Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

28 çocuğa işkence, 226 çocuğa tecavüz, 53 çocuk işçi ölümü

 CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla hazırladığı raporda çocuklara yapılan işkence ve cinsel istismar rakamları ortaya kondu. 2020 yılının ilk 10 ayında gözaltında ya da toplumsal olaylarda güvenlik güçleri tarafından en az 28 çocuğa işkence yapıldı. 226 çocuk cinsel istismara uğradı. 53 çocuk iş kazalarında hayatını kaybetti.

BOLD – CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında “2020 Yılı Dünya Çocuk Hakları Raporu” hazırladı.

Raporda, UNİCEF verilerine göre dünyada aşırı yoksulluk sınırı içindeki 862 milyon insanın bulunduğu, bunların 385 milyonunun çocuk olduğu belirtildi. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’de kayıtlı yaklaşık 4 milyon mültecinin 1,7 milyonunun çocuk olduğu kaydedilen raporda, 1 milyon mülteci çocuğun okul çağında olduğu, bu çocukların yüzde 37’sinin okula gitmediğine dikkat çekildi.

Raporda, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSİG) verilerine göre, 2013 yılından bugüne kadar en az 350 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği kaydedildi. Rapordaki tespitler şöyle:

YÜZ BİNLERCE ÇOCUĞUN EĞİTİM HAKKI ELİNDEN ALINDI

Hastalığın ortaya çıkmasıyla birlikte önce okulları kapatan ve ‘uzaktan eğitim’ uygulamasına geçen AKP Hükümeti, bilgisayarı, internet bağlantısı olmayan yüz binlerce çocuğun eğitim hakkını elinden almıştır.

8 MÜLTECİ ÇOCUK GÖÇ YOLUNDA ÖLDÜ

2020 yılının ilk on ayında (Ocak – Ekim) erkekler tarafından öldürülen çocuk sayısı ise 21’dir. Yıl içinde güvenlik güçlerinin silah kullandığı olaylarda 2 çocuk yaralanmış, 1 çocuk yaşamını yitirmiştir. En az 2 çocuk kara mayınları ya da sahipsiz bomba ve patlayıcılar nedeniyle yaralanmıştır. 2020 yılında 2 mülteci/göçmen çocuk ırkçı grupların ya da kişilerin saldırısı sonucu yaşamını yitirmiştir.  8 mülteci çocuk ise göç yolunda yaşamını yitirmiştir.

28 ÇOCUĞA İŞKENCE

İnsan hakları alanında çalışan örgütlerin verilerine göre, 2020 yılının ilk 10 ayında gözaltında ya da toplumsal olaylarda -en az- 28 çocuk, güvenlik güçlerinin işkencesine ya da kötü muamelesine maruz kalmıştır.

ÇOCUK İSTİSMARI

TÜİK verilerine göre 2014-2017 yılları arasında 7 bin 466’sı erkek 51 bin 818’i kız olmak üzere toplam 59 bin 284 çocuğun cinsel istismara maruz kaldığını göstermektedir. İHD İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu Raporuna (2019) göre, son 16 yılda 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yapmıştır. Raporda, cinsel suçların yüzde 46’nın çocuklara karşı işlendiği belirtilmektedir. ‘Erkek Şiddeti Çetelesi’ne göre, 2019 yılında279 çocuk, erkeklerin cinsel istismarına uğradı. 2020 yılının ilk on ayında cinsel istismara maruz kalan çocuk sayısı -en az- 226’dır.

53 ÇOCUK İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ

2020 yılının ilk 10 ayında iş cinayetlerinde 53 çocuk yaşamını yitirmiştir. 2019 yılında ise 29’u 14 yaş ve altında 67 çocuk ve genç işçi yaşamını yitirmiştir. TÜİK’in Nisan Ayında açıklanan 2019 verilerine göre, 720 bin dolayında çocuk ekonomik faaliyette çalışmaktadır.

ÇALIŞAN ÇOCUKLAR OKULA GİDEMİYOR

Çocuk İşgücü Araştırması 2019 Sonuçlarına göre, çalışan çocukların yüzde 79,7’i 15-17 yaş, yüzde 15,9’u 12-14 yaş, yüzde 4,4’ü ise 5-11 yaş grubundaki çocuklar oluşturmaktadır. Çalışan çocukların yüzde 70,6’ı erkek, yüzde 29,4’ü ise kız çocuklardan oluşmaktadır. Çalışan erkek çocukların yüzde 65,6’nın, kız çocukların ise yüzde 66’nın eğitime devam ettiği istatistiklerde belirtilmekte olup, bu durumda, çalışan erkek çocukların yüzde 34,4’nün, kız çocukların da yüzde 34’nün eğitimine devam edemediği ortaya çıkmıştır.”

Kavala ve Demirtaş’ın tahliyesini isteyen Arınç’a çifte tepki

Gündem

Süleyman Özışık’tan Soylu’ya Peker tepkisi: Benim de bildiklerim var

Sedat Peker ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında arabuluculuk yaptıkları iddia edilen Özışık kardeşlerden Süleyman Özışık, Soylu’yu tepki gösterdi. Özışık, “Beni hainlerin önüne kurban olarak attığı için, linç ettirdiği için küfür ettirdiği için ben isyan ediyorum. Benim de bildiklerim var. Tek tek anlatacağım” dedi.

BOLD – Sedat Peker’in Hadi Özışık’la telefon görüşmesini yayınlamasının ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun haklarında suç duyurusunda bulunduğu Süleyman Özışık Youtube’da yayınladığı videoyla Soylu’ya tepki gösterdi.

Soylu’nun hakkında “hakaret”, “iftira” ve “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım” iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu Süleyman Özışık, “Herkes Sedat Peker’e bir şeyler söyledi. Madem adım bu işlerin içine bir şekilde bulaştırıldı, o zaman söz söyleme sırası bana geldi. Benim de bildiklerim var benim de öğrendiklerim var. Bunları tek tek anlatacağım. Korkmadan çekinmeden anlatacağım” dedi.

Özışık, şunları söyledi:

BENİ LİNÇ ETTİRDİĞİ İÇİN İSYAN EDİYORUM

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında görünüp Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçmek için her fırıldağı yapan hem de merkezinde olanların safına geçmeyeceğim. Ben buradayım çünkü ben bu mahallenin en eski sakinlerinden biriyim. Bu mahalleye sonradan gelen hırsız, arsız diye andığım kimi eski teşkilat mensuplarıyla kimi belediye başkanlarının lafına bakıp mahallemi terk etmem ben.

Tabii ki bir suç duyurusunda bulunabilir. Buna bir itirazım yok ama şu ‘Süleyman Özışık bana kumpas kurdu’ sözü var ya bununla ilgili bir kaç laf etmezsem çıldırırım. Hırsımdan kahrımdan ölürüm. Ben hayatım boyunca kimseye kumpas kurmadım. Benim Süleyman Soylu’ya kumpas kurmayacağımı bu ülkenin tüm vilayetleri şahittir.

Ben kimseye kumpas kurmadım. Şimdi yüzlerce arkadaşım binlerce okurum bana diyor ki İçişleri Bakanı’na kırılma, o sözleri kızgınlıkla söyledi. Kızdığı için senin hakkında suç duyurusunda bulundu diyor. Mesele benim hakkımda suç duyurusunda bulunması değil arkadaşlar. Suç duyurusunda bulunmadan bir gün önce gazetelere Süleyman Özışık bana kumpas kurdu diyerek benim hakkında kesin hüküm ve ceza vererek, mahkemeden önce beni kumpasçı olarak ilan etmesi. Beni hainlerin önüne kurban olarak attığı için, linç ettirdiği için küfür ettirdiği için ben isyan ediyorum.

Şunu söyleyeyim. Sizlerde şahit olun. Ben bu kırgınlığı içimde tutmam, mesleğime de yansıtmam. Allah ve tarihin huzurunda şunu söylüyorum. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, devlet makamında olduğu ve cumhurbaşkanının yanında durduğu sürece onu savunmak benim boynumun borcu ve namus borcum olsun.”

Peker’in ‘Feridun başkanı’ Soylu’nun taziyesinde

Okumaya devam et

Gündem

Peker’in ‘Feridun başkanı’ Soylu’nun taziyesinde

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker grubuna yönelik operasyon kapsamında Şanlıurfa’da gözaltına alınan Feridun Öncel’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun babasıyla aynı masada fotoğrafını sosyal medyadan paylaştığı ortaya çıktı.

BOLD – Şanlıurfa’da organize suç örgütü lideri Sedat Peker’e yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınıp mahkeme tarafından adli kontrolle serbest bırakılan Memleketçi Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı (MİSİAD) Genel Başkanı Feridun Öncel’in Süleyman Soylu’nun babasıyla aynı masada fotoğrafı çıktı.

GÖNÜL DOSTUMUZ HASAN SOYLU

Fotoğrafın yer aldığı paylaşım, Feridun Öncel’in kendi hesabından 14 Mart 2021 tarihinde yapıldığı ortaya çıktı. Peker’in “Feridun Başkan” olarak nitelediği ve serbest bırakılması konusunda AKP iktidarına sosyal medya üzerinden baskı yaptığı Feridun Öncel’in paylaşımında “Gönül dostumuz Hasan Soylu ağabeyimin muhterem eşi, Sayın Bakanımız Süleyman Soylu’nun annesi hakka yürümüştür. Aileye sabır diliyorum, nur içinde yatsın” ifadeleri yer alıyor.

Öncel’in paylaşımı şöyle:

Peker’den yeni iddia: Tayyip Ağabey Ceza Tevkifevleri Genel Müdürü’nü yanıma yollamıştı

Okumaya devam et

Gündem

Anayasa Hukukçusu Kaboğlu: KHK’lar dünya tarihinin en büyük hukuk katliamıdır

Anayasa Hukukçusu ve CHP Milletvekili Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, onbinlerce kişiyi bir gecede mesleğinden ihraç eden KHK’ların dünya hukuk tarihinin en büyük hukuk katliamı olduğunu söyledi. Kaboğlu, ” Dünya hukuk tarihinin en büyük katliamıyla sivil ölümlere sebep oldular. Üniversitelerden pırıl pırıl doçentler, araştırma görevlileri gece yarılarında atıldı.” dedi.

BOLD –  Anayasa Hukukçusu ve CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Kanun Hükmünde Kararnamelerle ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.

Halk TV’ye konuşan Kaboğlu, KHK’ların dünya hukuk tarihinin en büyük hukuk katliamı olduğunu, hukuk yoluyla sivil ölümlere neden olunduğunu belirtti. Kaboğlu, “OHAL Komisyonu da bloke etmek için kuruldu” dedi.

HUKUK KATLİAMIYLA SİVİL ÖLÜMLER YAPILDI

Kaboğlu, şunları söyledi: “Üniversitelerden pırıl pırıl doçentler, araştırma görevlileri gece yarılarında atıldı. Hukuk fakültesinden tıp fakültesine kadar. Ben kaç kere Meclis kürsüsünden söyledim. Dünya hukuk tarihinin en büyük hukuk katliamı. Hukuk yoluyla sivil ölümlere neden olan düzenlemelerdir. Bu görüşümü halen muhafaza ediyorum. Niçin bunu vurguluyorum? Çünkü bu haksızlığa, toplu kıyımlara karşı bu yönetim çözüm bulmak için adım atmamıştır. OHAL Komisyonu bunları bloke etmek için kuruldu.”

Mimarlar Odası HSK’ya başvurdu: İstinaf Başkanı Esat Toklu meslekten ihraç edilsin

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0