Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kanserden ölen KHK’lı öğretmenin son mektubu

Kanserden hayatını kaybeden KHK’lı öğretmen Emine Yürükçü’nün yaşadıklarını kaleme aldığı son mektubu ortaya çıktı: “Bu zulmü yapanlara ve ses çıkarmayanlara…”

BOLD- 1 Eylül 2016 çıkarılan 672 sayılı KHK ile ihraç edilen sınıf öğretmeni Emine Yürükçü, yaklaşık 4 ay önce hayatını kaybetti. Kanseri yenmişken, ihraç olması nedeniyle hastalığı nükseden Yörükçü, son mektubunda, kendisine tüm bunları yaşatanlara sesleniyor.

Mektubunda üç yıldır yaşadıklarını anlatan Yürükçü, “Bizi sade biz ve birkaç kişi anlıyor” diyen Yürükçü, kendilerine yapılan zulmü kayda geçirdiği mektubunda, sessiz kalanlara da hakkını helal etmediğini belirtiyor.

İHRAÇ İLE HAYATIMIZ ALT ÜST OLDU

KHK TV’ye konuşan Emine Yürükçü’nün eşi Musa Yürükçü “Eşim 10 yıldır kanser tedavisi görüyordu. Tedavi görüyordu, kontrol altındaydı hastalığı. Fakat atılınca, ihraç edilince bir daha toparlayamadı. 1 Eylül’de ihraç oldu, ocak ayından itibaren kesintisiz kemoterapi almaya başladı ve yaşadıklarına dayanamayarak 4 ay önce vefat etti. İhraç ile hayatımız alt üst oldu.” dedi.

BEN DE ÇOCUKLARIM DA TRAVMA GEÇİRİYORUZ

Eşi gibi 672 sayılı KHK ile ihraç edilen Musa Yürükçü, şu an herhangi bir iş yapmadığını, malulen emekli olan eşinin emekli maaşıyla geçindiklerini söyledi ve ekledi: “Şu an hem ben, hem çocuklarım ağır travma altındayız. Yokluğu ağır geldi. 12, 14 ve 20 yaşında üç çocuğum var. Hepsi psikolojik destek alıyor. İlaç kullanıyorlar, ben de kullanıyorum. Özellikle oğlum, bu travmayı yoğun yaşıyor.”

Eşinin takipsizlik aldığı halde OHAL Komisyonundan 2,5 yıl haber beklediğini ifade eden Musa Yürükçü, “Eşim Samsun Tekeköy’de çalışıyordu. Sendikaya üye olduğu için ihraç edildi. Takipsizlik aldığı halde 2,5 yıl OHAL Komisyonundan cevap bekledi. Toplum bize büyük vefasızlık yaptı, O bu toplumdan alacaklı olarak gitti. Bu yitip giden hayatların vebalini kim ödeyecek!” ifadelerini kullandı.

EŞİMİN VASİYETİ VAR

Musa Yürükçü, mağdur olan insanların bile gölgesinden korktuğunu söyledi: “Halbuki birbirimizden başka kimimiz var. Sahip çıkacağımız, derdimizi anlatabileceğimiz… Halkımızın bu sınavı veremediğini düşünüyorum. Tanıdığı bildiği evlatlarını, kardeşlerini haksız yere itham ettiler. Bizi tanıdığı halde kaçan, vefasızlık eden insanları hayatım boyunca unutmayacağım. Eşimin de o konuda zaten vasiyeti vardı. Topluma hakkını helal etmiyordu. Ben de vefasız insanlara etmiyorum.”

EMİNE YÜRÜKÇÜ’NÜN MEKTUBU

Terörist diye Emniyet’ten ihraç edildi; askerliğini yaparken şehit düştü

BOLD ÖZEL

“Oğlum annesinin yanından ayrılınca bir hafta konuşmadı”

Tutuklu anaokulu öğretmeni Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesiz. Eşi hapse girince çok zorlandıklarını söyleyen Ahmet Yalçın, “Oğlum annesinden ayrılınca eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye uğraşıyoruz ama anne gibi olmuyor.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Küçük bebekleri olduğu halde tutuklanan annelerin ve çocukların maruz kaldığı hak ihlalleri her gün artıyor. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan anaokulu öğretmeni Elif Yalçın, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 5 Mayıs 2021’de tutuklanıp Gebze Kadın Kapalı Cezaevine gönderildi. Bank Asya hesabı ve ByLock kullandığı iddiasıyla hapse konulan Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesinden ayrı.

“ANNE SÜTÜ VE EK GIDAYLA BESLENİYOR”

Bold Medya’ya konuşan Ahmet Yalçın, “Eşimi almaya gelmeden önce aradılar. ‘Koronavirüs filyasyon ekibindeniz’ dediler. Oysa biz evdeydik, bir yere gittiğimiz yoktu. Oğlum anne sütü ve ek gıdayla besleniyor. İlk zamanlar oğlumu yanına götürdük. Bir ay yanında kaldı. Cezaevinin şartları çok zor. Eşim oğlumuzdan ayrılmaya dayanamadı ama kendi nefsim için bunu yapamam deyip mecburen bize verdi. Salih Enes normalde uysal bir çocuktu. Şimdi hırçınlaştı.” dedi.

İlk dönemler çok zorlandıklarını belirten Yalçın, “Enes’i annesinin yanından alıyorduk. Gebze’den eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye biz ilgileniyoruz ama anne gibi olmuyor, içimiz parçalanıyor.” ifadelerini kullandı.

10 KİŞİLİK KOĞUŞTA 23 KİŞİ KALIYOR

Elif Yalçın, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘na geçtiğimiz günlerde mektup yazarak cezaevi koşullarını ve tutuksuz yargılanma talebini dile getirmişti: “20 aylık bebekli emziren mahpusum. 10 kişilik yerde 23 kişi kalınca sürekli yanımda kalamıyor. Yanıma alınca da oyun alanı bulamıyor. Bebeğim yemekteyken bir köfte daha istedi. Yoktu. Birlikte ağladık. Ev hapsi bile olsa tutukluluğum bitmeli.” demişti.

“SUÇ İŞLEMESELERDİ DİYENLERİ ANLAMIYORUM”

Kendisi de 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan ve dosyası Yargıtay’da bulunan Ahmet Yalçın, yetkililere ve kendilerine “terörist” muamelesi yapanlara seslendi: “Suç işlemeselerdi diyenleri anlamıyorum. Dosyalarda suç yok. Hırsızlık, gasp, adam öldürme, yolsuzluk, ihaleye fesat… Hiçbiri yok. Olan varsa yargılansın ama dosyalarda yok bunlar. Bunlar şucu, delil bu. O yüzden bunlar terörist deniliyor özetle. Hak mı bu?

“BİZE TERÖRİST DİYENLER GELSİN EVİMİZE MİSAFİR OLSUN”

Terörist olup olmadığını merak ettiğiniz insanlarla vakit geçirin, evine misafir olun, sohbet edin. Ettiğiniz laflardan utanacaksınız garanti veriyorum. Oğlum 1.5 yaşında annesiz kaldı. Eşim okul öncesi öğretmeni ve hiç devlet memuru olmadı benim gibi. Yazık günah değil mi bu çocuk 5 aydır annesiz? Elektronik kelepçe ile evde dursun çocuğuna baksın dedik onu da kabul etmediler.

“HER GÜN ANNESİNİN FOTOĞRAFINI ÖPÜYOR”

Ben yavruma her gün annesinin fotoğraflarını öptürüyorum unutmasın diye. İnsan insana bunu yapar mı? Merhametiniz varsa kendinizi sigaya çekip bir düşünün. Salih Enes gibi kaç çocuk çok daha kötülerini yaşıyor. Yetmedi mi bunlar?”

 

“20 aylık bebekli, emziren bir mahpusum”

Okumaya devam et

Gündem

Bugün Mevlid Kandili: Ümit Nağmeleri’nden özel klip

mevlid kandil

Ümit Nağmeleri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa(s.a.v) doğduğu gün olan Mevlid Kandili münasebetiyle özel ve nostaljik bir klip hazırladı. Rebiülevvel ayının 12’nci gecesi olan bu gece kutlanacak olan kandil münasebetiyle hazırlanan kilpte salavat-ı şerifeler ve dualar okunuyor.

BOLD – Arapçada doğmak ya da doğum zamanı manasına gelen mevlid, Peygamber Efendimiz’in (asm) doğum zamanına dendiği gibi; onu tasvir etmeye, anlatmaya çalışan manzum eserlerin adı olarak da biliniyor.

“Mevlid Kandili” ise, İslâmî gelenekte, Resûl-i Ekrem Nebiyyi Muhterem Efendimiz’in (asm) âlemi şereflendirdiği, nura gark ettiği gecenin kamerî sene-i devriyesi olarak kutlandığı gecenin adıdır.

Okumaya devam et

Gündem

Akın İpek Güzeldülger’i doğruladı: Annemi evinden attıran da Canikli

Eski TMSF yöneticisi Abdullah Güzeldülger’in Boydak, Koza, Aydınlı’daki yolsuzlukların sorumlusunun AKP’li Nurettin Canikli olduğunu iddiasını Koza İpek Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek de doğruladı. İpek, “Canikli, annemi evinden attırıp, Koza nın işlerini komşusuna veren şahıstır” dedi.

BOLD – Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) eski yöneticisi ve Gelecek Partisi Yolsuzlukla Mücadele Komisyon Başkanı Abdullah Güzeldülger, TMSF’nin el koyduğu şirketlerde yapılan yolsuzlukların baş sorumlusunun dönemin Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli olduğunu söyledi. Güzeldülger’in iddialarını doğrulayan Koza İpek Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek ise Canikli’nin mahkemelere talimat verdiğini, annesini de yaşadığı evden attırdığını söyledi.

CANİKLİ KOZA’NIN İŞLERİNİ KOMŞUSUNA VERDİ

TMSF’ye devredilen Koza İpek Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek, sosyal medya hesabından eski Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’yle ilgili dikkat çekici ifadeler paylaştı. Güzeldülger’in “AKP hükumeti, el koyduğu Boydak, Koza, Aydınlı’da büyük yolsuzluklar yaptı. Baş sorumlu Nurettin Canikli’dir” ifadesini paylaşan İpek, “Nurettin Canikli, aynı zamanda ‘Yukarının talimatı’ diyerek ‘mahkemeler’e talimat veren, annemi evinden attırıp, Koza’nın işlerini komşusuna veren şahıstır. Bize yapılan caniliklerde imzası vardır…” dedi.

CANİKLİ, YAŞLI BİR KADINI HAPİSTE ÖLDÜREBİLECEK BİRİ

İpek, “Bize yapılanların fito mito ile falan ilgisi yok. Bu vahşet tamamen para ile ilgili. İpek, ilk çökülen gruptur. Bizi ortan kaldırıp tüm delilleri silmek istiyorlar” dedi. “Bu şahıs, sıradan biri değil… Kötülük anlamında söylüyorum. Yaşlı bir kadını dahi, gözlerini kırpmadan hapiste öldürebilecek biri. Bizim ile ilgili verilen ‘mahkeme’ kararlarına bir bakın. Bu infaz kararları için talimat verdiler. Yaptırdılar da…” dedi.

‘TMSF’DE İŞLER NASIL YÜRÜYOR?’

TMSF yönetiminin şirketlere verdiği zarara da dikkat çeken İpek, “TMSF’de işler nasıl yürüyor? Genel kurulda karar almadan, açıklamadan, kar dağıtmadan; 100 milyon bağış yaparak yürüyor… 100 milyon, bugün birçok şirketin öz sermayesinden büyük para. SPK da bu pis işlerin içinde… Değiliz desinler; göreyim… Adli bilirkişi raporunu yayınladım. https://t.co/6elLBMIe6L da, merak eden bakabilir” dedi.

 

TMSF eski yöneticisi: Boydak, Koza, Aydınlı’da yolsuzlukların baş sorumlusu Nurettin Canikli’dir

Okumaya devam et

Popular

Shares