Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Tiyatrocu Gülriz Sururi hayatını kaybetti

Sururi’nin dün tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği, bugün de toprağa verildiği öğrenildi.

Tiyatro oyuncusu Gülriz Sururi’nin hayatını kaybettiği bildirildi.

90 yaşındaki Sururi’nin dün tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği bugün de toprağa verildiği öğrenildi. Sururi’nin vefat haberi vasiyeti üzerine defninden sonra duyuruldu.
TİYATROYLA GEÇEN 76 YIL

Gükriz Süruri 1929 yılında İstanbul’da doğdu. Babası ilk operet kurucularından Lûtfullah Sururi Bey, annesi de opera sanatçısı Suzan Lütfullah’tır.

İlk kez 1942’de İstanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Bölümü’nde sahneye çıktı. İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro ve Şan Bölümleri’nde eğitim gördü. Konservatuvarı bitiremeden bazı özel topluluklarda çalışmaya başladı. 1955’te Muammer Karaca Topluluğu’nda profesyonel sanat yaşamına başladı. 1960’ta Dormen Tiyatrosu’na geçti. 1961’de, bu toplulukta sahnelenen Sokak Kızı İrma’daki rolüyle en iyi kadın oyuncu olarak İlhan İskender Armağanı’nı kazandı.

BÜYÜK AŞKIYLA TİYATRO KURDU

1962’de tiyatrocu Engin Cezzar’la evlendi. Aynı yıl eşi ile bilrikte Küçük Sahne’de Gülriz Sururi – Engin Cezzar Tiyatrosu’nu kurdu. Sokak Kızı Irma, Ferhat ile Şirin, Teneke, gibi pek çok oyunda rol aldı. 1966’da “Teneke” oyunundaki rolüyle İlhan İskender En İyi Kadın Oyuncu Armağanı’nı bir kez daha kazandı. Aynı yıl Türk Kadınlar Birliği’nce “Yılın Kadını” seçildi. Haldun Taner’in yazdığı, Genco Erkal’ın yönettiği ve ilk olarak 31 Mart 1964’te sahnelenip uzun süre kapalı gişe oynayan “Keşanlı Ali Destanı”‘nda “Zilha” rolündeki başarısıyla ünü arttı.

1971’de Hint Kumaşı adlı oyundaki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü üçüncü kez kazandı. 1979-1980 mevsiminde Mehmet Akan’la birlikte, topluluğun o güne dek sahnelediği oyunlardan Uzun İnce Bir Yol adlı bir derleme yaptı ve gösteriminde oynadı.

Edith Piaf’ın yaşam öyküsünden Başar Sabuncu’nun oyunlaştırdığı Kaldırım Serçesi adlı oyun ile müzikli tiyatro sanatçısı olarak ustalığını gösterdi. 1982-1983 sezonunda bu oyundaki yorumuyla Avni Dilligil En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü, İzmir Gazeteciler Derneği’nin Altan Artemis Ödülü’nü ve Milliyet gazetesinin 1983 Süperstar Tiyatro Oyuncusu Ödülü’nü kazandı. Engin Cezzar’ın uyarladığı ve yönettiği “Filumen, Edward Albee’nin “Tatlı Para” (özgün adı: Everything in the Garden), Bilgesu Erenus’un yazdığı, Rutkay Aziz’in sahnelediği “Halide” gibi oyunlarda rol aldı.

Dramdan güldürüye ve müzikli oyuna dek her çeşit eserde rol alan Sururi, oyunculuğunun dışında Türk tiyatrosunda yöneticilik de yaptı.

Anılarını yazarak başladığı yazarlık hayatında anılarının yanı sıra bir roman, bir öykü kitabı ve gazete yazılarından bir derleme de yayımlamıştır.

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin kurduğu Konçinalar Kumpanyası adlı toplulukla 2008’de kendisinin yazıp yönettiği “Biz Sıfırdan Başladık” adlı oyunu sahneye koydu.

Gündem

Boğaziçili müzisyenlerden kayyım rektöre ‘Metallica’lı istifa çağrısı

Boğaziçili müzisyenler kayyım rektör Melih Bulu’yu Metallica’nın “For Whom the Bell Tolls” şarkısının sözlerini uyarlayarak bir kez daha istifaya çağırdı.

BOLD– AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan rektör Melih Bulu’ya yönelik protestolar devam ediyor. Güney Kampüs’te bir araya gelen Boğaziçili müzisyenler, “ Ben Metallica dinliyorum.” diyen Bulu’yu Metallica’nın “For Whom the Bell Tolls” şarkısına uyarladıkları sözlerle protesto etti. İşte o şarkı sözleri ve Boğaziçililerin protestosu…

BOYUN EĞMEYİZ KAYYIMA

“Elinde pankartla Boğaziçi’nde
Mücadele eden kim?
Kuzeyde güneyde şimdi her yerde
Öğrenci ve hocalar hepsi birlikte
Gecenin yarısı o haber geldi
Demokrasiye darbe!
Durur mu, haykırır tüm Boğaziçi
Hazırlan, bu söz sana, şimdi bak dinle
Boyun eğmeyiz
Biz kayyıma!
Vazgeçmiyoruz
İstifa!
Makalen çalıntı her şeyin yalan
Fark etmeyiz mi sandın?
Okulu şirkete çevirmek neymiş
O iş yatar kayyum bence anladın
Bugün de yarın da yine buradayız
Seçimdir hakkımız!
CV’nde neler var, bundan bize ne?
Kayyıma karşıdır tüm Boğaziçi
Boyun eğmeyiz
Biz kayyıma!
Vazgeçmiyoruz
İstifa!”

Okumaya devam et

Kültür

Bilim insanları en korkunç filmi seçti

Bilim insanları, fiziksel reaksiyonları gözleyerek korku filmlerini inceledi. En korkunç filmler listesinin bir numarasında ise sürpriz bir film yer alıyor.

BOLD– Bir grup bilim insanı korku filmleri izleyenlerin gösterdikleri fiziksel tepkileri gözleyerek en korkutucu filmleri sıraladı. İlk sırada sürpriz bir şekilde 2012 yapımı “Sinister” yer aldı.

EN ÇOK KORKUTAN FİLMLER

Playtuşu’nun haberine göre Reddit kullanıcıları ile işbirliği yapan bilim insanları, ortalama kalp atış sıklığını korku filmlerindeki değişimlerle birlikte inceledi. Film sırasında en yüksek ve en düşük atış noktalarını gözlemleyen çalışmaya göre listenin bir numarasında 2012’de vizyona giren Ethan Hawke’lı Sinister yer alıyor.

Insidious, The Conjuring, Hereditary, Paranormal Activity gibi türün çok başarılı yapımlarını geride bırakan Sinister’ın ilk sırada olması şaşırtıcı bulundu. Listenin tamamını ve Sinister’ın fragmanını aşağıda bulabilirsiniz.

Okumaya devam et

Kültür

TDK’den Kürtçe ile ilgili taleplere cevap: Sözlük var…

TDK, Kürtçeye ilişkin çalışmaların da yapılması içeren 10 maddelik talep listesinden sadece sözlükle ilgili olana ‘Zaten var’ açıklamasıyla karşılık verdi.

BOLD– Kürt Dil Platformu, Türk Dil Kurumu’na (TDK) Kürtçeyle ilgili çalışmalar yapılması amacıyla yaptığı başvuruya yanıt geldi. Platform Sözcüsü Şerefhan Ciziri’ye iletilen yanıtta 10 maddeden sadece Türkçe-Kürtçe sözlük konusunu yanıtlayan TDK, Kürtçe-Türkçe, Türkçe-Kürtçe Sözlük’ün 2014 yılından bu yana yayınlandığını ifade etmekle yetindi.

KÜRTÇE ÇALIŞMALARI TALEBİ GÖRMEZDEN GELİNDİ

Yeni Yaşam Gazetesi’nin haberine göre Diyarbakır’da 8 Ocak’ta basın toplantısı düzenleyen Kürt Dil Platformu, Türk Dil Kurumu’ndan Kürtçe ile ilgili 10 maddelik çalışma talebinde bulundu. Türk Dil Kurumu’ndan Diyarbakır’da Kürtçe şubesi açılmasını, Uluslararası Kürtçe Sempozyumunun düzenlenmesini, üç ayda bir “Kürtçe Dil Bilgisi” dergisinin çıkarılmasını ve Kürtçe-Türkçe sözlük yayınlaması gibi talepler içeren açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:

“PZK (Platforma Zimanê Kurdî-Kürt Dil Platformu) olarak; TDK’nin (Türk Dil Kurumunun) Türkçe için kuruluşundan beri kapsamlı çalışmalar yaptığını bilmekteyiz. Sadece Türkiye Türkleri için değil, dünyada yaşayan Türkler için yaptığınız çalışmaları yakından takıp ediyoruz; fakat buna rağmen devlet yöneticileri tarafından her seferinde ’Cumhuriyetin kurucu unsurları’ olarak ifade edilen Kürtler için şimdiye kadar sadece bir Türkçe – Kürtçe sözlük yayımlamanızı, yeterli görmediğimizi önemle dile getirmek istiyoruz.”

Kürt Dil Platformu’nun bu taleplerine karşılık TDK “Türkçe-Kürtçe, Kürtçe-Türkçe” sözlüğün 2014 yılından bu yana yayınlandığını söylemekle yetinip diğer taleplerle ilgili bir açıklama yapmadı.

Okumaya devam et

Popular