Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Muhalefete mecburi istikamet!

Tek sesli medyada kendine yer bulamayan muhalefet, çareyi sosyal medyaya buldu. Muhalefetin kitlelere ulaşmadaki en etkili yöntemi ise çarpıcı videolar oldu.

BOLD ÖZEL – Yeni medya düzeninde kendine yer bulamayan muhalefet sosyal medyanın gücünü keşfetti. Özellikle ana akım medyada sesini duyuramayan muhalefet, videolar ve reklam filmleri ile eskisine kıyasla sosyal medyayı daha etkin bir şekilde kullanmaya başladı.

15 Temmuz’un ardından OHAL sürecinde toplam 204 medya kuruluşu kapatıldı. 25’i tekrar açıldı. Tamamen kapatılan 179 medya kuruluşu arasında 53 gazete, 37 radyo istasyonu, 34 televizyon, 29 yayınevi, 20 dergi ve 6 haber ajansı vardı.

Geçen yıllara rağmen basın üzerindeki iktidar baskısı artarak devam etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü için hazırladığı ‘2020 Basın Özgürlüğü Raporu’na göre sadece geçen yıl 2 bine yakın habere ve 100’den fazla internet sitesine erişim engeli getirildi. Gazete ve dergilerin haberlerine 368 sansür uygulandı.

Ortaya çıkan bu tablo basında yer bulamayan muhalefet partilerini de sosyal medya mecrasına taşıdı. Ancak bu, beraberinde yeni bir rekabeti de getirdi. Daha çok seçmene ulaşmak isteyen siyasi partiler sosyal medya platformlarında, reklam atağına geçti.

‘SÜLÜN OSMAN’A YASAK GETİRDİLER

Saadet Partisi son dönemlerde vizyona koyduğu reklamlarla adından çok söz ettirdi. 31 Mart yerel seçimlerindeki ‘Sülün Osman’ reklamı hala hafızalarda.

Türkiye’nin en ünlü dolandırıcılarından Sülün Osman’ın kısa hikayesinin anlatıldığı reklamı Saadet Partisi, Organize İşler 2 isimli filmin hemen önünde yayına sundu. Sinema salonlarında gösterime giren reklam bir gün sonra yasaklandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Hükumet Sülün Osman’dan niye bu kadar çekindi anlamadım. Baskı kurdular, reklam ajanslarına Sülün Osman’ı kaldırttılar” dedi.

Saadet Partisi uygulanan sansüre tepki için Penguenlerin başrolde olduğu bir reklam filmi daha çekti. The Everly Brothers’ın “Bye bye love” (Güle Güle Aşkım) adlı şarkısının kullanılması büyük beğeni aldı. Reklam sosyal medyada da çok konuşuldu.

BEĞENİ TOPLAYAN VİDEOLAR YAYINLAYACAK TELEVİZYON BULAMADI

Saadet Partisi’nin ‘Dikkat Et’ reklamı da yayınlayacak televizyon kanalı bulamadı. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu sosyal medya hesabından, “Televizyon kanalları cesaret edip yayınlayamadılar. Biz de buradan sizinle paylaşıyoruz. Medyanın gösteremediği cesareti milletimizden bekliyoruz. #OYunaDikkatEt” dedi.

Reklamlarda ise, “Gönülden bağlandıkların dikkat et kapıyı yüzüne kapatmasın!”, “Milyonluk makam araçlarının yükü dikkat et senin sırtına binmesin!”, “Yoluna taş koyanlar dikkat et sana engel olmasın!”, “Kadrolaşma uğruna yapılan liyakatsiz atamaların faturası dikkat et sana kesilmesin!” ifadeleri yer aldı. Sosyal medyanın gündemine düşen reklamlar beğeniyle karşılandı.
31 Mart seçimlerinde Saadet Partisi’nin seçim kampanyası çerçevesinde hazırlanan ‘Rota Oluşturuldu’ ve ‘Hak Yemezler Belediyesi’ isimli radyo reklamları TRT Radyo’da yayından kaldırıldı.

Saadet Partisi’nin ‘Zam an’“ videosu da büyük beğeni aldı.

“ZAMLAR YAĞIYOR SEN NE DERSEN DE…”

Cumhuriyet Halk Partisi, son zamanlar sosyal medya mecrasını daha aktif kullanmaya başladı. Giderek artan zamlara ilgili hazırladığı video çok ilgi topladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin resmi Twitter hesabında yayınlanan videoyu AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı etiketleyerek paylaştı. 2016 yılından beri yapılan zam haberlerini kolajlayan CHP, “Zamlar yağıyor sen ne dersen de…” yazarak ve #ZameşittirRTE etiketini kullandı.

CHP’nin son yerel seçim kampanyasında “Hepimiz aynı belediye otobüsündeyiz” reklam filmi de dikkatleri çekmişti. Reklamda daha önceki seçimlerde oy tercihlerini farklı partilerden yana kullanan seçmenler bir belediye otobüsünde bir araya geldi. Reklam toplumun birlikte yaşama arzusu, yardımlaşma ve dayanışma örnekleriyle pekiştirildi.

CHP İstanbul İl Başkanlığının, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle yayınladığı reklam filmi de sosyal medyada büyük beğeni topladı. “Bir Umutla Başlar“ sloganıyla yayınlanan videoda AKP iktidarı döneminde sürekli değişen eğitim sistemleri, YKS tarihinin iki kez değiştirilmesi, artan işsizlik rakamları gibi gençlerin sorunları ön plana çıktı.

İYİ PARTİ‘NİN ADWORDS REKLAMLARI FARK YARATTI

İyi Parti Türkiye‘de bir ilke imza attı. 4 Haziran 2018 günü arama motoruna özgürlük, AKP, boş oda gibi kelimeler yazan kullanıcılar alışılagelmişin dışında Adwords reklamları ile karşılaştı. Google aracılığıyla partinin seçim vaatleri esprili bir dille arama sayfasında kullanıcıların dikkatini çekti.

KANAL D VE CNN TÜRK’TE AMBARGO

İYİ Parti’nin 19 Mayıs dolayısıyla hazırlattığı 30 saniyelik reklam filmi de çok konuşulmuştu. Bandırma vapuru, güvertesinde Atatürk ve Atatürk’ün “Türk medeniyeti atinin ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır” sözleri yer aldı. Reklam İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Hüznümüz de bir, sevincimiz de bir. Dünümüz de bir, yarınımız da bir. Birlikte atıyor yüreklerimiz. Çünkü aynı gemideyiz” sözleriyle sona erdi. İYİ Parti’nin filmi Kanal D ile CNN Türk’te yayınlanmadı.

İYİ Parti’nin unutulmayan hamlelerinden biri de vizyona giren “Star Wars Son Jedi” filmine reklam vermesi oldu. Reklamda Star Wars filminde geçen ‘güç’e atıf yapılarak “Güç İYİ’nin yanında olsun” ifadesi kullanıldı. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve kurmayları “Star Wars Son Jedi“ filmini birlikte izledi.

AKP “HAYDİ Bİ DAHA” DEDİ

AKP kurulduğu ilk yıllarda bu mecrayı çok iyi kullandı. 2011 seçimlerinde Özhan Eren’in “Haydi Bi Daha” şarkısı ve çekilen klibi izleyenleri ekranlara kilitledi. Şarkı yöresel ezgileri ve Türkiye mozaiğini yansıtmasıyla beğeni topladı.

AKP’NİN YASAKLI REKLAMI

30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde AKP’nin reklamında bayrak ve İstiklal Marşı’nın yer aldığı video da çok konuşuldu. YSK bayrak ve İstiklal Marşı olduğu gerekçesiyle AKP’nin reklam filmini yasakladı. Erdoğan karara “Biz de onu yasaklarız. Yasağa yasak getiririz. Değişik formüller bulunur.” sözleriyle tepki gösterdi.

Başbakan Erdoğan’ın İstiklal Marşı’nı okuduğu bölüm reklamda kalırken, Türk bayrağının yerine üzerinde “Millet Eğilmez Türkiye Yenilmez” sözleri yazılı flama kullanıldı.

DEMİRTAŞ’IN TÜRKÜSÜ

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 2015 seçimlerinde, Diyarbakır’da stüdyoya girerek seçim türküsü söyledi. Siyasi bir liderin bu sıra dışı videosu sosyal medyada çok paylaşıldı.
HDP’nin 31 Martta yapılan son yerel seçimler için hazırladığı kısa filim hiçbir TV kanalı tarafından yayınlanmadı. Parti, sosyal medya üzerinden kampanya başlatarak, reklam filmine destek çağrısı yaptı. HDP, yayınlamayan reklam filmi için sosyal medya hesapları üzerinden kampanya başlattı. Twitter üzerinden #EldenElePaylaşalım mı? etiketi parti, sosyal medya kullanıcılarına dayanışma çağırısında bulundu: “İşte TV kanallarının hiçbir açıklama yapmadan yayınlamayı kabul etmediği reklam filmimiz. #EldenElePaylaşalım mı? Devam edecek…”

Gelecek Partisi ise KHK mağdurları için hazırladığı klipler ile sosyal medyada iyi bir çıkış yakaladı.

Sosyal medya reklamlarını en az kullanan partilerden biri ise MHP oldu. 24 Haziran seçimlerinde hazırladığı reklam filmi çok tartışıldı. Reklam filminin sonunda Kıbrıs’ın haritada Türkiye bayrağı altında görüntülenmesi özellikle Yunanistan’da tepki çekti.

BOLD ÖZEL

Tutuklu imam Ahmet Kaptan 3 ayda 22 kilo verdi: Ayakta duramıyor!

Üç yıldır Balıkesir Kepsut L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan emekli imam Ahmet Kaptan’a kronik gastrit teşhisi konuldu. Üç ay içinde 22 kilo kaybeden Kaptan ayakta duramayacak kadar hasta ve bakıma muhtaç.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

İki abisi mide kanseri tedavisi gören hasta mahpus Ahmet Kaptan, 8 aydır cezaevinde mide sorunuyla mücadele ediyor. 3,5 ay önce doktora götürülen ve kronik gastrist teşhisi konulan Kaptan, yemek yiyemediği için 22 kilo kaybetti. Mide biyopsisi sonuçları temiz çıkan Kaptan, hala cezaevinde zor günler geçiriyor. 54 kiloya düşen Kaptan 43 kişilik koğuşta yaşıyor ve tüm ihtiyaçlarını koğuş arkadaşlarının yardımıyla giderebiliyor. Koğuş sayımlarına görevlilerin yardımıyla inebilen Ahmet Kaptan’ın ayakta duramadığı, yemek yiyemediği ve sürekli istifra ettiği belirtiliyor.

“GÖRÜNCE ŞOK OLDUM, KEMİKLERİ ÇIKMIŞ, GÖZLERİ ÇUKURLAŞMIŞ”

Kapalı görüşte eşinin halini görünce şok olduklarını söyleyen Hatice Kaptan, “Görüşe gittim, şok oldum, kızım ağlamaktan perişan oldu, ben yanında ağlayamadım, dışarıda ağladım, kemikleri çıkmış, gözleri çukurlaşmış. Sesi çıkmıyor. Konuşacak takati yoktu. Bir şey yapamıyoruz. Oğlum savcılığa dilekçe verdi. Ben hastaneye gider- gelirsem yolda ölürüm, dedi. Durumu o derece kötü” ifadelerini kullandı.

“RESMEN KURUMUŞ, AYAKTA DURAMIYOR”

Eşinin yemek yiyemediğini belirten Hatice Kaptan, “İki yudum süt, bir iki kaşık da yoğurt yiyebiliyorum, kesinlikle başka bir şey yiyemiyorum, dedi. 76 kilo olan adam resmen kurumuş. Ayakta duramıyor. İleri derecede gastriti var. Ama bu kadar perişan eder mi? Kardeşleri mide kanseri. Biyopsi sonucu temiz çıktı ama durumu hala kötü. Bugün telefon görüşümüz vardı, sesi çıkmıyor. Ne yedin diye sordum, zorla yarım yumurta yiyebilmiş. Hiç uyuyamadığını söyledi. Yediklerini sürekli istifra ediyor.” diye konuştu.

“BAKILMASI LAZIM Kİ DÜZELSİN”

Cezaevinde doğru dürüst yemek de verilmediğini ifade eden Kaptan, “Doğru dürüst yemek gelmiyormuş zaten. Bakılacak ki düzelsin… Evde bakılır hiç değilse, ev hapsi verseler. Orada kim bakacak. Geçen gün sayıma gelmişler, yataktan kalkamamış, görevliler kaldırmış. Namazı hiç bırakmayan adam namaz kılamıyorum, banyoya giremiyorum, ayakta duramıyorum, diyor.” dedi. Mide koruyucu, vitamin ve depresyon hapı kullanan Ahmet Kaptan’a şekeri çıktığı için bir de şeker ilacı verildiği belirtildi.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 3 yıl önce tutuklanan emekli imam Ahmet Kaptan (65), tanık ifadelerine dayanılarak 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Uzun yıllar Edremit’te imamlık yapan Ahmet Kaptan kendisi gidip ifade verdiği halde tutuklandı. Dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Ahmet Kaptan

Bu kaçıncı ölüm: Tutuklu öğretmen koronavirüsten hayatını kaybetti

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Saray koronavirüs haritasını da değiştirdi

Koronavirüs yasaklarının sona erdiği şehirleri belirleyen haritanın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki toplantının ardından değiştiği ortaya çıktı. Hasta sayısına göre sarı kategoride yer alan Uşak, Diyarbakır, Şanlıurfa gibi şehirler maviye boyandı.

BOLD ÖZEL – Kovid-19 vakalarını gizlediği ortaya çıkan AKP hükumetinin, normalleşme haritasını da değiştirdiği ortaya çıktı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 100 binde 10’un altında vaka görülen şehirlerin mavi kategoride yer alacağını duyurmuştu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki kabine toplantısının ardından Uşak mavi kategorideki iller arasına eklendi.

10 GÜN ÖNCE BAŞKA ŞİMDİ BAŞKA

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 10 gün önce yaptığı açıklamada Kovid-19 yasaklarının kaldırılacağı illerin risk haritasına göre belirleneceğini açıkladı. Şehirler vaka sayısına göre dört renge ayrıldı. Yüz binde 10’un altında vaka görülen illerin mavi (düşük riskli), yüz binde 11-35 arası vaka olan illerin sarı (orta riskli), yüz binde 36-100 arası vakası bulunan illerin turuncu (yüksek riskli), yüz binde 100’ün üstünde vaka seyri görülen illerin ise kırmızı (yüksek riskli) olarak belirlendi.

İKİ HARİTA BİRBİRİNİ YALANLADI

Ancak Sağlık Bakanlığı’nın 20-26 Şubat haftası ‘İllere Göre Haftalık Vaka Sayısı Haritası’ 100 binde 10’un altında vaka görülen mavi renkli ve düşük riskli il sayısının sadece dört olduğunu gösteriyor. Normalleşmenin başlaması gereken bu iller Mardin, Şırnak, Batman, Hakkari. Yine Sağlık Bakanlığı’nın 20-26 Şubat tarihli ‘İllere Göre Risk Durumu Haritasında’ ise sarı kategoride yer alan 100 binde 20 vakaya kadar olan şehirler de maviye boyandı.

100 binde 10’un altında vaka görülen şehirler mavi kategoride yer alıyor.

UŞAK SONRADAN EKLENDİ

Seçim haritasını andıran normalleşme haritasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki iller mavi kategoride yer alıyor. En az aşılamanın yapıldığı bu iller düşük riskli olarak dikkat çekiyor. Uşak ise 100 binde 18,40 vaka görülmesine rağmen mavi kategoriye yerleştirildi. Yine Diyarbakır, Şanlıurfa, Diyarbakır, Bitlis, Muş, Siirt, Bingöl, Ağrı, Iğdır 100 binde 10’un üzerinde vaka görülmesine ve sarı kategoride bulunmasına rağmen maviye boyandı.

BAKAN KOCA AÇIKLAYAMADI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, haritadaki değişiklikleri, “Bilim Kurulumuz, illerin risk kategorilerini belirlemede 100.000 nüfusa düşen haftalık vaka sayısı ile birlikte yapılan PCR testlerinin pozitiflik oranı, yoğun bakım doluluk oranı ve entübe hasta artışını dikkate aldı. Kademeli normalleşmek elimizde.” sözleriyle açıklamaya çalıştı. Ancak illere göre yoğun bakım hasta sayısı, test pozitiflik oranı sayılarını vermedi.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NIN KATEGORİLERİ
  • Mavi: Yüz binde 10’un altında vaka görülen iller düşük riskli.
  • Sarı: Yüz binde 11-35 arası vaka olan iller orta riskli.
  • Turuncu: Yüz binde 36-100 arası vakası bulunan iller yüksek riskli.
  • Kırmızı: Yüz binde 100’ün üstünde vaka seyri görülen iller ise çok yüksek riskli.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

5 aydır karantina hücresinde tutulan Miktad öğretmen siroz oldu

Tutuklu öğretmen Miktad Doğan, 5 aydır cezaevindeki karantina hücresinde sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. TBMM’ye mektup gönderip yardım isteyen Doğan’a siroz teşhisi konuldu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

3 Eylül 2019’dan bu yana Kırklareli E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan tarih öğretmeni Miktad Doğan’a Hepatit B’ye bağlı siroz teşhisi konuldu. 5 aydır teşhis ve tedavi için hastaneye götürülen Doğan geçen hafta Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yatırıldı. Daha önce karaciğerinden parça alınan Miktad Doğan’ın hastalığı ilerlediği ve siroza dönüştüğü ortaya çıktı. Doktor, Miktad Doğan’ın abisi Hıdır Doğan’a ailede başka hasta olan varsa test yaptırmalarını söyledi.

Hasta tutuklu Miktad Doğan, yanlış teşhis ve tedavi yapıldığı için aylardır cezaevi-hastane arasında gidip geliyor. Doğan’a ilk önce Eylül 2020’de vertigo teşhisi konularak bir ay boyunca ilaç tedavisi uygulandı. Sağlık durumu daha da kötüleşince 21 Eylül 2020’de Kırklareli Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Bu kez kronikleşmiş Hepatit B olduğu söylendi.

Kan tahlilleri ve çekilen ultrason sonucunda karaciğer enzim değerinin aşırı yükseldiği, karaciğerinin büyüdüğü ve aşırı yağlandığı görüldü. Hastanenin enfeksiyon birimi tarafından acil olarak Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilen Doğan, durumu acil olmasına rağmen ancak 1,5 ay sonra 4 Kasım 2020’de hastaneye götürüldü. Biyopsi için karaciğerinden parça alınan Miktad Doğan en son 18 Şubat 2021’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi götürüldü. 3 gün hastanede kalan Doğan’a bu kez Hepatit B’ye bağlı siroz teşhisi konuldu.

5 AYDIR KARANTİNADA

Sürekli hastaneye gidip geldiği için karantina hücresinde yaşamak zorunda kalan Doğan sağlıksız ortam ve beslenme koşullarının da etkisiyle sağlığı her geçen gün daha da bozuluyor.

Miktad Doğan’ın avukatı Münevver Öz, yanlış teşhis, yanlış tedavi ve kaybedilen zamanın müvekkilinin yaşam hakkını tehlikeye attığı için cezaevi doktoru ve görevli memurlar hakkında 4 ay önce suç duyurusunda bulunmuştu. Öz dilekçesinde, tuvaleti tıkalı, suyu akmayan, sıcak su verilmeyen, yeterli beslenme koşullarının sağlanmadığı bir hücrede müvekkilinin ölüme terk edildiğine, memurların görevlerini kötüye kullandığına, sistematik bir şekilde müvekkiline kötü davranıldığına dikkat çekti. Kişilerin cezalandırılması için kamu davasının açılmasını talep eden Öz’ün başvurusuyla ilgili henüz bir gelişme olmadı.

TBMM’YE MEKTUP GÖNDERDİ

Ocak ayında TBMM Adalet Komisyonuna mektup göndererek yardım talep eden Miktad Doğan, hastalığının ilk teşhisinden bu yana 4,5 ay geçmesine rağmen ve acil tedaviye başlanması gerektiği halde hala bir sonuca varılmadığını yazmıştı. Doğan, hastalığının ilerleyerek siroza dönüşebileceğini o zaman ifade etmişti:

“Hastalığım bulaşıcı ve her geçen gün ilerliyor. Önlem alınmazsa karaciğer sirozu ve karaciğer yetmezliği vuku bulacak. Bununla beraber kaldığım karantina koşullarında daha başka enfeksiyonlar kapmam muhtemel.”

MAHKEMESİ 3 MART’TA

Bir süre sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan 30 yaşındaki Miktad Doğan 2017’de geçirdiği trafik kazasında birçok kaburgası ve omuz küreği kırıldığı için mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Tanık ifadelerine dayanılarak ve Bylock kullandığı iddiasıyla 3 Eylül 2019’da tutuklanan Doğan, 4 aydır SEGBİS ile katıldığı Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nden her duruşmada durumunu heyete açıklamaya çalıştı ancak dikkate alınmadı. Doğan, 3 Mart’ta altıncı kez hakim karşısına çıkacak.

“Ağır hasta olmama rağmen 4 aydır hücredeyim”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0