Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Serdar Gökhan coştu: İlk kez sanata ve sanatçıya bu kadar önem veren bir hükümet görüyorum

Sanatçı Serdar Gökhan, hiçbir hükümetin AKP kadar sanata, sanatçıya ve tarihe önem vermediğini öne sürdü.

Son dönemde artan nefret söylemlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Sanatçı Serdar Gökhan, adeta “bu Zaytung haberi mi?” diye kafalarda soru işareti oluşturan ifadeler kullandı: “Sanatçıya değer veren bir hükümet ilk kez bunları görüyorum.”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bedelini ödeyecekler.” sözlerinin hemen akabinde haklarında soruşturma başlatılan sanatçılar Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in gözaltına alınıp adli kontrol şartı ve yurt dışı çıkış yasağı ile serbest bırakılmalarının üzerinden 24 saat geçmedi.

Buna karşılık Serdar Gökhan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetini ve Tayyip Erdoğan’ı öven açıklamaları “yok artık” dedirtti.

SERDAR GÖKHAN’DAN İLGİNÇ SÖZLER

52 yıldır mesleğin içerisinde olduğunu ve çok sayıda hükümet gördüğünü kaydeden Gökhan, “Bu kadar sanata, sanatçıya ve tarihimize önem veren bir hükümet ilk kez bunları görüyorum.” dedi.

Hiç bir hükümetin AKP kadar sanata, sanatçıya ve tarihe önem vermediğini iddia eden Gökhan, “Bu yüzden çok mutluyum, çok teşekkür ediyorum kendilerine.” diye konuştu.

“İÇLER ACISI DURUM”

Gökhan, şöyle devam etti: “Bu kadar hainin, bu kadar kahpenin var olduğu bir ülkede devlet yönetmek de çok zor. İnsanlarımız hainlikte yarış yapıyorlar. Benim iki dedem Balkan harbinde şehit oldu. Ben bu vatan için ölürüm. Biz bu memleketin kanıyla, suyuyla, toprağıyla, ekmeğiyle büyüdük. Kimsenin bu memlekete hainlik yapmaya hakkı yoktur.”

Müjdat Gezen ve Metin Akpınar ‘adli kontrol’ şartı ile serbest

Gündem

Kovid-19 ev işçilerini vurdu; Yüzde 56’sı işsiz, tamamına yakını şiddet görüyor

Yapılan anketler evlere temizlik, yemek yada çocuk bakımı gibi işlere giden kadınlara yönelik şiddetin pandemi sürecinde arttığını ortaya koydu. Ayrıca pandemi sürecinde ev işçilerindeki işsizlik oranı da arttı.

BOLD – Ev İşçileri Dayanışma Sendikası’nın (EVİD-SEN) anketi ev işçisi kadınların hem evde hem işte yoğun şiddete maruz kaldığını ortaya çıkardı. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana ve Antalya’dan 413 ev işçisi kadınla yapılan ankette, kadınların fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel şiddet ile tek taraflı ısrarlı takip üzerinden yaşadıkları zorluklar ele alındı.

İŞTEN ÇIKARMALAR ARTTI

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, yapılan görüşmelerde katılımcıların yüzde 62’sinin aylık gelirlerinin 2 bin 500 TL ve altında olduğu belirtilirken, yüzde 68’inin şu anda işsiz olduğu aktarıldı. Ev işçisi kadınların yüzde 83’ünün sigortasız, gündüz yarı zamanlı ve düzensiz çalışan ev işçilerinin yüzde 96’sının kayıt dışı olduğu kaydedilen ankette, koronavirüs döneminde işten çıkarılma oranı ise yüzde 56 olarak belirtildi.

SALGIN DÖNEMİNDE ŞİDDET TIRMANDI

Ev işçilerinin yüzde 77’sinin aile ve hane içinde aynı anda şiddet türlerinin hepsine maruz kaldığı aktarılırken, hem fiziksel hem de psikolojik şiddet oranı yüzde 80, ekonomik ve psikolojik şiddete aynı anda maruz kalma oranının yüzde 87 olduğu gözlendi. Psikolojik şiddet yüzde 55, gündüzlü yarı zamanlı ve gündüzlü düzensiz çalışan ev işçilerinin yüzde 99’u aile ve hane içinde fiziksel şiddete maruz kaldı.

Salgın döneminde şiddetin her türlüsünün yüksek oranda arttığına dikkat çekilen ankette, fiziksel şiddetin yüzde 95, psikolojik şiddetin yüzde 98, ekonomik şiddetin yüzde 97 ve cinsel şiddetin yüzde 95 oranında arttığına yer verildi. Cinsel şiddete maruz kaldığını belirten gündüzlü yarı zamanlı veya gündüzlü düzensiz çalışan ev işçilerinin oranı da yüzde 99, cinsel şiddete maruz kaldığı belirten yatılı ev işçilerinin oranı yüzde 96. Salgında en sık fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalındığı aktarıldı.

EV İŞÇİSİ KADINLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR

Anket sonuçlarını değerlendiren Evid-Sen Genel Başkanı Gülhan Benli, sorunların salgınla katlanarak, yüzde yüz arttığına işaret ederek, kadınların salgın sürecinde işsiz kalmaktan korktuğu için canı pahasına evlere temizliğe gittiğini, açlık kaygısı ile çalışmak zorunda kaldıklarını söyledi. Benli, devletin artık ev işçilerinin sesini duymasını ve koşullarının düzeltilmesi için adım atmasını istedi.

Okumaya devam et

Gündem

Bilim Kurulu üyesi yılbaşında 4 gün kısıtlama önerdi

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, yılbaşında hareketliliği azaltmak için 31 Aralık’tan itibaren hafta sonu ile birlikte 4 günlük sokağa çıkma kısıtlaması söz konusu olabileceğini söyledi.

BOLD – Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, 31 Aralık’ın perşembe gününe denk geldiğini hatırlatarak, yılbaşında 4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının alınabileceğini söyledi.

BİR ARAYA GELMELER ENGELLENMİŞ OLUR

Yılbaşı ile ilgili Bilim Kurulu’nun gündeme getirebileceği önlemlere ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. İlhan, “Belki 31 Aralık’tan başlayıp 4 günlük bir kısıtlama söz konusu olabilir. Böylece yılbaşı vesilesi ile toplumda insanların hareketliliği de azalmış olur, dışarıda bir araya gelme engellenmiş olur, ev içinde bir araya gelme engellenmiş olur. Ramazan Bayramı’nda da aynı kısıtlamayı yapmıştık. Şimdi 4 gün daha bir kısıtlama ile enfeksiyonun önü alınmaya çalışılabilir” dedi.

TOPLU FAALİYETLER HASTA SAYISINI ARTIRIYOR

Kısıtlama olsa dahi evlerde verilebilecek olası partilere de değinen Prof. Dr. İlhan, “Buradaki en büyük önlem öz sorumluluk. Şöyle bir şey oluyor; toplum cumartesi akşamdan bir araya geliyor, pazar günü de beraber oluyorlar. Beraber dışarıda da sosyalleşiyorlar, pazar akşamı herkes evine gidiyor. Böyle olunca cumartesinin ardı sıra gelen 6-7-8’inci günlerde maalesef hasta sayısının arttığını gözlemliyoruz” dedi.

EVLERİNİZE MİSAFİR KABUL ETMEYİN

Prof. Dr. İlhan, insanların evlerde bir araya gelmemesi gerektiğine vurgu yaparak, “Evde insanlar bir araya gelmesin. Parti olsun olmasın, evde insanlar olabildiğince misafir kabul etmemesi gerekiyor. Zaman tam çekirdek aile olarak bir arada olma zamanı, onlar ile bir arada olma zamanı. Biz vatandaşlarımızın evde parti yapmalarını hiç önermiyoruz. Zorunluktan dolayı insanlar bir araya geleceklerse mutlaka içeriye temiz hava girmesi maske takılması ve mesafeye uyulması gerektiğini tekrar hatırlatalım” dedi.

Hastalar sıra beklerken can veriyor

Okumaya devam et

Gündem

Siverek’te neler oluyor: Kaymakam, Emniyet müdürü, müftü ve diğerleri

Siverek Belediyesinde bir çalışanın belediye binasında silahlı saldırıya uğraması sonrası ilçede çok sayıda müdür ve yöneticinin görevden alınması dikkat çekti. Belediye Başkanı Şeyhmus Aydın’ın istifasının ardından kaymakam, Emniyet müdürü, müftü, tapu ve tarım müdürleri görevden alındı. Şeyhmus Aydın’ın iki yardımcısı da seçim için istifa etti.

BOLD – Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde çok sayıda kamu görevlisinin görevden alınmasının ardından olayın perde arkasına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Görevden almalara neden olan olay 23 Kasım’da Siverek Belediyesi Hukuk Danışmanı Selçuk Yıldızoğulları’nın belediye binasında silahlı saldırıda ayağından vurulmasıyla başladı. Saldırı sonrası Siverek Belediye Başkanı Seyhmus Aydın, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden istifa etti.

SALDIRIYI YAPAN KİŞİ SERBEST BIRAKILDI

Aydın’ın istifası sonrası kaymakam, emniyet müdürü ve müftü ile tapu ve tarım müdürleri görevden alındı. Medyascope’un haberine göre Kaymakam Mustafa Çiftçiler, İlçe Emniyet Müdürü Özer Bilgehan, Müftü Mahmut Yıldızbaş, Tarım Müdürü Deniz Yavuzaslan ve Tapu Müdürü Yasin Koyugöz görevlerinden alındı. Kaymakam ve ilçe emniyet müdürünün, saldırıya ilişkin gözaltına alınan bir kişinin serbest bırakılmasıyla ilgili görevden alındığı öne sürüldü.

SEÇİM İÇİN İSTİFA ETTİLER

Aydın’ın yardımcılığını yapan iki meclis üyesi ise görevlerinden istifa etti. Cumali Karavar ve Hasan İzol’un 3 Aralık’ta yapılacak olan belediye başkanı seçiminde aday olmak için istifa ettikleri belirtiliyor.

İmamoğlu’na suikast istihbaratı 15 gün önce İçişlerine ulaştı

Okumaya devam et

Popular