oturumuna dün katılan  KHK’lı akademisyen ve avukat Mustafa Özben hakkında Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hak ihlali karar verdiği ortaya çıktı.

Yüksek Mahkeme, 24 Şubat 2021’de verdiği kararda Özben’in yaşam hakkının, 2 karşı oya rağmen ihlal edildiğine hükmetti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının tekrar soruşturma yapmasını isteyen AYM, Özben’e 54 bin TL ödenmesine de karar verdi.

“HERKES YAŞAM HAKKINA SAHİPTİR”

Kararda, “Herkes, yaşama… hakkına sahiptir. Devletin temel amaç ve görevleri kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır… Yakınlarının siyasi gerekçelerle kaçırılması, bulunması hususunda kamu makamlarının gerekli tedbirleri ivedilikle almaması ve konuyla ilgili olarak etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek yapılan başvuruda, mahkememiz çoğunluğunca, başvurucuların yakınının bulunması için gerekli adımların tam olarak atılmadığı, olayı aydınlatabilecek tüm delillerin toplanmasında eksiklikler bulunduğu ve başvuruya konu soruşturmanın gerekli özenden yoksun olduğu sonucuna varılarak başvurucuların yakınının Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.” denildi.

NASIL KAÇIRILDI?

Mustafa Özben’e ait araç 24 Mayıs 2017 tarihinde Güventepe Mahallesi Kıvanç Sokak üzerindeki bir binanın önünde park hâlinde bulunmuştu.

Kapatılan Turgut Özal Üniversitesi’nde öğretim görevli olarak çalışan Mustafa Özben 15 Temmuz’dan sonra avukatlık yapmaya başladı. Hakan Fidan’ın başında olduğu Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Siyah Transporter ile 9 Mayıs 2017’de kaçırıldı. Mustafa Özben, 06 GBL 51 marka gri Honda arabasına binmek üzereyken Ankara Yenimahalle’de Siyah Transporter ile kaçırıldı.

Mustafa Özben o gün kızını okula bırakmak için 12.30’da dışarı çıkmıştı. Bankadan para çekecek, eşinin istediği mutfak aletini alıp 30 dakikada geri dönecekti. İşlerini hallettikten sonra 06 GBL 56 marka gri Honda arabasına üzereyken etrafı 4-5 kişi tarafından sarıldı ve hızlıca Transporter’a atıldı.

KHK’lı akademisyen Mustafa Özben, kaçırıldıktan 92 gün sonra 8 Ağustos 2017’de Yenimahalle’de Karşıyaka Mezarlığı’na yakın bir yerde ortaya çıktı. Kaçırıldığında 80 kilo olan Özben, üç ay boyunca gördüğü işkenceler nedeniyle 20 kilo kaybetti. Emine Özben Twitter hesabından sesini duyurarak 3 ay eşini aradı.

Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı kayıp başvurusu “Mustafa Özben’e karşı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmediği gerekçesiyle 23 Mart 2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına” karar verilerek kapatıldı.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan Mustafa Özben, kaçırılıp işkence gördüğü için Ekim 2017’de Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldı.

CİNSEL İŞKENCEYLE, EŞİ VE ÇOCUKLARIYLA TEHDİT EDİLDİ

Özben dün Cenevre’de katıldığı sivil mahkeme Turkey Tribunal‘de gördüğü işkenceleri şöyle anlatmıştı:

“İşkence yapılan üç sorgu odası vardı. Biri tamamen siyah renge diğer tamamen beyaz renge boyanmıştı. Gözümü açtıklarında etrafa bakmaya çalıştım. Soru odasının birinde bir kürsü vardı, bir masa vardı, arkasında Mustafa Kemal Atatürk’ün bir fotoğrafı vardı. Köşede Türk bayrağı vardı. Sanki mahkeme kürsüsü gibi bir yerdi. Sorgulandığım hücrenin içerisinde insanları yukarıya duvara kelepçelemek için 2 halka vardı. Sopalar, kanlar gördüm.

Anlatmaktan hicap ettiğim ama bir borç bildiğim işkence metotlarını anlatmak istiyorum: Sürekli elektroşok verdiler, kaba dayak attılar, bir seks aletini getirdiler. Beni eğip ‘Şimdi bunu sana sokacağız. Konuş bakalım, anlat bakalım’ dediler. Benim hassas olabileceğim her şeyi denediler. Eşini de çocuklarını buraya getireceğiz, çocukların camın arkasından seyredecekler dediler, yumruklama sırasında dişim kırıldı. Aklımı oynatmama, delirmem çalışıyorlar. Hafızamı kaybetmemek için bir peçeteyi saklayarak günleri yazdım.

Kendime göre günü ve saati tahmin edebileceğim şeyleri önüme koydum. 15 Temmuz 2017 günü, darbe girişimin yıldönümünde 24 saat marş, müzik gibi şeyler dinlettiler. Aklımı oynatayım diye radyo frekansı gibi bir sese maruz bıraktılar. Beni bırakacakları gün saat 5’te her şeyimi geri verdiler.”

AYM’DEN BİR YIL İÇİNDE ÜÇ İŞKENCE KARARI

Anayasa Mahkemesi, Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 2016’da tutuklanıp işkence gören üç kişinin bireysel başvurularını 2021 yılının başından itibaren karara bağladı. Yüksek Mahkeme’den önce KHK’lı akademisyen ve avukat Mustafa Özben ile ilgili karar çıktı.

Özben’in 7 Temmuz 2017’de yaptığı başvuru 24 Şubat 2021’de karara bağlandı. Antalya Emniyetinde işkence gören coğrafya öğretmeni Eyüp Birinci‘nin başvurusunu 18 Mayıs 2021’de, Afyon Emniyetinde işkence gören Türkçe öğretmeni Ahmet Aşık‘ın 12 Haziran 2017’deki bireysel başvurusunu 26 Mayıs 2021’de karara bağladı.

MİT’in kaçırdığı avukat Mustafa Özben: Elektroşok verdiler, dayak attılar ve seks aletiyle tehdit ettiler

Oruçluyken copla işkence gören KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci için AYM’den hak ihlali kararı

BOLD ÖZEL

Koronavirüs testi pozitif çıkan Serpil Can mahkemeye özel kıyafetle getirildi ve tutuklandı 

Koronavirüs testi pozitif çıkan ev hanımı Serpil Can 14 Ekim’de Bursa’da tutuklandı. Mahkemeye koronavirüs tulumu giydirilerek getirilen Can, şu anda Yenişehir Devlet Hastanesi’nin mahkum koğuşunda kalıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Bursa’daki evinde 13 Ekim 2021’de gözaltına alınan Serpil Can, kontrol için götürüldüğü hastanede koronavirüs testi pozitif çıkmasına rağmen mahkemeye beyaz renkli koronavirüs tulumu giydirilerek getirildi ve tutuklandı.

Bold Medya’nın ulaştığı video görüntülerinde Serpil Can, Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne önünde ve arkasında tek sıra halinde iki görevli eşliğinde getiriliyor.

ŞEKER HASTASI

Bursa Yenişehir Cezaevine gönderilen Can’ı cezaevi yönetimi, hasta olduğu için kabul etmedi. 33 yaşındaki Serpil Can şu anda Yenişehir Devlet Hastanesi’nin mahkum koğuşunda kalıyor. Hastaneden ailesine verilen bilgiye göre sağlık durumu iyi.

Aynı zamanda şeker hastası olan Can’ın tutuklanmadan önce evinde grip şikayetiyle yattığı belirtildi. Bir tanığın ifadesine dayanılarak 14 Ekim’de tutuklanan Serpil Can, Bank Asya hesabı, ByLock ve kapatılan eğitim kurumlarında SSK kaydı olduğu iddiasıyla yargılanıyor.

İKİ ÇOCUĞU VAR

4 ve 7 yaşında iki çocuğu bulunan Serpil Can’ın eşi Mehmet Can Kasım 2016’da tutuklandı. O günlerde ikinci çocuğuna hamile olan Serpil Can doğum için gün sayıyordu, 45 günü kalmıştı. 18 ay hapis yattıktan sonra serbest bırakılan ve 8 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılan Mehmet Can da ev hapsinde bulunuyor.

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

İtalya İnsan Hakları Federasyonu’nun Bylock raporu AİHM’e sunuldu

İtalya İnsan Hakları Federasyonu, AİHM’nin önünde 21 aydır bekleyen G. Sağlam davasına özel bilirkişi raporu hazırladı. Türkiye’de yasaların muhalifleri susturulmak için kullandığına dikkat çekilen raporda, ByLock’un barışçıl kullanımının suç sayılmasına geniş yer verildi. Rapor AİHM’e sunuldu.

BOLD ÖZEL – İtalya İnsan Hakları Federasyonu, Türk makamları tarafından Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) suistimal edildiğine dair bir bilirkişi raporu hazırladı. Merkezi Belçika’da olan Tutuklu Avukatlar İnisiyatifi (The Arrested Lawyers Initiative) işbirliği ile hazırlanan raporda, ByLock adlı şifreli anlık mesajlaşma uygulamasının barışçıl kullanımının suç sayılmasına geniş yer verildi.

BYLOCK İDDİASIYLA HALEN TUTUKLU

İtalyan, İngiliz ve Türk hukukçular tarafından hazırlanan rapor, 21 aydır Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önünde bekleyen G. Sağlam davasına sunuldu. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 23 Temmuz 2016’da gözaltına alınıp bir gün sonra tutuklanan G. Sağlam, Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ByLock  kullandığı iddiasıyla 7 yıl 6 ay cezasına çarptırıldı. Halen tutuklu olan Sağlam, 18 Şubat 2020’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne “suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve kişi hürriyeti hakkının ihlali” nedeniyle başvurdu.

RAPOR AİHM’E SUNULDU

İtalya İnsan Hakları Federasyonu, G. Sağlam davasının Türkiye’de çok fazla kişiyi ilgilendirdiğine ve olayın ayrıntılarına dair rapor hazırlamak istediğini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bildirdi. Sadece yetkin gördüğü kurumların bu tür başvurularını ve raporlarını kabul eden AİHM, Federasyon’un talebini uygun buldu ve raporu hazırlaması için 18 Ekim’e kadar süre verdi. İtalya İnsan Hakları Federasyonu, raporu bugün yüksek mahkemeye sundu.

MOGELLI: TERÖRDEN EN ÇOK HÜKÜM GİYEN İNSAN TÜRKİYE’DE

İtalyan İnsan Hakları Federasyonu (FIDU) Başkan Yardımcısı Eleonora Mongelli, rapora ilişkin yaptığı açıklamada “Türkiye, terörle bağlantılı suçlamalardan hüküm giymiş en fazla mahkûm nüfusuna sahip ülke durumundadır. Avrupa Konseyi’nin hazırladığı bir rapora göre, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde terörden hüküm giyen toplam 30.524 mahkûmdan 29.827’si Türk cezaevlerinde bulunuyor.” dedi.

TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ TESPİT İÇİN KULLANILAN KRİTERLER YASAL EYLEMLER

“Terörle mücadele yasaları, yoğun bir şekilde Türkiye insan hakları savunucularını ve aktivistlerini susturmak için kullanılıyor” diyen Mongelli, kişilerin silahlı terör örgütüne (Gülen Hareketi/ fetö-pyd davaları) üye olup olmadığının tespit edilmesi için kullanılan kriterler listesinin yasal eylemler olduğunu söyledi. Mongelli, bu kriterlerin yalnızca yasal faaliyet veya yasal olarak kurulmuş kuruluşlarla etkileşimlerden ya da Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin kullanılmasından ibaret olduğunu söyledi.

İtalyan İnsan Hakları Federasyonu’nun hazırladığı, 12 sayfadan oluşan rapora bu linkten ulaşılabilir: https://fidu.it/wp-content/uploads/THIRD-PARTY-INTERVENTION-BY-FIDU-logo-12.10.2021.pdf

 

DP lideri Uysal’dan Erdoğan’a: Tıbben kontrolden geçirilmeli

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Ayşe Özdoğan, 14 günde 19 kez doktora götürüldü

İnfaz erteleme talebi reddedilen ve 14 gün önce tutuklanan 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan, 3 Ekim’den beri Denizli ve Antalya hastanelerinde toplam 19 kez doktora götürüldü. Özdoğan’a İstanbul Adli Tıp, 1 Ekim 2021’de ‘cezaevinde kalabilir’ raporu vermişti.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

İstanbul Adli Tıp’ın ‘metastaz yok, nüks yok, devam eden bir tedavisi yok’ diye ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdiği 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan, e-Nabız kayıtlarına göre 14 günde tam 19 kez hastaneye götürüldü.

2 Ekim 2021’de tutuklanıp Denizli T Tipi cezaevine gönderilen, 8 Ekim 2021’de Antalya L Tipi Cezaevine sevk edilen Ayşe Özdoğan, tutuklandığı ilk günden beri hastane hastane dolaştırılıyor. E-Nabız kayıtlarına göre Özdoğan hapse konulduğundan beri Denizli ve Antalya’daki hastanelerin onkoloji, plastik cerrah, acil, aile hekimliği birimlerine götürüldü.

Özdoğan ile ilgili en çok kayıt 7 Ekim gününe ait. Özdoğan’ın 7 Ekim’de Pamukkale Üniversitesi Hastanesi ve Denizli Devlet Hastanesi’nde radyasyon onkolojisi, plastik cerrah, kulak burun boğaz ve tıbbi onkolojisi gibi 7 farklı birime götürüldüğü ve 7 doktor tarafından muayene edildiği görülüyor.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 9 yıl 4 ay hapis ceza verilen ve cezası 14 Haziran’da Yargıtay tarafından onaylanan Özdoğan, İstanbul Adli Tıp doktoru ve reviri bulunan cezaevinde kalabileceğine dair rapor verdiği için 2 Ekim 2021’de tutuklandı. Sürekli hastaneye götürüldüğü için şu anda Antalya L Tipi Cezaevinin karantina hücresinde kalıyor. Özdoğan’ın eşi İlker Özdoğan da Mayıs 2019’dan beri aynı cezaevinde tutuklu. Bir oğlu bulunan Ayşe Özdoğan’ın babası Alzheimer hastası, annesi de kanser tedavisi görüyor.

Ayşe Özdoğan’ın hapse girdiğinden beri götürüldüğü hastane, muayene edildiği bölüm ve muayene eden doktorların e-Nabız’daki kayıtları şöyle:

2 Ekim 2021 – Denizli Devlet Hastanesi

3 Ekim 2021 -Acıpayam Devlet Hastanesi

4 Ekim 2021 – İki kez Denizli Devlet Hastanesine

5 Ekim 2021 – Denizli Honaz 11 Nolu Aile Hekimliği Birimi ve Denizli Devlet Hastanesi

7 Ekim 2021 – Pamukkale Üniversitesi Hastanesi ve Denizli Devlet Hastanesi

8 Ekim 2021 – İki kez Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

11 Ekim 2021 – Antalya Döşemealtı 016 Nolu Aile Hekimliği Birimi ve Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

12 Ekim 2021 – Akdeniz Üniversitesi Hastanesi

13 Ekim 2021 – Akdeniz Üniversitesi Hastanesi

BOLD MEDYANIN ULAŞTIĞI E-NABIZ GÖRÜNTÜLERİ

 

2 Ekim 2021 – Denizli Devlet Hastanesi

3 Ekim 2021 -Acıpayam Devlet Hastanesi

4 Ekim 2021’nde iki kez Denizli Devlet Hastanesine

5 Ekim 2021 – Denizli Honaz 11 Nolu Aile Hekimliği Birimi ve Denizli Devlet Hastanesi

7 Ekim 2021 Pamukkale Üniversitesi Hastanesi ve Denizli Devlet Hastanesi

8 Ekim 2021’de iki kez Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

11 Ekim 2021’de Antalya Döşemealtı 016 Nolu Aile Hekimliği Birimi ve Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

12 Ekim 2021’de Akdeniz Üniversitesi Hastanesi

13 Ekim 2021’de – Akdeniz Üniversitesi Hastanesi

 

 

Okumaya devam et

Popular

Shares