Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Otelci Turizm Bakanı kendisine el değmemiş koyda otel izni çıkardı

Ersoy'un daha önce iptal edilen Kissebükü Koyu’ndaki otel planı, alanı büyütülerek onaylandı.

Muğla’nın Bodrum ilçesinde el değmemiş koyunda otel yapmak isteyen, ancak izin alamayan Mehmet Ersoy, bakan olunca izni daha da büyüterek çıkarttı.

ETS Tur ile havayolu şirketi Atlas Global’in sahibi olan Mehmet Ersoy’un koruma alanı Kissebükü Koyu’ndaki otel planı iptal edilmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kültür ve Turizm Bakanı yaptığı Mehmet Ersoy, alanı büyüterek yeni imar planını onaylattı.

EL DEĞMEMİŞ KOYLARDAN BİRİ

Bodrum’un el değmemiş nadir koylarından, Doğal ve Arkeolojik SİT alanı olan Kissebükü imara açılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un sahibi olduğu ETS Tur’a ait olan ve otel yapılmak istenen arazinin imar planları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylandı.

Yeni Yaşam Gazetesi’nde yer alan habere göre, 2014 yılında ETS Tur şirketi Kissebükü’nde 5 yıldızlı otel yapmak için adım atmış ve Muğla Valiliği “ÇED Gerekli Değildir” kararı ile otel inşasına izin vermişti. Bu gelişme üzerine Bodrumlu ve birçok bölgeden yurttaşlar, 25 Ocak 2015’te karadan ve denizden bölgeye giderek tepki göstermişlerdi.

PLAN İPTAL EDİLMİŞTİ

2005 yılından bu yana Kissebükü’nün imara açılması adımları atılırken, bu iptal adımına karşı Bodrum ve diğer birçok yerleşimlerde yaşayan yurttaşlar Kissebükü Koruma Platfoumu’nu kurmuştu.

Yıllardır süren mücadeleye ve birçok kesimin bugüne kadar karşı çıkmasına karşın Kissebükü’ndeki otel projesinin olduğu arazinin 1/5000 ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar Planı hukuki olarak açılan davalar sonucu iptal edilmişti.

Şimdi ise imar alanı genişletilerek hazırlan plan teklifi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanarak Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde askıya çıkarıldı.

Yeni Emniyet: İlçe Emniyet Müdürü kaçakçılıktan tutuklandı

İMAR ALANI BÜYÜTÜLDÜ

Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Mustafa Demiröz, konuya ilişkin önümüzdeki günlerde basın toplantısı düzenleyeceklerini ifade ederek, “Daha önce 1/1000 ve 1/5000’lik imar planına Bodrum Denizciler Derneği olarak, Deniz Ticaret Odası ile birlikte itiraz etmiş ve davayı kazanmıştık. İmar planını iptal ettirmiştik.

Ancak yatırımcı tekrar revize talebi ile başvurmuş. Ve bu kez Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tahsis edilmiş 95 dönümlük araziye ilave olarak, 25 dönüm daha tahsis istemiş. Süreci Bodrum Denizciler Derneği olarak zaten takip ediyorduk” dedi.

“ŞİDDETLE KINIYORUZ”

İlan askıdan inmeden müdahale ettiklerini belirten Demiröz, “Bizler Mehmet Ersoy’un Kültür ve Turizm Bakanı olmasından sonra otel girişiminden vazgeçeceğini umarak müjdeli haber beklerken, tam tersi olan bu gelişme karşısında şok olduk ve bu gelişmeyi şiddetle kınıyoruz” dedi.

PLANLAMA YETKİSİ MEHMET ERSOY’A AİT

Bu bölgede planlama yetkisi, ETS Tur’un sahibi olan ve aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanı olan Mehmet Ersoy’a ait. Bölge turizm merkezi kapsamında olduğu için bölge planlarını Kültür ve Turizm Bakanlığı hazırlıyor.

Hazırlanan imar plan notlarında bölgede yapılacak otel amaçlı yapılarda en fazla 2 kat, 10,5 metre maksimum yüksekliğe izin verildiği ve parselde maksimum inşaat alanı katsayısının 0,30 Emsal olduğu, asma katların kat olarak sayılmayacağı belirtiliyor.

Ayrıca günübirlik alan içerisinde emsal 20 tek kat, bina yüksekliği 5,50 metre ve asma kat, kat olarak sayılmayacak.

İmara açılan alan, önceki yıllarda hazırlanan 1/100 binlik Çevre Düzeni Planları’nda orman ve doğal sit alanı olarak belirlendi. Son hazırlanan planlamanın üst ölçekli plana aykırı olduğu ve 25 binlik planlarının bulunmadığı ise biliniyor.

“OTELLERİM İÇİN İMAR BARIŞINA BAŞVURDUM, ÇOK BÜYÜK AVANTAJ NİYE KAÇIRAYIM?”

İmar barışı adı altında iktidarın dağları, ovaları, ormanları, kıyıları, koruma bölgelerini yağmaya açan uygulamasına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy da katılarak kendi otelleri için imar barışına başvurduğunu açıkladı.

Ersoy, “Çok büyük avantaj niye kaçırayım? Rakamlar yüksek değil. İşletmelerin yarım sezonluk kârı” dedi.

Bakan, “Konumunuz şirketinizde yapacaklarınızı etkiliyor mu?” sorusuna ise şu sözlerle yanıt verdi:

“Olaya şöyle bakıyorum: Turizmi bir yere getirmeyi başarırsam şirketlerim de değerleniyor.”

İktidarın, “Türkiye’nin holding gibi yönetilmesi gerekir” anlayışı Ersoy’un ifadelerinde yerini buluyor. Devlet holdingleşirken bakanlıklar şirketleşiyor.

ETS TUR VE OTELLERİ

1991 yılında kurulan ve hızlı şekilde büyüyen ETS tur, yurt içinde binlerce otelin satış ve pazarlamasını gerçekleştiriyor.

ETS Tur’un çatısı altında Didimtur, Jetset, Ucuzabilet.com, Otelpuan.com, Odamax.com ve Lets Go Dergi bulunuyor.

Şirketin 20. yılı olan 2011’de açılışı yapılan Maxx Royal Oteli, 240 milyon dolarlık yatırımla inşa edilmişti.

Otelin, Maxx Royal Belek Golf Resort ve Maxx Royal Kemer Resort adında Antalya’nın Belek ve Kemer ilçelerinde iki ayrı yatırımı bulunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un sahibi olduğu bir diğer otel zinciri ise Voyage Grup.

Voyage Grup bünyesinde de Voyage Belek Golf & Spa, Voyage Sorgun, Voyage Torba, Voyage Torba Private, Voyage Bodrum ve Voyage Türkbükü olmak üzere 6 otel mevcut.

Öte yandan Ersoy ailesinin sahibi olduğu yurt içinde ve yurt dışında farklı yatırımları da var. Atlasjet ve “Akdeniz’in en büyük kumarhanesi”ne sahip olduğu söylenen Kıbrıs’taki Elexus Otel bunlardan bazıları.

Bakan Ersoy ayrıca, Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın (KTHY) yüzde 51’ini satın aldıktan sonra kapatmıştı.

AKP’nin Türkiye’de booking.com’u yasaklamasının ardında da ETS Tur’a alan açma amacının yattığı iddia edilmişti.

Emine Teyze’nin ve Egemen Bağış’ın çikolata kutuları arasındaki fark

Gündem

Ayşe teyzeyi hayır için bağışladığı evinden kovuyorlar

80 yaşındaki Ayşe Özer’in, ölümünden sonra hayır için kullanılmak üzere İstihkam Vakfı’na bağışladığı evine el konuldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü 2016’dan bu yana biriken kira ödemesi yapılmaması halinde evin bir ay içinde boşaltılmasını istedi.

BOLD – İzmir’de yaşayan Ayşe Özer, vefat ettikten sonra hayır adına kullanılması için vakfettiği evinden çıkarılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü, 2016’dan bu yana biriken kira bedelinin ödenmemesi halinde evin 30 gün içinde boşaltılmasını istedi. Oysa bağış sözleşmesine göre evin kullanım hakkı ölene kadar Ayşe Özer’de bulunuyor.

Eşi İsmail Hakkı Özer ile birlikte yıllarca çalışarak aldıkları bir ev ve dükkanı vefatlarından sonra İstihkam Vakfı’na kalmak şartıyla vakfettiklerini söyleyen Ayşe Teyze “Evime el koymaya çalışıyorlar. Bana da nereye gidersen git diyorlar. Eşimle birlikte 40 sene önce çalışarak, dişimizden tırnağımızdan artırarak taksitle aldık bu evi. Dükkan var altında, oraya el koydular. Bu sefer evimizi de almaya kalkıyorlar. Ben nereye gideyim, kimsem yok ki benim.” dedi.

15 Temmuz’dan sonra kapatılan İstihkam Vakfı’nın tüm malları Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Bunun üzerine Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü vakfedilen dükkanın işletmesini 2017 yılında devraldı. Tepkiler üzerine Ayşe Teyze’nin evini boşaltma talebini askıya aldı. Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü, Ayşe Özer’e gönderdiği 22 Şubat 2021 tarihli tebligatta, 2016’dan bu yana evde kiracı olarak oturduğunu, bugüne kadar hiçbir kira ödemediğini, kiraları taksitle ödeyebileceğini, yoksa 30 gün içerisinde evini boşaltması gerektiğini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının evine el koyduğu 87 yaşındaki Sıttıka teyze kalp krizi geçirdi

Evinden atılmak istenen Sıttıka Teyze konuştu: Böyle hainlik yapılır mı?

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’deki hak ihlalleri ve kadın cinayetleri New York’un reklam panolarında

Türkiye’deki insan hakları ihlallerine ve kadın cinayetlerine dikkat çekmek için New York’un ünlü caddelerinden 42. Cadde ve 8. Aveneu’ya dijital reklam panoları yerleştirildi.

BOLD – Merkezi ABD’de bulunan insan hakları kurumu Advocates of Silenced Turkey (AST), Türkiye’deki insan hakları ihlallerine ve üç kat artan kadın cinayetlerine dikkat çekmek için New York’un en kalabalık bölgesi olan Manhattan’daki sokaklara reklam verdi.

“KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURUN” YAZILDI

15×15 metre büyüklüğünde, küp şeklindeki 2 dijital reklam panoları, Newyork’un ünlü caddelerinden 42. Cadde’ye ve 8. Aveneu’nun köşesinde yer alıyor. Haftalık milyonlarca kişinin gördüğü reklam panolarına “Türkiye’deki kadın cinayetlerini durdurun” ve “5 bin kadın ve 780’den fazla bebek cezaevlerinde” yazıldı.

“BEBEKLER BİLE SİYASİ TUTUKLU OLARAK CEZAEVİNDE”

AST’nin Başkanı Murat Kaval, amaçlarının yeni açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı’na rağmen Türkiye’de gün geçtikçe artan hak ihlallerini dünyaya duyurmak ve kadınların haklarına dikkat çekmek olduğunu söyledi.

Kaval, “Türkiye’de kadın cinayetleri 3 kat arttı. Her gün yeni bir vahşetle karşılaşıyoruz. Ayrıca binlerce kadın bugün Türkiye’de siyasi tutuklu. Bebekler de siyasi tutuklu olarak cezaevinde. Bu reklamlar ile insanları harekete geçirmeyi amaçlıyoruz. Reklamın alt tarafında ‘milletvekillerini ara’ yazıyor. Amerikalılar’ın milletvekillerini ve senatörleri bilgilendirmesini, ‘bu konuda bir şey yapılmayacak mı diye sormaları’nı istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

KADIN HAKLARI 36 ŞEHİRDE PROTESTO EDİLECEK

Murat Kaval, 6 Mart Cumartesi gününden itibaren Amerika, Kanada, Brezilya, Güney Amerika ve Avrupa’nın 36 şehrinde kadın haklarıyla ilgili protestolar yapılacağını sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

Gündem

Hakan’ın annesinden mektup var

Bir buçuk aydır lösemi tedavisi gören 11 yaşındaki Hakan Dağdeviren’in tutuklu annesi Sabriye Dağdeviren, kemoterapi alan oğlunun yanında olamamanın acısını ve hüznünü yazdı.

BOLD – Anne-babası tutuklandıktan sonra lösemi teşhisi konulan Hakan Dağdeviren’in annesi Sabriye Dağdeviren, Karar gazetesi yazarı Elif Çakır‘a mektup gönderdi. 15 gün arayla tutuklanan Sabriye-Gökhan Dağdeviren çifti Eskişehir Cezaevinde tutuklu bulunuyor. 11 yaşındaki oğulları Hakan Dağdeviren ise 27 Ocak’tan bu yana Eskişehir Osmangazi Üniversitesi onkoloji bölümünde tedavi görüyor.

“OĞLUMUN YANINDA KOMŞULARIMIZ NÖBETLEŞE KALIYOR”

Mektubunda çocuklarının bakımını 70 küsur yaşındaki babaanne ve dedelerinin yaptığını belirten Sabriye Dağdeviren, “Hakan’ın yaklaşık 1 yıl hastanede yatacağını öğrendim. Kayınvalidemin sürekli hastanede kalması gerekiyor ama evde aynı zamanda 90 yaşındaki annesinin bakımıyla da ilgilenmek zorunda. Oğlumun yanında komşularımızın nöbetleşe kaldığını öğrendim.” dedi.

“ELİMDEM BİR ŞEY GELMİYOR”

Kemoterapi gören oğlunun yanında olamamanın acısını ve hüznünü anlatan Sabriye Dağdeviren, “11 yaşındaki kemoterapi gören bir çocuğun yanında 1. derece yakını olmayan birilerinin kalması bir anne için ne kadar acı bir durumdur. Haftada bir oğlumdan alacağım haberin dışında elimden bir şey gelmiyor. Bir dakikalığına bir anne bir kadın olarak beni yerinize koyun.” ifadelerini kullandı.

Öğretmen Gökhan Dağdeviren Cemaat soruşturmaları kapsamında Haziran 2018’de tutuklandı. 15 gün sonra eşi Sabriye Dağdeviren’i aldılar. Örgüt üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan Gökhan Dağdeviren 19 yıl, eşi ise 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sabriye Dağdeviren’in cezası onaylandı, Gökhan Dağdeviren’in dosyası Yargıtay’da bekletiliyor.

“POLİSLER KAPIYI KIRIP GİRDİ, ÇOCUKLAR PERİŞAN OLDULAR”

Geçen ay Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Youtube kanalına konuk olan Hakan’ın dedesi Ali Dağdeviren, torunun yaşadığı travmayı atlatamadığını ve bu yüzden hastalandığını söylemişti. Ali Dağdeviren, “Üç sefer kapıları kırıldı, babaları alındı, çocuğu yolda görmüşler, daha 7 yaşındaydı bundan 5 sene önce polisler çeviriyor ufacık çocuğa ‘Babanı götüreceğiz, baban nerede?’ diye sormuşlar! 9-10 polis kapıyı kırıp girmişler, çocuklar perişan oldular. Hakan babaannesine ‘Baba diye dua ediyorum, dua ediyorum ama hiç karşılık gelmiyor, etmeyeceğim artık dua, babam gelmeyecek’ demiş.” ifadelerini kullanmıştı.

Elif Çakır’ın yazısının tamamı

12 yaşındaki kan kanseri Hakan bu yükü nasıl taşısın!

Acı üstüne acı: Annesi ve babası cezaevinde olan 12 yaşındaki çocuk kanser oldu

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0