Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kızağa çekilen Orgeneral Temel’in Rusya ile kriz çıkartacak emri neydi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sürpriz kararıyla görevinden alınan 2’nci Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Metin Temel’in “Rusya ile muhtemel bir krize sebebiyek verecek emirde ısrarcı olduğu” için kızak bir göreve çekildiği iddia edildi.

Erdoğan’ın, Suriye’de Fırat’ın doğusuna yapmayı planladığı askeri harekâtın, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Orgeneral Temel arasında yaşanan emir yetkisi sebebiyle ertelendiği ifade ediliyor.

FATİH ALTAYLI’NIN “YENİ DÖNEM MÜTTEFİKİMİZ” DEDİĞİ RUSYA

Habertürk yazarı Fatih Altaylı bugünkü yazısında Orgeneral İsmail Metin Temel’in, Genelkurmay Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı’na çekilmesiyle ilgili bir kulise yer verdi.

Altaylı yazısında, “Sorunlu bir komşumuzla sorunlarımızı daha da arttıracak ve yeni dönem müttefikimizle sorunlar doğuracak bir emri ve bu emirdeki ısrarı nedeniyle görevden alındı 2. Ordu Komutanı.” dedi.

Orgeneral Temel’in ısrarcı olduğu emiri ile ilgili net bilgiye sahip olduğunu ifade eden Altaylı, “Orgeneral Temel’in görevden alınmasının madalya ile falan ilgisi yok. Çok daha önemli bir gerekçe ile Savunma Bakanlığı tarafından görevden alındı. Bu gerekçeyi detaylı olarak yazmam çok doğru olmaz.” dedi.

İsmail Metin Temel (ortada) Suriye’nin kuzeyindeki Afrin şehrine yönelik harekât esnasında korgeneral rütbesindeydi.

ORGERAL TEMEL VE TUĞGENERAL BARUT’UN GÖRDÜĞÜ TEHLİKE NEYDİ?

Sözcü Gazetesi Yazarı Deniz Zeyrek de benzer iddialarda bulunmuş ve Orgeneral Temel ile Tuğgeneral Mustafa Barut’un, “Fırat’ın doğusuna harekât” konusunda Erdoğan ile farklı görüşe sahip olduklarını yazmıştı.

4’üncü Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Barut da Orgeneral Temel gibi kızak bir görev olan 3’üncü Ordu Komutanlığı Denetleme ve değerlendirme Komutanlığı görevine getirilmişti.

Suriye’ye yönelik operasyonlarda saha tecrübesi olan Orgeneral Temel ve Tuğgeneral Barut’un, Fırat’ın doğusunda gördüğü tehlike neydi bilinmiyor.

FIRAT’IN DOĞUSUNA YAPILACAK OPERASYONU KİM YÖNETECEK?

ABD’nin askerlerini Suriye’den kademeli şekilde çekeceğini açıklaması ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Fırat’ın doğusuna sınır ötesi harekât düzenleyeceğini açıklamasının ardından bölgedeki belirsizlik devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Suriye’deki PYD/YPG güçlerine karşı yürütülecek operasyona ilişkin Rusya ile temasları devam ediyor.

Fırat’ın doğusuna yapılacak muhtemel askeri operasyonda yetkili olacak olan 2’inci Ordu Komutanlığı’na Orgeneral Temel’den sonra henüz bir atama yapılmadı.

ORGERAL İSMAİL METİN TEMEL KİMDİR?

15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı olarak görev yapan İsmail Metin Temel, 2’nci Ordu Komutanı Orgeneral Âdem Huduti’nin tutuklanmasının ardından 2’inci Ordu Komutanlığı’na vekâleten ataması yapıldı.

Korgeneral rütbesinden Orgeneralliğe terfi ettirilen Temel, 2’nci Ordu Komutanlığı’na asaleten ataması yapıldı.

Suriye’nin kuzeyine yönelik Fırat Kalkanı Harekâtı ve Zeytin Dalı Harekâtı operasyonlarını yöneten Orgeneral Temel, 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde “Apolet sökme” tartışmasıyla siyasetin gündemine oturmuştu.

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) tarafından organize edilen iftar yemeğine katılan Metin Temel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında Muharrem İnce’ye yönelik eleştirilerini alkışlaması eleştirilere sebep olmuştu.

MUHARREM İNCE: APOLETLERİNİ SÖKECEĞİM

Muharrem İnce, “O generalin apoletlerini sökeceğim.” diyerek duruma tepki göstermiş, Erdoğan ise, Metin Temel’in Afrin’e yönelik operasyonun düzenlenmesinde öne çıkan isimlerden biri olduğunun altını çizmişti.

Erdoğan, “Apolet sökmek’ ne demek? Sen bu ülkeye cumhurbaşkanı olmaya mı talipsin, kral olmaya mı heveslisin?” sözleriyle İnce’yi eleştirmişti.

Orgeneral Temel pasifize mi edildi, başka planlar için mi Genelkurmay’a geçti?

Gündem

Ayşe teyzeyi hayır için bağışladığı evinden kovuyorlar

80 yaşındaki Ayşe Özer’in, ölümünden sonra hayır için kullanılmak üzere İstihkam Vakfı’na bağışladığı evine el konuldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü 2016’dan bu yana biriken kira ödemesi yapılmaması halinde evin bir ay içinde boşaltılmasını istedi.

BOLD – İzmir’de yaşayan Ayşe Özer, vefat ettikten sonra hayır adına kullanılması için vakfettiği evinden çıkarılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü, 2016’dan bu yana biriken kira bedelinin ödenmemesi halinde evin 30 gün içinde boşaltılmasını istedi. Oysa bağış sözleşmesine göre evin kullanım hakkı ölene kadar Ayşe Özer’de bulunuyor.

Eşi İsmail Hakkı Özer ile birlikte yıllarca çalışarak aldıkları bir ev ve dükkanı vefatlarından sonra İstihkam Vakfı’na kalmak şartıyla vakfettiklerini söyleyen Ayşe Teyze “Evime el koymaya çalışıyorlar. Bana da nereye gidersen git diyorlar. Eşimle birlikte 40 sene önce çalışarak, dişimizden tırnağımızdan artırarak taksitle aldık bu evi. Dükkan var altında, oraya el koydular. Bu sefer evimizi de almaya kalkıyorlar. Ben nereye gideyim, kimsem yok ki benim.” dedi.

15 Temmuz’dan sonra kapatılan İstihkam Vakfı’nın tüm malları Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Bunun üzerine Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü vakfedilen dükkanın işletmesini 2017 yılında devraldı. Tepkiler üzerine Ayşe Teyze’nin evini boşaltma talebini askıya aldı. Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü, Ayşe Özer’e gönderdiği 22 Şubat 2021 tarihli tebligatta, 2016’dan bu yana evde kiracı olarak oturduğunu, bugüne kadar hiçbir kira ödemediğini, kiraları taksitle ödeyebileceğini, yoksa 30 gün içerisinde evini boşaltması gerektiğini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının evine el koyduğu 87 yaşındaki Sıttıka teyze kalp krizi geçirdi

Evinden atılmak istenen Sıttıka Teyze konuştu: Böyle hainlik yapılır mı?

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’deki hak ihlalleri ve kadın cinayetleri New York’un reklam panolarında

Türkiye’deki insan hakları ihlallerine ve kadın cinayetlerine dikkat çekmek için New York’un ünlü caddelerinden 42. Cadde ve 8. Aveneu’ya dijital reklam panoları yerleştirildi.

BOLD – Merkezi ABD’de bulunan insan hakları kurumu Advocates of Silenced Turkey (AST), Türkiye’deki insan hakları ihlallerine ve üç kat artan kadın cinayetlerine dikkat çekmek için New York’un en kalabalık bölgesi olan Manhattan’daki sokaklara reklam verdi.

“KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURUN” YAZILDI

15×15 metre büyüklüğünde, küp şeklindeki 2 dijital reklam panoları, Newyork’un ünlü caddelerinden 42. Cadde’ye ve 8. Aveneu’nun köşesinde yer alıyor. Haftalık milyonlarca kişinin gördüğü reklam panolarına “Türkiye’deki kadın cinayetlerini durdurun” ve “5 bin kadın ve 780’den fazla bebek cezaevlerinde” yazıldı.

“BEBEKLER BİLE SİYASİ TUTUKLU OLARAK CEZAEVİNDE”

AST’nin Başkanı Murat Kaval, amaçlarının yeni açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı’na rağmen Türkiye’de gün geçtikçe artan hak ihlallerini dünyaya duyurmak ve kadınların haklarına dikkat çekmek olduğunu söyledi.

Kaval, “Türkiye’de kadın cinayetleri 3 kat arttı. Her gün yeni bir vahşetle karşılaşıyoruz. Ayrıca binlerce kadın bugün Türkiye’de siyasi tutuklu. Bebekler de siyasi tutuklu olarak cezaevinde. Bu reklamlar ile insanları harekete geçirmeyi amaçlıyoruz. Reklamın alt tarafında ‘milletvekillerini ara’ yazıyor. Amerikalılar’ın milletvekillerini ve senatörleri bilgilendirmesini, ‘bu konuda bir şey yapılmayacak mı diye sormaları’nı istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

KADIN HAKLARI 36 ŞEHİRDE PROTESTO EDİLECEK

Murat Kaval, 6 Mart Cumartesi gününden itibaren Amerika, Kanada, Brezilya, Güney Amerika ve Avrupa’nın 36 şehrinde kadın haklarıyla ilgili protestolar yapılacağını sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

Gündem

Hakan’ın annesinden mektup var

Bir buçuk aydır lösemi tedavisi gören 11 yaşındaki Hakan Dağdeviren’in tutuklu annesi Sabriye Dağdeviren, kemoterapi alan oğlunun yanında olamamanın acısını ve hüznünü yazdı.

BOLD – Anne-babası tutuklandıktan sonra lösemi teşhisi konulan Hakan Dağdeviren’in annesi Sabriye Dağdeviren, Karar gazetesi yazarı Elif Çakır‘a mektup gönderdi. 15 gün arayla tutuklanan Sabriye-Gökhan Dağdeviren çifti Eskişehir Cezaevinde tutuklu bulunuyor. 11 yaşındaki oğulları Hakan Dağdeviren ise 27 Ocak’tan bu yana Eskişehir Osmangazi Üniversitesi onkoloji bölümünde tedavi görüyor.

“OĞLUMUN YANINDA KOMŞULARIMIZ NÖBETLEŞE KALIYOR”

Mektubunda çocuklarının bakımını 70 küsur yaşındaki babaanne ve dedelerinin yaptığını belirten Sabriye Dağdeviren, “Hakan’ın yaklaşık 1 yıl hastanede yatacağını öğrendim. Kayınvalidemin sürekli hastanede kalması gerekiyor ama evde aynı zamanda 90 yaşındaki annesinin bakımıyla da ilgilenmek zorunda. Oğlumun yanında komşularımızın nöbetleşe kaldığını öğrendim.” dedi.

“ELİMDEM BİR ŞEY GELMİYOR”

Kemoterapi gören oğlunun yanında olamamanın acısını ve hüznünü anlatan Sabriye Dağdeviren, “11 yaşındaki kemoterapi gören bir çocuğun yanında 1. derece yakını olmayan birilerinin kalması bir anne için ne kadar acı bir durumdur. Haftada bir oğlumdan alacağım haberin dışında elimden bir şey gelmiyor. Bir dakikalığına bir anne bir kadın olarak beni yerinize koyun.” ifadelerini kullandı.

Öğretmen Gökhan Dağdeviren Cemaat soruşturmaları kapsamında Haziran 2018’de tutuklandı. 15 gün sonra eşi Sabriye Dağdeviren’i aldılar. Örgüt üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan Gökhan Dağdeviren 19 yıl, eşi ise 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sabriye Dağdeviren’in cezası onaylandı, Gökhan Dağdeviren’in dosyası Yargıtay’da bekletiliyor.

“POLİSLER KAPIYI KIRIP GİRDİ, ÇOCUKLAR PERİŞAN OLDULAR”

Geçen ay Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Youtube kanalına konuk olan Hakan’ın dedesi Ali Dağdeviren, torunun yaşadığı travmayı atlatamadığını ve bu yüzden hastalandığını söylemişti. Ali Dağdeviren, “Üç sefer kapıları kırıldı, babaları alındı, çocuğu yolda görmüşler, daha 7 yaşındaydı bundan 5 sene önce polisler çeviriyor ufacık çocuğa ‘Babanı götüreceğiz, baban nerede?’ diye sormuşlar! 9-10 polis kapıyı kırıp girmişler, çocuklar perişan oldular. Hakan babaannesine ‘Baba diye dua ediyorum, dua ediyorum ama hiç karşılık gelmiyor, etmeyeceğim artık dua, babam gelmeyecek’ demiş.” ifadelerini kullanmıştı.

Elif Çakır’ın yazısının tamamı

12 yaşındaki kan kanseri Hakan bu yükü nasıl taşısın!

Acı üstüne acı: Annesi ve babası cezaevinde olan 12 yaşındaki çocuk kanser oldu

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0