Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Trump’ın vize yasağı Yemenli anneyi ölüm döşeğindeki oğlundan ayırdı

ABD Başkanı Donald Trump, bir başkanlık kararnamesiyle, aralarında Yemen'in de bulunduğu 5 Müslüman ülkeye ABD'ye seyahat yasağı getirmişti.

Şeyma Swileh 21 yaşında bir anne. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir hastanede ölüm döşeğinde son günlerini yaşayan 2 yaşındaki oğlu Abdullah’ın bu son anlarında yanında olamayacak.

Çünkü kendisi Yemen vatandaşı.

ABD Başkanı Donald Trump, bir başkanlık kararnamesiyle, aralarında Yemen’in de bulunduğu 5 Müslüman ülkeye ABD’ye seyahat yasağı getirmişti.

Şeyma ve eşi Ali Hasan çifti, oğulları Abdullah 8 aylıkken Yemen’deki savaştan kaçarak Mısır’a gitti ve çocuklarının tedavisini sürdürmeye çalıştı.

Ancak Abdullah’ın durumunun ağırlaşması üzerine Amerikan vatandaşı 22 yaşındaki baba Ali Hasan, 5 ay önce genetik beyin rahatsızlığı yaşayan oğlunu tedavi için Kaliforniya’ya götürdü.

Ali Hassan, hastanede son günlerini yaşayan 2 yaşındaki oğlu Abdullah ile beraber.

Daha sonra annenin vizesine başvuruldu.

Ancak Şeyma’nın vize talebi Trump’ın seyahat yasağı gerekçe gösterilerek reddedildi.

Abdullah hızlıca Oakland’deki UCSF Benioff Çocuk Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

Şu anda 2 yaşında olan çocuğu tedavi eden doktorlara göre Abdullah’ın günleri sayılı.

Şeyma, çaresizce Kahire’de bekliyor.

Babası ise annesi Abdullah’ı görebilsin diye hala yaşam destek ünitesinden çıkarttırmadı.

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi de (CAIR) devreye girdi ancak sonuç değişmedi.

Aile, Amerikan makamlarına Şeyma’nın durumunu belgeleriyle sunarak istisnai bir muafiyet istedi. Ancak talepleri yine olumsuz karşılandı.

Şeyma’nın eşi Ali Hasan Amerikan vatandaşı ve Kalforniya’da yaşıyor.

Tüm bu gerekçelere rağmen Şeyma vize alamadı. Aile ABD’de bir avukat tuttu.

“İZİN VERİN SON KEZ EVLADINA SARILSIN”

Seyahat yasağının en gayrı insani yüzünün kendini gösterdiğini dile getiren Avukat Saad Sweilem, ailenin durumunun ortada olduğunu söyledi.

Sweilem, “ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan eşi ve oğlu ABD vatandaşı olan bir kadının çocuğuna son kez sarılması için izin verilmesini, seyahat yasağına bir muafiyet verilmesini istiyoruz, insani bir çağrıda bulunuyoruz. Bir annenin asaletli bir şekilde evladının yasını tutmasına izin verilmesini istiyoruz” açıklamasında bulundu.

Yemenli 2 yaşındaki Abdullah Hassan, solunum cihazına bağlı tutuluyor.

Baba Ali Hasan ise “Oğlum Abdullah’ın annesine ihtiyacı var. Eşimle her gün telefonda konuşuyoruz. Eşim son kez Abdullah’a sarılmak ve onu öpmek istiyor” diye konuştu.

Küçük Abdullah, solunum cihazına bağlı bir şekilde yaşıyor.

Doktorlarına göre belki bir iki hafta daha bu şekilde yaşayabilir.

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi’nin Sacramento’daki ofisine gelerek kamuoyuna seslenen ve gözyaşları içerisinde yardım isteyen 22 yaşındaki Ali Hasan, “Zaman tükeniyor, lütfen ailemin bir araya gelmesi için bize yardım edin. Biliyorsunuz ki eşimin ABD’ye girişi reddedildi. Bugün sizden destek istiyorum. Ailemi son kez bir araya getirmem için bana yardım edin” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: EURONEWS

Dünya

DSÖ, pandemi sonrası için uyardı: Daha zorlu sorunlar bekliyor

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, zengin ülkelerin aşı izdihamında fakir ülkelerin ezilmesine müsaade edemeyeceklerini belirterek, küresel bir kriz olan pandemide çözümün de adil ve küresel olması gerektiğini söyledi.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yeni tip koranavirüs (Kovid-19) salgını birinci yılına yaklaşırken dünyayı yoksulluk ve açlık gibi pandemiden sonra daha zorlu sorunların beklediği uyarısında bulundu.

DÜNYAYI ZORLU SORUNLAR BEKLİYOR

Ghebreyesus, BM Genel Kurulunda düzenlenen Kovid-19 Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, ”Zengin ve güçlü ülkelerin aşı izdihamında fakir ülkelerin ezilmesine müsaade edemeyiz” dedi. Salgının üzerinden neredeyse bir yıl geçtiğini ve ”tünelin sonundaki ışığın daha parlak hale geldiğini” belirten Ghebreyesus, pandemiden sonra ise dünyayı daha zorlu sorunların beklediği uyarısında bulundu.

“ÇÖZÜM DE KÜRESEL OLMALI” ÇAĞRISI

Ghebreyesus,”Yoksulluk ve açlığın aşısı yok, eşitsizliğin ve iklim değişikliğinin aşısı yok” diye konuştu. Pandeminin küresel bir kriz olduğuna dikkati çeken Ghebreyesus, çözümün de adil ve küresel olması çağrısı yaptı.

Koronavirüs salgını Türkiye’de yeni rekorlar kırarak yayılıyor

Okumaya devam et

Dünya

ABD’li en üst düzey istihbarat yetkilisi: Çin özgürlüğe karşı en büyük tehdit

ABD’nin en üst düzey istihbarat yetkilisi Ulusal İstihbarat Direktörü John Ratcliffe, Çin’in İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana demokrasi ve özgürlüğe en büyük tehdit olduğunu söyledi.

BOLD – Wall Street Journal gazetesinde bir makale kaleme alan Ratcliffe, Çin’in ABD’nin sırlarını çalarak ve piyasada ABD’li şirketlerin yerini alarak büyüdüğünü belirtti.

RUSYA VE TERÖRLE MÜCADELENİN ÖNÜNE GEÇTİ

Ratcliffe ayrıca Pekin’in ABD ile bir sürtüşmeye hazırlandığını ve ekonomik, askeri ve teknolojik açılardan dünyaya hükmetmeye niyetli olduğunu belirtti.

Daha önce Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve FBI Başkanı Christopher Wray de benzer açıklamalar yapmıştı.

Ulusal İstihbarat Direktörü Ratfcliffe Çin’in ABD istihbarat faaliyetlerinin başlıca odağı olma özelliğini Rusya ve terörle mücadeleden aldığını belirtti.

FİKRİ MÜLKİYET HIRSIZLIĞI

Ratcliffe Çin’in “çal, taklit et ve yerini al” diye tanımladığı bir tür ekonomik casusluğa giriştiğini söyledi ve Çinli bir rüzgar türbini şirketinin ABD’de, Amerikalı bir rakibinden çalmaktan suçlu bulunmasını ve daha sonra bu ürünü dünya çapında satarken, Amerikalı şirketin müşteri kaybedip, işçi çıkartmasını örnek gösterdi.

Ratfcliffe her yıl 500 milyar dolar tutarında fikri mülkiyetin çalındığını savundu.

Son dönemde FBI sık sık araştırmaları çaldıkları gerekçesiyle, Çin vatandaşlarını tutukluyor. Çin’in ayrıca, Harvard Üniversitesi Kimya Fakültesi’nin dekanına ayda 50 bin dolar ödediği ortaya çıkartılmış ve tutuklanmıştı.

Ratcliffe ayrıca, Çinli istihbarat servislerini Huawei gibi teknoloji şirketleri aracılığıyla teknolojik zayıflıklar oluşturmaya çalışmakla suçladı ve Çin teknolojisi kullanan müttefik ülkelerle Amerikan istihbaratının paylaşılmayacağını belirtti.

Ratcliffe ABD’nin elde ettiği istihbarata göre Çin’in “biyolojik olarak artırılmış kabiliyetlere sahip” askerler geliştirmek için askerleri üzerinde testler yaptığını da söyledi.

SİYASİ NÜFUZ EDİNME ÇABALARI

ABD’li yetkili, Çin’in büyük şirketlerdeki sendikaları, yerel politikacılara Çin’e karşı daha yumuşak bir tutum takınma, aksi takdirde sendika üyelerinin oylarını kaybedeceklerini söylemeye teşvik ederek, ABD Kongresi üyeleri ve danışmanları üzerinde “büyük bir nüfuz kampanyası yürüttüğünü” de ifade etti.

Ratcliffe, Çin’in Kongre üyelerini Rusya’ya kıyasla altı, İran’a kıyasla da 12 kez daha sıklıkla hedef aldığını vurguladı.

PEKİN İDDİALARI REDDETTİ

Pekin yönetimi ise Ratcliffe’ın iddialarını reddetti. Dışişleri Bakanı Hua Çunying, Ratcliffe’ın yazısını “yanlış bilgi, siyasi virüs ve yalan yayma girişimi” diye nitelendirerek, “Çin’i karalamak ve Çin tehdidini abartmak üzere tekrarlanan yalan ve dedikodular dışında yeni bir şey söylemiyor. ABD yönetiminin ilgili kurumlarının bir süredir ürettiği yalan manzumelerinden biri” olarak yorumladı.

İngiliz Times gazetesi: Pekin yönetimi Türkiye’deki Uygurları ajanlık yapmaya zorluyor

Okumaya devam et

Dünya

Pfizer 2020 aşı üretim hedefini 100 milyondan 50 milyona düşürdü

Almanya merkezli BioNTech ile koronavirüse karşı aşı geliştiren Amerikan ilaç devi Pfizer, 2020 aşı üretim hedefini 100 milyon dozdan 50 milyon doza düşürdü. 2021 için 1 milyar dozdan fazla aşının dağıtılması hedefinde ise değişiklik yapılmadı.

BOLD – Şirket sözcüsü yaptığı açıklamasında aşıların üretimi için gereken büyük ölçekli hammaddenin temin edilmesi süreci olmak üzere birçok etmenin üretimin yavaşlamasında etkili olduğunu belirtti.

Buna karşın sözcü şirketin üretim ölçeğinin artması sürecini tamamladığını ve şirketin hızlı bir tempoyla üretim yaptığını belirtti.

Pfizer’in Alman biyoteknoloji şirketi Biontech’le birlikte geliştirdiği aşı iki dozdan oluşuyor. Virüse karşı koruma sağlaması için aşılanacak kişiye belirli aralıklarla iki doz aşının verilmesi gerekiyor.

“Taşıyıcı RNA” isimli yeni bir teknolojiye dayandığı belirtilen aşının İngiltere’de kullanımı bu hafta onaylanmış, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ne (FDA) acil onay başvurusu yapılmıştı.

44 bin deneğin katıldığı klinik testlerde aşının Kovid-19 semptomlarını önlemede yüzde 95 başarı sağladığı ortaya çıkmıştı. Aşı 65 yaş üstündekilerde ise yüzde 94 koruma sağlıyor.

Ancak aşının enfeksiyona karşı ne kadar süre koruma sağladığı bilinmiyor.

Koronavirüs aşısının mucitleri Şahin ile Türeci: Henüz aşı olmadık

Okumaya devam et

Popular