Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“İçişleriden talimat geldi, seçmen kaydı taşıyamıyoruz”

HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, bazı il ve ilçe nüfus müdürlüklerinin, seçmen kaydı taşıma işlemlerini yapmadığını belirtti. Gerekçesini ise İçişleri Bakanlığı’nın talimatı olarak açıkladıklarını dile getirdi.

SÜLEYMAN SOYLU’YA SORDU

Beştaş, konu hakkında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığına yazılı soru önergesi verdi. Beştaş önergede, Siirt ilinde 31 Aralık, Balıkesir’in Bandırma İlçesinde ise 28 Ocak tarihinde seçmenlerin kayıt taşıma işlemlerinin yapılmadığını belirtti. Nüfus müdürlükleri ile yapılan görüşmede, nüfus müdürlüğü görevlilerinin ‘adres taşıması iznimiz yok, İçişleri Bakanlığı’ndan talimat geldi, taşıma yapamıyoruz’ şeklindeki açıklama yaptığını vurguladı.

MİLLETVEKİLLERİ İLE GÖRÜŞMEKTEN İMTİNA EDİYORLAR

Beştaş önergesinde, “Konu hakkında görüşme talep eden milletvekilleri ve yetkilerle de görüşmekten imtina eden nüfus müdürlüğü görevlileri, bu tavırları ile de durumun hukuksuz olduğunu ifade etmiş olmaktadırlar. 31 Aralık 2018 günü seçmen kaydı taşıma işlemleri için son gün olduğu halde neden nüfus müdürlükleri taşıma işlemlerini durdurmuştur?” diye sordu.

KANUNSUZ EMİRLE SUÇA TEŞVİK EDİYORLAR

Beştaş, nüfus müdürlüklerinin yasal olarak belirlenmiş bir kural üzerinde oynama yetkisini nereden aldıklarını sordu. Önergede, “Hukuka aykırı talimat verme yetkinizi nereden alıyorsunuz? Nüfus müdürlüklerine gönderilen talimat ve bu talimat doğrultusunda yurttaşların başvurularının geri çevrilmesi açıkça suç teşkil etmiyor mu? Tarafınızca nüfus müdürlüklerine verilen “kanunsuz emirle” nüfus memurları suça teşvik edilmiyor mu?” dedi.

İŞTE BEŞTAŞ’IN BAKANLIĞA YÖNELTTİĞİ O SORULAR

– Bu konuda Bakanlığınızın açık bir talimatı var mı?

– Siirt ili ve Balıkesir-Bandırma örneklerinde olduğu üzere, ülke genelinde 31 Aralık günü, nüfus müdürlüğü görevlilerinin “Adres taşıması iznimiz yok, İçişleri Bakanlığı’ndan talimat geldi, taşıma yapamıyoruz” şeklindeki açıklamalarının izahı nedir?

– Bu talimatı verme gerekçeniz nedir?

– Bahse konu talimat hangi il ve ilçe nüfus müdürlüklerine gönderilmiştir?

– Talimatı gönderdiğiniz il ve ilçeleri hangi kriterlere göre belirlediniz?

– Nüfus müdürlüklerinin yasal olarak belirlenmiş bir kural üzerinde oynama yetkileri nereden gelmektedir? Hukuka aykırı talimat verme yetkinizi nereden alıyorsunuz? Nüfus müdürlüklerine gönderilen talimat ve bu talimat doğrultusunda yurttaşların başvurularının geri çevrilmesi açıkça suç teşkil etmiyor mu? Tarafınızca nüfus müdürlüklerine verilen “kanunsuz emirle” nüfus memurları suça teşvik edilmiyor mu?

– Seçmen kaydı taşıma işlemlerini engelleyerek ne amaçlanmıştır? Bu iş ve işlemler iktidar partisinin seçim kampanyasının bir parçası mıdır?

– AKP, yeni seçmen yaratarak, seçmen kayıtlarını taşıyarak mı seçim çalışmalarını gerçekleştirmektedir?

– Seçmen kaydı taşıma işlemlerini gerçekleştiren vali ve kaymakamlar; hangi yetki ve sıfatla bu çalışmaları yürütüyorlar? İktidarın seçim kampanyası boyunca vali ve kaymakamlar nüfus müdürlüklerine görevli olarak mı atanmışlardır?

– Yurttaşların Anayasal güvence altında olan “seçme hakkı”na bu açık müdahalelerin sebebi nedir? İktidarınız halkın tercihlerinden bu kadar mı endişe duymaktadır?

Politika

Demirtaş: Silah ve şiddet yöntemini benimsemiyorum

Halen cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan problemlere karşı “demokratik siyaset” çıkışı geldi. Barışçıl yollara inandığının altını çizen Demirtaş “Silah ve şiddet yöntemini de benimsemediğim, doğru bulmadığım için demokratik siyaset yolunu tercih etmiş bir siyasetçiyim. Demokratik siyaset, şiddetin alternatifi ve panzehridir.” dedi.

BOLD – Selahattin Demirtaş, tutuklu olduğu Edirne Cezaevinde, 45 kişi tarafında sorulan 45 soruyu cevapladı. 1+1 Forum’un sitesinde yayınlanan soru- cevaplarda Demirtaş’ın demokratik siyaset vurgusu ön plana çıktı.

Oda TV’den Barış Terkoğlu, “PKK ile ilişkili olmakla suçlanarak yargılanıyorsunuz. Öte yandan azımsanmayacak sayıdaki kimi destekçilerinize göre siz PKK’ya ya da Kandil’e karşı tavrınızın kurbanı oldunuz. Bunlardan hangisi doğru? Demirtaş PKK’nın ya da Kandil’in vitrini mi, yoksa panzehri mi?” diye sordu. Demirtaş ise:

DEMİRTAŞ: PKK ÜYESİ YA DA YÖNETİCİSİ DEĞİLİM

“Ben PKK üyesi veya yöneticisi olsaydım bunu en azından mahkemede asla gizlemezdim. Neysem oyum. Saklayacak, gizleyecek hiçbir şeyim yok. Yasadışı bir faaliyetim yok. Zaten hakkımda öyle bir iddia da yok. Twitter hesabımda açıkladığım ve mahkemede hepsi de çürütülen birkaç somut iddia dışında, iddianamelerin tamamı kamuoyunun duyduğu, bildiği konuşmalarımla doludur. Savcılar bu konuşmalarımdan yola çıkarak PKK kurucusu ve yöneticisi olduğumu iddia edip dava açtılar. Bu da beni PKK yöneticisi yapmaz. Ben siyasetçiyim ve HDP dışındaki hiçbir örgütsel yapıya bağlı ya da tabi değilim. Silah ve şiddet yöntemini de benimsemediğim, doğru bulmadığım için demokratik siyaset yolunu tercih etmiş bir siyasetçiyim. Demokratik siyaset, şiddetin alternatifi ve panzehridir. Tüm sorunların barışçıl siyasi yollarla çözülmesi gerektiğine inandığım için de HDP’de siyaset yapıyorum.” dedi.

“OYALAMA VE ALDATMAYA DÖNÜK SÖZDE REFORM GİRİŞİMİ”

Gazeteci Erdal Er’in “Seni başkan yaptırmayacağız” çıkışınızdan sonra Erdoğan’ın yakın çevresine “bana ihanet ettiler” dediği, bu nedenle size kişisel husumet beslediği, bunun sonucu olarak hapiste olduğunuz söyleniyor. Bu iddiaya yorumunuz nedir? Sizin Erdoğan’la kişisel bir sorununuz var mı? Çözüm için siyasi rakibiniz Erdoğan’la el sıkışır mısınız? AKP ile HDP yan yana gelebilir mi?” diye sordu. Kendisinin siyasi rehine olduğuna vurgu yapan Demirtaş “İçeride olmamızın nedeni de partimizin her konudaki duruşunu savunmamızdır. Erdoğan ile nasıl bir kişisel sorunum olabilir ki? Ben bir siyasi rehine olarak hapisteyim. Kurumsal ve radikal demokratik adımlar cesaretle atılırsa kaos durumundan çıkış mümkün olabilir. Benim ve arkadaşlarımın şahsi özgürlüğünden çok, toplumun özgürlüğünün ve Türkiye’nin demokrasisinin gelişmesi önemlidir.” diyerek cevap verdi.

AKP’nin reform çıkışını “oyalama ve aldatmaya dönük sözde reform girişimi” diye tanımlayan Demirtaş “Samimi ve somut demokratik adımları, HDP dahil tüm partilerin destekleyebileceğini düşündüğünü ifade eden Demirtaş, şöyle devam etti: “Reform ve demokrasi adımlarını isimler üzerinden değil, genel ilkeler ve toplumun yararı üzerinden tartışmak yararlı olur. Oyalama ve aldatmaya dönük sözde reform girişimleri ise mevcut krizi derinleştirmekten başka işe yaramaz. Şu andaki sorunları ve krizi yaratan biz değiliz, ama çözüm konusunda kendimizi sorumlu hissederiz. Yeter ki ciddiyeti ve samimiyeti görelim. Bu düşüncelerim, iktidarından muhalefetine tüm partilere yöneliktir. Ve elbette demokratik reformların siyasi muhatabı kurumsal olarak partimiz HDP’dir.” ifadelerin kullandı.

‘ZULMÜN BÜYÜĞÜ DIŞARDA TOPLUMA YAPILIYOR’

Agos Gazetesi Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan’ın “Siyasi bir rehine olduğunuz su götürmez bir gerçek olduğuna göre, iktidarın sizi bu kadar uzun süre siyasi bir rehine olarak tutmasını nasıl açıklıyorsunuz?” yönündeki sorusuna ise Demirtaş, “İçeride benim gibi binlerce siyasi rehine var, ben yalnız değilim. Bu yapılanlar Kürt siyasetine diz çöktürme operasyonlarının bir parçasıdır. Zulmün büyüğü dışarıda tüm topluma yapılıyor.” cevabını verdi.

“MUHALEFET LİDERLERİ SEÇİMDE ISRAR ETMELİ”

Yazar Yıldırım Türker’in “Bugün ana muhalefet lideri olarak Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsaydınız ilk olarak ne yapardınız?” yönündeki sorusuna ise Demirtaş, kendini herhangi birinin yerine koyarak soruyu cevaplamamın doğru olmayacağını belirterek, “Ama ben muhalefet liderlerinin demokrasi, insan hakları gibi temel konularda birlikte hareket edebileceklerini düşünüyorum. Mesela kadın cinayetine dair bir duruşmayı, Çorlu tren faciası duruşmasını, siyasetçilerin ve gazetecilerin duruşmalarını genel başkanlar birlikte izleyemez mi? Katledilen bir kadının tabutunu bütün genel başkanlar birlikte taşıyarak en yüksek düzeyde hassasiyet yaratamazlar mı? Haksız yere işten çıkarılan emekçileri, Sakarya’da saldırıya uğrayan, Van’da helikopterden atılan Kürt ailelerini birlikte ziyaret edemezler mi? Daha birçok şey yapılabilir. Bu hem baskıyı frenler ve cinayetlerin önüne geçilmesine yardımcı olur hem de toplumda geleceğe dair demokrasi adına umutları çoğaltır. Sözlerden çok, bu tür adımlar anlamlı ve etkili olur gibime geliyor.” cevabını verdi.

Demirtaş, maddeler halinde hükümete çözüm önerileri sunmanın pek anlamlı gelmediğine işaret ederek, “Sanki sunulan önerileri hükümet tamamıyla yerine getirse her şey düzelecekmiş gibi bir algı oluşmasına yol açabilir. Bence muhalefet liderleri her konuşmalarında erken seçimde ısrar etmeli. Çünkü bu iktidarın yarattığı rejim değişmeden hiçbir şey değişmez.” dedi.

Okumaya devam et

Politika

AKP’li Siverek Belediye Başkanı da affını istedi

Sağlık sorunlarını gerekçe gösterip affını isteyen damat Berat Albayrak’tan sonra AKP’de sağlık gerekçeli istifalar sürüyor. AKP’li Siverek Belediye Başkanı Şehmus Aydın da sağlık sorunları gerekçesiyle görevinden istifa etti.

BOLD – Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Belediye Başkanı Şehmus Aydın, sağlık sorunları gerekçesiyle görevinden istifa etti. Aydın’ın İstifası işleme konurken, belediye meclisi 10 gün içerisinde yeni başkanı seçecek.

BELEDİYE MECLİSİ YENİ BAŞKANI SEÇMEK İÇİN TOPLANACAK

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Siverek Belediye Başkanı Şehmus Aydın’ın sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden ayrılmak için dilekçesini kendilerine sunduğunu belirtti. İstifa dilekçesinin işleme alındığını aktaran Erin, “Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığımızın da bilgileri var. Bundan sonraki süreçte belediye başkanı istifasını verdiği için 1. başkan vekili süreç tamamlanıncaya kadar vekaleten belediye başkanlığına bakacak. Meclisi Belediye Kanunu’na göre 10 gün içerisinde toplantıya davet edeceğiz. Meclis kendi içerisinde belediye başkanı seçimini gerçekleştirecek” dedi.

Koronavirüs vaka sayısı 30 bini geçti

Okumaya devam et

Politika

AKP’li vekil: Bize açım diye gelenler iş beğenmiyor

AKP Konya Milletvekili Ahmet Sorgun, Türkiye’de ekonomik kriz olmadığını savunarak, ‘yandım, bittim, işsizim, açım’ diye gelenlerin iş beğenmediğini söyledi.

BOLD – AKP MKYK Üyesi ve Konya Milletvekili Ahmet Sorgun, ekonomik kriz ve işsizlikle ilgili tartışmalı açıklamalarda bulundu.

Konya merkezli yayın yapan Kanal 42’deki programda konuşan Sorgun, kendisine iş için gelenlerin iş beğenmediğini söyledi. Sorgun, “Bize ‘yandım, bittim, işsizim, açım’ diye gelenler oluyor. Bize iş için gelenler sonra ‘belediye olmaz mı, hastane olmaz mı diyor’ Bu iş beğenmeme… ‘08.00-17.00 çalışacağım, cumartesi-pazar tatil olacak, önümde internet açık olacak’ anlayışı var. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok” dedi.

TÜRKİYE’DE BİR KRİZ YOK

AKP’li Sorgun şunları söyledi: “Ekonomide problem yok diyemeyiz. Hayat dinamik ve devam ediyor. Alıyoruz, satıyoruz. Dünyanın en güçlü görünen ülkelerinin, ABD’nin ekonomisi ne duruma geldi salgın sürecinde? Avrupa, ne duruma geldi? Avrupa ülkeleri, birçok şeyi üretemez hale geldi. Devlet, salgında 600-700 milyara yakın desteklemede bulundu. Bu süreçten olumsuz etkilenmedik demek, kafamızı kuma gömmek olur ama Türkiye’de bir kriz yok. Biz, şunu biliriz. Sayın Cumhurbaşkanımızın iki özelliği benim için çok önemli. Cumhurbaşkanımız, Allah’tan başka kimseden korkmaz. Bir de bir konuda sonuna kadar çalışır. Sonra da tevekkül eder. Ekonomik alanda da bu böyle. Ekonomi ile olur. Kriz varsa biz pandemi sürecinde insanlara nasıl destek verdik? Tarihin en yüksek konut alımını yaptık. Sıfır araç alımı için 3 ay 6 ay sonrasına vatandaşa gün veriliyor.

BU İŞ BEĞENMEMEK

Konya’da sanayiye gidiyorum. Sanayici ‘Eğer Suriyeliler olmazsa sanayi bitti’ diyor. Ağır iş kollarında çalışanların çoğu nereli? Suriyeliler. Köylere gidiyoruz, ‘Afganlılar olmazsa, köylerde çoban yok’ diyorlar. Bize ‘yandım, bittim, işsizim, açım’ diye gelenler oluyor. Bir işadamını arıyorum. ‘Birisini göndereceğim’ diyorum, hemen gönder diyorlar. Bize iş için gelenler sonra ‘belediye olmaz mı, hastane olmaz mı diyor’ Bu iş beğenmeme. Bizim zihniyet olarak bir değişim yaşamamız gerekiyor. ‘Ben asla tulum giyemem’ diyorlar. Ne yapacaksınız? ‘08.00-17.00 çalışacağım, cumartesi-pazar tatil olacak, önümde internet açık olacak’ anlayışı var. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok.”

Bursa’da mezarlık yakınında oturan vatandaş: Cenaze araçlarını sayamaz oldum

Okumaya devam et

Popular