Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Figen Yüksekdağ açlık grevine başladı: Sayı 81’e yükseldi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in sürdürdüğü açlık grevine bir destek de HDP tutuklu Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’dan geldi.

Yüksekdağ 3 günlük açık grevi başlattı. 17 cezaevinde açlık grevi yapan tutuklu sayısı 81’e ulaştı.

KANDIRA’DA AÇLIK GREVİ

İki yılı aşkın süredir Kandıra Hapishanesi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 24 Haziran seçiminde Hakkâri’den milletvekili seçilen Leyla Güven’in sürdürdüğü açılık grevine destek amacıyla 3 günlük açlık grevine başladı.

GÜVEN’İN EYLEMİ 52. GÜNÜNDE

Yaklaşık bir yıldır Diyarbakır Cezaevi’nde bulunan HDP Milletvekili Güven, Abdullah Öcalan’ın üzerindeki ağır tecrit koşulları olduğunu iddia ederek, tecritin kaldırılması talebiyle süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemi başlatmıştı.

8 Kasım tarihinde başlayan açlık grevi 52. gününde. Güven’in sağlık durumu giderek kötüye gidiyor.

MECLİSTE DE 2 GÜNLÜK AÇLIK GREVİ

Daha önce de 10 HDP miletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) iki günlük açlık grevi yapmıştı.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, eylemlerinin, Leyla Güven’e destek için yapıldığını belirmiş, “Belki uzun olmayabilir ama sembolik bir anlamı vardır. Kürt sorunu çözülmeden bugün Türkiye’de yaşanan hiçbir sorunun çözülmeyeceğine vurgu yapmak isterim. Bu direniş elbette başka yerlerde başka şekilde devam edecek.” ifadelerini kullanmıştı.

İL ÖRGÜTLERİNE AÇLIK GREVİ BASKINLARI

Leyla Güven’e destek vermek amacıyla birçok il ve ilçe HDP teşkilatlarında partililerce gerçekleştirilen açlık grevi eylemlerine polis müdahale etti.

Başta Diyarbakır, Şanlıurfa olmak üzere çok sayıda ilde gerçekleşen polis operasyonlarında açlık grevine destek için açlık grevi eylemi yapan çok sayıda partili gözaltına alındı.

TIBBİ OLARAK NELER YAPILABİLİR?

HDP açlık grevleri için tıbbi olarak yapılabilecekleri şöyle sıraladı:

Açlık grevi yapanların günlük minimum 5 büyük bardak su, 2 çay kaşığı tuz, 5 yemek kaşığı şeker, 1 tatlı kaşığı karbonat ve 500 mg B1 vitamini alması sağlanmalıdır.

Açlık grevi sırasında, açlık grevi yapanların başka koşullardan kaynaklanan sağlık riskleri ortadan kaldırılmalıdır. Kullanılan malzemelerin temizliği ve sağlığa uygunluğu sağlanmalıdır. Bu kişilerin ılık ve nemli bir ortamda, fazla fiziksel aktiviteye maruz bırakılmaksızın bulunmaları sağlanmalıdır.

HEKİM GÖZETİMİNDE OLMALILAR

Açlık grevindekilerin var olan hastalıkları nedeniyle kullandıkları ilaçlara nasıl devam edecekleri konusunda bilgi verilmelidir.

Açlık grevi yapanlara yardımcı olan, bakımlarını sağlayanlara gerekli bilgi ve olanaklar sağlanmalıdır. Bu nedenle Türk Tabipleri Birliği tarafından hazırlanmış “Açlık Grevi Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Konular” adlı bilgi notu, bu kişilere ve açlık grevi yapanlara iletilmelidir.

Kişiler, açlık grevine başladıkları andan itibaren, müdahalesini kabul ettikleri hekim gözetiminde tutulmalı ve kendi sağlık durumları hakkında her gün hekimleri tarafından bilgilendirilmelidirler.

HASTANELERE SEVK İMKANI SUNULMALI

Açlık grevinin kişinin kendi iradesiyle sonlandırıldığı, tedavi ve beslenmeye geçiş aşamasında, TTB’nin daha önceki açlık grevlerine katılmış olanların beslenmeye geçiş, eksikleri yerine koyma ve ortaya çıkan hastalık ve rahatsızlıkların tedavileri üzerine yapılmış olan araştırmalara bağlı olarak hazırladığı “Açlık Grevi Yapmış Hastada Tedavi Bakım Protokolü” uygulanmalıdır.

Hastaneye sevkler ve tedavi; kusma ve bası yarasına yol açabileceğinden kelepçeli yapılmamalıdır.

Açlık grevi bittikten sonra yerine koyma ve beslenmeye geçiş aşamasında, ihtiyaç duyulabilecek hekim ve sağlık çalışanı daha önceden belirlenmeli, bu kişilere tedavi ile ilgili gerekli bilgiler verilmelidir.

MESLEK ÖRGÜTLERİNİN CEZAEVLERİNE GİRİŞİ KOLAYLAŞTIRILMALI

İlgili meslek örgütleri, sağlık ve insan hakları örgütlerinin oluşturduğu “Bağımsız Tıbbi İzlem Heyetleri”nin cezaevi ziyaretleri ve denetimleri, tedavilerin yapılması ve komplikasyonların azaltılması açısından önemlidir.

Bu heyetlerin cezaevlerine girmesi için gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır. Başta Leyla Güven olmak üzere süresiz ve dönüşümsüz açlık grevinde bulunan mahpusların sağlıklarının tehlikeye girmemesi için Adalet Bakanlığı’nın bir an önce tecridin kaldırılması için adım atması çağrımızı yineliyoruz.

HANGİ TARİHTE, HANGİ CEZAEVİNDE, KAÇ KİŞİ AÇLIK GREVİNE KATILDI?

8 Kasım 2018’den bu yana Diyarbakır D Tipi 1 Kişi(Leyla Güven)

16 ARALIK İTİBARIYLA 42 KİŞİ

* Gebze Kadın Kapalı Cezaevi: 5 kişi

* Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi: 5 kişi

* Elazığ 1 Nolu F Tipi: 3 kişi

* Van F Tipi: 5 kişi

* Beşikdüzü Cezaevi: 3 kişi

* Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi: 4 kişi

* Kandıra 1 Nolu F Tipi: 6 kişi

* Edirne F Tipi

* Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi: 5 kişi

* Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi 4 kişi

AİLELERİNİ ARAYARAK “AÇLIK GREVİNDEYİZ” DEDİLER

20 Aralık

Burhaniye T Tipi: 4 kadın

26 Aralık’ta ailesini arayan bir kadın mahpus 6 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olduklarını belirtmiştir.

26 Aralık

* Kırıkkale F Tipi: 5 kişi

* Şakran Kadın Kapalı Cezaevi: 3 kişi

* Şakran 2 Nolu T Tipi: 5 kişi

* Kırıklar 1 Nolu F Tipi: 3 kişi

* Kırıklar 2 Nolu F Tipi: 2 kişi

* Sincan Kadın Kapalı: 3 kişi

28 Aralık

Kırıkkale Cezaevi’nde 29 gündür dönüşümlü açlık grevini sürdüren 12 tutuklu 28 Aralık’tan itibaren grevi süresiz-dönüşümsüz bir şekilde devam ettireceklerini iletti.

Analiz

Ülkeyi bit pazarına çeviren Erdoğan Araplar’a ASELSAN sözü mü verdi?

Türkiye’den ucuza mal kapatmaya çalışan Körfez ülkeleri, BAE ve Katar ile ilgili ilginç iddialar basına yansıyor. Katarlı bakan Türkiye’deki krizi ülkesi için fırsata çevirmek istediklerini söylerken, BAE’nin ASELSAN için Savunma Dairesi Başkanlığı ile görüştüğü ortaya çıktı.

BOLD – Bütçe görüşmelerinin TBMM Genel Kurul’da görüşülmeye başladığı gün Katar’a giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Türk heyeti bir dizi anlaşmaya imza attı.

Geziye Katarlı bir gazetecinin, Mevlüt Çavuşoğlu’na “Para için mi geldiniz?” sorusu damga vurdu. Skandalın ardından Katar Dışişleri Bakanı ucuza mal kapatmaya çalıştıklarını itiraf etti. Katar Dışişleri Bakanı Sheikh Mohammed bin Abdulrahman Al-Thani “Türkiye’de ortaya çıkacak fırsatları değerlendiriyoruz” dedi.

Katar ziyaretinden önce Erdoğan, eski kan davalısı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliaht Prensi ile görüşmüştü. 15 Temmuz’un finansörü olmakla suçlanan BAE Prensi, devlet töreniyle kırmızı halıda karşılandı.

BURNUNUZDAN FİTİL FİTİL GETİRİRİM

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, son grup toplantısında BAE ziyaretine ilişkin ilginç açıklamalarda bulundu.

AKP’lilerin bugüne kadar ‘Şerefsiz’ dedikleri bir kişiyi kırmızı halıda karşılamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Bir kamuoyu araştırması yapılıyor. ‘Birleşik Arap Emirlikleri’nin yatırım kararıyla ilgili hangisi sizin görüşünüzü daha çok yansıtır’ diye soruluyor. İki seçenek var. ‘Türkiye’ye yatırım yapmak için gelmektedir’ katılanların yüzde 35,4’ü böyle diyor. Yüzde 64,6’sı ‘Türkiye’de ucuzlayan şirketleri almak için gelmektedirler’ diyor. Vatandaş gerçeği gayet görüyor. Gazetelere bir şey yansıdı. Bunlar geldiler, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN bunları alacaklarmış, pazarlıklarını yapacaklarmış. Buradan Erdoğan’a ve BAE veliaht prensine de söylüyorum. Ordunun HAVELSAN’ına, ROKETSAN’ına ASELSAN’ına el koyarsanız, satarsanız fitil fitil burnunuzdan getiririm” dedi.

Aynı iddiaları Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu da dile getirmişti. Karamollaoğlu, Batılı bir devletin BAE üzerinden ASELSAN’ı almaya çalıştığını iddia etmişti.

ASELSAN İDDİASI

Bloomberg’ten Fırat Kozok, bugün bu iddiaları doğrulayan bir habere imza attı. Kozok’un haberine göre BAE yetkilileri, pazartesi günü ASELSAN da dahil olmak üzere Ankara merkezli savunma sanayi şirketleriyle görüştü.

Bloomberg’e konuşan üst düzey bir yetkili, BAE heyetinin Pazartesi günü Savunma Sanayii Başkanlığı ile bir araya geldiğini ve ardından isminin açıklanmaması koşuluyla ASELSAN da dahil olmak üzere Ankara merkezli savunma şirketleriyle görüştüğünü aktardı. Yetkili, BAE ekibinin Türk SİHA üreticisi Bayraktar’ın temsilcileriyle de görüştüğünü söyledi. Görüşmelerin sonucu ise henüz belli değil.

Vatandaşın market-pazar maceraları: İlk 3 saniyede 50 TL bitiyor…

Okumaya devam et

Gündem

Özel yurtta ‘Deccal’ cinayeti! Aşçı üniversite öğrencisinin başını satırla kesti

ALİM Derneğine ait özel öğrenci yurdunda çalışan İhsan Güney, Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi Mehmet Sami Tuğrul’un başını satırla keserek, “Deccal’i vurdum” diye bağırdı.

BOLD – Korkunç cinayet bugün saat 14.30 sıralarında, Antalya’nın Kepez İlçesi Kültür Mahallesi Hürriyet Caddesi üzerinde bulunan, Antalya İlim ve Kültür Derneği’nin (ALİM) 4 katlı öğrenci yurdunun yemekhanesinde meydana geldi. Yurdun aşçısı İhsan Güney (38), Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi Mehmet Sami Tuğrul’un (18) başını satırla kesti.

DECCAL’İ VURDUM

Güney, kestiği başı Tuğrul’un göğsünün üzerine koyarak “Deccal’i vurdum” diye bağırdı. Güney, suç aleti satırı da gencin göğsünün üzerine bıraktı.

Olayın şahidi olan diğer öğrenciler yemekhanenin kapısını kilitledikten sonra polisi aradı. İhbar üzerine öğrenci yurduna gelen polis, İhsan Güney’i gözaltına aldı. Kısa süre önce yurtta aşçı olarak işe başladığı öğrenilen İhsan Güney, Antalya Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine götürüldü. Polisin olay yerindeki incelemesi sürüyor.

Mehmet Sami Tuğrul’un, kendi halinde sessiz bir öğrenci olduğu kaydedildi.

SORUMLUSU İKTİDAR

Cinayete tepki gösteren Öğrenci Kollektifleri, vahşi olaydan AKP hükumetinin yurt politikasını eleştirdi. Yapılan paylaşımda “Antalya İlim ve Kültür Derneği’nin yurdunda kalan sıra arkadaşımız Mehmet Sami Tuğrul, yurdun aşçısı tarafından vahşice katledildi. İktidar yurt sorununu çözmeyip, cemaatlere milyonlar ayırmaya devam ettiğinde tablo bu oluyor. Bu cinayetin sorumlusu iktidardır!” ifadeleri kullanıldı.

AİHM karar verdi: Gülen Hareketi’ni övmek suç değil, ifade özgürlüğü ihlal edildi

 

Okumaya devam et

Gündem

AİHM karar verdi: Gülen Hareketi’ni övmek suç değil, ifade özgürlüğü ihlal edildi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 15 Temmuz’dan önce Gülen Hareketi’ni övmenin suç kabul edilemeyeceği kararını verdi. Bu karar ‘suçu ve suçluyu övme’ nedeniyle mahkum edilen binlerce kişi için emsal olacak.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 15 Temmuz’dan bir yıl kadar önce Gülen Hareketi hakkında yaptığı olumlu sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek ‘suçu ve suçluyu övme’ nedeniyle mahkum edilen KHK’lı öğretmen Yasin Özdemir’in suç işlemediği şeklindeki savunmasını haklı buldu.

PAYLAŞIMLARI NEDENİYLE ÖĞRETMENLİKTEN ATILDI

2015 yılının Nisan ayında Gülen Hareketi’ne yönelik eleştirilere cevap veren sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek suçu ve suçluyu övme nedeniyle mahkum olan ve akabinde KHK ile ihraç edilen öğretmen Yasin Özdemir’in ifade özgürlüğü ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açtığı dava bugün karara bağlandı.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLDİ

AİHM Özdemir’in o tarihte Gülen Hareketi’nin resmen bir terör örgütü olarak belirlenmediği iddiasını haklı buldu. Avukat Rumeysa Budak, Twitter hesabında AİHM’in kararına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 15 Temmuz 2016 öncesi gerçekleştirilen açıklamaların, Nisan 2015’te hareketle ilgili yasa dışı örgüt olduğuna dair herhangi bir nihai mahkeme kararı olmaması nedeniyle suç teşkil etmediğine dolayısıyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

KARAR OYBİRLİĞİ İLE ALINDI

Tazminat talepleri başvurucu tarafından net olarak belirtilmediği ve iç hukukta tazminat imkanının olması nedeniyle tazminata hükmedilmemiş. Karar (Türk hakim) Saadet Yüksel’in de yer aldığı Daire’ce oy birliğiyle alınmış.”

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İHLAL EDİLDİĞİNE HÜKMEDİLDİ

İnsan Hakları Hukukçusu Okan Taşdelen de karara ilişkin Twitter hesabından şu değerlendirmeyi yaptı: “AİHM, Yasin Özdemir/Türkiye (No. 14606/18) davasında, başvurucunun 2015’teki paylaşımlarından dolayı FETÖ/PDY’yle ilişkili biçimde suçu ve suçluyu övme suçundan cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Kararda o tarih itibariyle FETÖ/PDY’ye ilişkin kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı ve Ceza Kanunu’nun 215. maddesinin uygulanma şeklinin öngörülemez olduğu ifade edilmiş.”

KESİNLEŞMİŞ BİR HÜKÜM YOK

İnsan hakları aktivisti ve uluslar arası kriminal avukat Dr. Gökhan Güneş sosyal medya hesabından konuyla ilgili yaptığı paylaşımda “AİHM, 2015 yılı Nisan ayında sosyal medyada yaptığı paylaşım nedeniyle “suç ve suçluyu övme” suçundan cezalandırılan başvurucunun ifade hürriyetinin ihlaline karar verdi. AİHM; karar tarihi itibariyle FETÖ/PDY’ye ilişkin kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını ve TCK’nın 215. maddesinin uygulanma şeklinin öngörülemez olduğunu vurgulamıştır” dedi.

TÜRK YARGISININ ÖZETİ!

Güneş, bugünkü AİHM kararına konu olayın özeti olarak da şu paylaşımları yaptı:
“- Tutuklama sebebi:Örgüt üyeliği,
– Dava: Terör propagandası yapmak,
– Verilen Ceza: Suç ve suçluyu övmek,
– AYM:İç hukuk yolu tüketilmediğinden başvurunun reddi.
– AİHM: Başvurucunun ifade hürriyetinin İHLALİ!

AYM KESİNLİKLE ETKİLİ BİR İÇ HUKUK YOLU DEĞİLDİR

Yargı mercilerinin yamalı bohçaya çevirdiği bu kararda göstermiştir ki;
– Terör yargılamalarının hiç biri hukuk zemininde ilerlememektedir.
– AYM kesinlikle etkili bir iç hukuk yolu değildir.
– AİHM, TCK m. 215 gibi, 314’te öngörülemez olduğuna karar verecektir!”

Öfke nöbetleri geçiren otizmli Tarık’ın annesi: Babasının tutuklanması oğlumu mahvetti

 

Okumaya devam et

Popular

Shares