Bizimle iletişime geçiniz

Spor

Süper Lig’de 24 yıldır böyle sezon görülmedi

Süper Lig’de 2018-2019 sezonun ilk yarısı tamamlandı. 1994-95 sezonu ile birlikte 3 puanlı sisteme geçilen ligde 17 maçlık böyle bir sezon yaşanmadı.

UEFA’nın Finansal Fair Play (FFP) kıskacındaki kulüpler mali açıdan yeni bir döneme girdi.

BÜTÇESİ KISITLI TAKIMLAR ÖNE ÇIKTI

Flaş transferler ve milyonlarca liralık yıldız oyuncuların gelişi artık yok. Bu tablonun yerini “yorganına göre ayağını uzatma” aldı. İlk yarının 17 maçlık tablosuna bakıldığında bütçeleri kısıtlı takımların başarıları öne çıktı.

İlk yarı en çok konuşulan konuların başında Fenerbahçe’nin durumu ve saha sonuçları geldi. VAR sistemi hemen her hafta tartışıldı. Golleri ile zirveye çıkan Diagne’nin yükselişi öne çıktı. Süper Lig’de teknik adamlar olarak artık biz bizeyiz.

FENERBAHÇE KÜME DÜŞME HATTINDA

Süper Lig’in üç büyük kulübü Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray 3 puanlı sisteme geçildikten sonra ilk yarıyı düşme hattında tamamladığı görülmüş bir durum değil.

Ali Koç’un başkan seçilmesi ile birlikte Aziz Yıldırım dönemi bitmiş yeni bir sayfa açılmıştı. Phillip Cocu ile sezonu başlayan Sarı-Lacivertli takım, sonrasında Erwin Koeman ve son olarak Ersun Yanal ile ilk yarıyı tamamladı.

Fenerbahçe 3 galibiyet, 7 beraberlik ve 7 mağlubiyetle 16 puan toplayarak 17’inci sırada yer aldı. Geride kalan 24 sezonda böyle bir durum ilk defa yaşandı. Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin ilk 3’e girememesi de dikkat çekti.

KANARYA’YI KORKUTAN İSTATİSTİK

Süper Lig’de 3 puanlı sistemde ligin ilk yarısını düşme hattında tamamlayan takımların durumu geçmişte hep sıkıntılı oldu.

24 yılda 72 takım düşme potasında yer aldı ve bu takımların opta verilerine göre yüzde 64’ü bir alt lige düştü. Son üç basamakta yer alan takımlar 5 kez sezon sonunu aynı yerde tamamladı.

MAÇLARI ARTIK ‘VAR’ YÖNETİYOR

Süper Lig’de bu sezon ilk kez uygulamaya geçen Video Hakem Uygulaması (VAR) en fazla tartışılan konular arasında yer aldı. Hakemlerin verdikleri kararlar da tartışıldı vermedikleri de.

Dünya Kupası’ndaki uygulaması ile futbolseverler tarafından geçer not alan VAR, maçlar başlayınca tartışmaları bitirmedi. Ofsayt kararlarında neredeyse yüzde 100’e yakın başarı elde edildi.

VAR olmasa gol değeri kazanacak birçok pozisyon inceleme sonrası iptal edildi. Penaltı kararları ise tartışmaya neden oldu.

Genel kanaat VAR’ın küçük takımlara yaradığı şeklinde oluştu. Hakemler ilk yarıda verdiği kararların 98’ni VAR incelemesinin ardından değiştirdi. Hakem yorumlarının da aynı pozisyonda farklı olması tartışmayı alevlendirdi.

Hakemler, gol olan 24 pozisyonun öncesinde ofsayt, faul veya elle oynama tespit ederek golü geçersiz saydı. Bursaspor’un toplam 5 topu ağlarla buluşmasına rağmen gol değeri kazanmadı. VAR sistemi 27 penaltı pozisyonunda devreye girdi.

Hakemler penaltı noktasını gösterdikten sonra yapılan incelemenin ardından 20 pozisyonda kararını değiştirmedi. 7 penaltı kararı ise iptal etti.

SOYUNMA ODASINDA HALI TARTIŞMASI

Fenerbahçe’de saha sonuçlarının kötü olması, ilginç olayların yaşanmasına da neden oldu. Sarı-Lacivertli kulüp kötü gidişin sorumlusu olarak kaleci Volkan Demirel, Aatıf ve Dirar’ı kadro dışı bıraktı. Teknik ekipten de bazı isimlerle vedalaşıldı.

Sonrasında bu kadro dışı bırakmayla ilgili Başkan Ali Koç, Beşiktaş maçı öncesi yaşanan bir olayı kamuoyuyla paylaştı.

Phillip Cocu’ya yapılanlarla ilgili bilgileri aktaran Koç, “Salona bir halı seriliyor. Bu halının ne olduğu sorulunca bir arkadaş ‘Bugün hoca yenilecek ve cenazesini halıya saracağız’ cevabı veriyor.” ifadelerini kullandı.

Halı tartışmaları ve kadro dışılar Fenerbahçe’de kötü gidişi durdurmadı. Sonrasında teknik direktör Phillip Cocu görevi bırakmak zorunda kaldı.

GALATASARAY VE FENERBAHÇE’YE 43 MAÇLIK CEZA

Süper Lig’in 11. haftasında oynanan Galatasaray-Fenerbahçe maçının faturası iki takım için de ağır oldu. 2-2 biten maçın sonunda oyuncular birbirine girdi.

Jailson, Soldado ve Ndiaye kırmızı kart gördü. Maç sonrası hakem ve gözlemci raporları ile iki takım futbolcuları ağır cezalar aldı.

Türkiye Futbol Federasyonu ve Presyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) iki takıma da en üst sınırdan cezaları uyguladı. Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim 7 maç, yardımcı antrenör Hasan Şaş’a 8 maç cezaya çarptırıldı.

Galatasaraylı futbolculardan Ryan Donk 6 maç ve 15 bin 600 lira, Badou Ndiaye 5 maç ve 13 bin lira, Garry Rodrigues ise 3 maç ve 7 bin 800 lira ceza aldı.

Fenerbahçeli futbolculardan, Galatasaraylı oyuncu Belhanda’ya tokat atan Jailson 8 maç ve 20 bin 800 lira, Roberto Soldado ise 6 maç ve 15 bin 600 lira ile cezalandırıldı.

Sözkonusu cezalar bir maç için verilen en ağır cezalar oldu. Toplam 43 maçlık ceza çıktı.

DIAGNE TEK BAŞINA 10 TAKIMI SOLLADI

Süper Lig’in ilk yarısının tartışmasız en başarılı ismi Kasımpaşalı Mbaye Diagne oldu.

Takımının 29 puanla zirveye oynamasında etkili olan Senegalli futbolcu tam 20 gol ve 2 asist yaparak zirvede yer aldı. Süper Lig’de 10 takımın attığı toplam golden daha fazla kaydeden Diagne Avrupa’da da dikkat çeken isimler arasına girdi.

En yakın takipçisi Trabzonsporlu Rodallega ise 9 gol kaydetti.

Diagne’nin bir rekoru da eline geçerdi. Mario Jardel ilk yarılar itibariyle lig tarihinde attığı 18 golle bu rekoru elinde bulunduruyordu.

Diagne 20 golle bu rekoru da kırarak en golcü yabancı futbolcu unvanını aldı.

SÜPER LİG YÜZDE 100 YERLİ

Süper Lig’de son olarak İsmail Kartal’ın Ankaragücü’nden ayrılması ile 11 takım teknik direktörünü değiştirdi.

Ligde Phillip Cocu’nun Fenerbahçe’den ayrılmasının ardından Ersun Yanal’ın takımın başına geçmesi ile birlikte ligde yabancı teknik adam da kalmadı.

Süper Lig’deki takımların hepsinin başında artık Türk çalıştırıcılar var.

Sezon başında Saffet Susiç’in Akhisar’ı bırakmasıyla başlayan teknik adam değişimi son olarak İsmail Kartal’ın Ankaragücü ile vedalaşması şimdilik durdu.

İlk yarı itibarıyla 11 takım hocasını değiştirdi. Sezona başladığı teknik adam ile devam eden 7 takım bulunuyor.

Başakşehir, Abdullah Avcı, Beşiktaş, Şenol Güneş, Galatasaray Fatih Terim, Trabzonspor Ünal Karaman, Bursa Samet Aybaba, Malatya Erol Bulut, Antalya Bülent Korkmaz ile yoluna devam ediyor.

Süper Lig’de 17 maçta toplam 28 teknik adam görev yaptı. Bayram Bektaş (Göztepe-Ankaragücü) ve Kemal Özdeş (Kasımpaşa, Göztepe) ilk yarıda iki farklı takımda görev yaptı.

Gündem

İkinci kez koronavirüse yakalanan Yılmaz Vural yoğun bakıma alınarak entübe edildi

Haziran ayında koronavirüse yakalanan ancak iyileşen Yılmaz Vural’a yeniden pozitif tanısı konuldu. Yoğun bakımda entübe edilen Vural’ın durumunun ciddi olduğu belirtiliyor.

BOLD– Özel bir hastanede yoğun bakıma alınan deneyimli çalıştırıcı, koronavirüs tedavisi prosedürleri kapsamında entübe edildi. Spor camiasını üzen bu gelişme karşısında kulüplerden geçmiş olsun mesajları geldi.

5 AY ÖNCE KORONAVİRÜSE YAKALANMIŞTI

67 yaşındaki Yılmaz Vural, haziran ayında Akhisar’ın başına geçtikten kısa bir süre sonra üç futbolcuyla birlikte kovit pozitif teşhisi sebebiyle tedavi görmüş ve testlerinin negatife dönmesiyle iyileşmişti.

Ancak başka rahatsızlıkları da bulunan ünlü teknik adam, kısa süre önce Kadıköy’deki özel bir hastanede tedavi alyına alındı. Durumu kötüleşen Vural’ın bugün itibarıyla kovit-19 prosedürleri uygulanarak yoğun bakıma alındığı ve entübe edildiği öğrenildi. Boldmedya ailesi olarak deneyimli spor adamı için acil şifa diliyoruz.

GALATASARAY FENERBAHÇE VE TRABZONSPOR’DAN GEÇMİŞ OLSUN MESAJLARI

Okumaya devam et

Dünya

Diego Armando Maradona ve Napoli: Futbolun ötesinde bir sevgi

Dünyanın en iyi 10 numarası hayata veda etti. Tüm futbolseverler özleyecek onu elbette ama hüzün en çok İtalya’nın Napoli kentinde yaşanıyor.

BOLD-Endüstrileşen futbolda milyon dolarlık kontratlar bir takımla özdeşleşen futbolcuların giderek azalmasına yol açıyor. Francesco Totti gibi kariyerinde başka kulüp görmemiş kaç futbolcu kaldı ki? Bir şehirle özdeşleşen oyuncu bir tek kişi haricinde hiç olmadı :Maradona…

MARADONA VE NAPOLİ

Maradona 1982’de Barcelona’ya transfer olduğunda herkesin düşüncesi dünyanın en iyi futbolcusunun dünyanın en iyi kulüplerinden birine gittiği şeklindeydi. Ancak bu değerlendirmenin yüzeysel olduğu kısa sürede anlaşıldı. Barcelona, Diego’yu alırken sadece yeteneklerine bakmış, onun özgür ruhunu ve liderliğini göz ardı etmişti.

Köklü İspanyol kulübünün disiplini ve oyun kültürü Maradona’ya göre değildi. O, takımı yönetmek istiyordu ama Barcelona’da böyle bir şey mümkün olamazdı. Takımda kaldığı iki sezonda Barcelona La Liga şampiyonluğu elde edemedi ama bir Kral Kupası bir de İspanya Süper Kupası kazandı. Takımına maç kazandıracak etkili bir performans sunsa da mutlu değildi.

Diego’nun mutsuzluğu önce vatandaşı olan teknik direktör César Luis Menotti’yle daha sonra kulüp başkanıyla sorunlar yaşamasına yol açınca Barcelona, Diego’yu satış listesine koydu.

NAPOLI’YE TRANSFER

Diego satış listesine konduğunda Güney İtalya’nın en fakir ve en sert şehri Napoli’nin kulüp başkanı Corrado Ferlaino, başarısız geçen yıllardan sonra takıma ve kente yeni bir hava getirmek için bir çıkış arıyordu ve Maradona bunun için mükemmel bir seçimdi. Ancak bir sorun vardı, Barcelona o güne kadarki en pahalı transferini ucuza bırakmak istemiyordu. Napoli’nin ise çok parası yoktu. Ama şehrin ruhu bir hikâye yazmaya hazırdı.

Maradona ismini duyan Napoli halkı adeta seferber oldu. Napoli başkanının “paramız yetmiyor” çağrısından sonra sadece on beş günde yeterli para toplandı ve İtalyan kulüp, Barcelona’yla pazarlığa oturdu.

Diego’nun başka talipleri de olsa kendisi için ayağa kalkan bir şehir tam da onun tutkulu ruhuna göreydi. 1984 yazında Maradona, Napoli’ye geldiğinde herkesin beklentisi daha iyi futbol oynayan, başarı kazanan bir takımdı. Onun şehrin simgesi olacağı kimsenin aklından geçmiyordu.

BİR ŞEHRİN DIEGO’YLA DEĞİŞEN KADERİ

Maradonalı yılların ilk sezonunda sıralamada 8’inci, ikinci sezonunda ise 3’üncü oldular. Sonra 1986 yazı geldi. 26 yaşındaki Maradona Dünya Kupası’nı neredeyse tek başına Arjantin’e taşıdı. Attığı her golle, yaptığı her hareketle dünya futbol tarihinde bir ikon haline geliyordu. Yedi İngiliz futbolcuyu çalımlayarak attığı gol birçok kişiye göre hâlâ futbol tarihinin gelmiş geçmiş en güzel golüdür. Napoli artık dünyanın en iyi ve en çok konuşulan oyuncusuna sahipti.

1986-1987’de Napoli ligde ilk şampiyonluğunu elde ederken Maradona artık tüm şehrin sevgilisiydi. Ertesi sezon ise Napoli kulüp tarihinin ilk Avrupa başarısını elde ediyor ve UEFA Kupası’nı müzesine götürüyordu. 1989-90 sezonunda Napoli ikinci kez şampiyon olunca Maradona artık tam anlamıyla bir Napoli fenomenidir.

İTALYA MARADONA’YA KARŞI

1990’da Dünya Kupası İtalya’da yapılıyordu ve ev sahibi İtalya, Napoli şehrinde oynanacak maçta Arjantin’i ağırlıyordu. Yarı final maçının öncesinde Maradona, Napoli halkına, “364 gün İtalya’yı destekleyebilirsiniz ama yarı finalde beni ve Arjantin’i destekleyin.” çağrısında bulunmuştu. İtalya’yı karıştıran bu açıklamaya Napoli halkı kayıtsız kalmamıştı. O gün stadın yarısı Maradona’yı desteklemiş, Arjantin o gün İtalya’yı mağlup edip adını finale yazdırmıştı. Maçtan sonra Paolo Maldini ise “Bu maç Napoli’de oynanmasaydı finale biz çıkardık.” sözleriyle Napoli halkına sistem etmişti.

FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR

Napoli’nin Maradona tutkusunu yalnızca futbolla açıklamak mümkün değildi. O yıllarda İtalya’nın kuzeyiyle güneyi arasında hem sosyal hem ekonomik anlamda ciddi farklar vardı. Kuzey iyi kazanan, lüks içinde yaşayan, zengin, mutlu insanları temsil ederken; güney tam tersine zorluklar içerisinde kıt kanaat geçinen, fakir ve öfkeli insanların bölgesiydi.

Bu ekonomik standart farkı hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da kendini göstermekteydi. Kuzey İtalya’nın Inter, Milan, Juventus gibi zengin takımları çok uzun yıllardır İtalya Ligi Serie A’yı domine ediyorlardı.

Napoli ise tam bir güney şehriydi. 1980’li yılların ortasına kadar Napoli, mafyanın hâkim olduğu bir şehir konumundaydı. Kentin güçlü aileleri arasında yaşanan çatışmalar, kanlı infazlar Napoli için sıradan hâle gelmişti. Diego şehrin imajını yeni baştan yazmıştı. Artık Napoli mafya hesaplaşmalarıyla, cinayetlerle, kavgalarla değil, futboldaki başarılarıyla, çılgın kutlamalarıyla İtalya’nın gündemindeydi.

Maradona, ülkenin güneyde de güzel bir hayat olduğunu, burada da mutlu olunabileceğini tüm İtalya’ya göstermişti. Şehir de onu bağrına basmıştı. Diego Napoli’den ayrılalı 28 yıl olmasına rağmen şehrin her yerinde hâlâ ona rastlamak mümkün.

Futbolun tamamen para eksenli bir oyun haline geldiği günümüzde bir şehir ve bir oyuncu arasında böyle bir ilişkinin gelişmesi artık ne yazık ki mümkün değil. “Diego ve Napoli” sevdası tekti ve hep öyle kalacak.

***Bu yazıda büyük ölçüde Marmara Life 2019 / Eylül-Ekim sayısından yararlanılmıştır.

Okumaya devam et

Dünya

Futbol efsanesi Maradona hayatını kaybetti

Futbolun gelmiş geçmiş en büyük isimleri sıralamasında adı ilk sırada yer alan Arjantinli Diego Armando Maradona geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti.

BOLD – 1986 Dünya Kupası finallerinde İngiltere’nin elle attığı golle elenmesine neden olan ve maç sonu verdiği röportajda, “O el Tanrı’nın eliydi” ifadesi yüzünden ‘Tanrı’nın eli’ lakabını alan ünlü futbolcu Maradona bir süre önce beyin ameliyatı geçirdi.

Efsane futbolcu Maradona’nın beyin ameliyatı geçirdikten sonra yerleştiği Tigre’de kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi.

Sevilla’da oynadığı (1996) dönemde adı Galatasaray ile de anılan ünlü oyuncu dünya futbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu olarak kabul ediliyor.

Maardona kulüp takımlarında oynadığı 590 maçta 308 gol attı. İtalya’da Napoli’yi şampiyon yapan Maradona, Napolilerin sevgilisi haline geldi.

Kokain bağımlısı olan Maradona’nın özel hayatı da futbol hayatı kadar sansasyonel oldu. Maradona 1994 yılında Amerika’da gerçekleştirilen Dünya Kupası finallerinde doping kullandığının ortaya çıkınca futbolu bıraktı.

ASRIN GOLÜNÜN ATTI

1986 Dünya Kupası finallerinde İngiltere’ye kendi yarı sahasından kale önüne kadar, kaleci dahil tam 8 oyuncuyu çalımlayarak attığı gol ‘Asrın Golü seçildi.

Maradona’nın futbol hayatını sığdırdığı başarıları şöyle:

FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu
1978 Arjantin

FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu
1986 Arjantin

FIFA Dünya Kupası 2.liği
1990 Arjantin

Artemio Franchi Kupası Şampiyonluğu
1993 Artemio Franchi Kupası

İtalya Seria A Şampiyonluğu
o 1987 Napoli
o 1990 Napoli

İtalya Kupası Şampiyonluğu
o 1987 Napoli

UEFA Kupası Şampiyonluğu
o 1989 Napoli

İtalya Süper Kupası Şampiyonluğu
1991 Napoli

Teknik direktörlük kariyeri
1994 Textil Mandiyú
1995 Racing Avellaneda
2008-2010 Arjantin
2011-2012 Al-Wasl
2017 Fujairah

Aşırı sağ terör tırmanışta: Dünyada ölüm oranı yüzde 700 arttı

Okumaya devam et

Popular