Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Kurtarma operasyonu mümkün: Cemal Kaşıkçı veya Orhan İnandı

Kırgızistan’ın Başkenti Bişkek’te 6 gün önce kaçırılan Sapat Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Orhan İnandı’nın Türk Büyükelçiliği’nde zorla tutulduğu iddia ediliyor. Hakan Fidan’ın başında olduğu MİT tarafından kaçırıldığı belirtilen İnandı’nın Türkiye’nin Bişkek elçiliğinde tutulması yıllar önce Türkiye’deki Sovyetler Birliği ve Irak elçiliklerinde yaşananları akıllara getirdi. Gazeteci Cemal Kaşıkçı’ya yapılanlar düşünüldüğünde Kırgızistan, can güvenliği tehdit altında olan vatandaşı İnandı’yı Türkiye’nin 1942 ve 1991’deki müdahalelerini örnek alıp kurtarabilir.

BOLD ANALİZ

Hakan Fidan’ın başında olduğu MİT tarafından kaçırılarak Bişkek’teki Türk büyükelçiliğinde tutulan Kırgızistan vatandaşı Orhan İnandı’nın durumu belirsizliğini koruyor.

Türkiye’nin Kırgızistan’da İnandı’ya yönelik yasadışı operasyonu gözleri Bişkek’teki Türk elçiliğine çevirdi. Pazar günü sabah saatlerinde elçiliğe sağlık görevlisinin girdiğini gösteren görüntüler İnandı ailesinin avukatı Taalaygul Toktakunova tarafından paylaşıldı. Taalaygul Toktakunova açıklamasında, “Reyhan inandı, eşi Orhan İnandı’nın Türk Büyükelçiliğinde zorla alıkonulduğu bilgisine ulaştığı açıklamasından birkaç saat sonra onu teyit eden bir gelişme yaşandı. Pazar günü bir sağlık görevlisi büyükelçilik binasına giriş yaptı. Bu gelişme çaresiz aile için umuttur” dedi. İnandı’nın eşi Reyhan İnandı ise, sosyal medyadan Kırgız halkına seslenerek eşinin Türk büyükelçilik binasında zorla alıkonulduğunu, eşine işkence edilerek zorla Kırgız vatandaşlığından çıktığına dair evrak imzalatmaya çalışıldığını söyledi. İnandı, “Değerli Kırgız halkım! 31 Mayıs’tan beri sürekli, durmadan eşim Orhan İnandı’yı arıyoruz. Eşimin şu anda Türk büyükelçiliği binasında zorla alıkonulduğu bilgisine ulaştık. Orhan İnandı’ya işkence ediyorlar ve zorla Kırgız vatandaşlığından çıktığına dair evrak imzalatmaya çalışıyorlar. Daha sonra da Kırgızistan’dan kaçıracaklar” dedi.

KURTARMA OPERASYONU MÜMKÜN MÜ?

Bu gelişmeler İnandı’nın kaçırıldıktan sonra Bişkek’teki Türk elçilinde alıkonulduğunu gösteriyor. İnandı’ya sahip çıkan Kırgızlarda ilk günden itibaren protestolarını Bişkek’teki Türk büyükelçiliğinin önünde yaptılar. Peki, Kırgızistan devleti elçilikte hukuksuz şekilde tutulan Kırgızistan vatandaşı Orhan İnandı’ya yönelik bir kurtarma operasyonu yapabilir mi? 1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesine göre ev sahibi ülke yabancı bir ülkenin büyükelçiliklerine müdahale edemiyor. Viyana Sözleşmesi müsaade etmese bile tarihte elçiliklerdeki yasadışı eylemlere yönelik birçok ülkenin büyükelçilikleri kuşatarak sonuç alan baskılar kurduğunu gösteriyor.

KIRGIZİSTAN HAREKETE GEÇEBİLİR

Viyana Sözleşmesi’nin diplomatik binalarda aramaya izin vermese de Kırgız makamları Türk büyükelçiliğinde arama izni talep edebilir. Türk Büyükelçiliğinin, kaçırma ve zorla saklama suçlamasından aklanmasına fırsat sunabilir. Eski diplomat ve Institute for Diplomacy and Economy isimli düşünce kurulusu direktörü Hüseyin Konuş, olayı ikinci bir Kaşıkçı vakası olarak nitelendirdi. Konuş, bu skandala rağmen Kırgız makamlarının Türk Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na dahi çağırmadığını, bunun Kırgız yetkililer hakkında şüphe uyandırdığını söyledi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Konuş, “Görünüşe göre bazı Kırgız makamları Türk istihbaratıyla (MİT) işbirliği yapıyor ve MİT’in Kırgız topraklarında bir Kırgız vatandaşını kaçırmasına izin verdiler” ifadesini kullandı.

TÜRK DİPLOMATLAR CİDDİ SONUÇLARLA KARŞILAŞACAĞINI BİLMELİ

Eski diplomat Servet Akman, da bu eylemin Bişkek elçiliği çalışanları bakımından ciddi hukuki sonuçlar doğuracağını ifade etti. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Akman, “Cemal Kaşıkçı olayının Suudiler için ne kadar feci olduğu düşünüldüğünde, Türk diplomatlar @asdogan21ve diğer yetkililer, eylemleri için ciddi sonuçlarla karşılaşacaklarını bilmelidirler” dedi.

Türkiye, geçmişte Sovyetler Birliği ve Irak elçiliklerine yönelik böyle ablukalar yaparak ilgili ülkelerin sorumluları teslim etmesini sağlamıştı. İşte tarihten buna dair iki örnek olay:

POLİS SOVYET KONSOLOSLUĞUNU ÇEVİRDİ

24 Şubat 1942 Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Von Papen ve eşine yönelik bombalı saldırı eylemi düzenlendi. Olayda Papen ve işi yaralı kurtulurken, ölen kişinin saldırıyı düzenleyen suikastçının Üsküp doğumlu İstanbul Hukuk Fakültesi öğrencisi Ömer Tokat olduğu anlaşıldı. Polisin araştırmasıyla iki arkadaşı da suç ortağı olarak tutuklandı. Öğrencilerin İstanbul’daki Sovyetler Birliği Konsolosluğu ile ilişkili oldukları, orada bomba atma ve tabanca kullanma eğitimi aldıkları ileri sürüldü. Öğrencilerle ilişkili iki konsolosluk çalışanının teslim edilmesi için Konsolosluk binası polis ablukasına alındı. Sovyetler Birliğine nota vererek Konsolosluk çalışanlarının teslim edilmesini talep eden Türkiye’ye Sovyetlerden red cevabı geldi. Stalin, konsoloslukta yapılacak bir aramanın Türk-Sovyet ilişkilerini bozacağını bildirmişti. Polis, İki hafta boyunca Sovyet Konsolosluğunun etrafını sardı. Türkiye, konsolosluk çalışanlarının herhangi bir şekilde kaçmasına izin vermeyeceğini göstermişti.

SOVYETLER MÜŞAVİRİ TESLİM ETTİ

Tüm dünya basının takip ettiği olayın sonunda Sovyetler Birliği, SSCB elçiliğinde nakliyat müşaviri olarak görev yapan Leonid Kornilov’u Almanlara vermemek şartıyla Türk polisine teslim etti. Pavlov olarak bilenen Sovyet ajan Georgiy İvanoviç Mordvinov ise yapılan aramada konsolosluk binasında bulunamadı. Kısa süre sonra Pavlov da Kayseri’de yakalandı. Çeşitli diplomatik temaslardan sonra iki çalışan polise teslim edildi. Konsolosluk çalışanları Pavlov ve Kornilov, Ömer Tokat’ı Alman Büyükelçisini öldürmesi için azmettirdikleri iddiasıyla yargılandı. Pavlov ve Kornilov suçlamaları reddetse de, mahkeme ikisine de 20’şer yıl hapis cezası verdi. Ömer Tokat’ın suç ortağı olduğu iddia edilen iki öğrenci de 10’ar yıl hapse mahkum edildi.

Irak Başkonsolosluğunda yaşanan 5 Nisan 1991 tarihli olaya ilişkin açıklama.

POLİS IRAK ELÇİLİĞİNİ 20 GÜN ABLUKAYA ALDI

Yabancı elçiliklerdeki olayların diplomatik dokunulmazlığa rağmen aydınlatılmasıyla ilgili ikinci örnek olay ise 5 Nisan 1991 tarihinde yaşandı. Altınköprü’de 102 Türkmen’in katledilmesini protesto etmek isteyen Türkmenler, 5 Nisan 1991’de İstanbul Beyoğlu’ndaki Irak Konsolosluk Binasına yürümüş, burada göstericilerden bazıları konsolosluk binası taş atmıştı. Göstericilere konsolosluk binası içerisinden otomatik silahla ateş açılarak cevap verilmiş, olaylarda Nejdet Bakkaloğlu ve Yılmaz Hacı Sait hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi ise yaralanmıştı. Olayın hemen ardından konsolosluk binası polis tarafından ablukaya alınmış, binaya giriş ve çıkışlar kapatılmıştı. Günlerce devam eden olayda Iraklı yetkililerin konsolosluk çalışanını teslim etmemiş, Türk Dışişleri’nin Irak’a elçiliğe gireceklerini söylemesinin ardından Irak hükümeti, 25 Nisan 1991 tarihinde Türk polisinin binaya girmesine izin vermişti. Polis, Ayad Faik Taha adındaki konsolosluk görevlisini olayda kullandığı kalaşnikof silahla birlikte gözaltına almıştı. 10 Mart 1992’de yargılandığı Türk mahkemesinde 30 yıl hapis cezasına çarptırılmış, 8 ay Türkiye’de hapis yattıktan sonra özel bir anlaşmayla Irak’a teslim edilmişti.

 

Analiz

Akdeniz ülkelerinde kaç tane yangın söndürme uçağı var?

Türkiye’nin kaç yangın söndürme uçağı olduğu ve bunların akıbetine ilişkin birbiriyle tutarsız açıklamalar ve çelişkili bilgiler mevcut. THK 3 uçağımız var derken Erdoğan “Kullanılacak uçak yok” açıklaması yaptı. Türkiye’nin 6’da bir büyüklüğüne sahip Yunanistan’da ise 20 tane uçak bulunuyor.

BOLD ANALİZ – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2019 yılında Türkiye’nin elinde orman yangınlarıyla mücadele edecek bir uçak filosunun bulunmadığını açıklamış, Türk Hava Kurumu’nun elindeki CL-215 model 6 uçak olduğunu ve bunların üçünün faal olmadığını açıklamıştı.

Türkiye’de yangın söndürme uçağı ile ilgili haberlerin ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Türk Hava Kurumu, “Şu anda Manavgat dahil ülkemizin çeşitli bölgelerinde 3 adet Beriev BE-200. 10 bin litre kapasiteli amfibik yangın söndürme uçağı, 15 adet Mİ-8 2.500 litre kapasiteli genel maksat helikopteri, 2 adet de 7,500 litre kapasiteli genel maksat ve yangın söndürme helikopteri CH-47 Chinook olmak üzere toplam 20 aracımız Manavgat’taki orman yangınları dahil, ülkemizin her bölgesinde devam eden yangınlara ara vermeden müdahale etmektedir.” dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, “Türk Hava Kurumunun uçakları varmış da.. Neye göre söylüyorsun bunu? Neyi biliyorsun da söylüyorsun? Türk Hava Kurumunun şu anda elinde buralarda rahatlıkla kullanabilecek uçak falan yok.” açıklamasını yaptı.

Peki, Türkiye gibi Akdeniz’e kıyısı olan ve sıcak havaların da etkisiyle sık sık orman yangınlarıyla karşı karşıya kalan diğer ülkelerde durum nasıl?

BÖLGENİN EN GENİŞ YANGIN SÖNDÜRME FİLOSU YUNANİSTAN’A AİT

Türkiye’nin 6’da biri büyüklüğe sahip Yunanistan, yüzölçümüne göre bölgenin en geniş yangın söndürme uçak filolarından birine sahip.

Yunanistan’ın Kanadalı Bombardier (eski adıyla Canadair) şirketinden satın alınmış 13 CL-215 Scooper ile 9 CL-415 Superscooper’dan oluşan 22 uçaklık bir yangın söndürme filosu bulunuyordu.

Bombardier (Canadair) CL-215 yangın söndürme uçağı

İki adet CL-415 Superscooper kaza yaptığı için ancak şu an 13 CL-215 Scooper ile 9 CL-415 Superscooper’dan oluşan 20 uçaklık filo kullanılabiliyor.

Yunanistan’ın elinde ayrıca 18 adet Polonya yapımı Pezetel tipi yangın söndürme uçağı da bulunuyor. 1983’ten bu yana kullanılan bu küçük uçaklar özellikle yeni model Canadair CL-415’lerin gelmesinin ardından günümüzde devriye/kontrol görevlerine verilmiş durumda. Yakıt tanklarına yapılan modifikasyonlar ile 2,5 saatlik uçuş süreleri 4,5 saate çıkarılmış.

FRANSA’NIN ELİNDE 29 YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞI VAR

Fransa Sivil Savunma bünyesinde yer alan yangın söndürme uçaklarının sayısı 29. Bunların içinde 12 adet Canadair CL415, 10 adet Grumman S-2 Tracker, 4 adet Dash-8 Q400 ve 3 adet Beechcraft King Air 200 var.

Filonun en eski uçakları olan ve 2019 yılı ağustos ayında yangın söndürme çalışmaları sırasında düşerek bir pilotun ölümüne neden olan Tracker’lar yerini 2020’de Dash model uçaklara bıraktı.

O dönem Fransa 6 adet daha Dash alacağını duyurdu. Yeni nesil yangın söndürme uçağı olarak tanıtılan Dash, 10 ton su taşıma kapasitesine sahip.

Beechcraft model uçaklar ise daha çok devriye görevleri için kullanılıyor.

Bunların yanı sıra Fransa’nın anakarasında ve Korsika adasındaki 22 üssünde faaliyet gösteren 40 adet EC145 helikopterden oluşan bir filosu bulunuyor. Filonun arama kurtarma ve acil tıbbi müdahale görevleri yanında gerektiğinde havadan yangınlara müdahale görevi de var.

İSPANYA’NIN FİLOSUNDA 17 UÇAK VAR

Akdeniz ikliminin de etkisiyle sık sık orman yangınlarıyla mücadele eden İspanya’nın elinde 17 uçaktan oluşan bir Bombardier (Canadair) filosu bulunuyor (14 CL-215 ve 3 CL-415).

Bombardier (Canadair) CL-415 yangın söndürme uçağı

İspanya’da yangın söndürme uçakları hava kuvvetlerinin bünyesinde görev yapıyor.

Bunun yanı sıra Babcock adlı uluslararası bir firma İspanya’ya yangınlarda önemli destek sunuyor. İtalya’ya da aynı şekilde hizmet veren firmanın İspanya’da çeşitli türlerde 57 adet yangınla mücadele hava aracı bulunuyor.

İTALYA’NIN ELİNDE 19 UÇAK VAR

İtalya’nın yangın söndürme filosunda 16 CL-415 ile 3 CL-215’ten oluşan 19 uçaklık bir Bombardier ağırlığı dikkat çekiyor.

Babcock şirketinin yangınla mücadele için İtalya’da 100’ün üzerinde farklı türde hava aracı mevcut. Bunun içinde küçük, orta ve büyük boyutlarda helikopterler ve uçaklar var.

BOMBARDİER (CANADAİR) YANGIN SÖNDÜRME UÇAKLARI

CL-215 Scooper model uçaklar daha eski ve aldığı su kapasitesi daha düşük olanlar. CL-415 model uçaklar ise deniz veya göle indiklerinde 6 tondan fazla suyu (6 bin 137 litre) 12 saniye içerisinde doldurup yeniden havalanabiliyor. Su alabilmek için 1.5 km’lik bir su pistine ihtiyaçları olan bu uçaklar, su doldurma işlemini 130 kilometre hızla giderken yapabiliyor. Suyu aldıktan sonra istenirse içerisine yangın söndürme ve soğutmada kullanılan kimyasalları da katabiliyor. CL-415’ler 3 saat havada kalabiliyor.

1990’da üretimi durdurulan CL-215’ler ise daha az su taşıma kapasitesine sahip (4 bin 900 litre) ancak manevra kabiliyeti daha yüksek. Daha kısa su pistlerine ihtiyaç duyuyorlar.

Daha yüksek su alma kapasitesine sahip ve yeni olan Bombardier (Canadair) CL-415 uçakların yaklaşık maliyeti 35 milyon dolar değerinde.

Yani Erdoğan’ın Katar’dan 400 milyon dolara aldığı ultra lüks Boeing 747-800 tipi uçak alınmamış olsaydı yeni olan ve daha yüksek su taşıma kapasitesine sahip Bombardier CL-415 yangın söndürme uçaklarından 11 adet alınabilirdi.

Erdoğan’ın uçak filosu ABD Başkanında bile yok

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan’ın uçak filosu ABD Başkanında bile yok

Türkiye’nin sadece 3 yangın söndürme uçağı olduğunu ortaya çıkması AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçak filosunu tartışmaya açtı. 19 yıllık AKP iktidarının Cumhurbaşkanlığı ve bakanlar için aldığı VIP uçak ve helikopter filosu milyar doları buluyor. ABD başkanları bile böyle bir filoya sahip değil. Ayrıca sadece Katar’dan alınan uçaktan vazgeçilseydi 11 yangın söndürme uçağı alınabiliyordu.

BOLD ANALİZ – İçerisinde döşeme ve özel hiçbir donanım gerektirmediği için oldukça ucuz olan yangın söndürme uçak ve helikopterleri satın alıp Türk Hava Kurumu’nun filosuna katmayan, hatta mevcutları da bakımsızlıktan çürüten AKP hükumetinin, cumhurbaşkanı ve bakanlar için aldığı dünyanın en gelişmiş ve süper lüks donanımlı uçakları dudak uçuklatıyor.

Rahatlıkla söylenebilir ki ABD başkanları bile böyle bir uçak filosuna sahip değil. Ayrıca Erdoğan’ın Katar’dan 400 milyon dolara aldığı Boeing 747 ile şu an Akdeniz çevresindeki birçok ülkenin kullandığı yüksek kapasiteli 11 yangın söndürme uçağı alınabiliyor.

ABD BAŞKANLARININ VIP UÇAK FİLOSU

ABD hükumetinin VIP uçak filosunda askeri uçaklar hariç 4 uçak bulunuyor.

ABD Başkanı Joe Biden ve eşi Jill Biden ‘Air Force One’a binerken

ABD’de başkanlarının kullandığı uçağa ‘Air Force One’ adı veriliyor. Amerikan başkanlarının 2 adet Boeing 747-200B modelinden modifiye edilerek özel olarak dizayn edilmiş ve Boeing VC-25 olarak adlandırılan büyük gövdeli ve ultra uzun menzilli uçağı bulunuyor.

Air Force One

Ayrıca başkan yardımcılarının, dışişleri bakanının ve diğer hükumet üyelerinin kullandığı Boeing 757 modelinden modifiye edilerek özel olarak dizayn edilmiş ve Boeing C-32A olarak adlandırılan 2 adet büyük gövdeli uçağı bulunuyor. Bu 2 motorlu uçak ultra uzun menzilli olarak kabul edilmiyor ve dünyadaki bazı noktalara uçarken bir havaalanına inerek yakıt ikmali yapmak zorunda kalıyor.

John Kerry, binlerce kilometre uzaktaki Ortadoğu ziyaretine ofise dönüştürdüğü askeri kargo uçağı ile gitmişti

ABD eski Dışişleri Bakanı John Kerry, 2014 yılı Eylül ayında Irak, Ürdün ve Türkiye’ye gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında askeri kargo uçağı kullanmak zorunda kalmış. Fotoğrafları basına yansımıştı.

TÜRKİYE’NİN MİLYAR DOLARLIK VIP UÇAK FİLOSU

ABD başkanlarının büyük gövdeli ve ultra uzun menzilli, yani kalktığında dünyanın herhangi bir noktasına uçabilecek 2 tane uçağı bulunuyor. Ancak AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aynı kategoride değerlendirilebilecek 3 uçağı bulunuyor.

Erdoğan’ın bu kategoride 2018 yılına kadar 2 uçağı bulunurken, Katar’dan 3 yıl önce aynı kategoride ultra lüks döşenmiş 400 milyon dolarlık bir uçak daha aldı.

AKP hükumeti o dönemde uçağın Katar tarafından hibe edildiğini iddia ederken, CHP milletvekilleri 400 milyon dolar değerindeki uçağın satın alındığını ortaya çıkarmıştı.

Ayrıca Erdoğan’ın iş jeti kategorisinde küçük gövdeli ve ultra uzun menzilli 3 adet Gulfstream G-550 uçağı bulunuyor. Yani Erdoğan’ın filosunda toplamda 6 adet ultra uzun menzilli uçak bulunuyor .

İŞTE ERDOĞAN’IN VIP UÇAK FİLOSU

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve bakanların kullanımında kaç uçağın bulunduğu açıklanmıyor. Hiçbir resmi makam konuyu üzerine almak istemiyor. Açık kaynaklara göre ise VIP Filo havuzunda 13 uçak var.

VIP Filosundaki uçaklar, Türk Hava Yolları VIP Filo Başkanlığı tarafından yönetiliyor. Uçakların bakımından, görevlendirilecek pilotların ve kabin ekibinin koordinasyonuna kadar her şeyiyle VIP Filo Başkanlığı ilgileniyor.

ATATÜRK HAVALİMANI’NDA KONUŞLU

Bu filo ağırlıklı olarak, 2019 yılında eşi görülmemiş şekilde en üst standartlardaki iki pisti kırılarak üzerine hastane inşa edilen Atatürk Havalimanı’nda konuşlu. Atatürk Havalimanı neredeyse bu havuzdaki uçaklar için kapatılmış durumda. Halen bu havuzdaki uçaklar dışında kargo uçakları ve özel jetler bu meydanı kullanabiliyor.

BÜYÜK GÖVDELİ, ULTRA UZUN MENZİLLİ 3 UÇAK BULUNUYOR

Katar’dan alınan Boeing 747-800 model uçak

VIP Filosu’ndaki en büyük uçaklardan birisi Katar’ın hediye ettiği söylenen ancak satın alındığı ortaya çıkan Boeing 747-8.

Katar’dan alınan uçağın iç dizaynı

Katar Emiri’nin özel dizayn ettirdiği 4 motorlu uçak dünyanın en geniş gövdeli uçaklarından biri. Uçuş menzili 14 bin 320 kilometre. Türkiye almadan önce Katar hükumetinin uçağı 400 milyon dolara satışa çıkardığı ortaya çıkmıştı.

Şunu hatırlatmakta da fayda var bu uçak alınmadan önce AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın VIP uçak filosunda aynı işlevi görebilecek, geniş gövdeli ve ultra uzun menzilli 2 uçak daha bulunuyordu.

Tunus’tan alınan Airbus A-340 model uçak

Bunlardan birisi Tunus’un devrik lideri Zeynel Abidin Bin Ali’nin lüks tüketim firması Louis Vuitton’a iç dizaynını yaptırdığı Airbus A 340-541 model uçağı. Bu uçak da 4 motorlu ve dünyanın en uzun menzilli uçağı olarak kabul ediliyor. Bu uçağın uçuş menzili 16 bin 670 kilometre.

Tunustan alınan Airbus A340-541 model uçağın iç dizaynı devrik lider Zeynel Abidin Bin Ali tarafından lüks tüketim firması Louis Vuitton’a yaptırılmış

Diğeri ise Airbus A330-200 Prestige model uçak. 2011 yılında fabrikadan sıfır olarak alındıktan sonda ABD’de Gore Design şirketinde modifikasyon işlemleri yapılan uçak 2014’te teslim alındı. 90 yolcu kapasiteli olarak tasarlanan uçakta cep telefonuyla konuşulabilecek sistemler kuruldu. İçinde televizyonlu çalışma odası ile birlikte bir de yatak odası bulunan uçağın orta bölümü de toplantı salonu olarak planlandı.

Airbus’tan sıfır olarak alınan A-330

Bu uçak da büyük gövdeli ve ultra uzun menzilli bir uçak. 13 bin 450 kilometre uçuş menzili ile Türkiye’den kalktığında neredeyse dünyadaki bütün noktalara yakıt ikmali yapmadan uçabiliyor.

VIP FİLODAKİ ULTRA UZUN MENZİLLİ İŞ JETLERİ

Gulfstream G-550 ultra uzun menzilli iş jeti

Cumhurbaşkanlığı’nın VIP Filosun’da eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde alınan bir adet Gulfstream G-550 uçak bulunuyordu. Ancak Erdoğan döneminde bu filoya 2 adet daha Gulfstream G-550 uçak katıldı.

Bu uçaklar da dünyanın en çok tercih edilen iş jetleri arasında yer alıyor. 12 bin 500 kilometrelik uçuş menzili ile Gulfstream G-550 iş jeti, İstanbul’dan kalktığında rahatlıkla ABD’nin batı yakasındaki Los Angeles’e uçabiliyor.

BÜYÜK GÖVDELİ DİĞER UÇAKLAR

Filoda 2 adet Airbus A-319 ile bir adet Airbus A-318 bulunuyor.

2000 model olan ve İtalya eski Başbakanı Silvio Berlusconi tarafından bir dönem kullanılan Airbus A-319 model uçak 2005’te İtalya Hava Kuvvetleri’nden alındı. Uçağın kabini daha sonra özel olarak donatıldı.

Filoda 2009 model başka bir Airbus A-319 model uçak daha bulunuyor. Uçak 28 yolcu kapasiteli tasarlandı. Uçakta 1 adette suit mevcut. Ek yakıt tankları sayesinde 7 bin 600 km havada kalabiliyor.

Daha önce Ürdün Devleti’ne ait olan Airbus A-318 model uçak, 2018 yılında alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı taşıyan uçak, yeni İstanbul Havalimanı’na inen ilk uçak oldu.

DİĞER İŞ JETLERİ

Küçük boyutlu iş jetleri arasında Özal döneminde alınan bir adet Gulfstream G-450 yer alıyor.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) bünyesinde kalibrasyon uçağı olarak kullanıldıktan sonra kabinleri modifiye edilen, 8 koltuklu 2 adet Cesna Ciatiton V de VIP filonun küçük iş jeti kategorisindeki uçakları arasında bulunuyor.

VIP Filo’daki diğer iş jeti kategorisindeki uçak ise Bombardier Challenger 850 model uçak.

Filoda, 3 adet de Amerikan Sikorsky yapımı S-92 helikopter bulunuyor.

Devletin sahibi olduğu özel uçaklar elbette VIP Filo’dakilerle sınırlı değil. Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Başkanlığı’nın elinde de özel uçaklar bulunuyor.

Trabzon Havalimanındaki 3 bakana ait 3 ayrı özel uçak

ABD eski Dışişleri Bakanı John Kerry, binlerce kilometre uzaktaki Ortadoğu ziyaretine özel uçak bulamadığı için askeri kargo uçağı ile giderken geçtiğimiz haftalarda Ankara’dan bir saat mesafedeki Rize’deki sel felaketi bölgesine 3 ayrı bakanın 3 özel uçakla gitmesi tepki çekmişti.

UÇAKLARIN DEĞERİ NE KADAR?

Uçakların satış fiyatları müşteri ve satıcı arasında gizli olduğu için bilinmiyor. Ancak bazı satışlar sırasında bu fiyatlar basına sızabiliyor.

Ultra uzun menzilli ve büyük gövdeli uçakların fiyatı yüz milyonlarca dolar değerinde. Örneğin Katar’dan alınan özel dizayn edilmiş Boeing 747-800’ün değerinin 400 milyon dolar olduğu ortaya çıkmıştı.

Yine Tunus’tan alınan Airbus A-340’ın ve fabrikadan sıfır olarak satın alınan Airbus A-330’un değerinin birkaç yüz milyon dolar olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Türkiye’nin VIP uçak filosunda 3 adet bulunan Gulfstream G-550 iş jetinin herbirinin değerinin de 40 milyon doların üstünde olduğu biliniyor.

Ayrıca Airbus A-319 ve Airbus A-318 model özel dizayn edilmiş uçakların herbirinin değerinin de yüz milyon dolara yakın olduğu söylenebilir.

BİR YANGIN SÖNDÜRMA UÇAĞININ FİYATI NE KADAR?

Türk Hava Kurumu’na ait 3 adet uçurulabilir yangın söndürme uçağı olduğu ortaya çıkmıştı.

Canadair (Bombardier) Superscooper Cl-415 yangın söndürme uçağı

Akdeniz etrafındaki İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler genelde Bombardier (eskiden Canadair) tarafından üretilen CL-215 ya da CL-415 model yangın söndürme uçaklarını kullanıyorlar. CL-215 model uçaklar daha eski ve aldığı su kapasitesi daha düşük olanlar.

Daha yüksek su alma kapasitesine sahip ve yeni olan Bombardier (Canadair) CL-415 uçakların yaklaşık maliyeti 35 milyon dolar değerinde. Bu uçaklar deniz veya göle indiklerinde 6 tondan fazla suyu 12 saniye içerisinde doldurup yeniden havalanabiliyor.

Yani filoda aynı işlevi görebilecek ve daha önce alınan 2 uçak varken sadece Katar’dan alınan 400 milyon dolarlık Boeing 787-200 model uçak alınmamış olsaydı Türkiye 11 tane büyük ve yeni yangın söndürme uçağı almış olabilirdi.

Yangınlarda oklar hükumete döndü: Gündem mi değiştirilmek isteniyor?

Okumaya devam et

Analiz

Saray’ın 13 uçağı var Türkiye’nin yangın söndürme uçağı yok

Antalya Manavgat’taki orman yangını sonrası başlayan AKP iktidarına yönelik tepkilerin dozu artıyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin “Envanterimizde yangın söndürme uçağımız yok” sözleri Erdoğan’ın VIP filosunu akıllara getirdi. Cumhurbaşkanlığı Saray’ındaki filoda özel odaları olan 13 uçak bulunuyor.

BOLD ANALİZ – 20 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarının Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Envanterimizde yangın söndürme uçağımız ve helikopterimiz yok, bu ezelden beri böyle. Envantere de uçak alımı ile ilgili sayın Cumhurbaşkanının talimatı ile çalışmalara başladık” sözleri israf-ihtiyaç dengesizliğini gözler önüne serdi. Erdoğan için 13 uçak 3 helikopter bulunurken 84 milyon vatandaş için 1 yangın söndürme uçağının bulunmaması tepki çekti.

BAKAN’IN ÖZEL JETİ

Bakan Pakdemirli’nin kendisine tahsis edilen özel jetle yolculuk yaptığı vatandaşlar tarafından paylaşıldı. Bakan’a özel jet verilirken, devletin elinde yangınlar için uçak ve helikopter olmamasına tepki gösterildi.

SARAY’IN 1 UÇAĞI 400 MİLYON DOLAR

Türkiye Cumhuriyeti devletinin envanterinde 1 tane yangın söndürme uçağı yokken, Cumhurbaşkanlığı Saray’ının envanterinde 13 uçak 3 helikopter bulunuyor. Bu uçakların en büyüğü ise 400 milyon dolar değer biçilen Katar Emiri’nin hediye ettiği Boeing 747.

DÜNYANIN EN BÜYÜK UÇAKLARI ERDOĞAN’DA

Türk Hava Yolları VIP Filo Başkanlığı tarafından yönetilen Saray filosundaki uçaklar Ankara ve İstanbul’daki havalimanlarında hazır tutuluyor. Katar’dan gelen 400 milyon dolar değerindeki Boeing 747-8 dünyanın en geniş gövdeli uçaklarından biri. Ardından Airbus A330-200 Pestige model uçağı filodaki en büyük uçak sıfır alındı. Filoda Ürdün devletinden alınan bir Airbus 318, İtalya’dan bir dönem Başbakan Berlusconi’nin kullandığı Airbus 319 bulunuyor.

ÖZEL JETLERİ DE BAKANLAR KULLANIYOR

Saray envanterine kayıtlı küçük boyutlu jetler de bulunuyor. 16 koltuklu Gulfstream G550 ve merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde alınan 14’er koltuklu tescilli Gulfstream G450 ve 550 yer alıyor. Ayrıca 8 koltuklu iki Cesna Ciatiton V de bakanlar tarafından kullanılıyor.

SARAY FİLOSUNDAKİ UÇAKLAR VE HELİKOPTERLER

TC-TRK Boeing 747-8 intercontinental, TC ANA Airbus A319-115 cj, TC-TUR A330-200,  TC-IST A319-133, TC-ANK A318-112, TC-KOP Gulfstream G550, TC-TRY Bombardier Challenger 850, TC-ATA Gulfstream G550, TC-CBK Gulfstream G550TC-GAP Gulfstream G450, TC-LAB Cessna Ciatiton v, TC-OBA Sikorsky S92, TC-HUD Sikorsky S92,  TC-HEY Sikorsky S92.

Bakan Çavuşoğlu’na yangın tepkisi: Koskoca Türkiye’nin 3 tane uçağı mı var?

Okumaya devam et

Popular

Shares