Connect with us

Aktuell

Sechster Jahrestag des Unglücks von Soma

Auch sechs Jahre nach dem Bergwerksunglück von Soma hat sich in der Türkei nicht viel geändert. Während die Hinterbliebenen der 301 getöteten Bergleute mit ihren Schmerzen weiterhin alleine sind, sind die Unternehmer frei und haben ihre Lizenz zum Bergaubtreiben zurück erhalten.

Sechs Jahre sind es her, dass bei einem verheerenden Bergwerksunglück in Soma bei Manisa 301 Kumpel ums Leben gekommen sind. Bereits im vergangenen Jahhr wurde der Vorstandsvorsitzender der Betreibergesellschaft der Kohlegrube „Soma Kömür İşletmeleri AŞ“ Can Gürkan aus der Haft entlassen wurde. Auch die Übrigen Verantwortlichen wurden durch das neue Strafvollzugsgesetz früher entlassen. Die Angehörigen der Opfer sind entsetzt.

Verantwortliche erhalten Lizenz zurück

Einer der Anwälte im Verfahren ist Evren İşler. Die Anwältin erinnert daran, dass im vergangenen Jahr das Urteil gegen die Betreiber vom Berufungsgericht bestätigt wurden – mit einem Unterschied: „Das Berufungsgericht hat zwar die Strafen für die Verantwortlichen bestätigt, aber das dreijährige Verbot des Bergbaus für das Unternehmen aufgehoben. Mit diesem Urteil wurde Can Gürkan freigelassen und ihm gesagt, er könne weiterhin Bergbau betreiben,“ so İşler.

Derzeit liegt der Fall dem Kassationshof vor. „In der Stellungnahme des Staatsanwalts im Kassationshof wird von „möglichem Vorsatz“ gesprochen. Andererseit wird dort gesagt, das Urteil sei richtig und müsse bestätigt werden. Wir warten auf das Urteil des Kassationshofs,“ sagte die Rechtsanwältin. Sollte der Kassationshof das Urteil bestätigen, würden alle Verurteilten wegen des neuen Strafvollzugsgesetz bis 2022 entlassen werden.

Stand des Verfahrens

Nach dem verheerenden Unglück wurden der Vorstandsvorsitzende der Soma Kömür İşletmeleri AŞ Can Gürkan, der Geschäftsführer Ramazan Doğru, die Direktoren und leitenden Angestellten Akın Çelik, İsmail Adalı, Ertan Ersoy und Mehmet Ali Günay Çelik festgenommen. Die erste Verhandlung fand am 13. April 2015 in Akhisar statt. Die Familien der Opfer hatten bei jedem Prozeszztag Gerechtigkeit gefordert.

Am 11. Juli 2018 wurde das Urteil in dem Verfahren gefällt. Fünf Verantwortliche wurden zu Haftstrafen zwischen 15 und 22 Jahren verurteilt. 9 Beschuldigte wurden unter Auflagen frei gelassen. 37 Verantwortliche, unter ihnen auch Alp Gürkan, wurden frei gesprochen. Can Gürkan wurde lediglich wegen Verfehlung zu 15 Jahren Gefängnis verurteilt. Zudem bekam Gürkan das Verbot, drei Jahre lang keinen Bergbau mehr zu betreiben.

Das Bezirksgericht von Izmir (izmir Bölge Adliye Mahkemesi) hatte am 18. April die Strafen für die inhaftierten Beschuldigten bestätigt. Zudem hatten die Richter eine Ausreisesperre für Can Gürkan verhängt und seine Freilassung angeordnet. Zudem wurde das dreijährige Verbot des Bergbaubetirebs aufgehoben. Jetzt liegt der Fall vor dem Kassationshof.

Gedenkveranstaltungen verboten

Heute sollte an verschiedenen Orten den 301 Toten von Soma gedacht werden. In Ankara wurden die Gedenkveranstaltungen wegen der Corona-Pandemie verboten. Trotz Pandemie können die Kumpel in Soma und anderen Kohlegruben weiterarbeiten.

Keine Strafe für Yusuf Yerkel

Nach dem Bergwerksunglück hatte Erdoğan den Ort besucht. Sein Berater Yusuf Yerkel hat damals für ein Symbolfoto gesorgt. Wegen des Tritts eines Mannes auf dem Boden wurde bislang gegen Yerkel nichts unternommen.

Aktuell

Minik kızlar bilim kadını olma yolunda ilk adımı attı

Almanya’da bir sivil toplum kuruluşu, kız çocuklarına özel bilim kampı düzenledi. Üç gün boyunca kızlar, katıldıkları atölye çalışmalarıyla yeteneklerini keşfetme imkanı buldu.

NECDET ÇELİK I BOLD 

Avrupa Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü’nün Darmstadt kentinde düzenlediği kampa 32 kız çocuğu katıldı. Gender4mint adlı etkinlikte, 9-13 yaş arasındaki kızlar, matematik, fen ve bilgi teknolojisine dair temel bilgiler edindi, öğrendiklerini deneylerle test etti.

Programda ayrıca örnek bilim kadınları üzerine tartışmalar yapıldı.

YETENEKLERİNİ KEŞFETTİLER

Kızların kampta kazandığı özgüven, anne babaları memnun etti. Bold Medya’ya konuşan Eşe Altıntaş, 8 yaşındaki kızının büyük bir heyecanla eve döndüğünü anlattı. ‘’Matematikte ne kadar hızlı hesap yapabildiğini fark etti. Kodlamayı başarabileceğini gördü. Arkadaşlarıyla legolardan robot yaptılar. Hem öğrendiler, hem eğlendiler. Sayısal branşa karşı çekingenliklerini attılar.’’ diyen Altıntaş, kampın salgında içine kapanan çocuklara sosyalleşme fırsatı sağladığını vurguladı.

İMKAN TANINDIKÇA BAŞARACAKLAR

Kızlara yönelik bu çalışmanın amacını, Enstitü Başkanı Yasemin Aydın Bold Medya’ya açıkladı. Kız çocuklarının fen ve teknoloji konusundaki potansiyeline inandıklarını vurgulayan Aydın, ‘’İmkan tanınır, doğru araçlar vakitlice verilirse MINT (Almanca’da fen, teknoloji, mühendislik ve matematik branşlarının kısaltması) alanında kızların kendilerini geliştirebileceklerine kesinlikle inanıyorum.’’ dedi.

HER 100 KIZDAN 3’Ü BİLGİ TEKNOLOJİSİ OKUYOR

Yasemin Aydın’ın verdiği bilgilere göre, dünya çapında araştırmacıların yüzde 30’undan azı kadın. UNESCO’nun 2014-2016 yıllarında yaptığı çalışma, bilgi ve iletişim teknolojisi okuyanların yüzde 3’ünün kız olduğunu ortaya koyuyor. Bu oran matematik, istatistik ve bilimde yüzde 5, mühendislik ve inşaatta yüzde 8 sınırında.

 

 

Okumaya Devam Et

Aktuell

İki yıl sonra oğlunu gören mahkum annesi: Rengi solmuş, tanıyamadım

Cezaevlerindeki yetersiz beslenme ve sağlıksız koşulların yanı sıra uygulanan keyfilikler mahpusları yıpratıyor. Salgın nedeniyle iki yıldır görmediği oğlunu ziyaret için Kütahya Cezaevi’ne giden anne, evladını tanıyamadı. Çanakkale Cezaevi’ndeki mahkumlara şartlı tahliye için puan toplama eziyeti çektirildiği ileri sürülüyor.

NECDET ÇELİK

BOLD ÖZEL – Türkiye’nin en eski hapishanelerinden olan Kütahya Cezaevi, mahkumlar için eziyet mekanına dönüştü. Beslenme ve ısınma güçlüğüne ek olarak salgın kısıtlamaları mahkumların sağlığını bozdu. Yüz yüze görüşmenin sevinci, ailelerin kursağında kaldı.

İki yıl aradan sonra oğlunu geçen ay ziyaret eden V.S., haddinden fazla zayıflayan oğlunu tanıyamadı. İçini Bold Medya’ya döken anne, görüş salonunda oğluyla karşılaştığı anları şöyle anlattı: ‘’Karşı karşıya gelene kadar onun simasını çıkaramadım. O şokun etkisiyle görüş yaptık. Görüş hasretinin bitmesine sevinemedik. Çok yıpranmış, adeta çökmüş. Yüzüne diyemedim, ama dönüş yolunda çok ağladım.’’

BESLENME YETERSİZ VE PAHALI

‘İki yılda bir insanın rengi nasıl bu kadar solar?’ diye sitem eden dertli anne, mahpusların temel gıda ürünlerine erişimde zorluk çektiğinden yakındı. Peynir, zeytin, zeytin yağı gibi temel malzemelerin pahalı ve zor bulunur olduğundan yakınan anne V.S., ‘’Oğlum, biz üzülmeyelim diye anlatmaktan kaçınıyor. Ağzından zoraki aldığımız laflar bile yaşadıkları mahrumiyeti gösteriyor. Eğitim dışında uğraşı olmayan oğlum ve koğuş arkadaşları için bunları hazmetmek oldukça zor.’’ dedi.

ZAMLI ELEKTRİK MAHKUMLARI ÇARPMIŞ

Kalabalık koğuşlar, kısıtlı ısınma ve sıcak su gibi yaygın sorunlar Kütahya Cezaevi’nde de mevcut. Son birkaç aydır koğuşların ortak problemi ise kabarık elektrik faturaları. Oğlunun koğuşuna 400 lira fatura geldiğini kaydeden V.S., ‘’İmkanı olan var, olmayan var. Elindeki parayı kantinde pahalıya satılan ürünlere mi yetirsin, elektrik faturasına mı ayırsın?’ diye sordu.

DENETİMLİ SERBESTLİKTE PUAN EZİYETİ

Sorun yaşayan mahkumlar Kütahya ile sınırlı değil. Çanakkale Cezaevi’nden ulaşan şikayetler, denetimli serbestlik konusunda yoğunlaşıyor. Siyasi mahkumların puan toplamasının önü türlü bahanelerle kapanıyor. Yönetmeliğe göre açık öğretim okuyan mahkum eğitim puanı kazanıyor. Hemen hepsi doktor, akademisyen, öğretmen gibi yüksek tahsilli mahkumlar bu puandan mahrum kalıyor.

Bold Medya’ya ulaşan mahkum eşi, siyasi mahkumlara yönelik keyfilikleri şu örnekle anlattı: ‘’Bahçeye çıkıp spor yapmak puan getiriyor. Ancak spora çıktıkları halde, gardiyan ‘çıkmadı’ yazabiliyormuş. İtiraz edince ‘Ben seni görmedim’ deyip işin içinden sıyrılıyor.’’

Siyasi mahkumlar için cezaevi yönetiminin bezdirme politikası güttüğüne inanan mahkum yakını, cezaevi müdürü Yaşar Bolat ve gözlem kurulu üyelerinden vicdani karar vermesini istiyor.

Son yıllarda yaşanan kitlesel tutuklamalarla Türkiye cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 309 bini aştı. Altyapı yetersizliğinin üzerine gelen aşırı doluluk, cezaevlerinde çok sayıda hak ihlalinin yaşanmasına neden oluyor.

Silivri 6 Nolu cezaevi müdürü, mahpusların denetimli serbestlik haklarını gasp ediyor

Okumaya Devam Et

Aktuell

Journalisten Müyesser Yıldız und İsmail Dükel festgenommen

Erneut wurden in der Türkei Journalisten von der Polizei festgenommen. Die Journalistin Müyesser Yıldız von Oda TV und der Ankara-Korrespondent von Tele 1, İsmail Dükel, wurden in den Morgenstunden von der Polizei mitgenommen. Yıldız wird Militärspionage vorgeworfen. Das teilte der Chefredakteur von Tele 1, Merdan Yanardağ, über Twitter mit. Was Dükel vorgeworfen, blieb zunächst unklar. Ein solches Vorgehen habe in einer Demokratie nichts zu suchen, so Yanardağ.

Demokratie seit längerem außer Kraft

Gegen die Worte von Yanardağ kam Kritik. Der Präsident haben seit längerem die Demokratie außer Kraft gesetzt, lautete die Kritik unter dem Kommentar des Cherfredakteurs von Tele 1.

Im Falle der Journalistin Müyesser Yıldız sollen die Polizei alle digitalen Geräte beschlagnahmt haben. Auch die Computer ihres Ehemannes sollen die Polizisten mitgenommen haben. Yıldız Wohnung war auch 2011 durchsucht worden. Damals war der Anwalt der Journalistin dabei. Diesmal war es verboten, dass der Anwalt benachrichtigt wird.

Reaktion auf Anzeige gegen Innenminister Süleyman Soylu

Erst vergangenen Freitag hatte Yıldız Anzeige gegen den türkischen Innenminister Süleyman Soylu erstattet. Gleichzeitig hält der Gerichtsprozess zwischen der Journalisten und Verteidigungsminister Hulusi Akar weiter an.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar