Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Kosova’da kaçırılan 6 Türk için BM kararını verdi: Derhal bırakın!

BM Keyfi Tutuklama Çalışma Grubu, Kosova’dan kaçırılan 6 Türk vatandaşı için haksız gözaltı, özgürlükten mahrum bırakılma ve keyfi tutuklama kararı verdi. Kararda Türkiye ve Kosova suçlu bulundu.

BOLD – Kosova’dan kaçırılan 6 Türk vatandaşı hakkında Birleşmiş Milletler kararı açıklandı. BM, kaçırılanların derhal serbest bırakılmasını Türkiye’den talep ederken maddi ve manevi tazminat ödemesi ve suça bulaşanlar hakkında inceleme başlatmasını istedi.

Hem Kosova hem de Türkiye için ayrı mağduriyet ve sorumluluklar olduğuna dikkat çekilen BM kararına göre Türkiye’nin 6 kişiyi serbest bırakması ve Kosova’nın da tazminat ödemesi gerekiyor.

İşte karara ilişkin detaylar:

Birleşmiş Milletler Keyfi Gözaltı Çalışma Grubu (WGAD) 24-28 Ağustos 2020 tarihleri ​​arasında düzenlenen 88. Oturumunda, Kosova ve Türkiye Hükumeti yetkilileri tarafından Kahraman Demirez, Mustafa Erdem, Hasan Hüseyin Günakan, Yusuf Karabina, Osman Karakaya ve Cihan Özkan’a karşı islenen ciddi insan hakları ihlallerini tespit etti ve 47/2020 Sayılı Kararı kabul etti. Karar, BM Keyfi Gözaltı Çalışma Grubu tarafından Kasım 2020’de web sitesinde yayınlandı.

BM Çalışma Grubu, A/HRC/WGAD/2020/47 belgesinde yer alan kararında, Kahraman Demirez, Mustafa Erdem, Hasan Hüseyin Günakan, Yusuf Karabina, Osman Karakaya ve Cihan Özkan’ın 29 Mart 2018 tarihinde Kosova’da tutuklanması, gözaltına alınması ve zorla nakledilmesinin keyfi ve uluslararası insan hakları norm ve standartlarını ihlal ettiği sonucuna varmıştır.

Kosova ile ilgili olarak, Çalışma Grubu 6 Türk vatandaşının özgürlüğünden yoksun bırakılmasının İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 2. Maddesi (eşitlik ve ayrımcılık); 3. Maddesi (hayat, özgürlük ve güvenlik hakkı); 8. Maddesi (etkili hak arama hakkı), 9. Maddesi (keyfi gözaltı ve tutuklama); 10. Maddesi (adil yargılanma hakkı) ve 19. Maddesine (fikir ve ifade özgürlüğü) aykırı olduğuna karar verdi. Bu nedenle, BM Çalışma Grubu, “6 Türk vatandaşının özgürlüğünden mahrum bırakılması keyfidir ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin I, II, III ve V kategorilerine girmektedir” dedi.

Türkiye ile ilgili olarak, Çalışma Grubu, 6 Türk vatandaşının özgürlüğünden yoksun bırakılmasının İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 2. Maddesi (eşitlik ve ayrımcılık) aykırı olduğuna; 3. Maddesi (hayat, özgürlük ve güvenlik hakkı); 8. Maddesi (etkin yargı yolundan yararlanma hakkı); 9. Maddesi (keyfi tutuklama ve gözaltına alınmama özgürlüğü); 10. Maddesi (adil yargılanma hakkı) ve 19. Maddesine (fikir ve ifade özgürlüğü) aykırı olduğuna karar verdi. Ayrıca Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 2. Maddesinin (1) ve (3) [ayrımcılık yapmama ve etkili çözüm hakkı]; 9. Maddesi (özgürlük ve güvenlik hakkı); 14. Maddesi (adil yargılanma hakkı); 19. Maddesi (fikir ve ifade özgürlüğü hakkı) ve 26. Maddesine (kanun önünde eşitlik hakkı) aykırı olduğuna karar verdi. Bu nedenle, BM Çalışma Grubu, “6 Türk vatandaşının özgürlüğünden mahrum bırakılması keyfidir ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin I, II, III ve V kategorilerine girmektedir” dedi.

Bu bağlamda BM Çalışma Grubu (a) Türkiye Hükümeti’nden 6 kişiyi derhal serbest bırakmasına ve (b) Türkiye Hükümeti ve Kosova Hükümetlerinden, uluslararası hukuk uyarınca mağdurlara tazminat verilmesine ve diğer zararlarının karşılanmasına karar verdi. BM Çalışma Grubu, COVID-19 salgını ve gözaltı yerlerinde oluşturduğu tehdit bağlamında, Türkiye Hükümeti’ni 6 kişinin derhal serbest bırakılmasını sağlamak için acil önlem almaya davet etti.

BM Çalışma Grubu ayrıca, Türkiye ve Kosova Hükümetlerinin, 6 kişinin illegal yollarla gözaltı ve deport edilmesi olayını tam ve bağımsız bir soruşturulma başlatmasını ve insan hakları ihlalinden sorumlu olan kişiler hakkında gerekli cezai tedbirleri almasını istedi.

BM Çalışma Grubu, Kosova davasını, Terörizmle Mücadele ederken İnsan Kakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasıyla ilgili BM Özel Raportörünün dikkatine sundu ve hükümetlerden, mevcut kararın herkesle paylaşmalarını istedi.

Çalışma Grubu, ayrıca son üç yıl içinde, Türkiye’de keyfi gözaltı ile ilgili olarak önüne gelen dava sayısında önemli bir artış olduğunu kaydetti. BM Keyfi Tutuklama Çalışma Grubu, tüm bu davaların oluşturduğu sistematik benzerlik hakkında ciddi endişelerini dile getirmektedir. Türkiye Hükümetine, yaygın veya sistematik hapis cezasının veya uluslararası hukuk kurallarına aykırı diğer ciddi özgürlükten yoksun bırakmanın insanlığa karşı suç teşkil ettiği uyarısında bulundu.

NE OLMUŞTU?

29 Mart 2018 sabah saat 07:00’de, Kosova’nın bazı üst düzey yetkilisinin de katıldığı özenle hazırlanmış planın bir parçası olarak, iki farklı şehre altı polis ekibi gönderildi ve 6 Türk vatandaşı saatler içinde tutuklandı. Yusuf Karabina, sabah saat 8:00’de, bazı aile üyeleriyle birlikte çalıştığı okula çok yoğun bir yoldan giderken tutuklandı. Polisler Yusuf Karabina’yı arabadan indirdi, kelepçeleyerek zorla bir polis arabasına bindirdi ve Priştine’ye götürdüler.

Aynı gün saat 08.00’de Gjakovë / Đakovica’ya gelen iki polis arabası ve bir işaretsiz araçtaki on (10) polis memuru, Mehmet Akif Koleji binasına girerek Demirez, Günakan ve Özkan’ı tutukladı. Üç öğretmen okul bahçesinde kelepçelendi ve doğrudan havaalanına götürüldü. Okul müdürü Mustafa Erdem, dört öğretmenin tutuklanmasını sorgulamak için gittiği Priştine’deki merkez polis karakolunun otoparkında Kosova polisi tarafından tutuklandı. Mustafa Erdem, polisler tarafından Yusuf Karabina’nın tutulduğu bir arabaya bindirilerek doğrudan havaalanına götürüldüler. Saat 9:07’de Osman Karakaya’nın Priştine’deki ikametgahına gelen iki polis memuru, kendisinden hazırlanmasını ve ikamet izninin yenilenmesine ilişkin bazı belgeleri imzalaması götürdüler. Gerekli belgelerini yanına alan Osman Karakaya ikamet izni için Göçmenler Ofisine götüreceğiz diyen iki polis memuru tarafından doğrudan havaalanına transfer edildi.

Bu illegal operasyonun tamamı, Kosova İstihbarat Teşkilatı tarafından ulusal ve uluslararası yasal prosedür standartlarına aykırı olarak planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Ayrıca havaalanındaki sınır kontrol memurlarına talimat veren, uçak biletlerini alan ve illegal transferin tüm lojistiği Kosova İstihbarat Teşkilatı tarafından organize edilmiştir.

6 Türk vatandaşı, Priştine uluslararası havaalanında Türk Milli İstihbarat Teşkilatı (MIT) yetkililerine teslim edildi. 29 Mart 2018 saat 9:27’de havalimanına getirilen 6 kişi, sınır kontrolünden geçirilerek saat 10:50’de Türkiye merkezli Birleşik İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi firmasına ait özel bir uçağa bindirildi. Hasan Hüseyin Günakan, zorla iade talebi olan başka bir Türk vatandaşı ile karıştırıldığı için havaalanına getirildiği kimlik kontrolü sonunda tespit edildi, ancak Kosova İstihbarat Teşkilatı memurları, hakkında iade talebi olmamasına rağmen Hasan beyi sınır dışı ettiler.

6 kişiye karşı işlenen insan hakları ihlallerinin büyüklüğü göz önüne alındığında, Kosova Ombudsman Enstitüsü’nün ulusal önleme mekanizması derhal haberdar edildi ve bir soruşturma başlattı. Kosova Parlamentosu, 28 Haziran 2018 tarihinde konun incelenmesi için bir Soruşturma Komisyonu kurdu. Kosova Özel Başsavcılığına olaylarla ilgili olarak rapor sunmak üzere dört aylık bir yetki süresi verildi.

Kosova Ombudsman Kurumu raporunda, Kosovalı yetkililerin 6 Türk vatandaşını sınır dışı ederek ulusal ve uluslararası hukuk hükümlerini ihlal ettikleri sonucuna vardı. Kosova Anayasasının 29, 31, 32. Maddeleri, Ceza İşlerinde Uluslararası Hukuki İşbirliği Kanunu’nun 14, 15, 16, ve 17. Maddeleri; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 8. ve 10. Maddeleri; ICCPR Sözleşme’nin 9. ve 13. Maddeleri; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3, 5 ve 6. Maddeleri; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7 No’lu Protokolünün 1(1) Maddesi ve İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme’nin 3. Maddesini ihlal ettiğine karar verildi. Kosova Parlamentosu Soruşturma Komisyonu üyeleri, davada kilit rol oynayanlarla yaptığı mülakatalar sonrasında 31 maddelik hak ihlallerini tespit etti.

Dünya

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Çin’in Uygur zulmüne ‘soykırım’ dedi

ABD Dışişleri Bakanı Mile Pompeo görev süresinin dolmasına saatler kala Çin’in Uygur Türklerine yönelik sürdürdüğü politikaları ‘soykırım’ ve ‘insanlığa karşı suç’ olarak niteledi.

BOLD – Başkan Donald Trump’ın görev süresinin bitimine 24 saat kala, ABD yönetiminden Çin’e yönelik yeni bir adım geldi.

İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN SUÇ

Konuyla ilgili ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’dan yazılı bir açıklama geldi. Çin’in, Sincan Uygur Özerk Bölgesinde yaşan Uygur halkına yönelik davranışlarını özel bir dikkatle incelediklerini belirten Mike Pompeo, “Mart 2017’den bu yana, Çin Komünist Partisinin yönetimi altındaki Çin yönetiminin Müslüman Uygur halkı başta olmak üzere Sincan’daki diğer etnik ve dini azınlıklara yönelik insanlığa karşı suç işlediği sonucuna vardım” ifadesini kullandı.

SOYKIRIM SONUCUN VARDIM

Çin’in bölgede Müslüman Uygur halkı dışında diğer etnik halklara da baskısını hatırlatan Pompeo: “Aynı şekilde elimizdeki verilere bakarak, Çin yönetiminin Müslüman Uygur halkı başta olmak üzere Sincan’daki diğer etnik ve dini azınlıklara yönelik insanlığa karşı soykırım işlediği sonucuna vardım. Bu soykırımın devam ettiğine ve Çin yönetiminin Uygur halkını yok etmeye yönelik sistematik bir girişimine tanıklık ettiğimize inanıyorum” dedi.

Marketler de darbeci oldu

Okumaya devam et

Dünya

AİHM’den dilenci kararı: Dilenme hakkı engellenemez

AİHM, bir şahsa dilencilik yaptığı için hapis cezası veren İsviçre’yi haksız buldu. Mahkeme, temel ihtiyaçların karşılanması için dilenme hakkının engellenemeyeceğine hükmetti.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), İsviçre’de Romanya uyruklu bir kişiye dilencilik yaptığı gerekçesiyle hapis cezası verilmesini insan hakları ihlali olarak değerlendirdi.

Salı günü Strasbourg’da görülen davada mahkeme heyeti söz konusu kişinin, “içinde bulunduğu olumsuz koşullar” nedeniyle durumunu başkalarına bildirme ve temel ihtiyaçlarını, “Dilenerek karşılamaya çalışma hakkına” sahip olduğuna hükmetti.

Gerekçeli kararda Romen kadının son derece yoksul bir aileye mensup, işsiz ve sosyal yardım olanaklarından mahrum olduğuna vurgu yapılarak, kadının bu nedenle Cenevre’de defalarca dilenmek durumunda kaldığı belirtildi.

İsviçre’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “özel ve aile hayatının korunmasını” garanti eden 8. maddesini ihlal ettiğini söyleyen Mahkeme ayrıca ülkenin Romen kadına 922 euro manevi tazminat ödemesine hükmetti.

Cenevre’de geçerli olan yasalara göre dilencilik suç sayılıyor. Ancak şahsın yasağa rağmen dilenmeye devam ettiği, bu nedenle çok defa çeşitli cezalara çarptırıldığı belirtildi. 2014 yılında yaklaşık 464 euro para cezası verilen kişi, 2015 yılında da beş gün hapis cezasına mahkum edildi.

AİHM, verilen hapis cezasının, “Suç işlenmesinin engellenmesi, yoldan geçenlerin, çevre sakinlerinin ve esnafın haklarının korunması hedefiyle” orantılı olmadığını belirtti. Ayrıca mahkeme, Cenevre’de uygulanan söz konusu yasayı diğer ülkelerde uygulanan benzer yasalara göre daha genelleyici bularak eleştirdi.

Tayland’da sosyal medyada şarkı paylaşan bir kadına Kral Maha’ya hakaretten 43.5 yıl hapis cezası

Okumaya devam et

Dünya

Trump’ın kırmızı halıda askeri veda törenine Pentagon engel oldu

Seçimi kaybettiği rakibi Joe Biden’ın yemin törenine yarın katılmayarak çok uzun süre sonra bir geleneği bozmaya hazırlanan ABD Başkanı Donald Trump, kendisi için bir veda etkinliği planladı. Ancak Trump’ın planı Pentagon’un engeline takıldı.

BOLD – ABD Başkan Donald Trump’ın görevi 3 Kasım seçimlerinin galibi Demokrat Joe Biden’a devrederken Washington’dan kırmızı halılı bir törenle ayrılma planı ABD Savunma Bakanlığı Pentagon tarafından kabul görmedi.

Görev süresi yarın dolacak olan ABD Başkanı Donald Trump, kendisi için bir veda etkinliği planladı. Başkanlık uçağının bulunduğu Maryland eyaletindeki Andrews Üssü’nde düzenlenecek etkinlik için çok sayıda kişiye davetiye gönderildi.

“Kırmızı halı” etkinliği için, Trump’ın destekçilerinden oluşacak ve yönetiminde görev alan isimlerden oluşan bir davetli grubu belirlendi. Trump’ın etkinliği görkemli bir askeri törene çevirme isteği, ABD Savunma Bakanlığı’nın engeline takıldı.

BAŞKANLIK UÇAĞINI SON ANA KADAR KULLANACAK

Güvenlik ve istihbarat konularına yer veren Defence One isimli siteye konuşan Pentagon yetkilileri, önceki 5 başkana yapılanın aksine Trump için bir askeri veda töreni düzenlenmeyeceğini söyledi.

Trump yönetiminin ise askeri uçaklarla bir geçit töreni yapılması için nabız yokladığı belirtiliyor.

Etkinlik Joe Biden’ın yemin töreninden 4 saat kadar önce sabah 08:00 sıralarında başlayacak. Trump’ın veda etkinliği, katılımcıları kadar zamanlaması ile de dikkat çekici. ABD Başkanı Trump’ın, Air Force One uçağının halen kendi kullanımında olduğu sıralarda etkinliğin sonlanması bekleniyor.

Trump, tören sonrası Air Force One ile 1600 kilometre uzaklıktaki Florida’da bulunan Mar-a Lago isimli mülküne geçecek. Başlıca başkanlık sembolleri arasında olan jumbo jet tipi uçak, yemin töreni ile birlikte Joe Biden’ın kullanımına geçecek.

Daha önce Biden’ın yemin törenine katılacağını açıklayan ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in, öncesinde Trump’ın etkinliğine katılıp katılmayacağı bilinmiyor.

TRUMP, BİR GELENEĞİ DAHA BOZACAK

Trump, Joe Biden’ın yemin törenine katılmayarak çok uzun süre sonra bir geleneği daha bozmuş olacak.

ABD’nin 45. Başkanı Trump, rakibinin yemin törenine katılmayan tarihteki dördüncü başkan olacak.

Temsilciler Meclisi, geçen hafta, “isyana kışkırtma” suçlamasıyla Trump hakkında ikinci kez görevden azil kararı almıştı. Trump’ın azil davası, Biden’ın göreve başlamasından kısa süre sonra Senato’da görülecek. Trump Senato tarafından suçlu bulunması durumunda hayatı boyunca bir daha seçimle işbaşına gelemeyecek.

TRUMP’IN AF ÇIKARACAĞI İDDİALARI

Öte yandan Trump’ın Çarşamba günü görevden ayrılmadan önce, haklarında ceza davaları olan ya da işledikleri suçlardan ötürü ceza alan bazı destekçileri için bir dizi af kararı çıkarması bekleniyor.

Af kararıyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara göre Trump, Pazar günü danışmanlarıyla bir araya gelerek görevden ayrılmadan önce haklarında af ya da ceza indirimi kararı alacağı 100’den fazla kişiyi kapsayan nihai listeyi oluşturdu.

Beyaz Saray danışmanları, Trump’ın kendisi ve aile fertleri için af kararı çıkarması konusunu da ele aldığını, ancak şu anda bu yönde hareket etmesinin beklenmediğini söyledi. Trump ya da aile fertleri hakkında herhangi bir suçlama bulunmuyor.

Kongre baskını sırasında çalınan Pelosi’nin bilgisayarını Rusya’ya satmaya çalıştılar

Okumaya devam et

Popular