Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Temelli: Yolsuzluğa bulaşmamış tek bir kayyım belediyesi yok

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, bütün kayyım belediyeleri yolsuzluğa bulaştığını iddia etti.

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Sayıştay raporları ortaya koydu. Bütün kayyım belediyeleri yolsuzluğa bulaşmış. Bu da yetmemiş halkın malını yandaşlara peşkeş çekiyorlar. Bu denli yüzsüzler. Yarın o belediyelerin hepsini geri alacağız. O yolsuzlukların da hesabını soracağız” dedi.

“BİNALİ YILDIRIM BİR YERDE UZUN SÜRE KALAMIYOR”

Muğla’nın Milas ilçesinde düzenlenen “Yerel Demokrasi için Halk Buluşmaları” toplantısına katılan Temelli, Meclis Başkanlığı’ndan istifa etmeden AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi için aday gösterdiği Binali Yıldırım için “Bir yerde uzun süre kalamıyor. Başbakan yaptılar kısa sürede gitti. Meclis Başkanı yaptılar Kısa sürede gitti. Belediye başkanı yapıyor oradan da kısa sürede gidecek” diye konuştu.

AKP’nin Kürt illerinde aday bulamadığı için kayyımlardan aday çıkarttığını söyleyen Temelli, “Ben söylemiştim, ‘Osmaniye’den öteye geçemezsiniz’ demiştim, inanmamışlardı. Şimdi tabelaya asacak isim bile bulamıyorlar. Kayyımları aday gösteriyorlar” ifadelerini kullandı.

Temelli, şöyle devam etti:

“Kayyım zulümdür, yolsuzluktur, hırsızlıktır. Bakın, giderayak Sur’un taşınmazlarını satılığa çıkarmışlar. Tüm Amed’de pankartlar asmışlar, yangından mal kaçırır gibi Sur’un taşınmazlarını satmaya çalışıyorlar. Bir belediyenin taşınmazı o kentin ortak mülküdür. Bunu üç paraya satıp oradan yolsuzluk yapma peşindeler. Tıpkı Van’da, Silopi’de, Batman’da olduğu gibi.

Biz söylüyorduk inanmıyorlardı, Sayıştay raporları ortaya koydu. Bütün kayyım belediyeleri yolsuzluğa bulaşmış. Bu da yetmemiş halkın malını yandaşlara peşkeş çekiyorlar. Bu denli yüzsüzler. Yarın o belediyelerin hepsini geri alacağız. O taşınmazları alanlardan da onları geri alacağız. O yolsuzlukların da hesabını soracağız.

“O DENLİ BÜYÜK BİR ACZE DÜŞMÜŞLER Kİ ADAY BULAMIYORLAR; KAYYIMLARI ADAY GÖSTERİYORLAR”

Hani bu belediyeleri borçlandırdınız ya o borçları ödemeyeceğiz. Kim sizi borçlandırdıysa onun yanına gideceksiniz, onunla beraber bu borcu ödeyeceksiniz. Onun o denli serveti var ki bozdurur bozdurur öder. Ama bu halk bu borçları ödemeyecek. O denli büyük bir acze sürüklenmişler ki aday bulamıyorlar. Bakın Kürt illerinde çıkarttıkları adaylara bakın; kayyımlar.

Bu cumhur ittifakına, bu faşist iktidarına karşı verilecek en güçlü yanıtı faşizme karşı omuz omuza vererek, o sandıklardan demokrasiyi, özgürlüğü çıkartacağız. Çünkü bu ülke kayyımlarla yönetilmeye layık değil. Kayyımlar faşist bir zihniyettir. Tüm ülkeyi bu kayyımcı zihniyetle zapt etmeye çalışan bu iktidara karşı kayyımları süpürüp faşizmin çöplüğüne atacağız, bu ülkeye demokrasi ve özgürlüğü getireceğiz.

“KAYYIMLAR SADECE HIRSIZLIK YAPMADI”

Sadece hırsızlık yapmadılar. Siyaseten de bu kayyımların ilk yaptığı şey kadın sığınma evlerini, dayanışma evlerini kapatmak. Çocukların kreşlerini, bakımevlerini kapatmak, tiyatroları kapatmak. Daha da acısı ana dilinde hizmete son verip tabelaları indirmek, anıtları kaldırmak, heykelleri kaldırmak, yıkmak. KayyIm atadığı coğrafyada oranın halkına dair ne varsa yok etmek. İşte faşizm budur, işte asimilasyon budur.

Faşizmin yükselişine karşı kendinizi koruma şansınız yoktur. Faşizme karşı yapılacak tek şey faşizmin karşısına dikilip mücadele etmektir. HDP olarak halkların barış, demokrasi, özgürlük mücadelesini yükseltmeye devam edeceğiz.

“BU ZULMÜN ALTINDA YAŞAMAK ZORUNDA DEĞİLİZ”

Şimdi tüm Türkiye halklarını bu mücadeleye çağırıyoruz. Gelin bu sese kulak verin, gelin bu faşist zihniyetten hep birlikte kurtulalım. Güzel ülkemizde, ortak vatanımızda demokratik cumhuriyeti inşa edelim. Bunu yapabilecek gücümüz, tarihimiz, kültürümüz, mücadele yolculuğumuz var. Gelin bunu hayata geçirelim. Bu sese kulak verelim.

Biz bu zulmün altında yaşamak zorunda değiliz. Özgürlük bizim ellerimizde. Yeter ki bunu isteyelim. Demokrasiyi var edebiliriz, bu ülkeye, Orta Doğu’ya barışı getirebiliriz; yeter ki isteyelim. Bu bizim elimizde. Bu güce sahip olduğumuzun farkındalığı ile hareket ediyoruz.

Bizim bir fikrimiz var, bizim bir hayalimiz var, bizim bir umudumuz var. O umudun adıdır HDP, o umudun adıdır HDK. O umutla bizi buluşturan bir gelenek, bir fikriyat var. Bizi bir arada tutan o fikriyattır. Bir arada yaşama iradesidir, bir arada yaşamakta ısrar etmektir. Ortak vatanda çoğulcu, laik, demokratik bir cumhuriyeti inşa etme iradesidir. Bizi bir arada tutan fikre selam olsun, İmralı’ya selam olsun, Sayın Öcalan’a selam olsun.

“KİM BARIŞTAN YANA YOL AÇIYORSA BİZ ONA SAYIN DERİZ”

Diyorlar ki ‘Öcalan’a neden sayın diyorsunuz, neden sürekli tecridi konuşuyorsunuz’. Konuşuyoruz çünkü barış istiyoruz, bu ülkede bir arada yaşamak istiyoruz, bu düşmanlıklar bitsin istiyoruz. Halkların karşı karşıya gelmediği, tüm kimliklerin eşit yurttaşlık temelinde buluştuğu, tüm hakların eşit yurttaşlık temelinde dağıtıldığı, ortak zenginliğin hakça paylaşıldığı bir ülke istiyoruz.

Bunun için kim katkı sağlıyorsa, kim emek veriyorsa biz ona ‘sayın’ deriz. Kim barıştan yana yol açıyorsa, kim tüm halkların özgürlüğü için mücadele ediyorsa biz ona ‘sayın’ deriz.

Bizimkisi çok uzun soluklu bir mücadele, dün başlamadı. Şimdi HDP ile, HDK ile demokrasi mücadelesinin önünü açıyor. Çok kıymetlidir bu mücadele. Çok bedeller ödedik, çok canımızı yitirdik. Bunca bedel boşuna değil. Derya’nın şahsında tüm yitirdiklerimizin önünde ben de saygıyla eğiliyorum. Kürtler öldü, Türkler öldü, Ermeniler öldü.

Bu topraklarda yaşayan herkes payına düşen bedeli ödedi. En çok da Kürtler ödedi. Bu acıyı en çok biz biliriz. O yüzden de diyoruz ki artık bu acılar son bulsun. Artık evlatlarımızın cenazelerine değil düğünlerine gidelim.

“YSK HEM 16 NİSAN’DA HEM 24 HAZİRAN’DA HİLEYE ORTAK OLDU”

O denli hile ve şaibe ile hareket eden bir iktidar var ki YSK’nin görev süresini uzattı. YSK hem 16 Nisan’da hem 24 Haziran’da bu hileye ortak oldu. Görev süreleri uzatılır uzatılmaz da iktidara teşekkür mahiyetinde bir karar hazırladılar. Nedir bu karar; cezaevlerindeki tutuklular ve taksirli suçtan yatanlar oy kullanamaz. Neden? Çünkü cezaevlerinden en yüksek oy HDP’ye çıkıyor. Bu denli acz içindeler.

Yasaya göre hüküm almamış olanların, tutukluların oy verme hakkı engellenemez. Bunu engelleyerek YSK Anayasal suç işliyor. Cezaevindekiler cezaevinde olduğu bölge adına oy kullanamaz diyor, bulunduğu bölgeye gitsin kullansın, böyle çözümler üretmek yerine cezaevindekilerin oy hakkını gasp ediyor.

İnsanların sandıklarını halktan kaçıran bir kurum bu YSK. Sandık birleştirme kararlarıyla yüzbinlerce oyun sandığa girmesini engellemiştir. Bizim nezdimizde hiçbir itibarı yoktur, hiçbir güvenilirliği yoktur.

Biz her şeye rağmen bizim olanı, kentimizi yönteme hakkını o sandıklardan çıkaracağız. Yeni yıla giriyoruz, yeni yılda yeni olanı selamlamak için, bu iktidardan kurtulmak için çok daha kararlı bir şekilde mücadelemizi yükselteceğiz. Cezaevinde olan tüm yoldaşlarımızın, sürgünde olan tüm yoldaşlarımızın yeni yılını kutluyorum. Yeni yıl onlara da barış, özgürlük, kavuşma getirsin.”

Gündem

Ekonomi eğitimi olamayan hazine bakanı bir tek sizi uçurur

Dibe vuran ekonominin başına ekonomi eğitimi bulunmayan Nureddin Nebati’nin atanmasına tepkiler sürüyor. Sosyal medyada Nebati’nin, ekonomiden çok atanmasının ardından layık olma sözü verdiği Erdoğan’ı uçurmaya çalışacağına dair yorumlar yapılıyor.

BOLD – Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin ‘ekonomi’ üzerine hiçbir tahsil görmemiş olması tepkileri de beraberinde getirdi.

Nureddin Nebati’nin kariyerinde ekonominin yerine Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, TÜGVA yönetimleri bulunuyor.

TEZİ AKP ÜZERİNE

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın resmi sitesinde Nebati’nin eğitimiyle ilgili şu bilgiler yer alıyor: “Siyaset Bilimi Uzmanı; İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi. Yüksek lisansını aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde Uluslararası İlişkiler alanında yaptı. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında Doktora unvanını aldı. Farklı Üniversitelerde Siyaset Bilimi, Türk Siyasal Hayatı, Devlet ve Siyaset Sosyolojisi dersleri verdi.”

Berat Albayrak’a yakınlığıyla bilinen Nebati’nin doktora tezinin ise görevli olduğu AKP teşkilatıyla ilgili olduğu öğrenildi.

BİR TEK SİZİ UÇURUR

Sosyal medyada ise duruma tepki var. Eğitimsiz bir Hazine ve Maliye Bakanının dibe vurmuş ekonomiyi nasıl kaldıracağı merak konusu.

Yazar Erhan Karadağ, “Kayınbiraderinizi, görümcenizi torpille cerrah veya uçak pilotu yapabiliyor musunuz; yok. Ekonomi eğitimi almamış hazine bakanı nedir ya. Bir tek sizi uçurur” diyerek atamaya tepki gösterdi.

Komedyen, oyuncu Şahan Gökbakar da tepki gösterdi bu atamaya, İlgisiz atamayı ti’ye alan ünlü komedyen, “Arkadaşlar, bir yakınımızın basur şikayeti var. Tanıdığınız iyi bir kulak burun boğaz doktoru varsa, bir baktırmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Damat Albayrak’ın gölgesi Nebati, çöken ekonominin başına geçti

Okumaya devam et

Gündem

Saray’ın başkanı Feyzioğlu koltuğunu koruyabilecek mi?

AKP’nin “lebalep” dolu salonlarda kongrelerini yapmasına karşın Saray’a yakın Metin Feyzioğlu’nun başkanı olduğu Türkiye Barolar Birliği’nin salgından dolayı bir yıl ertelenen genel kurulu bu hafta sonu yapılacak. Baroların art arda destek açıklaması yaptığı Erinç Sağkan seçilmeye daha yakın görülürken, Saray’ın adayı Feyzioğlu’nun durumunu Anadolu barolarının tavrı belirleyecek. 

BOLD – Kovid–19 salgını gerekçesiyle bir yıl ertelenen Türkiye Barolar Birliği (TBB) 36. Olağan Genel Kurulu, 4–5 Aralık tarihlerinde Ankara’da yapılacak. Seçimlerde mevcut başkan Metin Feyzioğlu ile Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan yarışacak.

SAĞKAN LEHİNE ADAYLIKTAN ÇEKİLDİLER

TBB seçim sürecinde adaylığını açıklayan eski TBB Başkanı Vedat Ahsen Coşar, daha sonra “Biz, avukatlık mesleğinin geleceğini değil, insanları ve olayları konuşmaktayız” diyerek bu kararından vazgeçti. Adaylığını açıklayan eski Antalya Barosu Başkanı Alper Tunga Bacanlı da Erinç Sağkan lehine TBB başkan adaylığından çekildi. Seçimlerde çok sayıda baronun ortak adayı olarak gösterilen Sağkan ile Saray’ın adayı Feyzioğlu yarışacak.

ANKARA, İSTANBUL VE İZMİR’İN DELEGE SAYISI DÜŞTÜ

Çoklu baro yasasıyla birlikte TBB Genel Kurulu’nda oy hakkı bulunan delege sayısı da düştü. Seçimlerde eskiden 477 delege oy kullanırken, yeni düzenlemeyle bu sayı 348 olarak belirlendi. Daha önce delege sayısı 137 olan İstanbul Barosu 13 delegeye, 53 olan Ankara Barosu delege sayısı 7’ye, 30 olan İzmir Barosu delege sayısı ise 5’e geriledi. Geride kalan 78 baroya ise 3’er delege seçme hakkı tanındı. Ayrıca 82 baronun başkanları doğal delege olarak oy kullanırken, görevdeki TBB Başkanı ve eski başkanların da oy kullanma hakkı bulunuyor.

BAŞKANI ANADOLU BAROLARI BELİRLEYECEK

Seçimlerde İstanbul, Ankara, İzmir gibi baroların etkinliği azalırken, avukat sayısı düşük olan Anadolu barolarının durumu güçlenmiş oldu. Seçimlerde Anadolu barolarının tavrı önemli rol oynayacak. Feyzioğlu’nun Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin yanı sıra iktidara yakın barolarda güçlü olduğu ifade edilirken, bu bölgelerdeki adaylıktan çekilen Bacanlı’yı destekleyen baroların Sağkan’a oy verebilecek olmaları Feyzioğlu’nun durumunu zayıflatması bekleniyor.

SAĞKAN SEÇİLMEYE DAHA YAKIN

Çok sayıda baro Saray’a yakınlaşması nedeniyle istifasını istedikleri Feyzioğlu’na karşında birleşmiş durumda. Akdeniz, Marmara, Ege bölgelerindeki çok sayıda baro başkanı ve delege, yaptıkları bölge toplantılarıyla birbiri ardına ortak deklarasyon yayınlayarak seçimlerde Sağkan’ı destekleyeceklerini açıkladı. Çok sayıda baro başkanının ve delegenin aday gösterdiği ve 200 civarında delegenin desteğini aldığı düşünülen Sağkan seçilmeye daha yakın görülüyor.

GÜNEYDOĞU VE DOĞU BAROLARI DA SAĞKAN’A DESTEK AÇIKLAMALARI YAPTI

Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölge baroları başkanları ve delegeleri, herhangi bir başkan adayını işaret etmeden, TBB seçimleri için belirlenen yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kurulu adayları ile birlikte hareket edeceklerini açıkladı. Adıyaman, Mardin, Şırnak, Batman, Muş, Van, Tunceli ve Şanlıurfa baro başkanları da ayrı bir açıklama yaparak seçimlerde Erinç Sağkan’ı destekleyeceklerini duyurdu.

Merkez’in 1 milyarlık satışı işe yaramadı: Dolar 14 lira yolunda

Okumaya devam et

Gündem

Askeri öğrencilerin davasında 10 kişiye tahliye

15 Temmuz gecesi, TRT’nin Ulus’taki yerleşkesi ve Digitürk binasının işgaline ilişkin Yargıtay’ın haklarında bozma kararı verdiği 37 askeri öğrenciden 10’u tahliye edildi.

BOLD – Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden görülen TRT-Digitürk davasının ikinci duruşmasında 10 askeri öğrenci daha tahliye kararı verildi. Beş buçuk yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu olan 38 öğrencinin yargılandığı davandan şu ana kadar toplam 13 öğrenci tahliye edilmiş oldu.

24 ÖĞRENCİ TUTUKLU

Askeri Öğrenci Komitesi Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “Bugün görülen TRT/Digitürk davasında 10 arkadaşımız daha tahliye edildi, bu davadan 24 arkadaşımızsa hala tutuklu. Öğrencilerin hepsi eşittir, hepsi masumdur! Adaletin varacağı yer belli, geç olmadan tüm arkadaşlarımızı serbest bırakın!” ifadesi kullanıldı.

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya öğrenci aileleri katıldı. İlk duruşmada üç askeri öğrenci tahliye edilmişti. Dün gerçekleştirilen ikinci duruşmada ise Ahmet Dinçer Sakaoğlu, Ali Seyis, Fatih Altun, Mehmet Çelebi, Mehmet Fatih Çetin, Muharrem Uğurdoğan, Halit Çam, Mustafa Aydoğan, Seyit Ahmet şahin, Halil İbrahim Akkuş’un tahliyesine karar verildi. Şu anda cezaevinde TRT-Digitürk davasında yargılanan 24 öğrenci askeri daha öğrenci bulunuyor.

Silivri Cezaevinden gece yarısı çıkabilen öğrenciler ve ailelerinin buluşma anı sosyal medyada fotoğraf ve videolarla paylaşıldı. Bir sonraki mahkeme 24-26 Ocak 2022 tarihleri arasında görülecek.

 

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

Popular

Shares