Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Almanya 1,2 milyon nitelikli göçmen için ilk adımı attı

1,2 milyon kalifiye iş gücüne ihtiyacı olan Almanya, Yeni Göç Kanunu’nu onayladı. 61 branşta kalifiye elemana ve bu branşlarda uzman akademisyenlere çok büyük avantajlar var.

Noel tatili öncesinde son kez bir araya gelen Federal Hükümet, kalifiye iş gücü açığını kapatmak için hazırlanan Göç Kanunu taslağını onayladı. Bakanlar Kurulu tasarıyı oy birliğiyle kabul etti. Tasarı bundan sonraki aşamada Federal Meclis ve Federal Konsey’in onayına sunulacak.

2019 YAZ AYLARINDA YÜRÜRLÜĞE GİREBİLİR

Yeni Göç Kanunu’nun Meclis safahatının amamlaması 2019’un yaz aylarını bulabilir. Taslağın kabul edildiği toplantı sonrasında konuşan Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Alman iş piyasasında bundan sonra da önceliğin Alman ve Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarında olacağını  söyledi.

Ancak diğer Avrupa Birliği ülkelerinden çalışmak amacıyla Almanya’ya gelenlerin sayısı gerilediği için bir çok iş sahasında yeteri kadar eleman bulunamadığına dikkat çekti.

KALİFİYE İŞ GÜCÜ İÇİN BİR GÖÇ ÜLKESİYİZ

Federal Ekomomi Bakanı Peter Altmeier ise Almanya’nın artık kalifiye elemanlar için bir göç ülkesi olduğunu söyledi. Altmeier tasarı yasalaştıktan sonra ekonominin yüzde 0,5-1 puan arasında ilave büyüme göstereceğini tahmin ettiğini aktardı.

TOPLAM 61 BRANŞTA ALMANYA’YA GÖÇ

Nitelikli iş gücü ihtiyacı her yıl daha da büyüyen Almanya’da çalışmak isteyen AB dışından ülkelerden nitelikli insanlar için yeni imkânlar sunan tasarı, hemşirelik, hasta ve yaşlı bakıcı, inşaat, metal, bilgi teknolojileri (IT) gibi toplam 61 branşta meslek diploması bulunanlara hitap ediyor.

Üstelik bu branşlarda meslek diploması olanlar Almanya’ya herhangi bir iş sözleşmesi olmadan iş aramak için belli bir süreliğine gelebilecekler. Kanunda vasıflı elemanlar ve söz konusu branşlarda eğitimli akademisyenler için bu iş arama süresi 6 ay olarak yeraldı.

TÜRKİYE’DEN DE MÜRACAAT EDİLEBİLECEK

Türkiye’de diploması olan akademisyenler ve tüm alanlarda meslek eğitimi diplomasına sahip kişiler de söz konusu uygulamadan yararlanabilmek için başvurabilecekler.

Kanuna göre Almanya’ya gelmeden önce bir iş sözleşmesi imzalanması durumunda, vasıflı eleman Almanya’ya gelip hemen çalışabilecek.

DİPLOMA ALMANYA’DA TANINMIŞ OLMALI

Ancak bu kişilerin meslek diplomasını denkleştirme yoluyla Almanya’da tanıtmış olması gerekiyor.

Söz konusu kişiler iş aramak için gelen AB vatandaşlarına verilen sosyal yardımı alamayacak. Müracaat eden kişiler iş arama safhasında 6 ay Almanya’da yaşayacak kadar paraya sahip olduğunu Almanya’ya belgeyle ispatlamak durumunda.

İspatın ardından Almanya büyükelçiliklerinden 6 aylık vize alınabilecek.

Almanya 1,2 milyon göçmen alacak: İşte mesleklerin tam listesi

Dünya

Ankara-Atina arasındaki istikşafi görüşmeler 5 yıl sonra başladı

Türkiye-Yunanistan arasında ‘istikşafi görüşmeler’ 5 yıl aradan sonra bugün İstanbul’da başladı. Türk ve Yunan tarafları arasında en son toplantı 1 Mart 2016 yılında Atina’da olmuştu.

BOLD – Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi’nde çatışma riskinin azaltılması ve karşılıklı güvenin arttırılması için 12 Mart 2002’de başlatılan ve 2016’da ara verilen istikşafi ((keşif, tanıma amaçlı görüşme) görüşmelerin 61’incisi İstanbul’da başladı.

İstanbul’da başlayan görüşmelerde Türk heyetine Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal başkanlık ediyor. Görüşmelerde Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdürü Büyükelçi Çağatay Erciyes de yer alıyor.

Yunan heyetine ise daha önceki istikşafi görüşmelerde de yer alan Kıdemli Büyükelçi Pavlos Apostolidis başkanlık edecek.

Tüm gün sürmesi planlanan görüşmeler basına kapalı olarak gerçekleşiyor. Görüşmelerin içeriğini her iki taraf da gizli tutuyor.

Sorunları keşif amaçlı ele almayı hedefleyen “istikşafi görüşme” (exploratory talks), “araştırma-tanıma görüşmesi” anlamına geliyor. İstikşafi görüşmelerin geçmişi, 1999 Helsinki Zirvesi’ne dayanıyor. Son istikşafi görüşme, 1 Mart 2016 tarihinde Atina’da gerçekleşmişti.

Yunanistan’la istikşafi görüşmeler başlıyor: Tarafların beklentilerindeki farklar neler?

Okumaya devam et

Dünya

Eşitsizlik Virüsü: En zengin 10 kişinin 9 aylık servet artışıyla tüm dünyanın aşılanması mümkün

İngiltere merkezli uluslararası insani yardım örgütü Oxfam’ın yayınladığı rapora dünya genelinde ekonomik eşitsizlik pandemi döneminde daha da arttı. Rapora göre dünyadaki en zengin 10 kişinin 9 aylık servet artışıyla tüm dünyanın aşılanması mümkün.

BOLD – Oxfam’ın yayınladığı eşitsizlik raporuna göre koronavirüs pandemisi dünya çapındaki ekonomik eşitsizliği büyüttü. Raporda, “Gezegen üzerindeki en zengin 1000 kişi Kovid-19 nedeniyle yaşadıkları kayıpları sadece 9 ay içerisinde telafi edebilirken, dünyanın en yoksullarının ekonomik olarak toparlanması 10 yıldan fazla sürebilir” denildi.

Ekonomik eşitsizliğin tüm ülkelerde eş zamanlı olarak şiddetlendiği belirtilen raporda bunun 100 yıl sonra ilk kez gerçekleştiğine dikkat çekildi.

Oxfam’ın 79 ülkeden 300 iktisatçının görüşüne başvurarak hazırladığı rapor “Eşitsizlik Virüsü” başlığını taşıyor.

EN ZENGİN 10 KİŞİNİ SERVETİ 540 MİLYAR DOLAR ARTTI

Oxfam raporuna göre dünyadaki milyarderlerin toplam serveti Mart 2020 ile Aralık 2020 arasında 3 trilyon 900 milyar dolarlık artışla 11 trilyon 950 milyar dolara yükseldi. Jeff Bezos, Bernard Arnault, Bill Gates, Mark Zuckerberg gibi isimlerin bulunduğu dünyanın en zengin 10 kişisinin serveti aynı dönemde net olarak 540 milyar dolar arttı. Raporda bu toplamın tüm dünya nüfusunun aşılanmasına ve hiç kimsenin pandemi nedeniyle yoksulluğa düşmemesi için yeterli olduğu belirtildi.

90 YILIN EN BÜYÜK İSTİHDAM KRİZİ

Rapora göre dünya 90 yıldır gördüğü en büyük istihdam krizini yaşıyor. 100 milyonlarca insanın gelirini ya da işini kaybettiği belirtiliyor. Bu durumdan etkilenen kesimlerin başında da kadınlar geliyor.

ÖLÜM ORANLARI DAHİ FARKLILIK GÖSTERİYOR

İngiltere’de yapılan araştırmalara göre Kovid-19 hastalığından ölüm oranlarının düşük gelirli bölgelerde varlıklı kesimlerin yaşadığı bölgelerin iki katı olduğu belirtiliyor. Fransa, İspanya ve Hindistan’da yapılan çalışmalardan da benzer sonuçlar elde edildi. Oxfam raporunda ayrıca bazı ülkelerde etnik azınlıklar arasında da ölüm oranlarının belirgin bir biçimde daha yüksek olduğu ifade edildi.

“EŞİTSİZLİKTEKİ EN BÜYÜK ARTIŞA TANIK OLUYORUZ”

Oxfam İcra Direktörü Gabriela Bucher raporla ilgili olarak, “Kayıt tutulmaya başlanmasından bu yana eşitsizlikteki en büyük artışa tanık oluyoruz” dedi. Bucher, “Hileli ekonomiler pandemiyi lüks içinde atlatan zengin bir elite varlık akıtırken pandeminin ön cephesinde yer alan tezgahtarlar, sağlık çalışanları ve market satıcıları faturalarını ödemeye çalışıyor” diye konuştu.

Almanya’da koronavirüse karşı aşıdan sonra antikor ilaçları da devreye giriyor

Okumaya devam et

Dünya

Çin-Hindistan sınırında çatışma

Çin ve Hindistan askerleri arasında tartışmalı bir sınır bölgesinde yeniden çatışma yaşandığı haber verildi. İki ülke medyası, iki tarafta da yaralılar olduğunu duyurdu.

BOLD – Çin ve Hindistan medyası, iki ülke askerlerinin Sikkim bölgesinin kuzeyindeki tartışmalı sınır hattında Çarşamba günü çatıştığını ve iki taraftan da yaralıların olduğunu bildirdi.

Hindistan ordusu “küçük bir olayın” yaşandığını ve “meselenin çözüldüğünü” duyurdu.

Çin ve Hint askerleri, 2020 Haziran’ında sınırın kuzeybatısındaki Ladak bölgesinde bulunan Galvan Vadisi’nde çatışmış, olayda 20 Hint askeri hayatını kaybetmişti. Çin askerleri arasında ölen ya da yaralanan olup olmadığı konusunda açıklama yapılmamıştı.

O tarihten bu yana sınırda gerginlik hakimdi.

HİNDİSTAN: ÇİN DEVRİYESİ TOPRAKLARIMIZA GİRDİ

Hindistan medyası, askeri yetkililere dayanarak son olayın Sikkim’e bağlı Naku La Geçidi’nde çıktığını duyurdu. Hint yetkililer, Hindistan topraklarına giren bir Çin devriyesinin püskürtüldüğünü söyledi.

Sikkim bölgesi Bhutan ve Nepal arasında yer alıyor.

İki ülke arasındaki Himalaya Dağları’nın çevrelediği dünyanın en uzun ve belirsiz sınır hattı Çin ve Hindistan arasında egemenlik tartışmalarına neden oluyor.

Nehir, göl ve dağların belirlediği 3.440 kilometre uzunluğundaki sınır hattında birçok bölgede Çin ve Hint askerleri sıfır noktasında bulunuyor ve zaman zaman gerginlik yaşanıyor.

Pekin yönetimi, “Güney Tibet” olarak adlandırdığı Hindistan’ın Arunaçal Pradeş eyaletindeki 90 bin kilometrekarelik toprakta hak iddia ederken, Yeni Delhi ise Aksay Çin platolarını kapsayan 38 bin kilometrekarelik alanın Çin tarafından işgal edildiğini savunuyor.

İKİ ÜLKE 1962’DE KARŞI KARŞIYA GELDİ

İki ülke arasında 1962 yaşanan tek savaşta Hindistan ağır bir yenilgiye uğramıştı.

Çin’in Hindistan’ın kuzeydoğusuna girmesiyle başlayan savaşta iki taraftan toplam 2 binden fazla asker yaşamını yitirmişti.

4 bin 250 metre yükseklikteki dağlık bir coğrafyada bir ay kadar süren savaşın ardından ateşkes anlaşması imzalanmış ve iki ülke, savaş öncesi sınırlarına dönmüştü.

GERGİNLİK NEDEN ARTTI?

Taraflar, uzun yıllardır süren görüşmelere rağmen egemenlik ihtilaflarını çözemezken, iki ülke arasındaki gerilim, 2017’de Çin’in bölgedeki sınır yolunu tartışmalı bir platoya uzatmaya çalışması üzerine artmıştı.

Hindistan da bir süre önce Fiili Kontrol Hattı’na yakın bölgelerde Hindistan ordusunun manevra kabiliyetini artıracak bir dizi altyapı projelerine girişti.

Hindistan’ın yüksek rakımlı bir hava üssü için yol yapımına başlaması son gerginliğin ana nedeni olarak gösteriliyor.

Bölgedeki inşa faaliyetlerine koronavirüs salgını nedeniyle ara verilmişti.

Kovid-19’a karşı kutsal iksir içen Sri Lanka Sağlık Bakanı’nın testi pozitif çıktı

Okumaya devam et

Popular