Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

“Açlık sınırı 1.900 TL iken asgari ücret 2 bin TL olmaz!”

DİSK genel başkanı Arzu Çerkezoğlu, 2 bin 20 lira olarak belirlenen, 2019 yılı asgari ücret miktarına tepki gösterdi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu 2 bin 20 lira olarak belirlenen 2019 yılı asgari ücret tutarına tepki gösterdi.

Çerkezoğlu, açlık sınırının 1.900 liraya yükseldiği ülkede asgari ücretin en az 2 bin 800 lira olması gerektiğini kaydetti.

BU RAKAM DÜŞÜK KALDI

Gazete Duvar’da yer alan haber göre, 2019 için belirlenen asgari ücret rakamını değerlendiren DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “2 bin 20 lira olarak açıklandı ve bu bizim açımızdan düşük bir rakam. Biz DİSK olarak asgari ücretin bir geçim ücreti olabilmesi için 2 bin 800 TL olması gerektiğini söylüyoruz.” dedi.

“KRİZ ŞARTLARINDA YAŞIYORUZ”

Asgari ücretin enflasyon ve milli gelir karşısındaki kaybının karşılanması gerektiğini ifade eden Çekezroğlu, “2019 yılıyla birlikte içerisine girilen kriz şartları düşünüldüğünde 2 bin 20 rakamı, 2019 yılı boyunca işçilerin, emekçilerin, bizlerin çalışma ve hayat şartları açısından yeterli bir rakam değil.” değerlendirmesinde bulundu.

AÇLIK SINIRI 1.900 LİRA

1.603 TL’den 2 bin 20 TL’ye çıkan asgari ücreti sadece enflasyonla değerlendirmenin doğru olmadığını belirten Çerkezoğlu, “Enflasyon oranında artış söz konusu ama sadece enflasyon değil bizim için önemli olan asgari ücretin alım gücüdür ve milli gelirden aldığı paydır.” dedi.

Çerkezoğlu şunları söyledi:

“Açlık sınırının 1.900 lira olduğu, yoksulluk sınırının 6 bin liranın üzerinde olduğu bir ülkede 2 bin 20 lirayı yeterli bulmak mümkün değil. Biz ayrıntılı değerlendirmeyi önümüzdeki saatlerde de paylaşacağız.”

SOSYAL MEDYADAN TEPKİLER

Yeni asgari ücrete sosyal medyadan da tepkiler gecikmedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Garo Paylan dolar bazında asgari ücretin artmadığını, azaldığını kaydetti.

Vergi uzmanı Ozan Bingöl ise kanuni düzenleme yapılmazsa, asgari ücretlinin temmuzdan itibaren vergi dilimine gireceğini ve adlığı net ücretin azalacağı uyarısı yaptı.

2018’de asgari ücretli vergi dilimine eylül ayından itibaren girmiş ve maaşlarda vergi kesintisi yapılmıştı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise sosyal medya hesabından asgari ücreti, Avrupa ülkeleri ile kıyasladı. Bazı ülkelerde asgari ücretli çalışanların, Türkiye’nin dört katı ücret aldığını ifade etti.

Ekonomi

Selvi: İş dünyasının yatırım korkusu Erdoğan ile değil kurumlarla ilgili

İş dünyasının artık AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile konuşabildiğini belirten Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, iş adamlarının görüşmelerde yatırım yapmaktan korktuklarını ifade edebildiğini kaydetti.

BOLD – Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında iş dünyasının konuşmama sorununu aştığını ve TOBB’un düzenlediği ekonomi şûrasında AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “İş adamları yatırım yapmaktan korkuyor” dediklerini aktardı.

İŞ ADAMLARI: ÇEKİNCE SİZDEN DEĞİL, KURUMLARDAN

Selvi, yazısında “İş dünyasının bir sorunu vardı. Konuşmuyorlardı. Ama artık konuşuyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmede ‘İş adamları yatırım yapmaktan korkuyor’ diyebiliyorlar. Erdoğan’ın ‘Ben yatırımları destekleyen bir cumhurbaşkanıyım. Neden yatırım yapmaktan korkuyorlar?’ diye sorması üzerine, ‘Siz yatırımları destekliyorsunuz. Sizden kaynaklanan bir korku yok. Tam aksine, siz teşvik ediyorsunuz. Ama bazı kurumlar iş dünyasının üzerinde Demokles’in kılıcı gibi. Onlardan çekindikleri için yatırım yapmıyorlar’ diyorlar. Erdoğan bunun üzerine, ‘Hazine ve Maliye Bakanı ile Adalet Bakanı sizinle toplantı yapacaklar. Ona göre hazırlığınızı yapın’ diyor.”

Öğretmenin gündemi geçim derdi

Okumaya devam et

Ekonomi

Hükumete güvensizlik borç vadelerini kısalttı

Ekonomiye olan güvensizlik giderek artıyor. Bu da kredi vadelerine yansıyor. 2015 yılında iç borç stokunda vade 4,6 yıl iken, geçen 5 yılda borcun vade süresi 2,8 yıla düştü. Vade düşerken borç miktarının üç kat artması tedirginlik oluşturuyor.

BOLD – Merkezi yönetimin borçlarının vadesi kısalıyor ancak borçlar artıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ekim ayı verilerine göre merkezi yönetimin borcu 1 trilyon 934 milyar liraya yükseldi. Merkezi yönetimin borçluluk verilerinde vadeye kalan sürelerin azalması ise dikkat çekti. Borç artarken vadenin kısalması dikkat çekti.

GÜVENSİZLİK BORÇ VADESİNİ KISALTIYOR

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre Kovid-19 salgını, ekonomik kriz derken Hazine’nin döviz cinsinden borçları tavan yaptı. Türk Lirası’nın değer kaybı döviz cinsinden borçların maliyetini artırırken ekonomi yönetimine olan güvensizlik de borcun vadesini kısaltıyor. İç borç stokunda 2015 yılında vadeye 4,6 yıl varken aradan geçen 5 yılda borcun vade süresi 2,8 yıla düştü. Dış borçta ise 2015 yılında vadeye kalan süre 9,5 yıl iken bu yıl 8,3 yıla düştü.

5 YILDA BORÇ 3’E KATLANDI

5 yılda merkezi yönetimin borç stoku yaklaşık 3 katına çıktı. 2015 yılında 678 milyar TL olan toplam borç 5 yılda katlanarak 1 trilyon 934 milyara ulaştı. Eylülde 1 trilyon 862 milyar TL olan borç sadece 1 ayda 71,8 milyar lira arttı. Yıl sonunda toplam borç tutarının 2 trilyon lirayı aşması bekleniyor.

Eşimi öldürdüler, sorumlular hakkında hukuki süreç başlatıyoruz

Okumaya devam et

Ekonomi

Kadın işçiler isyanda: Hatice Dursun gibi ölmek istemiyoruz!

Metal İşçisi Hatice Dursun, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi. Kadın işçiler, Hatice Dursun gibi hasta olduklarında doktora gitmek için izin günlerini beklemek zorunda olduklarını vurguladı.

BOLD – Metal İşçisi Hatice Dursun, Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu dönem işsizlikten daha çok koktuklarını dile getiren kadın işçiler, bu nedenle hasta olsalar bile hastaneye gitmek için izin günlerini beklediklerini kaydetti.

Evrensel’den Ebru Yiğit’in haberine göre Gebze’de bir firmada çalışan Hatice Dursun’un, “ücretinden iki günlük kesinti olacak” diye doktora gitmediği, koronavirüsten hayatını kaybetti. Kendilerinin de Hatice gibi olduklarını belirten kadın işçiler, “İşsiz kalmamak bütün işçilerin en büyük korkusu, hayat pahalılığı içerisinde bir gün bile işsiz kalırsa açlığa mahkum olacak milyonlar var” dedi.

Uzun yıllar metal işçiliği yapan iki çocuk annesi Sevgi ise, “Ben iki çocuk annesiyim, yaşamım boyunca çalışarak geçindim. Hem evimin hem de ekmeğimin savaşını verirken iki çocuk büyüttüm. İşveren çalışırken sırtını sıvazlar ağrıların olur da çalışamaz duruma gelince kapının önüne koyar. Aç kalırsın açıkta kalır kira ödeyemezsin diye hiç düşünmez. Devlete sesleniyorum emek ve ekmek için savaşan biz kadınlar Hatice gibi ölmek istemiyoruz. Hastalıklı değil, sağlıklı bireyler olarak çalışıp emekli olmak istiyoruz” dedi.

İŞ VEYA CAN İKİLEMİNDE BIRAKILDIK

“İş mi can mı” ikileminde bırakıldıklarını söyleyen işsiz olan Funda ise, “Hatice’yi okuyunca bir kez daha utandım, yaşanan her şeyde hepimizin hatası var. Kuruşu hesaplama dönemindeyiz. Ailemizi düşünüp sağlığımızı hiçe saydığımız günleri yaşıyoruz. Her seferinde yeter böyle de olmaz dediğimizde daha kötüsü ile karşılaşıyoruz. Bugün Hatice diye okuduğumuzu yarın bir başka kadının adıyla okumamak için, bunca sömürüye sessiz kalmayalım” dedi.

ÖLECEĞİMİZİ BİLSEK DE YİNE ÇALIŞIRIZ

Ford Otosan’da çalışan bir kadın ise “Yarın öleceğimizi bilsek bile yine çalışırız. İşsizlik hepimizi çok korkutuyor. Şu an çalıştığım fabrikadan kovulmak istemiyorum. Bu yüzden virüsü kapmış olursam ya da temaslı bile olsam ne olacak diye korkuyorum. İşe iki maske takıp öyle geliyorum. İki gün işsiz kalsak neler olacağını biliyoruz. Yukarıdakiler abarttığımızı düşünüyor olabilir, bir gelip kendileri bu hayatı yaşasalar da görsek bir nasıl oluyor” dedi.

Alman Ordusu Türk gemisine neden çıkarma yaptı?

Okumaya devam et

Popular