Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Şirketler 78 milyar TL’yi ödeyemeyince bankalar mecburen öteledi

2018 yılı ekonomi gündemine şirketlerin borç yapılandırma ve konkordato talepleri damga vurdu.

2018 yılında ekonomi gündemine özel sektörün borç krizi damga vurdu. Nisan ayında Doğuş ve Ülker gruplarının borç yapılandırma talepleri ile başlayan süreç, aralıkta Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) son noktayı koymasıyla tamamlandı.

Bu süreçte Ülker markasına sahip Yıldız Holding, Doğuş Grubu, Türk Telekom hissedarı Otaş, Arkas, Bereket Enerji, Yeni Elektrik Üretim AŞ, BİS Enerji, Boyabat Hidroelektrik Santrali, Ak Enerji, Gama Holding, Emay İnşaat, Derindere Otomotiv, IC İçtaş Astaldi, Compenanta Dökümcülük, Aynes Gıda, teknoloji perakendecisi Bimeks ve Galatasaray Spor Kulübü de borç yapılandırma isteyen önemli şirketler arasında yer aldı.

Bu şirketlerden Emay İnşaat ve Aynes Gıda daha sonra konkordato talebinde bulundu.

TBB Hüseyin Aydın, yeniden yapılandırılan alacak tutarının 2017 sonu itibarıyla 78 milyar Türk Lirası olduğunu açıklamıştı.

DOĞUŞ’UN BORCU 25,2 MİLYAR TL

Doğuş Holding A.Ş. ile bankalar arasındaki borç yapılandırma süreci tamamlandı.

Doğuş Holding’in Patronu Ferit Şahenk

Türkiye Bankalar Birliği’nden yapılan açıklamada, “Konsorsiyumunu temsil eden eş lider bankalar arasında bir süredir gündemde olan yapılandırma çalışmaları başarıyla tamamlanmış, Holding’in bazı firmalarını kapsayan yapılandırma süreci anlaşmayla sonuçlanmıştır.” denildi.

Edinilen bilgiye göre döviz karşılığı 25,2 milyar TL’lik borcun büyük bir bölümü bankalarca yeniden yapılandırıldı. Borç tutarı, vadesi ve faizleri ile ilgili bilgi verilmezken yapılan anlaşma bankacılık sektörü açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

REKORU YILDIZ HOLDİNG KIRDI

Borç yeniden yapılandırmasında rekoru Ülker Grubu’nun içinde bulunduğu Yıldız Holding kırdı. Yaklaşık 7 milyar dolarlık borcunun 5,5 milyar dolarını yeniden yapılandıran Yıldız Holding, böylelikle Türk Lirası bazında yaklaşık 30 milyar liralık borcunu yeniden yapılandırmış oldu.

Borç yapılandırmaya giden şirketlerden biri de 1902 yılında temelleri atılan İzmir merkezli Arkas Holding. Acentelik, armatörlük, limancılık, lojistik sektörü, gemilere yakıt ikmali, otomotiv, sigorta hizmetleri, bilgi sistemleri ve kruvaziyer turizmine kadar birçok farklı sektörde faaliyet gösteren şirketin yönetim kurulu başkanlığını Lucien Arkas yürütüyor.

Arkas Holding’in 14’ü Türkiye’de olmak üzere 25 ülkede, 62 ofisi bulunuyor. Ayrıca tüm bu ülkelerde 67 şirketi ile 7 bin 300 kişiye istihdam sağlıyor.

Yeniden yapılandırma sürecinin çetrefilli bir şekilde ilerlediği şirketlerin başında Türk Telekom’un hissedarlarından OTAŞ geliyor.

TARİH: 2005 OLAY: Telekom’un özelleştirme ihalesi. Dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan (ortada) ile Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım (sağda) temsili çeki Muhammed Hariri’den aldı.

OGER, 4,75 MİLYAR DOLARLIK KREDİYİ ÖDEMEDEN GİTTİ

Lübnanlı Hariri ailesine ait Saudi Oger’e bağlı olan Oger Telecom, 2005 yılında Türk Telekom’un yüzde 55’ini satın almak için Oger Telekomünikasyon AŞ’yi (OTAŞ) kurmuştu.

Otaş, 2013 yılında Türk bankaları ağırlıklı bir konsorsiyumdan 4,75 milyar dolar tutarında kredi aldı; ancak bu kredinin taksitlerini geri ödeyemedi. Gelirleri TL cinsi olan OTAŞ, kurdaki keskin yükseliş nedeniyle her biri 290 milyon dolar olan kredi geri ödemelerini kaçırdı.

Bunun üzerine OTAŞ’ın borcunun yeniden yapılandırılması ve olası satışı için görüşmeler başladı.

İki yıla yakın süren ve aralarında yüzde 55 hissenin satışı için görüşmelerin yapıldığı süreç sonunda Türkiye İş Bankası, Garanti Bankası ve Akbank, borçların yeniden yapılandırılması için tüm kredi veren taraflarca bir mutabakata varıldığını duyurdu.

TELEKOM’UN BÜYÜK HİSSEDARI BANKALAR OLDU

Yapılan duyuruda, OTAŞ’ın hisselerinin tamamının, OTAŞ’a kredi veren bankaların paydaş olacağı bir ortak girişim şirketi aracılığıyla devralınacağı belirtildi. Bunun üzerine Akbank, Garanti Bankası ve İş Bankası, Oger Telecom’a ait Türk Telekom’un yüzde 55 hissesini devralmak için Rekabet Kurumu’na Temmuz ayının başında başvurdu.

Sonuçta, Türk Telekom’un en büyük hissedarı olan OTAŞ’ın sahip olduğu yüzde 55 hisse, özel amaçlı ortak girişim şirketine (SPV – Special Purpose Vehicle) devredildi.

Levent Yapılandırma Yönetimi AŞ olarak adlandırılan bu şirket, OTAŞ’a kredi veren bankalar olarak Türkiye İş Bankası, Garanti Bankası ve Akbank tarafından kurulmuş oldu. Bu şirkete Akbank tarafından yüzde 35,5, Garanti Bankası tarafından yüzde 22 ve İş Bankası tarafından yüzde 11 oranlarında iştirak etti. Yapı Kredi Bankası da daha sonra yüzde 4,9 oranında hisse ile Levent Yapılandırma’ya ortak oldu.

Türk Telekom’un yönetim kurulu başkanlığına ise Dr. Ömer Fatih Sayan getirildi

Böylelikle, Türk Telekom’un en büyük hissedarının borcunu ödeyememesi dolayısıyla ortaya çıkan düğüm, önce borç yapılandırma ve son olarak da şirketin hisselerinin devredilmesiyle tamamen çözülmüş oldu.

(Kaynak: Merkez Bankası)

ENERJİ SEKTÖRÜ YAPILANDIRMAYA KOŞTU

Enerji şirketleri, son 15 yılda yeni projeler ve anlaşmalar için bankalardan yüksek oranda kredi kullandı.

Bu kredilerin çoğunun dolar kredisi olarak alınması ancak enerji şirketlerinin gelirinin Türk lirası olması, enerji sektörünün TL’nin değer kaybından etkilenmesine yol açtı. Bu yüzden borç yeniden yapılandırmayla ilgili adı en çok geçen şirketler enerji sektöründen geliyor.

Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen, Temmuz ayında yaptığı açıklamada 100 milyar dolar civarındaki yatırımlar neticesinde faiz hariç sektörde 50 milyar dolarlık bir kredi yükü olduğunu vurgulamıştı.

İşte bu yükten kurtulabilmek için harekete geçen ilk firma Bereket Enerji oldu. 4 milyar dolar kredi borcu bulunan şirket temmuz 2018’de bankalarla masaya oturdu. Eylül ayında ise şirketin yeni CEO’su İdris Küpeli oldu. Küpeli’nin borç yeniden yapılandırmasını yönetmek için göreve getirildiği öğrenildi.

ÜNAL AYSAL’IN FİRMASI DA YAPILANDIRMA İSTEDİ

Bloomberg’in haberine göre ise İtalyan Ansaldo Energia ile iş adamı Ünal Aysal’ın sahibi olduğu Unit Investment NV’nin ortaklığındaki Yeni Elektrik Üretim de 2019’da bankalarla kredi yapılandırmasına gitmeye hazırlanıyor.

Haberde 2010’da 14 yıl vade ile alınan 700 milyon dolarlık kredinin geri ödemelerinde, dolar kurunun yükselmesi ancak elektrik fiyatlarının düşmesi nedeniyle zorluk yaşandığı aktarılıyor.

Bankalarla borçlarını yeniden yapılandırmak için masaya oturan şirketlerden biri de Unit Investment’in Doğan Holding ve Doğuş Holding ile ortak olduğu Boyabat Hidroelektrik Santrali.

Business HT haber sitesine göre Boyabat Santrali, yürütmekte olduğu 513 MW kapasiteli hidroelektrik santrali projesi kapsamında 2010 yılında bankalardan sağladığı 750 milyon dolar tutarında kredinin yeniden yapılandırma görüşmelerinde henüz ilerleme sağlayamadı.

Haberde ayrıca borcunu ödeyemeyen santralin kredisinin takibe alındığı aktarıldı.

Habere göre Garanti, Akbank, İş Bankası, Yapı Kredi ve TSKB’den (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) alınan kredi, ikinci çeyrek itibariyle tahsili gecikmiş alacaklar sınıfına alındı.

Reuters’ın haberine göre Çek Cumhuriyeti merkezli enerji şirketi CEZ, Türkiye’de yüzde 37,36 hissesine sahip olduğu Akenerji’nin borçlarını yeniden yapılandırmayı gündeme aldı.

Bursa merkezli enerji şirketi BİS ENERJİ de KAP’a yaptığı duyuruda şirket bünyesindeki enerji santralinin yeniden faaliyete geçmesi amacıyla kreditör bankalar, kamu kuruluşları ve tahvil yatırımcılarıyla borçların yeniden yapılandırılması için olumlu görüşmeler yapıldığını, çalışmalarda son aşamaya gelindiğini duyurdu.

Şirket bu yüzden kupon ödemesini geciktirmek zorunda kaldığını belirtti.

GAMA HOLDİNG’İN BORCU 1 MİLYAR DOLAR

İnşaat, müteahhitlik ve enerji alanlarında faaliyet gösteren GAMA Holding de borcunu yeniden yapılandırmak için bankalarla masaya oturduğu söylenen şirketlerden.

Bloomberg’in haberine göre şirket, bankalara olan yaklaşık 1 milyar dolarlık kredisinin yapılandırması için görüşüyor.

Haberde Ankara merkezli holdingin çoğunluğu Türk olmak üzere bankalarla yaptığı görüşmelerde şirketin en büyük birimi olan Gama Enerji’yi ayrı tuttuğu, Gama Enerji’nin 2013 yılında enerji santrali inşa etmek için aldığı 500 milyon dolar krediyi ayrıca müzakere ettiği belirtildi.

GALATASARAY 129 MİLYON DOLAR BORCU YAPILANDIRDI

Borç yapılandırmaları konusu spor kulüplerine kadar genişledi. Borçlarını yapılandıran spor kulüplerinden biri de Galatasaray oldu. Halka açık olan Galatasaray’ın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada Denizbank ile yapılan anlaşma sonucunda 129 milyon dolar borcun yeniden yapılandırıldığı belirtildi.

Borç yapılandırma sürecine giren şirketlerden biri de Derindere Otomotiv AŞ. Derindere Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ 31 Ağustos 2018 tarihli 50 milyon TL tutarında bono ödemesini yapmadı. Şirketten Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yazılı açıklama yapılan açıklamada ekonomik gelişmelerin nakit akışını bozduğu iddia edildi ve bu yüzden bono itfasının vadesinde yapılmadığı kaydedildi.

YENİDEN YAPILANDIRMA NEDİR?

Merkez Bankası’nın açıklamasına göre;

Bir finansal piyasa altyapısı kuruluşun, katılımcı temerrüdü veya (iş, operasyonel veya diğer yapısal zayıflıklar gibi) diğer nedenlerle ortaya çıkan ve normal mekanizmaların kullanılmasına rağmen çözülememiş olan herhangi bir karşılanmamış kayıp, likidite sıkışıklığı veya sermaye yetersizliği probleminin çözülmesi amacıyla, bağlı olduğu ilgili mevzuat, kendi iç kural ve prosedürleri ve sözleşmeye bağlı yükümlülükleri ile uyumlu olarak, önceden oluşturulmuş ancak tükenmiş olan finansal kaynakların ikmal edilmesi ve çeşitli likidite düzenlemelerini de içeren tüm faaliyetlere yeniden yapılandırma deniliyor.

Murat Ülker kime “hodri meydan” dedi?

BOLD ÖZEL

4 yılda tam 41 insan Türkiye cezaevlerinde kanser olup öldü

Temmuz 2016 ile Ocak 2021 arasında Türkiye cezaevlerinde tam 41 insan kanser nedeniyle hayata veda etti. 9 kanser hastası ise hala tutsak…

BOLD ÖZEL | SEVİNÇ ÖZARSLAN

KURGU: BARBAROS KAYA

Cezaevlerindeki hak ihlalleri birçok insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Özellikle son dört yılda pek çok insan kanser olup ya cezaevinde öldü ya da tahliye edildikten kısa bir süre sonra sevdiklerine veda etti. Hasta tutuklular için bugün en büyük sorun sağlık hizmetlerine zamanında ulaşamamak. Koronavirüs salgını nedeniyle bu zorluk ikiye, üçe katlandı.

Cezaevlerinde kanser dışında birçok nedenden de hayatlar yok olup gitti. Kalp krizi, beyin kanaması, koronavirüs nedeniyle de birçok insan hayatını kaybetti.

Bold Medya, Temmuz 2016 ile Ocak 2021 arasında cezaevinde kanser olup öldüğü bilinen masum insanları haberleştirdi. Kayıtlara göre Türkiye cezaevlerinde son 4 yılda kanser nedeniyle ölen 41 kişi bulunuyor. Bu sayı daha da fazla olabilir. Bazı aileler gördükleri baskı ve yaşadıkları hukuksuzluklar nedeniyle yaşadıklarını saklıyor, susmayı tercih ediyor.

Cezaevinde kanser olduktan sonra ilk hayatını kaybeden kişi öğretmen Fatih Korkmaz. Bartın Cezaevinde tutukluyken beyin kanserine yakalanan Korkmaz 25 Ekim 2016’da hayatını kaybetti. Son kişi ise çok genç bir öğrenci. Sincan Cezaevinde lenf kanserine yakalanan kursiyer teğmen Ercan Dağhan 4 Ocak 2021’de vefat etti.

“KEŞKE EŞİM ÖLMEDEN KONUŞSAYDIM”

Akademisyen Ahmet Turan Özcerit, tıbbı mümessil Deniz Hakan Şen, polis memuru Kadir Eyce, öğretmen Engin Erol, işadamı Medeni Arifoğlu, yönetmen Fatih Terzioğlu, gazeteci Mevlüt Öztaş, komiser Ümit Gökhasan, öğretmen Tacettin Toprak, askeri öğrenci Yusuf Kur sosyal medyada en çok gündeme gelen isimler olduğu için ölüme giden süreçte neler yaşadıklarını biliniyor. Bold Medya olarak bu hastaların yaşadıklarını belgeleriyle ortaya koyduk.

Ancak ne yaşadığı bilinmeyen birçok insan var. Bazıları hakkında çok az bilgiye ulaştık. Özellikle ilk dönemlerde vefat edenler hakkında bilgi, belge ve fotoğraf yok denecek kadar az. Son 2-2,5 yıldır ölenlerle ilgili nispeten daha çok bilgi vardı. Aile yakınları da bu konuda daha bilinçli. Malatya ve Bingöl cezaevlerinde kaldıktan sonra böbrek kanserine yakalanan Bingöllü işadamı Medeni Arifoğlu 25 Ocak 2020’de hayatını kaybetti. Nuran Arifoğlu eşinin neler çektiğini, bir hasta yakını olarak resmi süreçlerde kendisinin neler yaşadığını eşinin vefatından sonra anlatabildi ve bir pişmanlığını da şöyle dile getirmişti: “Keşke eşim ölmeden konuşsaydım”.

ŞU ANDA CEZAEVLERİNDE KAÇ KANSERLİ VAR?

Şu anda Türkiye cezaevlerinde bilinen kanserli hasta sayısının 9 olduğu aktarılıyor. Lenf kanseri olan iş adamı Ali Kaya Rize Kalkandere Cezaevinde, testis kanseri Ahmet Karakuş Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu. Tiroid kanseri Abdülaziz Örpek, bağırsak kanseri Ali Osman Ünal Kırşehir Cezaevinde, cilt kanseri Ahmet Polat Önel Kandıra Cezaevinde bulunuyor. Lösemi Rıdvan Yıldız Silivri, lösemi Yasin Akaslan ise Sincan Cezaevinde tutuklu. Adının açıklanmasını istemeyen iki kanser hastası var. E. K. Antalya L Tipi Cezaevinde, 1 kişi de Amasya Cezaevinde.

İŞTE 4 YILDA BİLE BİLE ÖLÜME GÖNDERİLEN 41 CAN 

1- Fatih Korkmaz (30), öğretmen, beyin kanseri, Bartın Cezaevi,25 Ekim 2016.

2- Ahmet Kemal Kaya (71), iş adamı, kanser, Isparta Cezaevi, 19 Kasım 2016.

3- Hüseyin Penbe (62), din kültürü öğretmeni, kanser, Samsun, Erzurum ve Sincan cezaevleri, 29 Mayıs 2017.

4 – Selman Aşçı (32), Kimse Yok mu Derneği gönüllüsü, bağırsak kanseri, İzmir Şakran Cezaevi, 27 Aralık 2017.

5- Lokman Ersoy (48), öğretmen, kolon kanseri, Balıkesir Kepsut Cezaevi, 8 Ocak 2018.

6- Naim Çıtır, iş adamı, Konya Aktif Sanayici ve İşadamları Derneği Kurucu Başkan, kanser, Konya Cezaevi, 21 Ocak 2018.

7- Ahmet Turan Özcerit (49), akademisyen, bağırsak kanseri, Balıkesir ve Sakarya cezaevleri, 12 Şubat 2018.

8- Nihat Baymiş, kan kanseri, İzmir Şakran Cezaevi, 26 Şubat 2018.

9- Deniz Hakan Şen (42), tıbbi mümessil, mide kanseri, Silivri Cezaevi, 6 Mart 2018.

10- Kadir Eyce (33), polis, mide kanseri, Sivas Cezaevi, 11 Nisan 2018.

11- Cemal Gürer, öğretmen, kanser, Elazığ Cezaevi, 25 Nisan 2018.

12- Yıldırım Sarp, emniyet müdürü, kanser, Diyarbakır Cezaevi, 27 Nisan 2018.

13- Ali Hocaoğlu, esnaf, mide kanseri, İzmir Şakran Cezaevi, 6 Mayıs 2018.

14- İsmail Ülker (42), emniyet müdürü, kolon kanseri, 17 Haziran 2018.

15- Bayezıt Yıldırım, işadamı, kanser, 2 Temmuz 2018, Bursa Cezaevi.

16- Bahri Demirulus (78), emekli öğretmen, kanser, 30 Temmuz 2018.

17- Mehmet Ali Başar, muhasebeci, lenfoma kanseri, Silivri Cezaevi, 23 Eylül 2018.

18- Elmas Cankurt (63), gazeteci, kanser, Kırklareli Cezaevi, 5 Ekim 2018.

19- İsmail Aygün (56), esnaf, kolon kanseri, Bursa Cezaevi, 20 Kasım 2018.

20- Recep Türk, postacı, pankreas kanseri, Samsun Bafra Cezaevi, 25 Kasım 2018.

21- Vasıf Bayram (65), mali müşavir, mide kanseri, Sakarya Ferizli Cezaevi, 13 Aralık 2018.

22- Ramazan Üzer, başçavuş, kanser, 30 Aralık 2018.

23- Mehmet Ali Tokel, öğretmen, akciğer kanseri, Antalya Cezaevi, 6 Ocak 2019.

24- Saim Uyanık, okul müdürü, beyin kanseri, Adana Cezaevi, 15 Mart 2019.

25- Mustafa Çelikbilek (35), yazılım uzmanı-mühendis, beyin kanseri, Sincan Cezaevi, 22 Nisan 2019.

26- Yavuz Bölek (52), emniyet müdürü, kolon kanseri, İzmir Şakran Cezaevi, 16 Haziran 2019.

27- Tacettin Toprak (36), fen bilgisi öğretmeni, mesane kanseri, Manisa T Tipi Cezaevi, 24 Ağustos 2019.

28- Bilal Gülfidan (27), kursiyer subay, testis kanseri, Ankara Sincan Cezaevi, 15 Ekim 2019.

29- Mustafa Ali Mutlu (34), uzman çavuş, mide kanseri, 18 Ekim 2019.

30- Engin Erol (41), öğretmen, lenfoma kanseri, Erzurum H Tipi Cezaevi, 19 Aralık 2019.

31- Medeni Arifoğlu (51), iş adamı, böbrek kanseri, Malatya-Bingöl cezaevleri, 25 Ocak 2020.

32- Özgür Doğan, edebiyat öğretmeni, Manisa Salihli ve İzmir Kırklar cezaevleri, akciğer kanseri, 7 Nisan 2020.

33- Caner Durukan (42), sağlık memuru, bağırsak kanseri, Nevşehir Cezaevi, 3 Haziran 2020.

34- Yusuf Uzun (36), muhasebe öğretmeni, kanser, Kandıra Cezaevi, 7 Ağustos 2020.

35- Mevlüt Öztaş (49), gazeteci, pankreas kanseri, Afyon Cezaevi, 19 Ağustos 2020.

36- Fatih Terzioğlu (40), yönetmen, mide kanseri, Silivri Cezaevi, 23 Ağustos 2020.

37- Ahmet Kaplan (48), emekli trafik polisi, akciğer kanseri, İskenderun Cezaevi, 10 Kasım 2020.

38- Yusuf Kurt (25), askeri öğrenci, kemik kanseri, Silivri Cezaevi, 21 Kasım 2020.

39- Ümit Gökhasan (46), komiser, mide kanseri, Afyon Cezaevi, 23 Kasım 2020.

40- Mustafa Kılıç, kanser.

41- Ercan Dağhan (31) kursiyer teğmen, lenf kanseri, Sincan Cezaevi, 4 Ocak 2021.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Soylu vuruşa vuruşa ilerliyor

Süleyman Soylu cephesinde sular durulmuyor. Yargı kararını eleştiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Adalet Bakanı Abdülhamit Gül isim vermeden “Yargıya parmak sallayamaz“ diyerek karşılık verdi. Son tartışmayla birlikte Soylu’nun parti içinde ve hukuk camiasıyla yaşadığı çok sayıda tartışma akıllara geldi.

BOLD ÖZEL – AKP’de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül arasında gün yüzüne çıkan gerilim gündem oldu. Soylu sosyal medyada annesiyle birlikte yer alan fotoğrafının altına küfür eden şahsın mahkemece serbest bırakıldığını belirterek tepki gösterdi. “Annemle fotomun altına küfreden alçak mahkemeye çıkıyor ve adli kontrolle serbest. Ne yapmalıyım, Bakan olsam ne yazar. Millet, devlet işleriyle boğuşurken anasının namusuna sahip çıkamamak ne ifade eder Tweetimle yeniden alınırsa da provokasyon sayacağım” dedi.

GÜL İSİM VERMEDİ AMA…

Soylu’nun yargıyı hedef almasının ardından Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’den cevap geldi. Gül isim vermeden “Klavye başına geçip sosyal medyada bana her gün tutuklama siparişi verenlere sesleniyorum. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Burada kanunlar, kurallar, usuller işler; hukuk işler. Bu işleyişi beğenmeyen gider itiraz hakkını kullanır ama yargıya parmak sallayamaz” açıklaması yaptı.

Gül isim vermese de medyada yapılan yorumlarda muhatabının Soylu olduğu ileri sürüldü. Soylu’nun Gül’e cevabı merak edilirken AKP içinde daha önce yaşanan polemikler akıllara geldi. Soylu’yla anılan tartışmaların başında ise Berat Albayrak polemiği var.

DAMAT ALBAYRAK İLE YILDIZLARI BARIŞMADI

Soylu ile eski Hazine Bakanı Albayrak’ın aralarının bozuk olduğu hep konuşuldu. 2018’de Yüksek Askeri Şura Toplantısı öncesi devletin zirvesi Anıtkabir’i ziyarete giderken Soylu ve Berat Albayrak karşı karşıya gelmiş ve omuz omuza çarpışmışlardı. Çarpışmanın ardından Süleyman Soylu’nun omuz attığı iddiaları ileri sürülmüş ve kameralara tebessüm etmesi dikkat çekmişti.

2019 yılında ise gazeteci Said Sefa, damat Albayrak ile Soylu arasında tekmeli tokatlı kavgaya yaşandığını ileri sürdü. Sefa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin kaybedilmesinin ardından iki tarafın bir birini suçladığını ve kavganın bu sebeple yaşandığını belirtip “Berat Albayrak ile Soylu yüz yüze gelince kendi elemanlarının yanında birbirlerine küfürler savurup birbirlerinin üzerine yürüyor. Tartışma büyüyor ve Berat, Soylu’ya tokat atıyor“ dedi.

TGRT Haber’de program yapan Cem Küçük, Soylu’ya “Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’la aranız kötü mü?” diye sordu. Soylu “Mahfiller bu tip dedikoduları üretiyor. Tam tersi bizim oluşturduğumuz ciddi bir sinerji oldu Berat Bey’le. Ne zaman oldu? İlk bakan olduğumuz, birlikte olduğumuz dönemler” şeklinde yanıt verdi.

SOYLU 12 NİSAN 2020’DE İSTİFA ETTİ

İddiaya göre Soylu’nun pandemi sürecindeki istifasının ardında ise Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile yaşadığı tartışma vardı. Hürriyet’ten Hande Fırat’ın iddiasına göre Sağlık Bakanı Koca’nın sokağa çıkma yasağının 22:00’de açıklanması ve yüz binlerce vatandaşın marketlere ve fırınlara akın etmesine çok sert tepki gösterdiğini ve Soylu ile sert bir tartışma yaşadığını savundu. Benzer şekilde Yeniçağ’dan Fatih Ergin imzalı haberde de Koca’nın tepkisinin Soylu’nun istifasında etkili olduğu belirtildi.

İstifanın ardından Soylu taraftarları gösteriler düzenledi. Yaşananların ardından Soylu’nun AKP’nin güçlenen ismi olduğu yorumları da yapıldı. Ayrıca kimi kamuoyu yoklama şirketleri Erdoğan’dan sonra partinin en güçlü isminin Süleyman Soylu olduğunu ileri sürdü.

İddialara göre Soylu 2018’de dönemin Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile tartışmasının ardından da istifanın eşiğine gelmişti. Yeniçağ’dan Ahmet Takan’ın iddiasına göre iki isim tartışınca Kaya, Soylu’yu Berat Albayrak’a şikayet etti. Albayrak, Soylu’yu sert sözlerle hedef alırken, Soylu’nun konuyu Tayyip Erdoğan’a taşıdığı ancak karşılık bulamadığı ileri sürüldü.

METİNER İLE TELEVİZYONDA TARTIŞTI

Eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner CNN Türk canlı yayınında Emniyet teşkilatında yapılan atamalarla ilgili “İsimler var bizde… Korkarım ki FETÖ’yle mücadele konusunda yeniden zafiyet yaşayabiliriz” ifadelerini kullandı. Programa bağlanan İçişleri Bakanı Metiner’e “Televizyon kanallarında bir de bizim arkadaşlarımızın ‘Elimizde isimler var’ demesini kendime bizatihi hakaret kabul ediyorum” diyerek tepki gösterdi.

SOYLU-AYM BAŞKANI ARSLAN GERİLİMİ

Soylu’nun Adalet Bakanı Gül ile tartışmasının yanı sıra Yargı camiası ile girdiği polemikler de dikkat çekti.  14 Eylül 2020’de Süleyman Soylu, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunundaki “şehirlerarası karayollarında toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenlenemez” hükmünü iptal eden kararı ile ilgili tepki göstermişti. Soylu “Anayasa Mahkemesi Başkanı’na söylüyorum, madem özgür bir ülkeyiz, ana caddelerde, sokaklarda özgürce yürüyüş hakkının ortadan kaldırılmasını onayladınız. Polis koruması almana gerek yok. Bisikletinle işe git gel bakalım. Kendi arabamla tek başına gitmeye ben varım sen var mısın?” dedi.

BİSİKLETLE CEVAP VEREN ÜYE

AYM Üyesi Prof. Dr. Engin Yıldırım sosyal medyadan Soylu’ya gönderme yaptı. Anayasa’nın 138. maddesini paylaşan Yıldırım, “Bisikletle işe git gel bakalım” sözlerine de “Bisiklet maceram 2020-1992” notuyla bisikletli fotoğraflarını paylaşarak yanıt verdi.

AYM BAŞKANI DOLAYLI UYARDI

AYM Başkanı Zühtü Arslan da yaptığı açıklamada  “Kararlara yönelik bazı eleştirilerden görüyoruz ki kararlarımız okunmadan, bazen de okunduğu halde yeterince anlaşılmadan eleştirilmektedir. Halbuki sağlıklı bir eleştiri, okumayı ve okunanı doğru anlamayı gerektirmektedir” ifadesini kullandı.

Soylu Arslan’ı hedef alarak TGRT Haber’e yaptığı açıklamalarda “AYM Başkanı, Polis Akademisi Başkanı’ydı. Aldığı komiser yardımcılarının yüzde 41’ini FETÖ’den ben ihraç ettim” dedi.

‘IŞIKLAR YANIYOR’ POLEMİĞİ

Diğer yandan Enis Berberoğlu’na hak ihlali tartışmasında AYM Üyesi Engin Yıldırım sosyal medyadan AYM binasının fotoğrafını paylaşarak “ışıklar yanıyor” ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanlığı da resmi sosyal medya hesabından bakanlık binasının fotoğrafını paylaşarak “Işıklarımız hiç sönmüyor” cümlesiyle yanıt verdi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

9 aylık Saime bebeğin annesi ve babası tutuklandı

Ankara’da dün akşam saatlerinde gözaltına alınan Yasemin-Kasım Melizci, bugün görülen mahkemeden sonra tutuklandı. Bebeğiyle karantina hücresinde kalacak olan Yasemin Melizci 15 gün telefon ve kapalı görüş yapamayacak.

BOLD ÖZEL – Yine çekirdek bir aile hapse gönderildi. Dün akşam 20.00 sularında 9 aylık bebekleri Saime ile birlikte gözaltına alınan Yasemin-Kasım Melizci bugün tutuklandı. Dün geceyi Etimesgut Emniyet Müdürlüğünde geçiren Yasemin Melizci avukatıyla da görüştürülmemişti.

Melizci çiftinin gözaltına alınmasını Twitter hesabından duyuran HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Bir bebek daha mı cezaevine girecek? Yasemin-Kasım Melizci çifti dün akşam saat 20.00 civarlarında Ankara’da 9 aylık bebekleriyle gözaltına alındı. 9 aylık Saime dün geceyi annesiyle birlikte Etimesgut’taki bir nezarethanede geçirdi. Çorum’a göndereceklermiş” dedi.

Cemaat soruşturmaları kapsamında haklarında arama kararı bulunan hemşire Yasemin Melizci (29) ve eşi Kasım Melizci’nin (32) mesajlaşma programı Bylock kullandıkları iddiasıyla ve tanık ifadelerine dayanılarak gözaltına alındıkları öğrenildi.

Saime bebek, annesi ve babasıyla, Ankara Batı Adliyesinde. 21 Ocak 2021.

Okumaya devam et

Popular