Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Gergerlioğlu Adalet Bakanı’nın yüzüne ihlalleri tek tek saydı

Ömer Faruk Gergerlioğlu

Gergerlioğlu, hamile kadınlar, Akın İpek için Londra’ya verilen belge ve cezaevlerinde yaşananları tek tek anlattı Adalet Bakanı ile arasında Meclis’e damga vuran diyaloglar geçti.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Meclis  kürsüsünden özellikle cezaevlerindeki hak ihlalleri başta olmak üzere elinde kanıtları bulunan hukuk dışı uygulamaları tek tek anlattı. Gergerlioğlu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül arasında zaman zaman gerilim çıktı.

BEBEK TUTUKLULAR

Gergerlioğlu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül arasındaki ilk tartışma cezaevlerindeki hamile tutuklularla ilgili çıktı. Adalet Bakanlığı’na ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’na hamile ve bebekli tutuklularla ilgili başvuruda bulunduklarını ancak cevap alamadıklarını söyleyen Gergerlioğlu’na  Adalet Bakanı Gül “Hamile olanlar tutuklanır, tutuklanmaz diye hüküm nerede var?” şeklinde cevap verdi. Bunun üzerine Gergerlioğlu, “5275-Madde 16/4, oraya lütfen bakınız, hukukçusunuz” cevabını verdi.

İPEK BELGESİ F… YARGILAMALARIN İÇİNİN BOŞ OLDUĞUNU GÖSTERDİ

Gergerlioğlu, Londra’da görülen Akın İpek davasına Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen, Türkiye’de yapılan yargılamaların aslında ne kadar boş ve mesnetsiz olduğuna yönelik bakanlığın itiraflarını içeren belgeyi de gündeme getirdi. “Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Akın İpek davasında Westminster Mahkemesine bir belge göndermiş. Çok ciddi bir belge bu. Bakanlık dışında bir yerden çıkmaz. Antetiniz var, mührünüz var ve UYAP kodunuz var. Başka bir yerden çıkmaz bu” dedi.

BİRÇOK KİŞİ BERAAT EDECEK DİYE BELGEYİ REDDETTİNİZ

Gergerlioğlu bakanlığın belgeyi Türkiye’de adil yargılanma olduğunu ispatlamak için gönderdiğini dile getirdi. “Westminster hâkimi de bunu kabul etti ve siz, kabulden sonra Türkiye’de birçok kişinin tahliye ve beraat olacağını düşündüğünüz için bu belgeyi reddettiniz, dediniz ki: ‘Londra Adalet Müşaviri bunu WhatsApp’tan Westminster hâkimine göndermiş.’ Ya, bu nasıl bir ciddiyetsizliktir, gerçekten anlamak mümkün değil. Böyle bir belge, bu kadar ciddi, sadece Adalet Bakanlığından çıkabilecek bir belge WhatsApp’tan hâkime gönderilebilir mi? Sayın Bakan Londra adalet müşavirini görevden aldınız. Size bunu yazılı soru önergesi olarak da sordum, lütfen cevaplayın” ifadelerini kullandı.

743 BEBEK YASAYA AYKIRI ŞEKİLDE CEZAEVİNDE

Gergerlioğlu, Cumhuriyet savcılıklarında 2006 yılında 3 bin olan şüpheli sayısının AKP Hükümeti döneminde 2018 yılında 12 milyona ulaştığını dile getirdi. Gergerlioğlu şunları söyledi: “743 bebek yasaya aykırı bir şekilde hapishanelerde. 72 hamile ve emziren hanım yasaya aykırı bir şekilde cezaevlerinde. Yüzlerce kişi tek kişilik hücrelerde kalıyor. ‘Süngerli oda’ denilen bir yer var, burada ne yapıldığı belli değil. Darp iddiaları var cezaevi görevlileri tarafından. Sağlık konusunda çok büyük ihmaller var.”

DÜŞÜNCESİNİ AÇIKLAYAN CEZAEVİNE ATILIYOR

Cezaevlerinin 50 bin kişi fazlası bulunduğunu belirten Gergerlioğlu, bunun nedeninin ise Türkiye’de adalet olmamasına, düşünce özgürlüğünden faydalanmak isteyen herkesin cezaevine atılmasına bağladı. “İnsanlar yerde yatıyor. Tuvaletin önünde yatan onlarca kişiyle konuştum. Kimi cezaevlerinde ranzaların 3’üncü katı çıkıyor, bundan haberiniz var mı? Artırılmış kapasitesi bin kişi olan Kandıra Cezaevinde bin 500 kişi var. Geç sevkler yapılıyor. İnsanlar defalarca sevk istiyor ve sevkler geciktiriliyor.” dedi.

BÖBREK KANSERİ HASTANEYE SEVKEDİLMEDİ

Malatya Cezaevi’nde bulunan Medeni Arifoğlu’nun, karaciğer nakilli ve günde 19 tane ilaç kullandığını belirten Gergerlioğlu, “Bu hasta hastaneye geç sevk edildi, apandisiti patladığı ancak yoğun bakımlık olduğu sırada anlaşıldı. Bir, bir buçuk ayda zor bela kurtuldu. Şu anda böbrek kanseri bu insan ve Malatya Cezaevinden mahkûm koğuşu yok diye Turgut Özal Tıp Merkezine sevk edilemedi. Bir an evvel ameliyat olması gerekiyor ancak bu sefer de kalkıldı Malatya’dan Adana’ya gönderildi. O kadar skandal ki, o kadar bir sorumsuzluk ki gönderdiği hastanede de mahkum koğuşu olmadığını bilmiyor, Balcalı Hastanesinde de yok.” ifadelerini kulladı.

45 DİLEKÇE VERDİ SEVKE ULAŞAMADI VEFAT ETTİ

Gergerlioğlu, hastanelerde mahkum koğuşu olmamasına da dikkat çekti ve şunları söyledi: “Ankara’da 1 tane var ve birçok tıp fakültesinde yok değerli arkadaşlar. Adalet Bakanlığı kadrosuna bağlı ancak 8 doktor var, 471 doktorun 463’ü dışarıdan taşıma suyla geliyor. Bakın, çok vaka var. Deniz Hakan Şen, 45 defa dilekçe verdi ve sevke ulaşamadı, 45’inci sevkte hastaneye gittiği zaman mide kanseri olduğunu öğrendi. Nesrin Gençosman çok basit, tedavi edilebilir bir hastalıktan maalesef vefat etti, geç sevkten dolayı.”

ZİYARETE GİDEN AİLEDEN 4 KİŞİ KAZADA VEFAT ETTİ

Gergerlioğlu cezaevlerinde, haberleşme gasbı, evlerden getirilen elbiselerin cezaevine sokulmaması, mahkumların 3 kat pahalı kantinlerden alış veriş yapmak zorunda bırakılmasına dikkat çekti. “Nakiller çok büyük bir problem. Uzak başka bir ildeki cezaevine insanlar gitmek zorunda kalıyor ve bundan dolayı çok büyük mağduriyetler yaşanıyor. Yine, bu yıl Türkiye Cumhuriyeti tarihinin nakiller sırasında trafik kazalarının en çok olduğu yıl oldu ve en çok insanın öldüğü bir yıl oldu maalesef. Daha üç dört gün önce 5 kişilik bir aile trafik kazası geçirdi ve 4’ü vefat etti. Sivas Cezaevinde bu yazın yirmi üç buçuk saat sular verilmedi. Şu anda da birçok cezaevini takip ediyorum, soğuktan, kaloriferlerin yanmadığından şikâyetçi olan Bünyan, Patnos ve verebileceğim birçok isim var. Karı-koca çok tutuklu var, yüzlerce çocuk şu anda ortalıkta. Bu insani bir durum, buna bir çözüm bulunması lazım.” dedi.

ADALETSİZ BAKANLIĞIN ADALETSİZ BAKANI

Gergerlioğlu, Adalet Bakanını adında “adalet” olan ama içinde adalet olmayan bir partinin üyesi, adaletsizlik yapan bir bakanlığın bakanı olarak tanımladı. Düşünce özgürlüğünden mağdur aydınlar ve eski HDP vekillerine yönelik altı aydır defalarca dilekçe vererek bir ziyaret talebinde bulunduklarını belirtti. Anayasal haklarının gasbedilerek dilekçelere olumlu veya olumsuz bir cevap bile verilmediğini söyledi. Gergerlioğlu, Bakanlığa verilen 294 soru önergesinden ise sadece birinin cevaplandığını hatırlattı.

BAKAN CEVAP VEREMEDİ

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ise Gergerlioğlu’nun sıraladığı insan hakları ihlallerine sadece “propaganda” diyerek cevap verdi ve şöyle konuştu: “Bu söylenenlerin hiçbirinin geçerliliği yok. F…. ‘nün propagandasını yapan Twitter, sosyal medya hesaplarına bakın, çok daha fazlasını göreceksiniz, burada bu propaganda yapılıyor. Bunu şiddetle reddediyorum.”

Politika

Perinçek: İktidarın rotasını biz çiziyoruz

Vatan Partisi Genel Bakanı Doğu Perinçek, partisinin AKP iktidarıyla olan işbirliğiyle ilgili açıklamalarda bulundu. 140journos belgeselinde konuşan Perinçek, “İktidarı desteklemiyoruz, aynı gemideyiz. Onlar gemiyi yönetiyor, biz rota çiziyoruz” dedi.

BOLD – Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 140journos ekibinin hazırladığı Kısmen İktidar adlı belgeselde konuştu.

AKP’nin de Vatan Partisi’nin bulunduğu “milli kuvvetler”in tarafına geçtiğini savunan Perinçek, “Şu anda Türkiye’de diyelim Vatan Partisi’nden sonra en milli olan AK Parti ile MHP” dedi.

ATATÜRK’ÜN BİZE OLUMSUZ ETKİSİ OLDU

Atatürk’ün Kürt sorunundaki tavrının kendilerine “olumsuz etkisi” olduğunu belirten Doğu Perinçek, “Biraz Atatürk’ün de bizde orada olumsuz etkisi oldu. Onlara, Kürtlere özerklik, o da istiklal savaşında İngilizlerin Kürtlere özerklik veriyor, Sevr anlaşması filan var. Atatürk de dedi ki ‘Ben de sana özerklik veriyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Asya’ya yöneldiğini savunan Perinçek, “Atlantik’ten kopuyor Türkiye, Asya’ya yerleşiyor. Bitti. Bu adam savaşıyor. Şu anda Tayyip Erdoğan, Amerika’yla kelle koltukta savaşıyor. 75 yıllık Türkiye sürecine baktığım zaman şu anki Türk devleti, bu 75 yıl içinde en iyi konumda. Stratejik olarak da Asya’ya yönelişi koyuyor, Çin’e yöneliyor. Kritik konularda Rusya ile Çin karşı karşıya gelmemeye dikkat ediyor” dedi.

BİZ ÜSTTE OLURSAK DEMİRTAŞ HAPİSTE KALIR

Türkiye’nin Rusya’nın imparatorluk siyasetini desteklemesi ve Akdeniz’e gelmesi gerektiğini kaydeden Perinçek, “Bizim Türkiye olarak Rusya’nın imparatorluk siyasetini desteklememiz lazım” açıklaması yaptı. Perinçek, belgeselde HDP’nin tutuklu Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuyla ilgili olarak da “Ya Doğu Perinçek hapiste olur Türkiye’de ya da Selahattin Demirtaş. Onlar üstte kalırsa biz hapse düşeriz, biz üstte kalırsak onlar hapse düşer” şeklinde konuştu.

"Aynı zamanda o gemide bir kaptanlık sorunu da olabilir. Kim bu gemiyi en iyi yönetir? Kim bu gemiyi kayalara çarpmadan hedefe doğru götürür? Şu anda o geminin kaptanı AK Parti. Vatan Partisi de o geminin rotasını çizen konumda şu an..."

İKTİDARIN ROTASINI ÇİZİYORUZ

Partisinin Erdoğan’ı desteklemediğini ancak rotasını çizdiklerini söyleyen Perinçek, şunları kaydetti: “Sonuç itibariyle Tayyip Erdoğan’ı desteklemiyoruz, Tayyip Erdoğan bizi destekliyor. Dolayısıyla Vatan Partisi’yle Ak Parti aynı gemide, aynı cephede, Türkiye ittifakı içinde, Türkiye cephesinde. Orda MHP de var. Aynı zamanda o gemide bir kaptanlık sorunu da olabilir. Yani kim bu gemiyi en iyi yönetir? Kim bu gemiyi kayalara çarpmadan hedefimize doğru götürür? Şu anda o geminin kaptanı Ak Parti. Tabi Vatan Partisi de o geminin rotasını çizen konumunda şu an. ‘Yeniden Asya Girişimi’ bizim partimizin programı. Hem de 25-30 yıldır bunu savunuyoruz. Şimdi biz burada Tayyip Erdoğan bu programı savunuyor diye karşı tarafa geçecek değiliz. Biz kuyrukçu değiliz, bir Türkiye’yi yöneteceğiz. Destek kelimesini kabul etmiyoruz, biz onlarla aynı cephedeyiz.”

"Bu adam savaşıyor. Şu anda Tayyip Erdoğan. Amerika'yla kelle koltukta savaşıyor"

YARGI ALTIN ÇAĞINI YAŞIYOR

Yargının altın çağını yaşadığını öne süren Perinçek, “Teröre karşı mücadele açısında yargı altın çağında. Deniz Gezmişler idam edilmiyor, Mümtaz Soysaller hapse atılmıyor, Doğu Perinçekler hapse atılmıyor, İlker Başbuğlar hapse atılmıyor. Kim hapse atılıyor? Fetöcüler, PKK…” ifadelerini kullandı.

DENİZ GEZMİŞ’İN KULAĞINI ÇEKTİM

70’li yıllarda Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’la anılarından da bahseden Perinçek, “Genç çocuklar dolduruşa geldi. Denizler, Mahirler falan dolduruşa geldi. ‘Silahlı mücadeleyi hemen başlatacağız’ falan. Hem teorik birikimim var, biraz da yaşça Deniz’den, Mahir’den falan büyüğüm. Hepsinin kulağını çektim yani…” dedi.

Adalet Bakanı Gül, hukuksuz kararları sahiplenmedi: Tek bir yargı mensubuna talimat vermedim

Okumaya devam et

Politika

Adalet Bakanı Gül, hukuksuz kararları sahiplenmedi: Tek bir yargı mensubuna talimat vermedim

TBMM Adalet Komisyonu üyeleriyle hukuk reformu toplantısı yapan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, muhalefetin yargıya müdahale eleştirilerini cevapladı. Yargının verdiği hukuksuz kararları sahiplenmeyen Gül, “Bir gün tek bir yargı mensubunu arayıp, şunu yapın, bunu yapmayım demedim” ifadesini kullandı.

BOLD – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın duyurduğu hukuk reformu çalışmaları çerçevesinde TBMM Adalet Komisyonu üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıda muhalefetin önerilerini dinledi.

Hürriyet’in haberine göre toplantıda muhalefet milletvekilleri hükumetin yargıya müdahale ettiği eleştirisinde bulundu. Milletvekillerinin eleştirileri üzerine Bakan Gül, “Bir gün tek bir yargı mensubunu arayıp, şunu yapın, bunu yapmayım denedim” dedi.

Toplantıda muhalefet milletvekilleri yargıyla ilgili şu eleştirilerde bulundu:

‘Hâkim ve savcıların göreve alınmasına ilişkin evrensel kriterler uygulanmalı. AYM kararlarının mahkemeler tarafından uygulanmaması anlaşılır gibi değil, Anayasa çok açık ve net. Mahkemelerin, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymasını sağlayacak düzenlemeler yapmalısınız.
Güvenlikçi bakış açısıyla davalara yaklaşan hâkim ve savcıların verdiği kararlar çok tartışmalı. Bu yönde baskı olduğuna ilişkin değerlendirmeler var.
Resen soruşturmanın uygulanmaması da anlaşılır gibi değil. Ankara savcısı ülkenin ana muhalefet partisi genel başkanına yönelik tehditlere ilişkin resen soruşturma başlatmıyor.”

CHP, 2021 bütçesine şerh düştü: Devlet krizi çözülmeden ekonomik kriz çözülmez

Okumaya devam et

Politika

CHP, 2021 bütçesine şerh düştü: Devlet krizi çözülmeden ekonomik kriz çözülmez

AKP hükumetinin hazırladığı 2021 bütçesine muhalefet şerhi düşen CHP, 2023’te Türkiye’nin ilk 20 ekonominin içinde kalmasının dahi zor olduğunu belirtti. Şerhte, “Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır. Devlet krizi çözülmeden, ekonomik kriz çözülmez. Borçla ekonomiyi şişirmenin artık sonuna geldik” denildi.

BOLD –  CHP,  AKP’nin hazırladığı “2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi”ne muhalefet şerhi düştü. Şerhte, işsizliği çözecek, istihdam oluşturacak nitelikli bir büyümenin görünmediği kaydedildi.

Muhalefet şerhinde, “2023 yılında Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olması bir yana, ilk 20 ekonominin içinde kalması dahi zor gözükmektedir. Türkiye’yi içine düşürüldüğü bu buhrandan çıkarmak için yeni kurallara, yeni kurumlara, yeni kadrolara ihtiyaç var” görüşü savunuldu.

ERDOĞAN, ÇAKICI’NIN TEHDİDİNE SESSİZ KALDI

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, reform açıklamalarının samimiyetsiz olduğu belirtilen şerhte,  “Hukukta reform vaadinin samimiyetsizliğini; partili Cumhurbaşkanının, aynı devrede, hukuka aykırı şekilde dört yıldır tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ı ve üç buçuk yıldır tutuklu bulunan Osman Kavala’yı, Anayasa’nın 20., 38. ve 138. maddelerini ihlal etmek suretiyle ısrarla hedef göstermeye devam etmesi ve bir mafya örgütü elebaşısının ana muhalefet partisi liderini ölümle tehdit etmesi karşısında sessiz kalması da göstermektedir” ifadelerine yer verildi.

“Tek adam rejiminden kurtuluş, kucaklaşma ve yeni bir döneme çağrı” başlığıyla hazırlanan şerhte, “Tek adam rejimi, Türkiye’yi adeta anayasasız, parlamentosuz, bürokrasisiz, liyakatsiz ve yurttaşsız yönetebileceği bir düzleme çekerek yönetmeye çalışmaktadır” tespiti yapıldı. Şerhte, vatandaşların seçme ve seçilme hakkının gasbedildiği belirtilerek, milletvekilliklerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, milletvekillerinin, belediye başkanlarının tutuklanması, belediyelere kayyum atanması gibi antidemokratik uygulamalarla karşı karşıya kalındığı kaydedildi.

Evrensel’in haberine göre şerhte, muhalefetin ümitsiz olmaması gerektiği ifade edilirken, “Bütün bunların üstüne, hedef gösterilen ve parçalanan barolar ve kapatılmak istenen meslek odaları da eklendiğinde durum daha da vahimleşmektedir. 31 Mart ve 23 Haziran 2019 seçim sonuçları da hepimize göstermiştir ki tek adam rejimi tüm bu keyfi ve hukuk dışı uygulamalarına rağmen arzu ettiği sonuçlara ulaşmakta her zaman başarılı olamamaktadır. Demokratik muhalefet, iktidar karşısında seçim başarısı kazanabilmektedir” denildi.

YENİ ANASAYA SİYASETİ ÇAĞRISI

Pandemi ile birlikte kötü bir yönetimin olduğu anlatılan şerhte, yeni bir demokratik Anayasa’nın hazırlanmasının bu “rejimden” kurtuluşunun çıkış yoluna atılacak en önemli adım olduğu ifade edildi. Şerhte, “Ancak yeni bir demokratik anayasa ve güçlendirilmiş parlamenter sistemin tesis edilmesi ile yukarıda saydığımız anti-demokratik uygulama ve sorunların çözümü mümkün olacaktır. Bunun için başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere, muhalefet partileri, ayrı ayrı ya da mümkünse birlikte, bir ‘anayasa siyaseti’ oluşturmalıdır” denildi.

49 GAZETECİ CEZAEVİNDE

İstanbul Sözleşmesi’nin iktidar tarafından tartışmaya açılmasına da tepki gösterilen şerhte, 49 gazetecinin cezaevinde olduğu, bu durumun utanç verici olduğu belirtildi. Şerhte, “Türkiye’de tutuklamanın, bizzat yürütmenin teşvik ve tahriki ile bir cezalandırma aracı olarak kullanıldığı açıktır” tespiti yer aldı.

İKTİDAR PANDEMİ ÖLÜMLERİNDEN SORUMLUDUR

Koronavirüs salgınına da yer verilen şerhte, vakaların halktan saklandığı eleştirisi yapıldı. Şerhte, şu ifadelere yer verildi: “Bilim Kurulu’nun tavsiye kararlarını kamuoyunun bilgisine açmayan ve dünya üzerinde sayısız ülkenin yaptığı gibi en az virüsün azami kuluçka süresi boyunca -sosyal devlet olmanın gereği olarak tüm yurttaşların ve mukimlerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayacak şekilde- ne birinci dalga ne de ikinci dalga sırasında kapanma kararı alabilen iktidar; sebep olduğu rehavet, müsebbibi olduğu sosyal hareketlilik ve engel olduğu bilimsel takip ve kamuoyu denetimi sebebiyle vuku bulan önlenebilir ölümlerden sorumludur.”

KÖPRÜ, OTOYOL PROJELERİ İÇİN 31 MİLYAR LİRALIK BÜTÇEYE YÜK

Bütçenin bazı harcamaların özellikle de kamu özel işbirliği borçlarının gizlenmesini amaçladığının belirtildiği şerhte, kamu-özel işbirliği projelerinin bütçeye maliyeti için 31 milyar TL’lik kaynak ayrıldığı kaydedildi. Şerhte şu tespitler yer aldı: “2023 yılında Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olması bir yana, ilk 20 ekonominin içinde kalması dahi zor gözükmektedir. 2021 yılı bütçesinde dikkat çeken konulardan biri de vazgeçilen vergileri boyutunu gösteren, muafiyet, istisna, muhtelif indirimler, vergi ertelemeleri gibi vergi harcamalardır. 2021 yılında 230,8 milyarlık bir vergi harcaması tutarı söz konusudur. Bu vergi gelirlerinin dörtte birine karşılık gelmektedir. Vergi yükü dağılımındaki eşitsizliği büyüten bir düzenek de ‘vergi harcaması’ uygulamasıdır. Gelir, Kurumlar Vergileri ile KDV ve ÖTV türü vergilerin tümü için geçerli olan ‘vergi harcamaları’ , esas olarak sermaye lehine çalışmaktadır. 2021’de 230 milyarlık liralık vergi kaybının 922 milyarlık liralık toplam vergi gelirlerine kıyasla yüzde 25’lik bir büyüklüğü temsil ettiği vurgulanabilir Kamu- özel işbirliği projelerinin bütçeye olası finansman yükleri konusunda 30.980.998 Milyar TL.lik bir kaynak ayrıldığı anlaşılmaktadır.”

KORANVİRÜS ÖNERİLERİ

Şerhte, koronavirüsün sağlık emekçileri için meslek hastalığı, diğer iş kollarında çalışan işçiler için iş kazası olarak tanımlanması gerektiği, işten çıkarma yasaklanarak, işçilere 1168 TL yerine tam ücret ödenmesi gerektiği belirtildi.

DEVLET KRİZİ VAR VİTRİN DEĞİŞİKLİĞİ SORUNU ÇÖZMEZ

Türkiye’de devlet krizi ve ekonomik krizin iç içe yaşandığının altının çizildiği şerhte, AKP hükumetinin ekonomi yönetiminde yaptığı değişikliğe “Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır” eleştirisi yapıldı. Şerhte, şu görüşler dile getirildi: “Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır. Devlet krizi çözülmeden, ekonomik kriz çözülmez. Borçla ekonomiyi şişirmenin artık sonuna geldik. Kamu bankalarında imkan kalmadı. İçeride belirli sektörlerde sübvansiyonlu kredilerle sağlanan canlanma sürdürmek zor. Bütün kesimlerin bilançoları daha fazla borcu kaldırmıyor. Artık aynı borçla daha düşük büyüme oluyor. Kamunun da borçlarını sürdürmesi zorlaşıyor. Kovit-19 yeni zirveleri gördü bu hizmetlerdeki geri gidişi hızlandıracak. Ufukta işsizliği çözecek, istihdam yaratacak nitelikli bir büyüme görünmemektedir. Türkiye’yi içine düşürüldüğü bu buhrandan çıkarmak için yeni kurallara, yeni kurumlara, yeni kadrolara ihtiyaç var.”

Durmuş Yılmaz: 35 yıl çalıştım, eksi rezervi hiçbir zaman görmedim

Okumaya devam et

Popular