Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Tahir Elçi cinayetinin muhtemel failleri netleşti savcılığa veriliyor

Tahir Elçi cinayetiyle ilgili iç hukuk ilerlemezken, Diyarbakır Barosu, Londra’da hazırlattığı raporla muhtemel failleri belirledi.

Tahir Elçi cinayeti dosyasını inceleyen Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Merkezi’nce hazırlanan raporda, muhtemel failler ve şüphelilerin kimler olabileceği konusunda önemli tespitlere varıldı.

28 Kasım 2015 tarihinde Dört Ayaklı Minare önünde öldürülen Tahir Elçi’nin faillerinin ortaya çıkarılması talebiyle her hafta yapılan eylemin 154’üncüsü için avukatlar yine Diyarbakır Adliyesi önüne bir araya geldi.

LONDRA ÜNİVERSİTESİ MUHTEMEL FAİLLERİ BELİRLEDİ

Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, soruşturma dosyası içindeki tüm bilgilerin Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Merkezi’ne gönderildiğini, yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan raporun kendilerine iletildiğini söyledi ve “İncelenen dosya kapsamında tamamen bilimsel incelemeler bunlar. Sayın Başkanımızın öldürülmesine sebep olan muhtemel failler ve şüphelilerin kimler olabileceği konusunda bir tespite varıldı” dedi.

20 DAKİKALIK VİDEO BASINA VERİLECEK

Londra Üniversitesi’nin raporunu, savcılığa sunacaklarını söyleyen Aydın, raporda tespit edilen kişilerin çağrılıp, ifadelerinin alınmaları ve tutuklanmaları talebinde bulunacaklarını belirtti.

Aydın, hazırlanan bu raporu ve raporda yer alan 20 dakikalık videoyu önümüzdeki günlerde basınla da paylaşacaklarını söyledi.

Gündem

Kültür ve Turizm Bakanlığına işkenceci daire başkanı: Elif Sümercan

Gazeteci Bülent Ceyhan’ın hazırladığı “Türkiye’deki İşkenceciler” raporunda Elif Sümercan’ın adı ilk kez açıklanıyor. Akın Öztürk’e işkence yapan Sümercan, şimdi Kültür ve Turizm Bakanlığında Daire Başkanı.

BOLD – İşkence yapan ve işkenceye göz yumanların kimlikleri birer birer ifşa oluyor. Merkezi ADB’de bulunan insan hakları kurumu Advocates of Silenced Turkey (AST), “Türkiye’deki İşkenceciler” başlıklı bir rapor yayınladı. Bülent Ceyhan’ın hazırladığı raporda 48 işkencecinin yaptıkları, tanıkların ve belgelerin ışığında gözler önüne seriliyor.

“YETER ARTIK ELİF”

Raporda, bugüne kadar adı deşifre olmamış bazı işkencecilerin isimlerine de yer veriliyor. Özellikle 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası subay ve astsubaylara işkence yapan kişilerin kimliği deşifre ediliyor. General Akın Öztürk’e yoğun işkence yapan, artık meslektaşlarının da dayanamayıp ‘yeter artık Elif’ dedikleri kişinin TEM Şube Amir Yardımcısı Elif Sümercan olduğu bilgisi veriliyor.

15 Temmuz sonrası gözaltında en ağır işkence gören isimlerden biri de eski Eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve Yüksek Askeri Şura üyesi Orgeneral Akın Öztürk’tü. Kulağı kesik ve darp edilmiş şekilde devletin resmi haber ajansı Anadolu Ajansı ve resmi televizyon kanalı TRT’de görüntüleri yayınlanan Öztürk’ün gördüğü işkenceleri özellikle o sırada gözaltında bulunan görgü tanıkları detaylı bir şekilde basın yayın kuruluşlarına anlatmıştı.

İşkencecilerden birinin adı “Elif”ti. Bülent Ceyhan, Elif’in soyadını Akın Öztürk’ün işkence gördüğü tarihlerde iki ayrı sevk tutanağına attığı imzadan tespit etti. Olayların yaşadığı gün sevk edilen şüphelilerle ilgili Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğüne yazılan iki tutanak da dava dosyasına girdi. Bülent Ceyhan ayrıca, Elif Sümercan’ın kimliğini, adını gizli tuttuğu bir haber kaynağından da doğrulattığını söylüyor.

Elif Sümercan’ın daha sonra terfi ettiği ve son olarak da Kültür Bakanlığında Daire Başkanlığı görevine getirildiği belirtiliyor. Elif Sümercan, dün akşam açıklanan rapordan sonra Twitter hesabını korumaya aldı.

EŞİ, OLAYLI ABD GEZİSİNDE SİVİLLERİ DARP EDEN KORUMALARDAN BİRİ

Elif Sümercan ile ilgili raporda bir başka bilgi de dikkat çekiyor. Sümercan’ın eşi Mustafa Murat Sümercan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olaylı ABD ziyareti sırasında sivilleri darp eden polislerden biri. ABD’de hakkında yakalama kararı çıkarılan Mustafa Murat Sümercan arananlar listesinde.

KULAK KESEN POLİS MEMURU

Akın Öztürk’e işkence yaptığı belirlenen bir diğer isim de kendisini Hakan Öztunç olarak tanıtan polis memuru. Yüzbaşı Hakan Güler 2 Ocak 2018 tarihinde yargılandığı mahkemede verdiği ifadesinde şöyle demişti: “TEM’de şahit olduğum bir vakayı arz ediyorum. Hakan Öztunç adında bir polis memuru kendisi bağırıyordu ben Hakan Öztunç diye. Orgeneral Akın Öztürk’e işkence yapıyordu. Akın Öztürk’ün kulağını kesti.”

İşkenceciler listesinde sadece güvenlik görevlileri bulunmuyor. İşkencecileri koruyan, eylemlerini örtbas eden, işkence suçunu öven ve teşvik eden doktorlar, yargı mensupları, hükümet yetkilileri, siyasetçiler, gazeteciler ve hatta işkenceye katılan sivil şahıslar da listeleniyor.

GÖREVLERİNE DEVAM EDEN İŞKENCECİLER

Rapor ayrıca haklarında soruşturma ya da dava açılan işkencecilerin cezasızlıkla, hatta terfilerle nasıl ödüllendirildiklerini ve görevlerine nasıl devam ettiklerini ortaya koyuyor. Murat Konuş isimli bir zanlıyı gözaltında öldüren ve 9 Temmuz 2019’da İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ‘işkence ile adam öldürmek’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılan Emniyet Müdürü Oktay Kapsız, tutuklanmadığı gibi halen görevine Muğla Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde devam ediyor.

İŞKENCE GÖRENLERE BİR ÇAĞRI

Raporda işkence görenlere de bir çağrıda bulunuluyor. Eğer Türkiye’de işkence gördüyseniz ve yaşadıklarınızın uluslararası raporlara girmesini istiyorsanız iskenceihbar@silencedturkey.org’a mail göndererek başvuru yapabilirsiniz.

46 SAYFALIK RAPORUN TAMAMI

 

Okumaya devam et

Gündem

Korona tedavisinde yataklar açık artırmaya çıktı: Parayı bastıran tedavi oluyor

Türkiye’de artan korona vakaları sonrasında hastanelerdeki tüm yataklar doldu. Hastalar, yatarak tedavi olabilmek için sıra bekliyor. Bu durumu fırsata çeviren bazı özel hastaneler ise yatakları açık artırmaya çıkardı. Parayı bastıranın yatarak tedavi olabiliyor. 

BOLD – Vakaların arttığı İstanbul’da özel hastanelerde yatak bulmak zorlaştı. Bu durumu fırsata çevirmek isteyen özel hastaneler ek ücret almaya başlarken, yatışlardan alınan ek bedel ile ilgili şikayetler de artıyor.

TABİP ODASI DA EK ÜCRETİ DOĞRULADI

Sözcü’den Özlem Ermiş Beyhan’in haberine göre Türkiye’de koronavirüs pandemisinde hem yeni hasta sayısında hem de vefat sayısında rekor kırılırken, vaka sayısının patladığı İstanbul’da bazı özel hastanelerin koronalı hasta yatışı için ek para istediği iddia ediliyor. İstanbul Tabip Odası, özel hastanelerde son dönemde Kovid-19 hastalarından yatışlarda katılım payı adı altında ek ücret alındığını doğrularken, bu konuda çok sayıda şikayet geldiğini açıkladı.

BOŞ YATAK YOK, HASTANELER HASTA SEÇİYOR

İstanbul’da özel hastanelerde toplam 13 bin 288 yatak bulunurken, koronavirüs hastaları için yoğun bakımda yer bulmak iyice zorlaştı. Özel Hastaneler Birliği konu ile ilgili sorulara yanıt vermezken, birçok özel hastane ise kapasitelerinin tamamen dolduğunu açıkladı. Gelinen noktada bazı hastaneler de yoğun bakım yatakları dolduğu için sadece yatış için bile 60 yaş üstü kovidli hasta kabul edemediklerini açıkladı.

EK ÜCRET 20 BİN LİRAYA KADAR ÇIKIYOR

Yoğun bakımlarda yatak kalmadığı için bazı özel hastanelerin acil servisleri dahi yatak bekleyen koronavirüslü hastalarla dolmuş durumda. Yeni Kovid-19 vakalarının yüzde 40’ının bulunduğu İstanbul’da bazı ikinci kategori özel hastanelerin hasta yatışı için ek bedel talep ettiği, burada 15 ila 20 bin TL’lik bir piyasanın oluştuğu iddia ediliyor.

KHK zulmüne böyle direniyorlar: İşte İzmir’in ‘Badanacı Ablalar’ı

Okumaya devam et

Gündem

KHK zulmüne böyle direniyorlar: İşte İzmir’in ‘Badanacı Ablalar’ı

OHAL döneminde ilan edilen KHK’larla işlerini kaybeden Esra Çapar ve Cennet Kılınç adlı İzmirli 2 kadın öğretmen, iş bulamayınca badana boya işine girdi.

BOLD – 15 Temmuz sonrası çıkarılan KHK’lar yüzünden on binlerce insan işsiz kaldı. Ailelerini geçindirmek zorunda olan KHK’lılara yapılan zulümler bununla da bitmedi. Bankalara gelen havalelerini bile çekemeyen KHK’lar, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına da işlenen KHK’lı olduklarına dair bilgi notu yüzünden iş bile bulmakta zorlandı.

Tüm bunlara rağmen KHK zulmüyle ezilenler bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir’de ihraç edilen ve iş bulamayan öğretmen Esra Çapar ve Cennet Kılınç, badana işine girdi. Yoğun beden gücü isteyen boya ve badana işlerini başarıyla yapan KHK’lı öğretmenler kendilerine “Badanacı Ablalar” adlı bir de sosyal medya hesabı açtı.

Yaşadıklarını KHK TV’den Sedat Gülkaya’ya anlatan Çapar ve Kılınç “Haksız ve hukuksuz bir şekilde işimizden olduk. Hayatta kalmak için dışarıda iş aradık ancak KHK’lı olduğumuz için bize iş vermediler. Biz de birlikte boya badana işi yapmaya başladık” dedi.

HERKES BENİ SUÇLU GÖRÜYORDU

Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan ve 12 senedir Diyanet İşleri Başkanlığında kadrolu Kuran kursu öğreticiliği yaparken işine son verilen 38 yaşındaki Esra Çapar ‘Badanacı ablalar’ fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: “Çocukları ile yalnız yaşayan bir anne olarak çok zorluklar yaşadım. Görevimden ihraç edildiğim için iş başvurusu yaptığım herkes beni suçlu olarak görüyordu ve işe almak istemiyorlardı. Bizler ihraç edildikten sonra suçsuz olmamıza rağmen toplumdan dışlandık. Başvurduğumuz işlere alınmadık. Ama çalışmamız ve bakmamız gereken çocuklarımız vardı bu yüzden de hayatta kalmanın bir yolunu bulmalıydık. Sonrasında Cennet hocamla tanıştık. Aramızda böyle bir fikir çıktı ve biz bu işi yaparız dedik. ‘Badanacı Ablalar’ böyle ortaya çıkan bir iş oldu bizim için”

“SUÇSUZ YERE HAPİS YATTIM”

17 yıllık öğretmenlik görevinden KHK ile ihraç edilen 45 yaşındaki Cennet Kılınç da şunları kaydetti: “Başkalarının ‘Takipsizlik’ aldığı nedenlerle ben 2 yıl tutukluluk süresi geçirdim. Örgüt yöneticiliği suçlaması ile başlayan davam örgüt üyeliğine indirildi. Sonrasında ise istinaf mahkemesi kararı ile başta 7.5 yıl olan cezam, sadece yardım ve yataklık denilerek 2 yıl 1 aya indirildi. Benim hiçbir terör örgütüyle bir bağlantım yok. Ben şimdi bu 2 yıla da suçsuz yere hapis yattığım için itiraz ettim ve süreç halen daha devam ediyor.”

15 Temmuz’un ayırdığı öğretmen çift: Biri mezarda biri gurbette

 

Okumaya devam et

Popular