Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kanser hastası Ercan Dağhan’a mahkum yatağında kelepçeli işkence!

Hasta tutuklulara kelepçe işkencesi devam ediyor. Cezaevinde lenf kanserine yakalanan Ercan Dağhan’ın tedavisi, Dışkapı Hastanesinde yatağa kelepçeli halde yapılıyor.

BOLD – Dört yıldır Ankara Sincan Cezaevinde tutuklu olan kursiyer teğmen Ercan Dağhan, 5 gündür lenf kanseri teşhisiyle Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi 4. katında tedavi görüyor.

BAŞINDA 3 JANDARMA

Aile yakınlarının verdiği bilgiye göre kemoterapi süreci başlayacak olan Dağhan yatağa kelepçeli ve başında da 3 jandarma bulunuyor. Oysa bağışıklık sistemi zayıfladığı için enfeksiyon kapmaması ve steril bir ortamda kalması gerekiyor. Bu tür hastaların yanında çok fazla insanın dolaşması doktorlar tarafından sakıncalı bulunuyor. Uyarılar dikkate alınmıyor. Doktorun refakatçi izni ise savcılık tarafından reddedildi.

“GENCECİK YAŞTA KAHREDİYORSUNUZ”

Dört yıldır tutuklu olmasına rağmen hakkında kesinleşmiş herhangi bir karar bulunmayan Ercan Dağhan’ın kanser olduğu halde hala tutuklu bulunmasına HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu tepki gösterdi. Gencecik yaşta insanları kahrından kanser edildiğini söyleyen Gergerlioğlu, “Bu nasıl zulüm? 4 yıldır bitmeyen! Sincan Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan kursiyer teğmen Ercan Dağhan‘a Burkitt Lenfoma (lenf kanseri) teşhisi konuldu. Hakkında herhangi bir karar olmamasına rağmen 4 yıldır tutuklu bulunuyor.” diye yazdı. 

Ercan Dağhan, daha önce de cezaevinde zehirlenmiş ve koronavirüs atlatmıştı.

Karantina hücresinden cenazesi çıktı: Plastik sandalyede ölüm!

Gündem

Ahmet Zeki Üçok’a ‘sahte çürük raporu’ davasında hapis cezası

Kayseri’de üç astsubaya hipnoz ve işkence yaptığı iddiasıyla da yargılanan eski askeri savcı Ahmet Zeki Üçok ‘Sahte çürük raporu’ davasında 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, ‘yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlamaya teşebbüs’ suçundan Üçok’a iyi hal indirimi uyguladı.

BOLD -‘Sahte çürük raporu’ verdikleri iddiasıyla yargılanan emekli askeri savcı Albay Ahmet Zeki Üçok, Murat Turgay Tepe ve Erdem Kılıç’ın yargılandığı dava üçüncü kez karara bağlandı.

İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaya tutuksuz sanıklar emekli hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, Murat Turgay Tepe ve Erdem Kılıç katılmazken, kendilerini avukatları katıldı.

Eski askeri savcı, emekli hakim Albay Ahmet Zeki Üçok ile Murat Turgay Tepe ve Erdem Kılıç’ın, ‘Sahte çürük raporu’ verdikleri iddiasıyla 2009 yılında yargılanmaya başladıkları davada daha önce 2 kez karar verilmiş, Yargıtay, verilen 2 kararı da bozmuştu. Dün görülen dava üçüncü kez karara bağlandı.

Esasa ilişkin görüşünü açıklayan Cumhuriyet savcısı, Palmed sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı taşınmazın, hastane yapılması amacıyla inşaatına başlanılıp ancak Hava Kuvvetleri Komutanlığı 15’inci Füze Üs Komutanlığı’nın şerh düşmesi üzerine inşaatın durdurulduğunu, şerhin kaldırılması amacıyla da Murat Turgay Tepe ve Ahmet Zeki Üçok’un menfaat talebinde bulunduğu ancak, para pazarlıklarının sonuca ulaşmaması neticesinde eylemlerini tamamlayamadığını iddia etti. Savcı, Murat Turgay Tepe ve Ahmet Zeki Üçok’un, ‘yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama’ suçunu işlediklerini belirtti.

3 YIL 9 AY HAPSİ İSTENDİ

Mütalaada, buna göre emekli savcı Üçok ile Tepe’nin 1 buçuk yıldan 3 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılmalarına karar verilmesi talep edildi.

ÜÇOKA İYİ HAL İNDİRİMİYLE 5 AY HAPİS

Kararını açıklayan mahkeme, Üçok’a, Palmed firmasına karşı ‘yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlamaya teşebbüs’ suçundan, iyi hal indirimi uygulayarak 5 ay hapis ve 20 TL adli para cezası verdi. Mahkeme daha sonra bu cezayı 3 bin TL adli para cezasına çevirdi. Üçok’un bu cezayı 10 taksitle ödenmesine karar verildi.

Mahkeme, Murat Turgay Tepe’ye, aynı suçtan iyi hal indirimi uygulayarak 5 ay hapis ve 20 TL adli para cezası verdi. Tepe’nin pişmanlık göstermemesi nedeniyle cezayı ertelemeyen ve para cezasına çevirmeyen mahkeme, Erdem Kılıç yönünden verdiği kararda, Kılıç’ın müşteki tarafla uzlaştığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine hükmetti.

HİPNOZLA İŞKENCE DAVASINDA YARGILANDI

Ahmet Zeki Üçok, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcısı olduğu dönemde 2009’da Kayseri’de 3 astsubay hakkında başlatılan soruşturmada hipnozla işkence yaptığı iddiasıyla Üçok hakkında dava açılmıştı. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Üçok hakkında ‘işkence’ suçundan 7.5 yıl hapis cezası verdi. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, cezayı onarken, Anayasa Mahkemesi’nin yargılamanın yeniden yapılması kararı üzerine Üçok yeniden yargılandı. Üçok, 2017’de yeniden yargılandığı davada beraat etmişti.

Can Ataklı: Turkey Tribunal olayını hafife almayın, işkenceler kayda geçiyor

Okumaya devam et

Gündem

Cübbeli, Erdoğan’ın proje okullarını hedef aldı: Çocuklarınızı imam hatibe göndermeyin

Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, AKP iktidarının öncelikleri arasında yer alan ve hızla yaygınlaştırılan İmam Hatip liselerini hedef aldı. Cübbeli Ahmet, “Çocuklarınızı imam hatip lisesi ve ilahiyata göndereceğinize düz ortaokul ve liselere gönderin” dedi. 

BOLD – Cübbeli olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bir eğitim kurumu olmanın çok ötesinde, Türkiye’ye istikamet çizen, ufku aydınlatan, aziz milletin değerlerine canı pahasına sahip çıkan gençlerin yetiştiği kutlu çatılar” olarak tanımladığı imam hatip okullarını eleştirdi. Ünlü, “Çocuklarınızı imam hatipe göndermeyin” dedi.

DENEDİM, GÖRDÜM, ÇOCUKLARINIZI İMAM HATİPLERE GÖNDERMEYİN

Cübbeli Ahmet Hoca adıyla bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Ahmet Hakan’ın canlı yayınlanan programında “Çocuklarınızı imam hatip lisesine ve ilahiyata göndereceğinize düz okullara gönderin” dedi. Bu şekilde çocukların “Daha az hasarla çıkacaklarını” öne süren Cübbeli Ahmet, “Düz okullara gönderin daha az hasarla çıkar. Ben bunu gördüm, denedim. Bütün çevremdeki insanlar çocuklarımızı gönderdik, kız çocuklarımız geliyor; hocaya, sahabeye hakaret, hadis, mezhep yok… Yani müfredat işlemiyor. Müfredattaki şeye yorum katıyor. Hangi cemaate bağlıysa veyahut mezhepsizlik, reformist, mealcilik akımı her neyse orayı empoze etmeye çalışıyor. Bugün ilahiyatta benim reddiye yaptığım adamlardan ‘Kuran değişsin’ diyen adam şu an da Ankara İlahiyat’ta hoca…” dedi.

 

“İMAM HATİPLER BİR EĞİTİM KURUMU OLMANIN ÇOK ÖTESİNDE”

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ise yaptığı bir konuşmada imam hatip okullarını, “bir eğitim kurumu olmanın çok ötesinde, Türkiye’ye istikamet çizen, ufku aydınlatan, aziz milletin değerlerine canı pahasına sahip çıkan gençlerin yetiştiği kutlu çatılar” olarak tanımlayarak, “Milletimiz, kuruluşundan itibaren eline geçen her fırsatta bu okullara destek olmuş, imam hatipleri adeta küllerinden yeniden inşa etmiştir. Darbeciler tarafından kapısına kilit vurulmak istenen imam hatipler, bu ülkeye cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, milletvekili, belediye başkanı, bürokrat yetiştiren seçkin eğitim kurumları haline dönüşmüştür. Bütün aşağılamalara, bütün hakaretlere, baskılara, yasaklara rağmen hamdolsun imam hatip okulları dimdik ayaktadır” demişti.

BİLAL ERDOĞAN: İMAM HATİPLER DÜNYA İÇİN MODEL HALİNE GELDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da, İmam Hatiplerin bulunduğu bir toplantıda, İmam Hatip okullarının dünya için model haline geldiğini savunarak, “Bütün İslam alemi için değil bütün dünya için model okullardır. Bizler İmam Hatipliler olarak bunun farkında değiliz ki Türkiye’nin geri kalanı bunun farkında olsun. İmam Hatiplerin gerçek anlamda ne olduğunu biz çok iyi bilelim ki çevremize de doğru anlatabilelim” demişti.

İMAM HATİPLERE TALEP AZALDI

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre liselerde 2018-2019’da derslik başına öğrenci sayısı 22,5 iken öğrenci sayısında da meydana gelen artış nedeniyle bu sayı 30,1’e yükseldi. İmam hatip liselerinde ise 2018-2019’da derslik başına öğrenci sayısı 14,4’ten artan derslik sayısı ve azalan öğrenci nedeniyle imam hatip lisesinde bu sayı 13,8’e geriledi. Son 5 yılda imam hatip sayısı 1149’dan 1651’e çıkarken öğrenci saylısı ise 677 binden 610 bine geriledi. Özel okullarda da benzer bir tablo ortaya çıktı. Buralarda da derslik başına öğrenci sayısı 11,3’ten 10,8’e düştü.

 

Rıza Zarrab’ın ABD’ye gidişinin gerçek hikayesi

Okumaya devam et

Gündem

Can Ataklı: Turkey Tribunal olayını hafife almayın, işkenceler kayda geçiyor

Gazeteci Can Ataklı, Erdoğan rejiminin hak ihlallerinin yargılandığı Turkey Tribunal’de vahim şeyler anlatıldığına dikkat çekti. İktidara yakın medyanın mahkemeyi hafife almasını eleştiren Ataklı, “Bence o kadar hafife almasın kimse. Orada kişiler çok vahim şeyler anlatıyorlar. Bunların hepsi uluslararası arenada kayda geçiriliyor. Türkiye’nin başını çok ağrıtacaktır” dedi.

BOLD – Korkusuz gazetesi yazarı Ataklı, geçen yıl Belçika’da kurulan ve bu yıl İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen Türkiye’deki işkence olaylarının masaya yatırıldığı Turkey Tribunal Mahkemesi ile ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

“Turkey Tribunal olayını o kadar da hafife almayın” diyen Ataklı, mahkemeyle ilgili yayınların özellikle sosyal medyayı izleyenlerin dikkatini çektiğini söyledi.

TÜRKİYE’NİN HUKUK DIŞI UYGULAMALARI DİDİKLENİYOR

“Turkey Tribunal Mahkemesi’nin hiçbir hukuki yaptırım gücü olmadığını kaydeden Ataklı, “Şu ana kadar Türkiye dışındaki bir ülkeye yönelik bu tür bir yargılama yapmaya da kalkmadılar. Ağırlıklı olarak “cemaatçi organizasyonu” olduğu ilk bakışta anlaşılıyor. İşin özü şu; Adı mahkeme olan bu yerde Türkiye’nin hukuk dışı uygulamaları didikleniyor.” ifadeleri kullandı.

İNSANLAR İŞKENCELERİ ANLATIYOR

Ataklı yazısına şöyle devam etti: “Sanki bir mahkeme heyeti kurulmuş, bunlar da Türkiye’den gelen mağdurları dinliyorlar. Burada kişiler başlarından geçen haksız yargılamaları, ülkeden kaçmalarına neden olan baskıları, yaşadıkları işkenceleri anlatıyorlar. Sonuçta elbette hiçbir hukuki sonucu olmayacak bu mahkemenin. Ayrıca olsa bile saray iktidarı için bir şey fark etmez. Altında kurucu imzamız olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını bile uygulamayan iktidarımız var.”

TÜRKİYE’DEKİ HUKUKSUZLUKLAR ULUSLAR ARASI KAYDA GEÇİYOR

Turkey Tribunal ile ilgili yorumları da değerlendiren Ataklı, “Bakıyorum da iktidarı da muhalefeti de “bu düzmece mahkeme” edebiyatı yapıyor sadece. Bence o kadar hafife almasın kimse. Orada kişiler çok vahim şeyler anlatıyorlar. Bunların hepsi uluslararası arenada kayda geçiriliyor. Sonuçta bir süre sonra kimse “Bunu cemaat yaptı, Türkiye düşmanlarının işi” diye bakmaz, orada kayda geçirilmiş konuları ciddiye alır. O konular da Türkiye’nin başını çok ağrıtacaktır, bilmiş olalım.”

Turkey Tribunal’de 4’ncü gün: Erdoğan rejiminin düşmanlaştırdığı biri Anayasal hakkını kullanamaz

Okumaya devam et

Popular

Shares