Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Diego Armando Maradona ve Napoli: Futbolun ötesinde bir sevgi

Dünyanın en iyi 10 numarası hayata veda etti. Tüm futbolseverler özleyecek onu elbette ama hüzün en çok İtalya’nın Napoli kentinde yaşanıyor.

BOLD-Endüstrileşen futbolda milyon dolarlık kontratlar bir takımla özdeşleşen futbolcuların giderek azalmasına yol açıyor. Francesco Totti gibi kariyerinde başka kulüp görmemiş kaç futbolcu kaldı ki? Bir şehirle özdeşleşen oyuncu bir tek kişi haricinde hiç olmadı :Maradona…

MARADONA VE NAPOLİ

Maradona 1982’de Barcelona’ya transfer olduğunda herkesin düşüncesi dünyanın en iyi futbolcusunun dünyanın en iyi kulüplerinden birine gittiği şeklindeydi. Ancak bu değerlendirmenin yüzeysel olduğu kısa sürede anlaşıldı. Barcelona, Diego’yu alırken sadece yeteneklerine bakmış, onun özgür ruhunu ve liderliğini göz ardı etmişti.

Köklü İspanyol kulübünün disiplini ve oyun kültürü Maradona’ya göre değildi. O, takımı yönetmek istiyordu ama Barcelona’da böyle bir şey mümkün olamazdı. Takımda kaldığı iki sezonda Barcelona La Liga şampiyonluğu elde edemedi ama bir Kral Kupası bir de İspanya Süper Kupası kazandı. Takımına maç kazandıracak etkili bir performans sunsa da mutlu değildi.

Diego’nun mutsuzluğu önce vatandaşı olan teknik direktör César Luis Menotti’yle daha sonra kulüp başkanıyla sorunlar yaşamasına yol açınca Barcelona, Diego’yu satış listesine koydu.

NAPOLI’YE TRANSFER

Diego satış listesine konduğunda Güney İtalya’nın en fakir ve en sert şehri Napoli’nin kulüp başkanı Corrado Ferlaino, başarısız geçen yıllardan sonra takıma ve kente yeni bir hava getirmek için bir çıkış arıyordu ve Maradona bunun için mükemmel bir seçimdi. Ancak bir sorun vardı, Barcelona o güne kadarki en pahalı transferini ucuza bırakmak istemiyordu. Napoli’nin ise çok parası yoktu. Ama şehrin ruhu bir hikâye yazmaya hazırdı.

Maradona ismini duyan Napoli halkı adeta seferber oldu. Napoli başkanının “paramız yetmiyor” çağrısından sonra sadece on beş günde yeterli para toplandı ve İtalyan kulüp, Barcelona’yla pazarlığa oturdu.

Diego’nun başka talipleri de olsa kendisi için ayağa kalkan bir şehir tam da onun tutkulu ruhuna göreydi. 1984 yazında Maradona, Napoli’ye geldiğinde herkesin beklentisi daha iyi futbol oynayan, başarı kazanan bir takımdı. Onun şehrin simgesi olacağı kimsenin aklından geçmiyordu.

BİR ŞEHRİN DIEGO’YLA DEĞİŞEN KADERİ

Maradonalı yılların ilk sezonunda sıralamada 8’inci, ikinci sezonunda ise 3’üncü oldular. Sonra 1986 yazı geldi. 26 yaşındaki Maradona Dünya Kupası’nı neredeyse tek başına Arjantin’e taşıdı. Attığı her golle, yaptığı her hareketle dünya futbol tarihinde bir ikon haline geliyordu. Yedi İngiliz futbolcuyu çalımlayarak attığı gol birçok kişiye göre hâlâ futbol tarihinin gelmiş geçmiş en güzel golüdür. Napoli artık dünyanın en iyi ve en çok konuşulan oyuncusuna sahipti.

1986-1987’de Napoli ligde ilk şampiyonluğunu elde ederken Maradona artık tüm şehrin sevgilisiydi. Ertesi sezon ise Napoli kulüp tarihinin ilk Avrupa başarısını elde ediyor ve UEFA Kupası’nı müzesine götürüyordu. 1989-90 sezonunda Napoli ikinci kez şampiyon olunca Maradona artık tam anlamıyla bir Napoli fenomenidir.

İTALYA MARADONA’YA KARŞI

1990’da Dünya Kupası İtalya’da yapılıyordu ve ev sahibi İtalya, Napoli şehrinde oynanacak maçta Arjantin’i ağırlıyordu. Yarı final maçının öncesinde Maradona, Napoli halkına, “364 gün İtalya’yı destekleyebilirsiniz ama yarı finalde beni ve Arjantin’i destekleyin.” çağrısında bulunmuştu. İtalya’yı karıştıran bu açıklamaya Napoli halkı kayıtsız kalmamıştı. O gün stadın yarısı Maradona’yı desteklemiş, Arjantin o gün İtalya’yı mağlup edip adını finale yazdırmıştı. Maçtan sonra Paolo Maldini ise “Bu maç Napoli’de oynanmasaydı finale biz çıkardık.” sözleriyle Napoli halkına sistem etmişti.

FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR

Napoli’nin Maradona tutkusunu yalnızca futbolla açıklamak mümkün değildi. O yıllarda İtalya’nın kuzeyiyle güneyi arasında hem sosyal hem ekonomik anlamda ciddi farklar vardı. Kuzey iyi kazanan, lüks içinde yaşayan, zengin, mutlu insanları temsil ederken; güney tam tersine zorluklar içerisinde kıt kanaat geçinen, fakir ve öfkeli insanların bölgesiydi.

Bu ekonomik standart farkı hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da kendini göstermekteydi. Kuzey İtalya’nın Inter, Milan, Juventus gibi zengin takımları çok uzun yıllardır İtalya Ligi Serie A’yı domine ediyorlardı.

Napoli ise tam bir güney şehriydi. 1980’li yılların ortasına kadar Napoli, mafyanın hâkim olduğu bir şehir konumundaydı. Kentin güçlü aileleri arasında yaşanan çatışmalar, kanlı infazlar Napoli için sıradan hâle gelmişti. Diego şehrin imajını yeni baştan yazmıştı. Artık Napoli mafya hesaplaşmalarıyla, cinayetlerle, kavgalarla değil, futboldaki başarılarıyla, çılgın kutlamalarıyla İtalya’nın gündemindeydi.

Maradona, ülkenin güneyde de güzel bir hayat olduğunu, burada da mutlu olunabileceğini tüm İtalya’ya göstermişti. Şehir de onu bağrına basmıştı. Diego Napoli’den ayrılalı 28 yıl olmasına rağmen şehrin her yerinde hâlâ ona rastlamak mümkün.

Futbolun tamamen para eksenli bir oyun haline geldiği günümüzde bir şehir ve bir oyuncu arasında böyle bir ilişkinin gelişmesi artık ne yazık ki mümkün değil. “Diego ve Napoli” sevdası tekti ve hep öyle kalacak.

***Bu yazıda büyük ölçüde Marmara Life 2019 / Eylül-Ekim sayısından yararlanılmıştır.

Dünya

Bağdat’ta intihar saldırısı: 13 ölü

Bağdat’ta meydana gelen intihar saldırısında 13 kişi feci şekilde can verdi. 19 kişinin de yaralandığı saldırıyı henüz üstlenen çıkmadı.

BOLD – Irak Hükumeti’ne bağlı Bağdat Operasyonlar Komutanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, başkent Bağdat’ta Tayaran Meydanı’nda intihar saldırısı neticesinde patlama yaşandı. Eylemi henüz herhangi bir grup üstlenmezken, Reuters haber ajansı 7 ölü, 20 yaralı olduğunu aktardı. AP ajansı ise polis kaynaklarına dayanarak ölü sayısını 6, yaralı sayısını 25 olarak verdi. Irak İçişleri Bakanlığından yapılan son açıklamaya göre ise 13 ölü, 19 yaralı var.

Okumaya devam et

Dünya

Joe Biden göreve başladı

ABD’nin başkenti Washington’da geniş güvenlik önlemleri altında yapılan törende yemin ederek göreve başlayan Joe Biden, dünyaya angaje olma ve ittifakları onarma sözü verdi.

BOLD – ABD’de 3 Kasım 2020’de yapılan Başkanlık seçiminin kazananı Demokrat Partili Joe Biden ABD’nin 46. Başkanı olarak yemin etti.

Yemin törenindeki konuşmasında Biden şunları söyledi: “Anayasamızın ne kadar güçlü olduğunu biliyorum. Ulusumuzun ne kadar güçlü olduğunu biliyorum. Yapmamız gereken çok şey var, eski haline getirmemiz gereken, inşa etmemiz gereken çok şey var.”

BİRLİK MESAJI

Tüm zorluklarla mücadele etmek için birliğe ihtiyaç olduğunu söyleyen Biden: ” Birbirimizi rakip olarak görmeden, birlik olmalıyız. Bunu yapamazsak ilerleme sağlayamayız. Ulus değil, kaos devleti oluruz. Yolumuz birlik olmaktan geçmektedir” dedi.

Yeni bir sayfa açma teklifinde bulunan yeni Başkan: “Birbirimizi dinlemeye başlayalım. Bize oy vermeyenlere de sesleniyorum: Anlaşmazlık, bölünme anlamına gelmez. Tüm Amerikalıların başkanı olacağım. Beni desteklemeyenler için de çok çalışacağım” diye konuştu.

KAMU YARARINI GÖZETECEĞİM

“Bizi bölen güçler derin ve gerçek, ama yeni değil” diyen Biden: “Mücadele daimi, zafer ise hiçbir zaman garanti değil. Tarih, inanç ve mantık bize birliğin yolunu gösteriyor. Size söz veriyorum, kişisel çıkarı değil, kamu yararını gözeteceğim. Sevgi ve iyilikle hikayemizi yazacağız. Gelecekteki kuşaklara hikayemizi, demokrasi ve adaleti koruduğumuzu anlatacağız” ifadelerini kullandı.

İTTİFAKLARIMIZI ONARACAĞIM

Konuşmasında dünyaya da mesajlar veren Biden: “İttifaklarımızı onaracak, dünya ile yeniden angaje olacağız; amacımız geçmişin sorunlarına değil, bugünün ve yarının sorunlarına cevap vermektir” dedi.

Biden ile birlikte ABD’nin ilk kadın, siyah ve Hindistan kökenli Başkan Yardımcısı Kamala Harris de yemin etti.

LADY GAGA VE JENNİFER LOPEZ SAHNE ALDI

Biden ve Harris’in töreninde ABD ulusal marşını Lady Gaga okudu. Harris’in yemin etmesinin ardından bu kez Jennifer Lopez sahne aldı.

İspanya’nın başkenti Madrid’de patlama

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa Parlamentosu Türkiye’deki cezasız kalan hukuksuzluklar için harekete geçti

AP İnsan Hakları Komitesi Başkanı Marie Arena, raporlaştırmak ve komitenin ajandasında yer vermek üzere web’den gerçekleştirilecek ‘Türkiye’de Yaşanan Hukuksuzlukların Cezalandırılmaması’ konulu seminere katılacak.

BOLD – Avrupa Parlamentosu (AP) İnsan Hakları Komitesi Başkanı Marie Arena, “Türkiye’de Yaşanan Hukuksuzlukların Cezalandırılmaması” konulu web seminerine (webinar) katılacak. 21 Ocakta düzenlenecek seminer Zoom ve Youtube’dan da canlı olarak yayınlanacak.

AP AJANDASINDA YER ALACAK

Semineri raporlayacak olan Marie Arena, hazırladığı bu raporların AP İnsan Hakları Komitesi’nin ajandasında yer almasını sağlayacak.

Türkiye’deki mağduriyetlere dikkat çekmesi amacıyla düzenlenen seminere, insan hakları aktivisti Natalia Avazyan’ın yanı sıra yerli ve yabancı çok sayıda hukukçu akademisyen de konuşmacı olarak katılacak.

 

İspanya’nın başkenti Madrid’de patlama

Okumaya devam et

Popular