Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Bin 603 TL alan asgari ücretli Ali en son ne zaman et yedi?

Asgari ücretli Ali Işık ve ailesi

Asgari ücret pazarlıklarında patronlar cephesinden rakam geldi. Peki asgari ücretli Ali Işık ailesiyle nasıl yaşıyor, en son ne zaman et yedi, ne kadar ücret talep ediyor?

Asgari ücret pazarlıkları sürerken patron tarafını temsil eden Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Kudret Önen, yeni yılda asgari ücretin 2 bin TL’nin üzerinde olmaması gerektiğini söyledi. Önen’e göre asgari ücrette 2 bin TL’nin üzerinde bir artış, daha fazla işsizlik, enflasyon demek.

Hükümetin Yeni Ekonomik Programı’ndaki enflasyon hedefine de dikkat çeken Önen’e göre hem hedefle uyumlu hem de rekabet gücünü olumsuz etkilememek için 2 bin TL’nin üzerine çıkılmamalı.

Patronların temsilcisi Kudret Önen

Patronların talebi bu yönde peki asgari ücret alanların cephesinden bakınca konu nasıl görünüyor ve iki çocuğuyla tutunmaya çalışan bir asgari ücretlinin minimum talebi ne?

ASGARİ ÜCRETLİNİN CEPHESİNDE DURUM NE

Ali Işık, iki küçük çocuğu ve eşiyle asgari ücretle geçinmeye çalışan bir temizlik işçisi.  Aylık alığı maaş net; bin 603 TL.

Gerisini Işık’ın ağzından dinleyelim: “Sabah 08:00’den akşam 19:00’a kadar çalışıp bin 604 TL  alıyorum. Geçen aydan ödeyemediğim faturalarım vardı. Bu ay 550 TL sadece faturalara ödedim. Ödemesem elektrik, doğalgazı keseceklerdi. Her ay 900 TL kira parası veriyorum. Ev kiraları çok yüksek ama mecbur vereceksin. Vermesem ev sahibi ‘çık git’ diyecek. Zaten kirayı ve faturaları verince geriye bir şey kalmıyor.”

“EN SON 3 SENE ÖNCE ET ALDIM”

“Biri 5 yaşında, diğeri 6 aylık iki çocuğum var.  Çocuklara bakacak kimse olmadığı eşim de çalışamıyor. İş yerinden avans istiyorum. Bazen avans vermiyorlar. Çalıştığım ağabeylerden borç alıyorum. Bakkala yazdırıyorum. Borç almasam evime bir şey alamıyorum. Sürekli borçlanarak, kısarak idare etmeye çalışıyorum.  Eşim bir şey istediğinde ‘Bir sonraki ay alırız’ diyorum. Alamayıp kafama takıyorum.”
“Her şey geçen yıla göre iki kat arttı. Markete gittiğinizde 300 TL’ye sepetiniz doluyordu. Şimdi aynı paraya yarısını doldurabiliyoruz. Bir paket pirinç 8 TL, bir kilo domates 6 TL olmuş. En son 2-3 yıl evvel kırmızı et aldık. Komşular kurbanda verirse öyle yiyoruz. İmkanlardan dolayı alamıyoruz”

“7 LİRALIK İLACI ALAMADIM”

“Havalar soğudu. Çocuklar hasta. Ev ilaç doldu. Her ilacı devlet karşılamıyor. Bazılarının bir kısmını biz ödüyoruz. Geçen gün ilaç almaya gittiğimde 7 TL tuttu. Alamadım. Yoktu 7 TL. İş yerinden bir ağabeyi arayıp söyledim. Sonra alabildim. Çocuk öksürüyordu. Bu ilacı mecbur içecek.”

“ASGARİ ÜCRET EN AZ 2 BİN 500 TL OLMALI”

Asgari ücret tartışmaları sürerken bununla geçinenlerin durumuna bakarak düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade eden Işık,“Bu paraya geçinmek çok zor. Asgari ücretin en az 2 bin 500 TL olması lazım. Sadece benim için değil. Benim gibi milyonlarca insan var. İnsanlar biraz rahat etsin. 2 bin 500 TL olsa yetinmeye çalışırız.”
Kaynak: Sputnik / MA

Ekonomi

Dolar tezleri tutmayan Yiğit Bulut’tan yeni öngörü: En güvenli yatırım aracı TL

Ekonomi yorumları ile dikkat çeken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut, doların 30 lira olması halinde bile TL’de kalanların kazanacağını öne sürdü. Bulut, daha önce doların düşeceğini ileri sürüp, aksini söyleyenleri milletten özür dilemeye çağırmıştı. 

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Yiğit Bulut, tartışmalı bir ekonomi yorumuna daha imza attı. Bulut, “Dolar 30 lira olsa bile Türk lirasında kalan kazanır” dedi. Bulut 3 sene önceki bir açıklamasında ise “3.90 üzerinde bu millete dolar aldıran nokta nokta nokta orayı söylemeyeceğim. Neredesiniz? Çıkın bu milletten özür dileyin” ifadelerini kullanmıştı.

ERDOĞAN’IN KABUL ETTİĞİ DOLAR SATIŞINI YALANLADI

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut, CNN Türk’te katıldığı yayında “ Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervi eritildi” iddiası ve TL’deki değer kaybı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Independent’ın haberine göre muhalefetin dile getirdiği Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervinin piyasaya satıldığı iddiasının doğru olmadığını savunan Bulut, “Eğer 7-8,50 arasında 128 milyar dolar sattıysak bunun ortalaması 7,75’e gelir. 7,75’ten sattığımız doları geçtiğimiz hafta 6,80-7 arasında geçtiğimiz haftalarda geri aldıysak yaklaşık yüzde 10-15 arasında kar etmiş olmamız gerekiyor. Yaklaşık 13 milyar dolarlık kar etmiş olmamız gerekiyor. Burada teşekkür edilmesi gerekiyor ama teşekkür edilmesine gerek yok. Çünkü böyle bir satış olmadı” dedi.

“EN GÜVENİLİR YATIRIM ARACI TL”

Dolar kurundaki yükselişin etkisini değerlendiren ve Türk Lirası’nın en güvenilir yatırım aracı olduğunu savunan Bulut, “1980’den 1990’dan 2000’den beri Türk Lirası’nda duruyorsanız, Hazine Bono’nuzu hiç satmadıysanız, sürekli bileşik faiziyle birlikte bugün dolar 30 lira olsa sizin getirinizi karşılamıyor. Çok net söylüyorum. 20 yıldır, 10 yıldır, 30 yıldır TL’ye güvendiyseniz, TL hazine bonosunda kaldıysanız, bunun getirisini değerlendirdiyseniz dolar kaç lira olursa olsun o getiriyi sağlamıyor. En büyük getiri her zaman Türk Lirası’nda” dedi.

DOLAR ARTACAK DİYENLERİ ÖZÜR DİLEMEYE ÇAĞIRMIŞTI

Yiğit Bulut, 3 yıl önce doların yükselmeyeceğini öne sürüp, “3.90 üzerinde bu millete dolar aldıran nokta nokta nokta orayı söylemeyeceğim. Neredesiniz? Çıkın bu milletten özür dileyin. 3.50’de 3.60’da 3.80’de 3.94’te ekranları kırdık hatırlarsanız. Sakın bulaşmayın bu kur geri dönecek diye. O günlerde tweet atanlar yazı yazanlar, adamsanız çıkın da özür dileyin. Bankaların araştırma departmanları, o ekonomi kanallarının çok bilenleri, neredesiniz? Çıkın bu milletten özür dileyin. Tabi hükumet düşecekti, Cumhurbaşkanı düşecekti. Dolar 5 lira olacaktı. felaket tellalları çıkın bu milletten özür dileyin” demişti.

 

Yoksulluk intiharları 2 yılda yüzde 38 arttı

Okumaya devam et

Ekonomi

Pandemi öncesi harcanmaya başlayan Merkez’in rezervleri salgınla birlikte sıfırlandı

CHP’nin gündeme getirdiği Merkez Bankası’nın yok edilen 128 milyar dolarlık rezervinin pandemi öncesinde kullanılmaya başladığı ortaya çıktı. Salgın öncesi Merkez Bankası’nın rezervlerinin yüzde 26’sı ve 41 milyar liralık ihtiyat akçesi kullanıldı.

BOLD – İstifa etmesinin ardından bir daha haber alınamayan damat Berat Albayrak yeniden ülkenin gündemine girdi. AKP’li cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, uzun süredir adını zikretmediği damadını muhalefete karşı koruyan açıklamalar yaptı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, rezervin döviz kurunu sabit tutmak adına iç edildiğini itiraf etti. İşte Kovid-19 öncesi rezervle ilgili yaşananlar…

FAİZ İNDİRMEYEN BAŞKANI GÖREVDEN ALDI

Birgün’den Ozan Gündoğdu’nun haberine göre 6 Temmuz 2019’da Erdoğan’ın tüm ısrarlarına rağmen faizleri düşürmekte ayak direyen Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya cumhurbaşkanı kararıyla görevden alındı. Yerine Murat Uysal atandı. O tarihte Merkez Bankası’nın 74,1 milyar dolar brüt döviz rezervi bulunuyordu. Bu rezervin 16,5 milyar doları swaplarla edinilen borçtan oluşuyordu. Bu borçlar çıkarılsa kasadaki para brüt 57,6 milyar dolardı. Bunun dışında Merkez’in kasasında bir de 41 milyar TL’lik ihtiyat akçesi yer alıyordu.

MERKEZ’İN KEFEN PARASI HAZİNE’YE AKTARILDI

Normal şartlar altında pandemi gibi olağanüstü durumlar için ayrılmış olan ihtiyat akçesi, bir 2019’un sonunda Hazine’ye aktarıldı. Merkez Bankası olağanüstü durumlarda kullanabileceği kaynağından mahrum kaldı.

HIZLA İNDİRİLEN FAİZLER DOLARİZASYONU ARTIRDI

Merkez Bankası’nın başına getirilen Uysal, Saray’ın istediği gibi politika faizini 2019 Ağustos’tan itibaren düşürmeye başladı. Uysal’ın göreve geldiği 2019 temmuz ayında ticari kredilerin faiz oranı yüzde 27,5 civarındayken, bu oran şubat ayında yüzde 11’e kadar düştü. Pandemiden bir yıl önce Merkez Bankası piyasaya TL kredi pompalanmaya başladı. Enflasyonun altında kalan kredi faizleri dolarizasyonu artırdı. Faizler düştükçe dövize ilgi arttı. Kamu bankaları da piyasaya döviz satarak dolar kurunun ateşini düşürmeye çalıştı. Uysal’ın göreve getirildiği hafta kamu bankalarının 282 milyon dolar olan döviz açık pozisyonu 2020’nin Mart ayında 4 milyar 87 milyon dolara yükseldi.

MERKEZ DÖVİZ KURUNU REZERVLERİNİ ERİTEREK SABİT TUTTU

11 Mart 2020’de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın ilk koronavirüs vakasını duyurduğuna Merkez’in kasasında 72,5 milyar dolar brüt döviz rezervi bulunuyordu. Pandeminin ülkeye yayılmasıyla birlikte zaten azalmakta olan güven dibe vurdu. Merkez’in bulduğu yöntem ise piyasada artan döviz talebini kendi rezervlerinden karşılamak oldu. Mart ayında 29,7 milyar dolar swap borcu bulunan Merkez’in ekim ayındaki swap borcu 61,3 milyar dolara çıktı. İlk vakanın duyurulduğu Mart ayında 72,5 milyar dolar olan brüt döviz rezervleri ekim ayında 42,3 milyar dolara kadar geriledi.

SABİT KUR VATANDAŞA DÖVİZ ALIM FIRSATI SUNDU

Bu dönemde Albayrak ve Uysal döneminin en tartışmalı kararı dolar kurunda 6,85 TL’nin ısrarla savunulduğu yaz dönemi oldu. Haziran başından temmuz sonuna kadar piyasaya satılan döviz rezervleriyle dolar kuru 6,85 TL’den yukarıyı görmedi. Artan bu kadar talebe rağmen dolar kuru 1 kuruş oynamıyordu. Üstelik Merkez’in rezervinin günden güne eridiği de her hafta perşembe günü yayımlanan istatistiklerle ortaya çıkıyordu. Rezervler eridikçe dolar talebi artıyor, yurtiçinde yerleşiklerin bankalarda tuttuğu 202 milyar dolarlık döviz ve altın hesaplarının büyüklüğü sadece 4 ayda 221,5 milyar dolara kadar yükseldi.

DÖVİZ REKORU DAMADIN İSTİFASIYLA SON BULDU

Herkesin aylardır yaptığı uyarılar dinlenmedi. Rezervler bir inat uğruna harcandı. Üstelik Erdoğan’ın iddia ettiğinin aksine dolar kuru da kontrol edilemedi. Beklenen oldu, ağustosun başında 6,85 TL direnci kırıldı. Dolar kuru her geçen gün yeni rekorlar kırdı. Albayrak’ın istifasıyla noktalanan bu süreçte dolar kuru 8,51 TL ile tarihi rekorunu yeniledi.

Beyaz sandalyede ölümün ardından Kabakçıoğlu’nun kardeşi yazdı

Okumaya devam et

Ekonomi

TL’nin çakılması için damadın adı yetti

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçen kasım ayında sosyal medya hesabı üzerinden istifa eden damadı Berat Albayrak’ı savununca TL’nin yükselişi durdu. 6.83’e kadar gerileyen dolar yeniden 7.25’e kadar yükseldi.

BOLD – Reuters haber ajansının Türkiye ekonomisine ilişkin analizinde, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Berat Albayrak dönemine ait ekonomi politikalarını savunmaya başladığı bir zamanda TL’nin 2021’deki kazanımlarının yarısını kaybettiğine dikkat çekildi.

“EN BÜYÜK TALİHSİZLİĞİ DAMAT SIFATI”

Dolar karşısında 7 seviyesinin altını gören TL, 24 Şubat Çarşamba günü gün içinde 7.25 seviyesini gördü. Reuters haber ajansında yer alan bir analizde bu yükseliş, Türk hükumetinin Berat Albayrak dönemi politikalarını savunmasına bağlandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Berat Bey’in ifa ettiği görevlerdeki en büyük talihsizliği ‘damat’ sıfatının, birikimi, gayreti ve başarısının önüne geçirilmiş olmasıdır” demişti.

YENİDEN GÖREV ALMA İHTİMALİ PİYASALARI GERDİ

Euronews’in aktardığı Reuters analizine göre, rezerv kayıpları ile gündeme gelen Hazine ve Maliye eski bakanı Berat Albayrak’ın yeniden kabinede görev alma olasılığına ilişkin söylentiler piyasa üzerinde baskı oluşturuyor. Haberde AKP kaynakları Albayrak için yeni bir görevlendirmenin gündemde olduğunu belirtiyor ancak bunun son minvalde Erdoğan’a bağlı olduğunu söylüyor. Reuters’a konuşan AKP kaynakları Erdoğan’ın kararında temkinli olacağını eğer atayacaksa da Albayrak’ın ekonomi dışında bir göreve getirilebileceğini söyledi.

DÖVİZDE SIK ŞOKLAR YAŞANABİLİR

Reuters’a konuşan ekonomist Atilla Yeşilada, “Dövizde çalkantının fitilini CHP’nin Albayrak’a yönelttiği suçlamalar ve AKP’nin yüksek perdeden savunması olduğunu kabul ediyoruz. Bu, CHP ve millet ittifakı paydaşlarının son zamanlarda icat ettiği en akıllı siyasi hamle oldu. Dün de kulislerde Albayrak’ın Enerji veya Dışişleri Bakanlığı’na atanacağına dair duyumlar çıktı. Erdoğan bunları yalanlayamaz ama Albayrak kabinede görev almayacağını açıklayabilir. Bu durumda TL’de çalkantı yaratan birincil neden bertaraf olur. Aksi, halde… AKP’deki 24 Mart Büyük Kongresi’ne kadar dövizde sık şoklar yaşayabiliriz” dedi.

Beyaz sandalyede ölümün ardından Kabakçıoğlu’nun kardeşi yazdı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0