Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Libya ve Yunanistan deniz yetki alanlarını belirlemek için masaya oturacak

Yunanistan deniz yetki alanlarının belirlenmesi için Libya’yla müzakerelere başlamak istiyor. Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Menfi’nin Atina ziyareti sırasında iki ülke deniz yetki alanlarının belirlenmesi için müzakerelere derhal başlama konusunda mutabık kaldı.

BOLD – Yunanistan, Libya ile deniz yetki alanlarının belirlenmesi için müzakerelere derhal başlama konusunda mutabık kaldıklarını bildirdi. Resmi ziyaret kapsamında Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gelen Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Menfi, Başbakan Kiryakos Miçotakis ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından Yunanistan Başbakanlığından yapılan açıklamada, “Miçotakis ile Menfi, deniz yetki alanlarının belirlenmesi için müzakerelere derhal başlanması için mutabık kaldı.” ifadesi kullanıldı. Miçotakis’in, bu konudaki olumlu niyeti için Menfi’ye teşekkür ettiği belirtilen açıklamada, tüm yabancı askerlerin Libya’dan çekilmesi gerektiği belirtildi. Menfi, Miçotakis ile görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu ile de bir araya geldi.

ATİNA, TÜRKİYE-LİBYA ANLAŞMASININ İPTALİMİ İSTEMİŞTİ

Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, 6 Nisan’da Trablus’u ziyaret ederek Trablus yönetiminde Türkiye ile yaptığı deniz yetki alanları anlaşmasını iptal etmesini talep etmişti. Burada Menfi ve Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile bir araya gelen Miçotakis, ülkesinin Trablus Büyükelçiliğinin açılış törenine katılmıştı. Dışişleri Bakanı Dendias, bu ziyaretin ardından 12 Nisan’da Libya’ya tekrar giderek Yunanistan’ın Bingazi Konsolosluğunun açılış törenine katılmıştı.

MENFİ, YUNANİSTAN’DAN SINIR DIŞI EDİLMİŞTİ

Daha önce Libya’nın Yunanistan Büyükelçisi olarak görev yapan Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Menfi, Türkiye ve Libya arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasına karşı beyanat vermesine yönelik Atina’nın talebini reddettiği gerekçesiyle 6 Aralık 2019’da Yunanistan tarafından ‘istenmeyen kişi’ ilan edilerek ülkeden sınır dışı edilmişti.

LİBYA-TÜRKİYE DENİZ YETKİ ANLAŞMASI DEVAM EDECEK

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, beraberinde 14 bakan ve genelkurmay başkanıyla pazartes günü Ankara’ya gelmiş ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la biraraya gelmişti. Türkiye ile Libya arasında Ankara’da düzenlenen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) toplantısının ardından yayımlanan ortak bildiride, 2019 yılı Kasım ayında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasının geçerliliğinin devam edeceği belirtilmişti.

Türkiye ve Libya 27 Kasım 2019’da Doğu Akdeniz’de ‘Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nı imzalandı. Mutabakat muhtırası ile Yunanistan’ın haklarının ihlal edildiğini iddia eden Atina yönetimi, anlaşmayı Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’e taşımıştı. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı mutabakatın uluslararası deniz hukukunun ihlali anlamına geldiğini ve iyi komşuluk ilişkileri prensibiyle bağdaşmadığını savunuyor. Atina, söz konusu mutabakat muhtırası ile Ankara’nın Girit Adası’nın güneyindeki kıta sahanlığını ihlal ettiğini öne sürüyor.

Türkiye ve Libya arasında imzalanan deniz yetki anlaşması devam edecek

Dünya

Ümit Nağmeleri Ramazan Bayramı özel programı

Ümit Nağmeleri kanalının aboneleri için hazırladığı sürpriz konukların yer alacağı ‘Bayram Özel Programı’ Bayramın 1. günü olan 13 Mayıs’ta izleticiyle buluşacak.

BOLD – Ümit Nağmeleri Ramazan Bayramı özel programında 10 ülkeden toplam 80 öğrenci ve öğretmenlerin performansları ekranlara gelecek. NBA yıldızı Enes Kanter gibi tanınmış isimler de programa katılacak. Bayram özel programı Ramazan Bayramının 1. günü Türkiye saati ile 21.00’de Ümit Nağmeleri YouTube kanalında izleyiciyle buluşacak

Enes Kanter ABD’de kardeşi Kerem Yunanistan’da fırtına estiriyor

 

Okumaya devam et

Dünya

Sedat Peker Kıbrıs’ı da karıştırdı

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in 1996’da öldürülen Kutlu Adalı’yla ilgili açıklamaları KKTC’de faili meçhul tartışması başlattı. Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Peker’in iddiasının gerçeklere ışık tutup tutmayacağını merak ettiğini söylerken, KKTC’nin eski başbakanı Yorgancıoğlu, “Tüm faili meçhullerle ilgi soruşturmalar yapılmalı” dedi. Halkın Partisi lideri Özersay da Kıbrıs yargısını göreve çağırdı.

BOLD – Sedat Peker’in Adalı’yla ilgili açıklamaları Kıbrıs’ta basının ve siyaset dünyasında gündem oldu. Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Peker’in iddialarının ‘gerçeklere ışık tutup tutmayacağını merak ettiğini’ söyledi. İlkay, söz konusu haberi “Gerçekler mi acaba, merak ettik” diyerek paylaştı.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayınladığı videolarda 1996’da öldürülen Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı’yla ilgili, “Sonraki videolarda sayın derin devletimizin başı ile 1996’da Kıbrıs’ta faili meçhul bir şekilde öldürülen Kutlu Adalı’yı konuşacağız ama Korkut Eken’i de alıp üçümüz konuşacağız” açıklaması yapmıştı.

Gazete Duvar’ın haberine göre Yenidüzen gazetesinin eski yöneticilerinden, KKTC’nin eski başbakanı Özkan Yorgancıoğlu “Yeniden gündem olması gerektiğine inanıyorum. Tüm faili meçhullerle ilgi soruşturmalar yapılmalı” dedi. Yorgancıoğlu, “Bütünlüklü bir soruşturmanın yapılması ve kimsenin (suikastlere) yeltenemeyeceği bir ortamın yaratılması gerektiğine inanıyorum. Demokrasiye inanan herkes dilerim ortak bir tavır geliştirirler ve failler ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.

SAVCILIK İDDİALARI SONUÇLANDIRMALI

Eski başbakan yardımcısı ve Halkın Partisi lideri Kudret Özersay da, KKTC yargısını göreve çağırdı. Özersay,  “Gazeteci Kutlu Adalı’nın faili meçhul cinayeti insan hakları ve basın özgürlüğü açısından ülkemizde kara bir lekedir. Polis ve savcılığın yeni bilgi ve itirafları yakından takip etmesi ve dosyayı güncelleyerek sonuçlandırmaya çalışması gerekir. Bu ülkede insan haklarını ve demokrasiyi önemseyen herkesin bu konuyu takip etmesi, sonuç alınması için baskı koyması önemlidir” açıklaması yaptı.

ASKERİ OPERASYON AÇIKLAMASI

Kıbrıslı basın emekçisi Adalı, 1996 yılında Kıbrıs’ın kuzeyinde bulunan, Ortodoks dünyası için büyük önem arz eden Aziz Barnabas Kilisesi’ne silahlı baskın düzenlenmesi sonrasında paha biçilemez ikonaların çalınması olayı üzerinde durmuş ve birçok sorunun yanıtsız kaldığını belirten yazı yayınlamıştı. Muhalif yazılarıyla tanınan Yenidüzen gazetesi yazarı Adalı, Kıbrıs gündemine damgasını vuran yazısı sonrasında evinin önünde suikasta uğradı. Dönemin KKTC Başbakanı Hakkı Atun, cinayetle ilgili ‘askeri operasyon’ açıklamasında bulundu. Suikast ile ilgili olarak Kıbrıs basını ‘derin devlet’ konusu üzerinde durdu. 2000’li yıllarda Adalı’nın cinayeti, eşi İlkay Adalı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmış ve dava sonucunda Türkiye mahkum edilmişti.

Abdulmecit Baskın cinayetinde Mehmet Ağar nasıl aklandı?

Okumaya devam et

Dünya

İskoçya’da seçimi kazanan milliyetçiler bağımsızlık için yine referanduma gidecek

İskoçya’da yapılan seçimlerde arka arkaya dördüncü zaferini kazanan İskoç Milliyetçi Parti’nin lideri Nicola Sturgeon, pandemi dönemi sonrası için bağımsızlık referandumu olacağı sözü verdi. 2014 yılında yapılan oylamada halk Birleşik Krallık’tan ayrılmaya karşı çıkmıştı.

BOLD – İskoçya’da cumartesi günü gerçekleşen seçimlerde bağımsızlık yanlısı İskoç Milliyetçi Parti (SNP) tarihindeki en büyük zaferi elde ettti ve dördüncü kez art arda seçimi kazanmış oldu.

Bugüne kadarki en yüksek katılım ile gerçekleşen seçimlerde İskoç parlamentosunda en fazla sayıda sandalyeye ulaşan parti aldığı bu güçle Londra yönetimine karşı referandum mücadelesi vermeye hazırlanıyor.

2014’te yapılan referandumda hayır sonucu çıkarken, İngiltere’nin AB’den ayrılması nedeniyle bu kez sonucun farklı olabileceği belirtiliyor.

Yaptığı konuşmada “İskoç halkı iradesini net şekilde ortaya koymuştur” diyen SNP lideri Nicola Sturgeon, referandumu Başbakan Boris Johnson’ın değil ancak mahkeme kararının durdurabileceğini söyledi. Sturgeon, Johnson’ın “Ülkemizi parçalamak istiyorlar” söyleminin ise sorumsuzca olduğunu dile getirdi.

YASAL OLARAK JOHNSON’IN ONAYI GEREKİYOR

Johnson referandum seçeneğinin ancak her nesilde en fazla bir kez kullanılabilecek bir kart olduğunu belirtiyor. Birleşik Krallık yasalarına göre de referandum için başbakanın onayı gerekiyor.

Hiyerarşide ‘İskoçya Birinci Bakanı’ olarak belirtilen İskoç lider Nicola Sturgeon ise seçim sonuçlarının kendisine referandum için hak ve yetki sağladığını ileri sürüyor.

Sturgeon, “İskoçya halkının kendi geleceğini seçme hakkını engellemeye çalışan Boris Johnson veya başka biri için ortada hiçbir demokratik gerekçe yok” dedi.

2014’TEKİ SON REDERANDUMDAN BERİ SİYASİ ATMOSFER DEĞİŞTİ

İskoçya 314 yıldır Birleşik Krallık içerisinde yer alıyor. İskoçya’da mevcut siyasi iklim, 2014 yılında yapılan ve bağımsızlığın yüzde 55 oyla reddedildiği referandumdan çok farklı.

2016 yılında yapılan Brexit referandumunda İskoçya’da seçmenlerin yüzde 62’si, Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmaya ‘Hayır’ demişti. Ancak Birleşik Krallık genelinde ayrılma kararı çıktığı için İskoçya da birlikten ayrılmak zorunda kalmıştı.

Kamuoyu yoklamaları İskoçya’da bağımsızlığı destekleyenlerin oranının geçen yıl yüzde 50’nin üzerine, şimdiye kadarki en yüksek düzeye çıktığını gösteriyordu.

Bağımsızlık yanlısı İskoç politikacılar, Brexit oylamasında ‘Hayır’ dedikleri halde AB’den ayrılık kararına uymak zorunda kalmalarını ‘demokrasi eksikliğinin örneği’ olarak görüyor, SNP’nin bölgede en büyük parti olmasına rağmen merkezi politikalarda etkili olamamasından duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlar.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0