Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP’li danışman: Milletvekilleri danışman maaşından pay alıyor

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Sakarya Milletvekili Kenan Sofuoğlu’nun danışmanı, “Diğer milletvekilleri danışmanlarının maaşlarından pay alıyor.” sözleri ile üzeri kapanmış bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.

“KIYAFETİMİZE KADAR HER ŞEYİMİZLE İLGİLENİYOR”

AKP Sakarya Milletvekili Kenan Sofuoğlu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden yaptığı “Emir erlerim” paylaşımına yönelik tepkiler sürerken, fotoğraftaki danışmanlardan Semih Bostanoğlu dikkat çekici bir iddiada bulundu.

Bostanoğlu, “Diğer milletvekilleri danışmanlarının maaşlarından pay alırken, Kenan abim giydiğimiz kıyafetimize kadar her şeyimizle kendisi ilgileniyor.” dedi.

DANIŞMANLARA YAPILAN MUAMELEYİ GÖRDÜK

Sofuoğlu’nun danışmanı Semih Bostanoğlu kişisel Facebook hesabında şu ifadeleri kullandı: “Meclis’teki milletvekillerinin danışmanlara yaptıkları muameleleri gördük. 600 milletvekili içinden iddia ediyorum, Kenan abim kadar danışmanlarına değer veren, yediği içtiği ayrı gitmeyen, aynı odada kalan bir milletvekili yoktur. Meclis’te bizden ayrı oturduğunu gören bir tane danışman varsa çıksın konuşsun. Milletvekillerinin arasında değil, danışmanların arasında oturur, sırf bizler için. Bu arada o şakayı biz isteyerek bu hataya düşürdük onu.”

ASGARİ ÜCRETE ANLAŞ GERİSİNİ CEBE AT

Bostanoğlu’nun paylaşımı üzerine küllenmiş bir tartışma yeniden alevlendi. Milletvekillerinin danışmanlarından pay aldıkları iddiası daha önce de gündeme gelmişti.

Bazı milletvekillerinin danışman yapacakları kişilerle asgari ücret veya biraz daha üstü rakamlara anlaştıkları, maaşın kalan kısmını ise kendilerinin aldığı iddia edilmişti.

GEREKÇE HARCAMA FAZLALIĞI

Milletvekillerinin buna gerekçe olarak giderlerinin fazlalığını gösterdiği ileri sürülmüştü.

Vekillerin özellikle gruplar halinde meclise gelen misafirlerine yerdirdikleri yemeklerin yüklü mikarlar tuttuğu, bu sebeple aldıkları maaşların yeterli gelmediği gerekçesini sunduğu konuşulmuştu. Ancak herhangi bir şikâyet olmadığı için konunun üzeri kapanmıştı.

34 BİN LİRA MAAŞ YETMİYOR

Peki bir milletvekilinin eline ne kadar para geçiyor? Millevekili maaşı 20 bin 646 lira. 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren alacakları zammı bir tarafa, vekillerin bir çoğu kıyak emeklilikten faydalanarak emekli oldu. Emekli milletvekili maaşı ise 13 bin 410 lira.

Dolayısıyla emekli olmuş ve halen görevde bulunan bir milletvekilinin eline aylık 34 bin 56 lira geçiyor.

EN YÜKSEK DANIŞMAN MAAŞI 8 BİN LİRA

Meclis Başkanı’nın 5, her siyasi parti grubunun 10 grup danışmanı ile 25 büro görevlisi ve partinin milletvekili sayısının yüzde 10’u kadar ilave büro görevlisi, milletvekillerinin ise 1 danışman, 1 ikinci danışman ve 1 ilave personel çalıştırma hakkı bulunuyor.

TBMM başkan danışmanı 8 bin 183 TL, grup danışmanı 7 bin 5 TL, grup büro görevlisi 6 bin 63 TL, milletvekili danışmanı 6 bin 888 TL, milletvekili 2. danışmanı 6 bin 63 TL, milletvekili ilave personel
5 bin 278 TL maaş alıyor.

Kenan Sofuoğu’nun TBMM’de masaya ayaklarını uzatarak yaptığı paylaşım büyük tepki görmüştü.

SENATÖR KARTVİZİTİ İLE GÜNDEME GELMİŞTİ

Daha önce ‘senatör’ sıfatıyla bastırdığı kartvizitlerle tartışma yaratan Sofuoğlu önceki gün de TBMM’deki odasında ayaklarını masaya uzatarak çektirdiği fotoğrafı “Emir erlerim” notuyla paylaşmıştı.

Sofuoğlu gelen tepkiler üzerine paylaşımı kaldırmış, daha sonra, “Siyasete biraz espri katmak amacıyla yapmış olduğum paylaşım kastının ötesinde anlamlara taşınmıştır.” açıklamasında bulunmuştu.

Emeklilere verilmedi, ama bakanlar ‘çifte maaş’ alacak

Politika

MSB’nin tehdidinin ardından savcılar CHP’li Başarır için harekete geçti

Tank Palet Fabrikasının Katarlılara satılmasıyla ilgili açıklamaları yüzünden, MSB’nin hedefi olan CHP’li Mahir Başarır hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

BOLD – CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Habertürk’te katıldığı bir programda Tank Palet Fabrikasının yüzde 49’unun Katarlılara satılmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Başarır’ın açıklamalarına sosyal medyada AKP’li hesaplar tepki gösterdi.

RESEN SORUŞTURMA

AKP’li hesapların ardından Milli Savunma Bakanlığından da (MSB), Başarır’ın ifadelerin ardından tehdit gibi açıklama geldi. Başarır hakkında dava açılacağının işaretinin verildiği MSB’ye ait sosyal medya hesabından: “Hesabının hukuk çerçevesinde sorulacağını, konunun takipçisi olacağımızı herkesin bilmesini istiyoruz” paylaşımı yapıldı.

MSB’nin paylaşımının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Başsavcılıktan yapılan açıklamada: “Katıldığı bir TV programında ‘Türk ordusu satılmış’ diyen 27. dönem Milletvekili Ali Mahir Başarır hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca TCK’nın 301. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ve devletin askeri teşkilatını alenen aşağılama suçlarından resen soruşturma başlatılmıştır” denildi.

Sunday Times Erdoğan’ın reform söylemlerinin ardındaki Biden gerçeğini yazdı

Okumaya devam et

Politika

Demirtaş: Silah ve şiddet yöntemini benimsemiyorum

Halen cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan problemlere karşı “demokratik siyaset” çıkışı geldi. Barışçıl yollara inandığının altını çizen Demirtaş “Silah ve şiddet yöntemini de benimsemediğim, doğru bulmadığım için demokratik siyaset yolunu tercih etmiş bir siyasetçiyim. Demokratik siyaset, şiddetin alternatifi ve panzehridir.” dedi.

BOLD – Selahattin Demirtaş, tutuklu olduğu Edirne Cezaevinde, 45 kişi tarafında sorulan 45 soruyu cevapladı. 1+1 Forum’un sitesinde yayınlanan soru- cevaplarda Demirtaş’ın demokratik siyaset vurgusu ön plana çıktı.

Oda TV’den Barış Terkoğlu, “PKK ile ilişkili olmakla suçlanarak yargılanıyorsunuz. Öte yandan azımsanmayacak sayıdaki kimi destekçilerinize göre siz PKK’ya ya da Kandil’e karşı tavrınızın kurbanı oldunuz. Bunlardan hangisi doğru? Demirtaş PKK’nın ya da Kandil’in vitrini mi, yoksa panzehri mi?” diye sordu. Demirtaş ise:

DEMİRTAŞ: PKK ÜYESİ YA DA YÖNETİCİSİ DEĞİLİM

“Ben PKK üyesi veya yöneticisi olsaydım bunu en azından mahkemede asla gizlemezdim. Neysem oyum. Saklayacak, gizleyecek hiçbir şeyim yok. Yasadışı bir faaliyetim yok. Zaten hakkımda öyle bir iddia da yok. Twitter hesabımda açıkladığım ve mahkemede hepsi de çürütülen birkaç somut iddia dışında, iddianamelerin tamamı kamuoyunun duyduğu, bildiği konuşmalarımla doludur. Savcılar bu konuşmalarımdan yola çıkarak PKK kurucusu ve yöneticisi olduğumu iddia edip dava açtılar. Bu da beni PKK yöneticisi yapmaz. Ben siyasetçiyim ve HDP dışındaki hiçbir örgütsel yapıya bağlı ya da tabi değilim. Silah ve şiddet yöntemini de benimsemediğim, doğru bulmadığım için demokratik siyaset yolunu tercih etmiş bir siyasetçiyim. Demokratik siyaset, şiddetin alternatifi ve panzehridir. Tüm sorunların barışçıl siyasi yollarla çözülmesi gerektiğine inandığım için de HDP’de siyaset yapıyorum.” dedi.

“OYALAMA VE ALDATMAYA DÖNÜK SÖZDE REFORM GİRİŞİMİ”

Gazeteci Erdal Er’in “Seni başkan yaptırmayacağız” çıkışınızdan sonra Erdoğan’ın yakın çevresine “bana ihanet ettiler” dediği, bu nedenle size kişisel husumet beslediği, bunun sonucu olarak hapiste olduğunuz söyleniyor. Bu iddiaya yorumunuz nedir? Sizin Erdoğan’la kişisel bir sorununuz var mı? Çözüm için siyasi rakibiniz Erdoğan’la el sıkışır mısınız? AKP ile HDP yan yana gelebilir mi?” diye sordu. Kendisinin siyasi rehine olduğuna vurgu yapan Demirtaş “İçeride olmamızın nedeni de partimizin her konudaki duruşunu savunmamızdır. Erdoğan ile nasıl bir kişisel sorunum olabilir ki? Ben bir siyasi rehine olarak hapisteyim. Kurumsal ve radikal demokratik adımlar cesaretle atılırsa kaos durumundan çıkış mümkün olabilir. Benim ve arkadaşlarımın şahsi özgürlüğünden çok, toplumun özgürlüğünün ve Türkiye’nin demokrasisinin gelişmesi önemlidir.” diyerek cevap verdi.

AKP’nin reform çıkışını “oyalama ve aldatmaya dönük sözde reform girişimi” diye tanımlayan Demirtaş “Samimi ve somut demokratik adımları, HDP dahil tüm partilerin destekleyebileceğini düşündüğünü ifade eden Demirtaş, şöyle devam etti: “Reform ve demokrasi adımlarını isimler üzerinden değil, genel ilkeler ve toplumun yararı üzerinden tartışmak yararlı olur. Oyalama ve aldatmaya dönük sözde reform girişimleri ise mevcut krizi derinleştirmekten başka işe yaramaz. Şu andaki sorunları ve krizi yaratan biz değiliz, ama çözüm konusunda kendimizi sorumlu hissederiz. Yeter ki ciddiyeti ve samimiyeti görelim. Bu düşüncelerim, iktidarından muhalefetine tüm partilere yöneliktir. Ve elbette demokratik reformların siyasi muhatabı kurumsal olarak partimiz HDP’dir.” ifadelerin kullandı.

‘ZULMÜN BÜYÜĞÜ DIŞARDA TOPLUMA YAPILIYOR’

Agos Gazetesi Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan’ın “Siyasi bir rehine olduğunuz su götürmez bir gerçek olduğuna göre, iktidarın sizi bu kadar uzun süre siyasi bir rehine olarak tutmasını nasıl açıklıyorsunuz?” yönündeki sorusuna ise Demirtaş, “İçeride benim gibi binlerce siyasi rehine var, ben yalnız değilim. Bu yapılanlar Kürt siyasetine diz çöktürme operasyonlarının bir parçasıdır. Zulmün büyüğü dışarıda tüm topluma yapılıyor.” cevabını verdi.

“MUHALEFET LİDERLERİ SEÇİMDE ISRAR ETMELİ”

Yazar Yıldırım Türker’in “Bugün ana muhalefet lideri olarak Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsaydınız ilk olarak ne yapardınız?” yönündeki sorusuna ise Demirtaş, kendini herhangi birinin yerine koyarak soruyu cevaplamamın doğru olmayacağını belirterek, “Ama ben muhalefet liderlerinin demokrasi, insan hakları gibi temel konularda birlikte hareket edebileceklerini düşünüyorum. Mesela kadın cinayetine dair bir duruşmayı, Çorlu tren faciası duruşmasını, siyasetçilerin ve gazetecilerin duruşmalarını genel başkanlar birlikte izleyemez mi? Katledilen bir kadının tabutunu bütün genel başkanlar birlikte taşıyarak en yüksek düzeyde hassasiyet yaratamazlar mı? Haksız yere işten çıkarılan emekçileri, Sakarya’da saldırıya uğrayan, Van’da helikopterden atılan Kürt ailelerini birlikte ziyaret edemezler mi? Daha birçok şey yapılabilir. Bu hem baskıyı frenler ve cinayetlerin önüne geçilmesine yardımcı olur hem de toplumda geleceğe dair demokrasi adına umutları çoğaltır. Sözlerden çok, bu tür adımlar anlamlı ve etkili olur gibime geliyor.” cevabını verdi.

Demirtaş, maddeler halinde hükümete çözüm önerileri sunmanın pek anlamlı gelmediğine işaret ederek, “Sanki sunulan önerileri hükümet tamamıyla yerine getirse her şey düzelecekmiş gibi bir algı oluşmasına yol açabilir. Bence muhalefet liderleri her konuşmalarında erken seçimde ısrar etmeli. Çünkü bu iktidarın yarattığı rejim değişmeden hiçbir şey değişmez.” dedi.

Okumaya devam et

Politika

AKP’li Siverek Belediye Başkanı da affını istedi

Sağlık sorunlarını gerekçe gösterip affını isteyen damat Berat Albayrak’tan sonra AKP’de sağlık gerekçeli istifalar sürüyor. AKP’li Siverek Belediye Başkanı Şehmus Aydın da sağlık sorunları gerekçesiyle görevinden istifa etti.

BOLD – Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Belediye Başkanı Şehmus Aydın, sağlık sorunları gerekçesiyle görevinden istifa etti. Aydın’ın İstifası işleme konurken, belediye meclisi 10 gün içerisinde yeni başkanı seçecek.

BELEDİYE MECLİSİ YENİ BAŞKANI SEÇMEK İÇİN TOPLANACAK

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Siverek Belediye Başkanı Şehmus Aydın’ın sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden ayrılmak için dilekçesini kendilerine sunduğunu belirtti. İstifa dilekçesinin işleme alındığını aktaran Erin, “Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığımızın da bilgileri var. Bundan sonraki süreçte belediye başkanı istifasını verdiği için 1. başkan vekili süreç tamamlanıncaya kadar vekaleten belediye başkanlığına bakacak. Meclisi Belediye Kanunu’na göre 10 gün içerisinde toplantıya davet edeceğiz. Meclis kendi içerisinde belediye başkanı seçimini gerçekleştirecek” dedi.

Koronavirüs vaka sayısı 30 bini geçti

Okumaya devam et

Popular