Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Batık krediler 8 yılın zirvesine çıktı

Bankaların kanuni takipte izlediği batık kredi tutarı yılbaşından bu yana yüzde 44 artarak 92,2 milyar liraya ulaştı.

Bankaların kanuni takipte izlediği batık kredi tutarı yılbaşından bu yana yüzde 44 artarak 92,2 milyar liraya ulaştı. Böylece 8 yılın rekoru kırıldı.

Son dönemde sanayicilerin ve özel sektörün sert eleştirilerine hedef olan ve kredileri kısmakla suçlanan bankaların, batık kredilerde son sekiz yılın en yüksek miktarına ulaştığı ortaya çıktı. Ekonomik krizin en önemli göstergelerinden kabul edilen “batık kredi” artışı, korkutucu boyutlara ulaştı.

Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre bankaların kanuni takipte izlediği batık kredi tutarı yılbaşından bu yana yüzde 44 artarak 92,2 milyar lira oldu. Bu hızlı artışa rağmen Varlık Yönetim Şirketleri’ne (VYŞ) 5 milyar Türk Lirası (TL) tutarında batık kredi satılabildi. Yüksek faiz nedeniyle varlık yönetim şirketlerinden istedikleri iskontoyu alamayan bankaların batık kredileri satmaya razı olmadıkları belirtiliyor.

2010’DAN BERİ EN YÜKSEK SEVİYE

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) günlük bankacılık sektörü raporuna göre, takipteki alacaklar 14 Aralık itibarıyla 92 milyar 262 milyon liraya ulaştı. Böylece batık kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 3,72 ile Aralık 2010 sonrası en yüksek seviyeye yükseldi.

Yılbaşında ise takipteki alacaklar oran olarak yüzde 2,95, miktar olarak 63 milyar 990 milyon TL seviyesindeydi. 11,5 ayda batık kredi miktarı 28 milyar 272 milyon TL arttı. Oysa geçen yılın tamamında batık kredi hacmi 5,7 milyar lira artmıştı.

Takipteki kredi oranı, ekonominin yüzde 4,7 küçüldüğü 2009 krizi sırasında yüzde 5,59’u görmüştü. Takipteki krediler ile yakın gözetim altındaki ikinci grup krediler toplamının toplam krediler içindeki oranının ise yüzde 15 olduğu belirtiliyor.

5 MİLYAR TL SATABİLDİLER

Takibe düşen kredi tutarındaki hızlı artışa rağmen, bankaların 2 yıl tahsil edemediği için sattığı “batık kredi” pazarında bu yıl ciddi bir daralma yaşandı. Yıl boyunca varlık yönetim şirketlerine sattıkları sorunlu kredi tutarı 5 milyar lira ile sınırlı tutarda kaldı.

Bankalar 2016’da 6,4 milyar TL, 2017’de yaklaşık 9 milyar TL tutarında alacak satışı yapmıştı.

BATIK DOSYASI 3,5 MİLYONA DAYANDI

Bankalar tarafında varlık yönetim şirketlerine devredilen batıklardan oluşan 3,5 milyona yakın dosya olduğu belirtiliyor. Analistler, söz konusu pazardaki yüzde 45’e yaklaşan daralmayı 2018 yılında kredi pazarının büyümemesi ve yüksek faizlere bağlıyor.

Buna göre yüksek faiz nedeniyle varlık yönetim şirketlerinden istedikleri iskontoyu alamayan bankalar batık kredileri satmaya razı olmuyor. Batık kredi satışının ekonomi kötüye gittiğinde değil ülke ekonomisi canlandığında daha çok arttığını belirten analistler, ekonominin iyi gittiği dönemlerde tahsilatların artabildiğine dikkat çekiyor.

TİCARİ KREDİLERDE BATIK YÜZDE 34,7 ARTTI

Varlık Yönetim Şirketleri Derneği Başkanı Selçuk Tuncalı, alacak satışlarının son çeyrekte yoğunlaştığını ancak 2017 ile karşılaştırıldığında daha az alacak devri gözlendiğini aktardı. Tuncalı’nın verdiği bilgilere göre, Aralık 2018 itibarıyla varlık yönetim şirketleri tarafından yönetilen toplam portföy büyüklüğü ise 41 milyar TL’yi aştı.

Takibe alınan kredilerde ticarilerin alarm verdiği görülüyor. Ticari kredilerde yılbaşından bu yana batık tutarı yüzde 34,7 artarak 22,3 milyar lirayı aştı. KOBİ kredilerinde takibe alınan tutar ise 11 ayda yüzde 31,7 artarak 37,4 milyar lirayı buldu.

Türkiye’de aileler bankalara ipotekli: Vatandaşın borcu 542 milyar TL

Ekonomi

Selvi: İş dünyasının yatırım korkusu Erdoğan ile değil kurumlarla ilgili

İş dünyasının artık AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile konuşabildiğini belirten Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, iş adamlarının görüşmelerde yatırım yapmaktan korktuklarını ifade edebildiğini kaydetti.

BOLD – Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında iş dünyasının konuşmama sorununu aştığını ve TOBB’un düzenlediği ekonomi şûrasında AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “İş adamları yatırım yapmaktan korkuyor” dediklerini aktardı.

İŞ ADAMLARI: ÇEKİNCE SİZDEN DEĞİL, KURUMLARDAN

Selvi, yazısında “İş dünyasının bir sorunu vardı. Konuşmuyorlardı. Ama artık konuşuyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmede ‘İş adamları yatırım yapmaktan korkuyor’ diyebiliyorlar. Erdoğan’ın ‘Ben yatırımları destekleyen bir cumhurbaşkanıyım. Neden yatırım yapmaktan korkuyorlar?’ diye sorması üzerine, ‘Siz yatırımları destekliyorsunuz. Sizden kaynaklanan bir korku yok. Tam aksine, siz teşvik ediyorsunuz. Ama bazı kurumlar iş dünyasının üzerinde Demokles’in kılıcı gibi. Onlardan çekindikleri için yatırım yapmıyorlar’ diyorlar. Erdoğan bunun üzerine, ‘Hazine ve Maliye Bakanı ile Adalet Bakanı sizinle toplantı yapacaklar. Ona göre hazırlığınızı yapın’ diyor.”

Öğretmenin gündemi geçim derdi

Okumaya devam et

Ekonomi

Hükumete güvensizlik borç vadelerini kısalttı

Ekonomiye olan güvensizlik giderek artıyor. Bu da kredi vadelerine yansıyor. 2015 yılında iç borç stokunda vade 4,6 yıl iken, geçen 5 yılda borcun vade süresi 2,8 yıla düştü. Vade düşerken borç miktarının üç kat artması tedirginlik oluşturuyor.

BOLD – Merkezi yönetimin borçlarının vadesi kısalıyor ancak borçlar artıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ekim ayı verilerine göre merkezi yönetimin borcu 1 trilyon 934 milyar liraya yükseldi. Merkezi yönetimin borçluluk verilerinde vadeye kalan sürelerin azalması ise dikkat çekti. Borç artarken vadenin kısalması dikkat çekti.

GÜVENSİZLİK BORÇ VADESİNİ KISALTIYOR

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre Kovid-19 salgını, ekonomik kriz derken Hazine’nin döviz cinsinden borçları tavan yaptı. Türk Lirası’nın değer kaybı döviz cinsinden borçların maliyetini artırırken ekonomi yönetimine olan güvensizlik de borcun vadesini kısaltıyor. İç borç stokunda 2015 yılında vadeye 4,6 yıl varken aradan geçen 5 yılda borcun vade süresi 2,8 yıla düştü. Dış borçta ise 2015 yılında vadeye kalan süre 9,5 yıl iken bu yıl 8,3 yıla düştü.

5 YILDA BORÇ 3’E KATLANDI

5 yılda merkezi yönetimin borç stoku yaklaşık 3 katına çıktı. 2015 yılında 678 milyar TL olan toplam borç 5 yılda katlanarak 1 trilyon 934 milyara ulaştı. Eylülde 1 trilyon 862 milyar TL olan borç sadece 1 ayda 71,8 milyar lira arttı. Yıl sonunda toplam borç tutarının 2 trilyon lirayı aşması bekleniyor.

Eşimi öldürdüler, sorumlular hakkında hukuki süreç başlatıyoruz

Okumaya devam et

Ekonomi

Kadın işçiler isyanda: Hatice Dursun gibi ölmek istemiyoruz!

Metal İşçisi Hatice Dursun, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi. Kadın işçiler, Hatice Dursun gibi hasta olduklarında doktora gitmek için izin günlerini beklemek zorunda olduklarını vurguladı.

BOLD – Metal İşçisi Hatice Dursun, Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu dönem işsizlikten daha çok koktuklarını dile getiren kadın işçiler, bu nedenle hasta olsalar bile hastaneye gitmek için izin günlerini beklediklerini kaydetti.

Evrensel’den Ebru Yiğit’in haberine göre Gebze’de bir firmada çalışan Hatice Dursun’un, “ücretinden iki günlük kesinti olacak” diye doktora gitmediği, koronavirüsten hayatını kaybetti. Kendilerinin de Hatice gibi olduklarını belirten kadın işçiler, “İşsiz kalmamak bütün işçilerin en büyük korkusu, hayat pahalılığı içerisinde bir gün bile işsiz kalırsa açlığa mahkum olacak milyonlar var” dedi.

Uzun yıllar metal işçiliği yapan iki çocuk annesi Sevgi ise, “Ben iki çocuk annesiyim, yaşamım boyunca çalışarak geçindim. Hem evimin hem de ekmeğimin savaşını verirken iki çocuk büyüttüm. İşveren çalışırken sırtını sıvazlar ağrıların olur da çalışamaz duruma gelince kapının önüne koyar. Aç kalırsın açıkta kalır kira ödeyemezsin diye hiç düşünmez. Devlete sesleniyorum emek ve ekmek için savaşan biz kadınlar Hatice gibi ölmek istemiyoruz. Hastalıklı değil, sağlıklı bireyler olarak çalışıp emekli olmak istiyoruz” dedi.

İŞ VEYA CAN İKİLEMİNDE BIRAKILDIK

“İş mi can mı” ikileminde bırakıldıklarını söyleyen işsiz olan Funda ise, “Hatice’yi okuyunca bir kez daha utandım, yaşanan her şeyde hepimizin hatası var. Kuruşu hesaplama dönemindeyiz. Ailemizi düşünüp sağlığımızı hiçe saydığımız günleri yaşıyoruz. Her seferinde yeter böyle de olmaz dediğimizde daha kötüsü ile karşılaşıyoruz. Bugün Hatice diye okuduğumuzu yarın bir başka kadının adıyla okumamak için, bunca sömürüye sessiz kalmayalım” dedi.

ÖLECEĞİMİZİ BİLSEK DE YİNE ÇALIŞIRIZ

Ford Otosan’da çalışan bir kadın ise “Yarın öleceğimizi bilsek bile yine çalışırız. İşsizlik hepimizi çok korkutuyor. Şu an çalıştığım fabrikadan kovulmak istemiyorum. Bu yüzden virüsü kapmış olursam ya da temaslı bile olsam ne olacak diye korkuyorum. İşe iki maske takıp öyle geliyorum. İki gün işsiz kalsak neler olacağını biliyoruz. Yukarıdakiler abarttığımızı düşünüyor olabilir, bir gelip kendileri bu hayatı yaşasalar da görsek bir nasıl oluyor” dedi.

Alman Ordusu Türk gemisine neden çıkarma yaptı?

Okumaya devam et

Popular