Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Şok iddia: TÜİK enflasyonu düşürmek için özel çalışma yaptı!

TÜİK'in, enflasyonu düşürmek için BİM ve A101 üzerinden fiyat oyunu yaptığı iddia edildi.

BOLD- Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon rakamlarını nasıl düşük gösterdiğine dair çarpıcı bir iddia ortaya atıldı. Yeniçağ gazetesi yazarı Ahmet Takan, TÜİK’in enflasyonu düşük çıkarmak için yaptığı çalışmayı bugünkü (5 Ocak 2019) köşe yazısında ele aldı.

Takan, kaynak olarak üst düzey bir TÜİK bürokratını gösterdi.

DÖNEN DOLAPLARI TÜİK BÜROKRATI ANLATTI

Takan, “Çünkü, ben Türkiye’de yaşıyorum… Çünkü, ben çarşıya pazara gidip alış veriş yapıyorum… TÜİK’in enflasyon rakamlarını nasıl düşük göstermeyi becerebildiğini anlayamadığımı ifade etmiştim önceki günkü yazımda.” diyerek, bu yazıdan sonra aldığı bir telefonu anlattı.

Takan yazısında, enflasyonun nasıl düşük çıkarıldığını, ismini vermeyen TÜİK bürokratının ağzından şöyle aktardı:

BİM VE A101 ÜZERİNDEN ENFLASYON OYUNU

“Fiyatlar derlenip bittikten sonra merkeze gönderilir, 2. tur fiyatları derlendikten sonra ne oldu ise 26 Aralık’ta yeterli düşüş olmasa gerek ki son günde bir talimat; fiyatı düşen veya çok tüketilen parfüm vb… maddelerin fiyatları tekrar derlendirildi, bu fiyatlar dikkate alındı.

2 ay önce de sabit madde çeşidi olan ve zincirleme endekste yer almayan BİM ve A 101 marketleri enflasyon sepetine dahil edildi, birden yüzde 2’ye yaklaşan düşüş… Ve bu şekilde metodolojiye ters bir durumla fiyat takibi yapılarak enflasyon hesaplandı.

Madem bu kadar düşük 2005=100 temel yıllı enflasyon oranlarını 1994=100 bazlı yıla dönüştürerek açıklasınlar ki gerçek enflasyon oranı meydana çıksın ya da sayın yetkililer daha önce derlenmiş olan fiyatları 26 Aralık’ta neden tekrar fiyat derlettiler onu açıklasınlar.”

Ahmet Takan, “Kafam hesap işlerine pek basmaz.” diyerek, TÜİK bürokratından konuyu sade vatandaşın anlayacağı bir dille izah etmesini istediğini de köşesine taşıdı. Bunun üzerine TÜİK bürokratı enflasyon hesabını şöyle ayrıntılandırdı:

SON 2 AYDA OLAĞANDIŞI İŞLER OLDU

“2005 yılında belirlenmiş olan bir enflasyon sepeti var. Bu maddeler 100 kabul edilir, enflasyon ondan sonra hesap edilir. Daha önce 1994 yılı 100 kabul edilip hesaplar ona göre yapılıyordu. Şimdi 2005 yılında zincirleme endeks diye bir güncel enflasyonu güncel geliştirebilen gerçekten doğru hesap edebilen bir sisteme geçilmişti. Bir süre takip edildi, bu 100 madde ilaveler çıkarmalar bir sürü şeyler oldu. Ama bugüne gelindiği zaman son 2 ayda olağan dışı bir şey oldu. Nedir?

Bu enflasyon sepeti her sene Kasım ayında güncellenir. Ve Aralık ayında net güncellenir. Sepete girecek maddeler, yani aileler kullanmışsa onlar girer kullanmadığı malzemeler de çıkar. Bu Aralık ayında hesap edilir biter. Bu yılın zincirleme endeksi Aralık ayında bitmesi lazım. Ocak ayındaki enflasyon bu Aralık ayına göre ne yapacak?

EKİM AYINDA YENİ TALİMAT VERİLDİ

Güncellenen endeks sepetine göre değerlendirme olacak. Anladınız mı?..

Şimdi burada olağanüstü bir şey oldu. ‘Enflasyonla mücadele edeceğiz’ açıklamalarından sonra olağanüstü bir şekilde BİM ve A 101’lerden tüm bölgelere -26 bölgemiz var bizim- 26 bölge ve 81 ilimizde bazı ilçelerde bulunan BİM ve A 101’lerden fiyat toplayacaksınız dediler. Enflasyon sepetinde olan fiyatlar var ya onları toparlayacaksınız dediler. Ekim ayında emirle bunu söylediler.

Oysa şöyle olması gerekiyordu, eğer ihtiyaç var ise ilgili bölgenin fiyat sorumlusu bunu ne yapacaktı? Bunu doğrudan doğruya kendi bölgesinden yazacaktı. Bu fiyatları başka işlerin ikamesi olarak Ankara’ya sunacak, Ankara’da kabul  edecekti. Yani, ‘A’ marketinin fiyatlarında bazı sapmalar varsa, örneğin, çayı, pirinci eksik getirir… Bırakır o işyerini bir başka işyerine geçmesi gerekiyor, bunu bölge fiyat sorumlusu alması gerekiyordu.

Ama Ankara talimatla BİM ve A 101’lerden alınmasını bildirdi.Neden bunu böyle yaptılar? Diğer marketlerde 10 çeşit pirinç varsa -en az 4 çeşit pirinç var- bunlar da 2 çeşit pirinç var. Kalitesine göre bunlardan fiyat alınır. Burada fiyatları standartlaştırmış oluyor. Bu da tüketicinin gerçek alım gücüne yansımıyor. Fiyat da böylece düşürülüyor. Metodolojiye ters. Neden?.

ELEKTRONİK VE OTOMOBİL FİYATI ALDIRDILAR

Bunların geçen yıl Aralık ayında alınması gerekiyordu. Ona göre fiyatlar takip edilecekti ki 1 yılık artışlar ay ay takip edilmesi gerekiyordu. 2 ayda aldılar. Pat ne yaptılar?. Bir anda bazı elektroniklerin, otomobil fiyatları hiç yokken aldırdılar. Sanki her bölgede 1 aile otomobil alıyormuş gibi.. Ne oldu?.. ÖTV indirimi ile birlikte… Birden bire sepetin artış ve enflasyon oranlarını düşürdü. Neye  göre?.. Göreceli olarak sübjektif olarak düşürdü. Kağıt ve sepet üzerinde gerçekten düşürüldü!..

Bunların daha vahimi nedir?Temel fiyatlar 2 tur toplanır. Ayın 10 ile 15’i arasında birinci tur, 20 ila 25’i arasında 2. tur toplanır. Veri girişi yapılır, bu merkeze anında düşer. Ayın 26’sında enflasyon fiyatlarına parfüm ve hediyelik eşyalarla ilgili bir talimat gönderdiler.

İNDİRİM VAR DİYE PARFÜM FİYATI İSTENDİ

İkinci tur fiyatlarını kabul etmediler. Son alınan fiyatları tamamen yeniden aldırdılar. ‘Öyle geçerli olacak’ dediler. Vahimi buydu. 26 Aralık’ta fiyatları tekrar derlettiler parfüm ve diğerlerinin de  alınması talimatıyla. Eskiden alınan parfüm fiyatlarını kabul etmediler. Yılbaşı dolayısıyla indirime  girdi ya bunların çoğu… Bütün metodoloji ve kuralları bozdular. 26’sından sonra alınan rakamlar geçerli oldu ve enflasyon düşük çıktı. Zaten, bütün bölge müdürleri ve daire başkanlarını da mülakata çağırdılar. Niye? Gözdağı veriliyor. Kol kırıldı yen içinde kaldı!..”

Bürokratın bu açıklamasının ardından Ahmet Takan yazısını, “Demek hedeflerin tamamı böyle tutturuluyormuş!..” ifadeleriyle tamamladı.

DURMUŞ YILMAZ: BUNUN ADI ARJANTİNLEŞME

Eski Merkez Bankası Başkanı ve İyi Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, TÜİK’e sert tepki gösterdi ve Ahmet Takan’ın yazısındaki iddiaların “Arjantinleşme” anlamına geldiğini kaydetti.

Yılmaz, “Hiç şüpheniz olmasın ileride daha yüksek enflasyon ve itibar kaybı olarak geri dönecektir.” yorumunu yaptı.

Ekonomi

Sürücülere Deli Dumrul anketi: Kaç lira olursa köprüden geçersiniz?

Geçiş garantili köprü ve otoyollar için Hazine’den çıkan para katlanarak artıyor. Şoförlerle görüşmeye hazırlanan Ulaştırma Bakanlığı ise AKP’ye yakın müteahhitlerin yaptığı köprü ve otoyolları kullanılmasını isteyecek.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta övündüğü köprü ve otoyollardaki devlet garantisi sebebiyle geçen de geçmeyen de para ödüyor. Devlet, bu projeleri üstlenen işletmelere, dolar ve euro üzerinden araç geçiş garantisi veriyor. Araç geçişleri, garanti sınırının altında kalması durumunda aradaki farkı devlet ödüyor. Devlet, söz konusu projelere her yıl garanti kapsamında milyarlarca lira akıtıyor.

BELLİ SAATLERDE İNDİRİM MODELİ

Habertürk’ün haberine göre Ulaştırma Bakanlığı, garanti ödemeleri azaltmak amacıyla bir çalışma başlattı. Bu çalışma kamuoyunda, “mega” olarak adlandırılan köprü ve otoyollarda, talebi ve araç trafiğini artırmayı hedefliyor. Özel sektörün işlettiği otoyollarda, “elastik” adı verilen bir ücret modeli üzerinde duruluyor. Model, geçiş ücretinin var olan talebi artıracak veya yeni talep yaratacak biçimde ayarlanmasına ve geçiş ücretlerinin indirilmesine dayanıyor.

Bu amaçla Ulaştırma Bakanlığı personeli sürücülerle ya da vatandaşlarla, hangi ücret düzeyinde bu projeleri daha çok kullanacakları ya da kullanmaya başlayacakları yönünde anket çalışmaları yapacak. Danışman firmanın yürüteceği çalışma sonrasında geçiş ücretlerinin yeniden ayarlanması gündeme gelecek.

GEÇSEN DE ÖDE, GEÇMESEN DE

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, Osmangazi Köprüsü ile Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu, Avrasya Tüneli, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu, Ankara-Niğde Otoyolu yap-işlet-devret modeliyle inşa edildi. Bu projelerin ihalesi genel olarak dünyanın en çok kamu ihalesi alan Cengiz, Kolin, Limak, Kalyon ve MNG şirketlerine veriliyor.

Deli Dumrul vergisini aratmayan köprü ve otoyollara devlet dolar kuru üzerinden para ödüyor. Geçmeyen araç başına 83 milyon vatandaşın cebinden AKP’ye yakın patronlara para kesiliyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü için iş yapan konsorsiyuma Hazine’den 2019 yılında vatandaşın cebinden ödenen para 3 milyar 50 milyon lirayı buldu. Bu sene ilk 6 ay için 1 milyar 750 milyon TL ödendi.

Osman Gazi Köprüsü için ise 4.5 yılda toplam 5 milyar 834 milyon TL ödeme yapıldı. Bu sene ilk 6 ay için 1 milyar 750 milyon TL ödendi.

Okumaya devam et

Ekonomi

İşten çıkarma yasağı uzatıldı: Milyonlarca işçi çalışıyormuş gibi gözükecek

Koronavirüs salgını nedeniyle işverenin çalışanını işten çıkarma yasağı iki ay daha uzatıldı. Yasak nedeniyle milyonlarca işçi çalışıyormuş gibi gözükecek. Bu nedenle TÜİK’in açıkladığı işsizlik verileri düşük çıkacak.

BOLD – Cumhurbaşkanı Kararı ile işverenin çalışanını işten çıkarma yasağı, 17 Mart’tan itibaren iki ay daha uzatıldı. Hükumetin “istihdamı korumak için” uyguladığı Karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

17 MAYIS’A KADAR İŞTEN ÇIKARMA YOK

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, 4857 sayılı İş Kanunu’nda işçilerin iş akitlerinin feshedilmesinin önüne geçilmesine yönelik düzenlemeyi içeren geçici 10’uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen sürelerin, 17 Mart’tan itibaren 2 ay daha uzatılması düzenlendi.

16 NİSAN 2020’DEN BERİ YÜRÜRLÜKTE

İş Kanunu’na 16 Nisan 2020’de eklenen geçici madde ile iş veya hizmet sözleşmelerinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, iş yerinin faaliyetinin sona ermesi, işin sona ermesi halleri dışında, 3 ay süreyle işveren tarafından feshedilmesi yasaklanmıştı. Ayrıca geçici maddede işverene, çalışanlarını 3 aylığına ücretsiz izne ayırmasına ilişkin düzenlemeye de yer verilmişti.

MİLYONLARCA İŞÇİ ÇALIŞIYORMUŞ GİBİ GÖZÜKECEK

Hükumet koronavirüs salgını nedeniyle patronlara işçilerini çıkarmamaları için teşvik sunuyor. Milyonlarca işçi asgari ücretin yarısı kadar bir ücretle geçimini sağlamaya çalışırken, işten çıkarılmayanlar sayesinde işsizlik verileri de azalmış oluyor.

PATRONLARA İŞÇİLERİN PARASINDAN 20 MİLYAR TEŞVİK VERİLDİ

Patronlara geçen yıl 16 Nisan’dan beri işçilerin İşsizlik Sigortası’ndaki parasından 20 milyar liranın üzerinde teşvik verildi. Patronlar hem nakdi destek, kısa çalışma ödeneği gibi yardımlar sayesinde işçilere ücretli izin vermek gibi sorumluluklardan kurtarıldı. İŞKUR verilerine göre Nisan 2020-Ocak 2021 tarihleri arasında 2 milyon 471 bin 134 işçiye, 8 milyar 265 milyon 914 bin 51 TL nakdi destek ödemesi yapıldı.

8 Mart’ta 4 kadın 4 hikaye

Okumaya devam et

Ekonomi

Hakan Atilla Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü’nü bıraktı

Halkbank davası nedeniyle 28 ay hapis yatan Hakan Atilla, ABD ile Türkiye arasındaki gerilimi gidermek için Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü görevinden istifa etti.

BOLD – Hakan Atilla, Borsa İstanbul A.Ş’deki genel müdürlük görevinden istifa etti. Borsa İstanbul’dan yapılan açıklamada şöyle denildi: “Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Sn. Mehmet Hakan Atilla’nın kendi isteğiyle 08.03.2021 tarihinden itibaren Genel Müdürlük görevinden istifa etmesi nedeniyle, 08.03.2021 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile istifası kabul edilmiştir. Borsamız kararı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığına bildirilmiştir.”

ABD’de Halkbank davası sebebiyle 28 ay hapis yattıktan sonra Türkiye’ye döndüğünde Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü’ne getirilen Hakan Atilla’nın bu ay sonunda istifa edeceği iddia edilmişti. Hakan Atilla, iddiaya ilişkin yaptığı ilk açıklamada izne ayrıldığını doğruladı. “İddialara cevap vermek anlamlı değil o yönde bir karar alırsam borsa resmî bilgilendirme yapar elbette” dedi.

Financial Times gazetesinden Ayla Jean Yackley imzalı haberde, Atilla’nın istifa iddiası, “Türkiye ile ABD arasındaki anlaşmazlığı gidermek için sembolik bir jest olabilir” şeklinde yorumlanmıştı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0