Bizimle iletişime geçiniz

Spor

Süper Lig’de para bitti, tek çare gençler

Süper Lig’in 17’inci haftasında iki futbolcunun oyuna girmesi dikkatlerden kaçmadı. İlk olarak Galatasaray’ın 16 yaşındaki orta saha oyuncusu Mustafa Kapı Sivasspor karşısında forma şansı buldu. Sonrasında ise 15 yaşındaki Antalyaspor’lu Fehmi Koç, Süper Lig’deki ilk karşılaşmasına Fenerbahçe maçıyla çıktı. Süper Lig’de uzun zamandır bu yaş grubunda oynama şansı bulan genç futbolcu yoktu.

2003 doğumlu Fehmi Koç, 15 yıl 3 ay 26 gün ile Süper Lig’de forma giyen en genç futbolcu unvanını aldı. İki ismin sahada yer aldıkları bir kaç dakikalık zaman dilimi Türk futbolunun geleceğine ışık tuttu. Bu durum yeni bir dönemin başladığının ilk sinyalleri olarak görüldü.

Mustafa Kapı, 16 yaşında Sarı-Kırmızılı forma ile ilk kez Süper Lig’de şans buldu.

YAŞ ORTALAMASI ÇOK YÜKSEK

Süper Lig Avrupa’da yayın gelirleri açısından en iyi 5 ülke arasında gösterilse de takip edilebilirlik ve takımların başarılıları bunun tam aksine işaret ediyor. Süper Lig 27.7 yaş ortalaması ile Avrupa’nın en yaşlı ligi olarak öne çıkıyor.

18 takımlı ligde 29 yaş üstü ortalamaya sahip 5 kulüp bulunuyor (Başakşehir, Ankaragücü, Akhisar, Sivas ve Alanya). Buna karşılık 25 yaş altı ortalamaya sahip tek takım Bursaspor.

Avrupa’nın 5 büyük futbol ülkesine bakıldığında 25.4 yaş ortalaması ile Almanya Bundesliga ilk sırada yer alıyor. Fransa Ligue1 25.6 ile takip ediyor. İki ülkenin yaş ortalamasındaki düşüklüğün arkasında altyapının üretkenliği yatıyor. İngiltere Premier Lig 27.3, İspanya La Liga 27.2 ve İtalya Serie A’da 26.7 yaş ortalamasıyla maçları oynuyor.

Beşiktaş’ın genç golcüsü Güven Yalçın, son haftalarda forma şansı buldu.

KULÜPLER KEMER SIKIYOR

Süper Lig’de üç büyük kulübün borçları 1 milyar’ın üzerine çıktı. Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzon UEFA ile Finansal Fair Play(FFP) anlaşması yapmak zorunda kaldı. Borçların çevrilebilirlik durumu neredeyse yok. Tek çıkış yolu genç oyuncuları yetiştirip Avrupa’ya satmak.

Şartlar kulüpleri gençleri oynatmaya zorluyor. Beşiktaş elindeki maliyetli oyuncularla yolları ayırarak 19 yaşındaki Güven Yalçın’a şans veriyor. Galatasaray, 18’lik Ozan Kabak’ı savunmaya monte ediyor. 16 yaşındaki Mustafa Kapı forma şansı buluyor.

Fenerbahçe, Eljif Elmas’ı ilk 11’e yerleştiriyor. Trabzon’da 19 yaşındaki Abdülkadir Ömür oyunun ana aktörlüğüne soyunuyor. Maliyetleri dikkate alındığında bu genç isimler takıma katma değer sağlamayı da başarıyor. Süper Lig’de oynama şansı bulan gençler Avrupa’nın da yakın takibinde. Her satılacak oyuncu kulüplerin geleceğini de kurtaracak gibi görünüyor.

Galatasaray’ın eski golcüsü Gomis sezon başında parasal nedenlerle takımdan ayrıldı.

GOMİS, PEPE, DE SOUZA MALİYETTEN GİTTİ

Beşiktaş’ta Pepe alacakları ödenmediği için ilk yarı sona ermeden Siyah-Beyazlı kulüple anlaşarak yollarını ayırdı. Beşiktaş bir ödeme yükünden kurtulurken Pepe de bonservis bedelsiz kendisine yeni bir transfer kapısı açtı. Bu ayrılışlar sezon başında başladı. Beşiktaş, Negredo’yu para için elden çıkarttı. Sırada Medel, Vida ve Adriano’nun olduğu konuşuluyor.

Galatasaray Gomis’i kasaya girecek para ve ödeme yükü nedeniyle gönderdi. Şimdi Sarı-Kırmızılı takımda Maicon, Feghouli ve Belhanda ayrılacak isimler arasında. Fenerbahçe Giuliano ve De Souza’yı kaynak oluşturmak için gönderdi. Soldado’nun da devre arasında takımdan ayrılacağı gündemde.

Maliyeti yüksek, yaşı büyük oyunculara kulüpler artık sıcak bakmıyor. Gelecek vaat eden yeteneklere şans veriliyor.  Ekonomik şartlar kulüpleri gençleşmeye ve maliyetleri düşürmeye zorluyor.

 

Gündem

İkinci kez koronavirüse yakalanan Yılmaz Vural yoğun bakıma alınarak entübe edildi

Haziran ayında koronavirüse yakalanan ancak iyileşen Yılmaz Vural’a yeniden pozitif tanısı konuldu. Yoğun bakımda entübe edilen Vural’ın durumunun ciddi olduğu belirtiliyor.

BOLD– Özel bir hastanede yoğun bakıma alınan deneyimli çalıştırıcı, koronavirüs tedavisi prosedürleri kapsamında entübe edildi. Spor camiasını üzen bu gelişme karşısında kulüplerden geçmiş olsun mesajları geldi.

5 AY ÖNCE KORONAVİRÜSE YAKALANMIŞTI

67 yaşındaki Yılmaz Vural, haziran ayında Akhisar’ın başına geçtikten kısa bir süre sonra üç futbolcuyla birlikte kovit pozitif teşhisi sebebiyle tedavi görmüş ve testlerinin negatife dönmesiyle iyileşmişti.

Ancak başka rahatsızlıkları da bulunan ünlü teknik adam, kısa süre önce Kadıköy’deki özel bir hastanede tedavi alyına alındı. Durumu kötüleşen Vural’ın bugün itibarıyla kovit-19 prosedürleri uygulanarak yoğun bakıma alındığı ve entübe edildiği öğrenildi. Boldmedya ailesi olarak deneyimli spor adamı için acil şifa diliyoruz.

GALATASARAY FENERBAHÇE VE TRABZONSPOR’DAN GEÇMİŞ OLSUN MESAJLARI

Okumaya devam et

Dünya

Diego Armando Maradona ve Napoli: Futbolun ötesinde bir sevgi

Dünyanın en iyi 10 numarası hayata veda etti. Tüm futbolseverler özleyecek onu elbette ama hüzün en çok İtalya’nın Napoli kentinde yaşanıyor.

BOLD-Endüstrileşen futbolda milyon dolarlık kontratlar bir takımla özdeşleşen futbolcuların giderek azalmasına yol açıyor. Francesco Totti gibi kariyerinde başka kulüp görmemiş kaç futbolcu kaldı ki? Bir şehirle özdeşleşen oyuncu bir tek kişi haricinde hiç olmadı :Maradona…

MARADONA VE NAPOLİ

Maradona 1982’de Barcelona’ya transfer olduğunda herkesin düşüncesi dünyanın en iyi futbolcusunun dünyanın en iyi kulüplerinden birine gittiği şeklindeydi. Ancak bu değerlendirmenin yüzeysel olduğu kısa sürede anlaşıldı. Barcelona, Diego’yu alırken sadece yeteneklerine bakmış, onun özgür ruhunu ve liderliğini göz ardı etmişti.

Köklü İspanyol kulübünün disiplini ve oyun kültürü Maradona’ya göre değildi. O, takımı yönetmek istiyordu ama Barcelona’da böyle bir şey mümkün olamazdı. Takımda kaldığı iki sezonda Barcelona La Liga şampiyonluğu elde edemedi ama bir Kral Kupası bir de İspanya Süper Kupası kazandı. Takımına maç kazandıracak etkili bir performans sunsa da mutlu değildi.

Diego’nun mutsuzluğu önce vatandaşı olan teknik direktör César Luis Menotti’yle daha sonra kulüp başkanıyla sorunlar yaşamasına yol açınca Barcelona, Diego’yu satış listesine koydu.

NAPOLI’YE TRANSFER

Diego satış listesine konduğunda Güney İtalya’nın en fakir ve en sert şehri Napoli’nin kulüp başkanı Corrado Ferlaino, başarısız geçen yıllardan sonra takıma ve kente yeni bir hava getirmek için bir çıkış arıyordu ve Maradona bunun için mükemmel bir seçimdi. Ancak bir sorun vardı, Barcelona o güne kadarki en pahalı transferini ucuza bırakmak istemiyordu. Napoli’nin ise çok parası yoktu. Ama şehrin ruhu bir hikâye yazmaya hazırdı.

Maradona ismini duyan Napoli halkı adeta seferber oldu. Napoli başkanının “paramız yetmiyor” çağrısından sonra sadece on beş günde yeterli para toplandı ve İtalyan kulüp, Barcelona’yla pazarlığa oturdu.

Diego’nun başka talipleri de olsa kendisi için ayağa kalkan bir şehir tam da onun tutkulu ruhuna göreydi. 1984 yazında Maradona, Napoli’ye geldiğinde herkesin beklentisi daha iyi futbol oynayan, başarı kazanan bir takımdı. Onun şehrin simgesi olacağı kimsenin aklından geçmiyordu.

BİR ŞEHRİN DIEGO’YLA DEĞİŞEN KADERİ

Maradonalı yılların ilk sezonunda sıralamada 8’inci, ikinci sezonunda ise 3’üncü oldular. Sonra 1986 yazı geldi. 26 yaşındaki Maradona Dünya Kupası’nı neredeyse tek başına Arjantin’e taşıdı. Attığı her golle, yaptığı her hareketle dünya futbol tarihinde bir ikon haline geliyordu. Yedi İngiliz futbolcuyu çalımlayarak attığı gol birçok kişiye göre hâlâ futbol tarihinin gelmiş geçmiş en güzel golüdür. Napoli artık dünyanın en iyi ve en çok konuşulan oyuncusuna sahipti.

1986-1987’de Napoli ligde ilk şampiyonluğunu elde ederken Maradona artık tüm şehrin sevgilisiydi. Ertesi sezon ise Napoli kulüp tarihinin ilk Avrupa başarısını elde ediyor ve UEFA Kupası’nı müzesine götürüyordu. 1989-90 sezonunda Napoli ikinci kez şampiyon olunca Maradona artık tam anlamıyla bir Napoli fenomenidir.

İTALYA MARADONA’YA KARŞI

1990’da Dünya Kupası İtalya’da yapılıyordu ve ev sahibi İtalya, Napoli şehrinde oynanacak maçta Arjantin’i ağırlıyordu. Yarı final maçının öncesinde Maradona, Napoli halkına, “364 gün İtalya’yı destekleyebilirsiniz ama yarı finalde beni ve Arjantin’i destekleyin.” çağrısında bulunmuştu. İtalya’yı karıştıran bu açıklamaya Napoli halkı kayıtsız kalmamıştı. O gün stadın yarısı Maradona’yı desteklemiş, Arjantin o gün İtalya’yı mağlup edip adını finale yazdırmıştı. Maçtan sonra Paolo Maldini ise “Bu maç Napoli’de oynanmasaydı finale biz çıkardık.” sözleriyle Napoli halkına sistem etmişti.

FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR

Napoli’nin Maradona tutkusunu yalnızca futbolla açıklamak mümkün değildi. O yıllarda İtalya’nın kuzeyiyle güneyi arasında hem sosyal hem ekonomik anlamda ciddi farklar vardı. Kuzey iyi kazanan, lüks içinde yaşayan, zengin, mutlu insanları temsil ederken; güney tam tersine zorluklar içerisinde kıt kanaat geçinen, fakir ve öfkeli insanların bölgesiydi.

Bu ekonomik standart farkı hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da kendini göstermekteydi. Kuzey İtalya’nın Inter, Milan, Juventus gibi zengin takımları çok uzun yıllardır İtalya Ligi Serie A’yı domine ediyorlardı.

Napoli ise tam bir güney şehriydi. 1980’li yılların ortasına kadar Napoli, mafyanın hâkim olduğu bir şehir konumundaydı. Kentin güçlü aileleri arasında yaşanan çatışmalar, kanlı infazlar Napoli için sıradan hâle gelmişti. Diego şehrin imajını yeni baştan yazmıştı. Artık Napoli mafya hesaplaşmalarıyla, cinayetlerle, kavgalarla değil, futboldaki başarılarıyla, çılgın kutlamalarıyla İtalya’nın gündemindeydi.

Maradona, ülkenin güneyde de güzel bir hayat olduğunu, burada da mutlu olunabileceğini tüm İtalya’ya göstermişti. Şehir de onu bağrına basmıştı. Diego Napoli’den ayrılalı 28 yıl olmasına rağmen şehrin her yerinde hâlâ ona rastlamak mümkün.

Futbolun tamamen para eksenli bir oyun haline geldiği günümüzde bir şehir ve bir oyuncu arasında böyle bir ilişkinin gelişmesi artık ne yazık ki mümkün değil. “Diego ve Napoli” sevdası tekti ve hep öyle kalacak.

***Bu yazıda büyük ölçüde Marmara Life 2019 / Eylül-Ekim sayısından yararlanılmıştır.

Okumaya devam et

Dünya

Futbol efsanesi Maradona hayatını kaybetti

Futbolun gelmiş geçmiş en büyük isimleri sıralamasında adı ilk sırada yer alan Arjantinli Diego Armando Maradona geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti.

BOLD – 1986 Dünya Kupası finallerinde İngiltere’nin elle attığı golle elenmesine neden olan ve maç sonu verdiği röportajda, “O el Tanrı’nın eliydi” ifadesi yüzünden ‘Tanrı’nın eli’ lakabını alan ünlü futbolcu Maradona bir süre önce beyin ameliyatı geçirdi.

Efsane futbolcu Maradona’nın beyin ameliyatı geçirdikten sonra yerleştiği Tigre’de kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi.

Sevilla’da oynadığı (1996) dönemde adı Galatasaray ile de anılan ünlü oyuncu dünya futbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu olarak kabul ediliyor.

Maardona kulüp takımlarında oynadığı 590 maçta 308 gol attı. İtalya’da Napoli’yi şampiyon yapan Maradona, Napolilerin sevgilisi haline geldi.

Kokain bağımlısı olan Maradona’nın özel hayatı da futbol hayatı kadar sansasyonel oldu. Maradona 1994 yılında Amerika’da gerçekleştirilen Dünya Kupası finallerinde doping kullandığının ortaya çıkınca futbolu bıraktı.

ASRIN GOLÜNÜN ATTI

1986 Dünya Kupası finallerinde İngiltere’ye kendi yarı sahasından kale önüne kadar, kaleci dahil tam 8 oyuncuyu çalımlayarak attığı gol ‘Asrın Golü seçildi.

Maradona’nın futbol hayatını sığdırdığı başarıları şöyle:

FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu
1978 Arjantin

FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu
1986 Arjantin

FIFA Dünya Kupası 2.liği
1990 Arjantin

Artemio Franchi Kupası Şampiyonluğu
1993 Artemio Franchi Kupası

İtalya Seria A Şampiyonluğu
o 1987 Napoli
o 1990 Napoli

İtalya Kupası Şampiyonluğu
o 1987 Napoli

UEFA Kupası Şampiyonluğu
o 1989 Napoli

İtalya Süper Kupası Şampiyonluğu
1991 Napoli

Teknik direktörlük kariyeri
1994 Textil Mandiyú
1995 Racing Avellaneda
2008-2010 Arjantin
2011-2012 Al-Wasl
2017 Fujairah

Aşırı sağ terör tırmanışta: Dünyada ölüm oranı yüzde 700 arttı

Okumaya devam et

Popular