Bizimle iletişime geçiniz

Politika

HDP operasyonlardan fırsat buldukça seçim çalışması yapıyor

HDP, yarışı yerel siyasetin etkin isimlerinden yoksun bir şekilde sürdürüyor.

HDP etkin il başkanları, belediye başkanları, yerel siyasetçilerinden yoksun olarak yerel seçim çalışmalarını sürdürüyor.

Tutuklu milletvekilleri dışında 53 belediye eş başkanı ve 6 bin dolayında HDP’li halen cezaevlerinde bulunuyor.

HDP için yerel seçimlerde sembolik önemi olan Diyarbakır İl Başkanı yaklaşık iki aydı tutuklu durumda. Son olarak tekrar Diyarbakır ve Şanlıurfa İl Başkanlıklarına düzenlenen baskınlarda çok sayıda HDP’li gözaltına alındı.

2018’DE 2 BİN HDP’Lİ TUTUKLANDI

31 Mart, HDP’nin baskınlara ve tutuklamalara maruz kaldığı ilk seçim değil. Bundan önce yapılan hemen her yerel ve genel seçim öncesinde de, HDP farklı baskılara maruz kaldı. Teşkilatları basıldı, üyeleri ve siyasetçileri gözaltına alındı ve tutukladı. Özellikle OHAL döneminde bu baskılar zirve yaptı. Sadece 2018 yılında en az 2 bin HDP üyesi veya destekçisi gözaltına alındı, en az 500’ü tutuklandı.

53 BELEDİYE EŞ BAŞKANI TUTUKLU

HDP, 31 Mart seçimlerine Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın yanısıra 13 tutuklu vekil ve 53 belediye eşbaşkanından yoksun girecek. PM ve MYK üyeleri Mahfuz Güleryüz, Gülay Gün Bilici, Tuna Aydın, Hacı Mehmet Bozdağ, Zeki Koç, Aysel Tuğluk, Şafak Özanlı gibi isimlerde halen cezaevinde bulunuyor. HDP Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Şerif Çamcı da partinin cezaevinde bulunan bir diğer önemli ismi.

94 BELEDİYEYE KAYYUM ATANDI

Şubat 2018 itibarıyla HDP’li 94 belediyeye İçişleri Bakanlığınca kayyum atandı. Kayyum atanan belediyeler arasında 3 büyükşehir, 10 il, 74 ilçe ve 10 belde belediyesi yer alıyor. Tutuklu belediye eşbaşkanları arasında ise, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gülten Kışanak, Van Büyükşehir Belediyesi Eşbakanı Bekir Kaya, Hakkari Belediyesi Eşbaşkanları Dilek Hatipoğlu ve Nurullah Çiftçi, Bitlis Belediyesi Eşbaşkanı Hüseyin Olan, Ağrı Belediyesi Eşbaşkanı Mukaddes Kubilay, Siirt Belediyesi Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan gibi önemli isimler bulunuyor.

15 MİLLETVEKİLİ CEZAEVİNDE

HDP’de 15 milletvekili de halen cezaevinde. 26. Dönem seçilen Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, İdris Baluken, Çağlar Demirel, Selma Irmak, Gülser Yıldırım, Burcu Çelik Özkan, Ferhat Encü, Abdullah Zeydan, Sırrı Süreya Önder ile 25. Dönemde seçilen Edibe Şahin ve Şafak Özanlı, 24. Dönem Milletvekili ve DBP EŞ Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve Halil Aksoy, 23. Dönemde seçilen Aysel Tuğluk cezaevinde.

İKTİDARIN ÖMRÜNÜ UZAMA ÇABASI

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’ye göre yapılan bu baskıların amacı iktidarın ömrünü uzatma çabası: “Sürekli gözaltına almak için HDP’li arıyorlar; HDP’li bulamadıklarında soğanları gözaltına alıyorlar.”

PARTİ BİNALARI POLİS ABLUKASINDA

HDP için seçim çalışmalarında bir diğer zorluk ise parti binalarındaki polis ablukası. Parti çevrelerinde sürekli zırhlı araçlar ve kontrollü giriş çıkış var. Parti binalarında sık sık savcılık emriyle arama yapılıyor ve bilgisayarlar, dokümanlara el konuluyor. Bu da seçim çalışmalarını zorlaştırıyor. Geçtiğimiz gün Gebze teşkilatına yapılan baskında Selahattin Demirtaş’ın resimleri suç ve suçluyu övmek gerekçesiyle duvardan söküldü.

Parti araçları da seçim çalışmalarında zorluk yaşıyor. Araçlara sürekli trafik cezası kesilmesi, araçlara ve seçim bürolarına yapılan saldırılar HDP’nin Güneydoğu ve Doğuanadolu’da bile seçim çalışması yapmasını imkansız kılıyor.

Politika

Kanal İstanbul: Boğazın güvenliği ya da rant projesi!

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul konusunda ısrarlı olduklarını belirterek, projeye karşı çıkan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’yi eleştirdi. Hükumet kanalın yapımı için boğazın güvenliğini gerekçe gösterirken, muhalefet ise Kanal İstanbul’un rant projesi olduğu konusunda ısrarlı…

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’ne yönelik eleştirilere bir kez daha sert bir dille yanıt vererek, “Şu anda başta Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı olsun her türlü adım atmış bulunuyoruz. Bundan ne ana muhalefet ne İBB Başkanı anlar” dedi.

ERDOĞAN: ÇILGIN DİYE TANIMLADIĞIM BİR PROJE

Cuma namazı çıkışı yaptığı açıklamada Kanal İstanbul eleştirilere sert bir şekilde yanıt veren Erdoğan, “Şu anda başta Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı olsun her türlü adım atmış bulunuyoruz. Bundan ne ana muhalefet ne İBB Başkanı anlar. Biz ülkemizde hizmet etmek istiyoruz. Boğazın ne tür tehdit altında olduğunu benim İstanbul’da yaşayan halkım gayet iyi biliyor. Bu benim çılgın proje diye tanımladığım bir projedir. Dünya bu projeyi hayranlıkla izleyecek. Diğer projelerimizi izlediği gibi” dedi.

SUNULAN GEREKÇE BOĞAZIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK

AKP’nin 2011 seçimlerinde vaat ettiği projeler arasında yer alan Kanal İstanbul’un yapım gerekçesi ise İstanbul Boğazı’nın tarihsel dokusunun korunması ve güvenliğinin sağlanması, İstanbul Boğazı’nın trafik yükünün hafifletilmesi, İstanbul Boğazı’nın trafik güvenliğinin sağlanması, seyir emniyetinin sağlanması, yeni bir uluslararası su yolu ve yatay mimariye dayalı modern bir yerleşim alanı oluşturulması olarak sunuldu.

HER GEÇEN YIL GEMİ SAYISI AZALIYOR

AKP iktidarı, Kanal İstanbul için boğaz trafik yükünü gerekçe olarak sunsa da resmi istatistikler boğazdan geçen gemi sayısının azaldığını ortaya koyuyor. 2007’de İstanbul Boğazı’nı 56 bin 606 adet gemi geçerken bu sayı 2011 yılında 479 bine, 2019 yılında ise 41 bine geriledi.

DAMAT VE BABASININ ARSALARI GÜZERGAH YAPILDI

Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın babası Sadık Albayrak, Kanal İstanbul güzergâhında yer alan Arnavutköy’e bağlı Boyalık Mahallesi’nde 2003 yılında yaklaşık 3 dönüm arazi aldı. Berat Albayrak da 2011 yılında babasının arazisine komşu olan yaklaşık 13 dönümlük araziyi satın aldı. Albayrak’ın tarla vasfındaki arazi imar planı değişikliğiyle konut + ticaret alanına dönüştü. Bu arazilerin 2018 yılında belirlenen güzergahta yer alması dikkat çekti.

KATAR EMİRİ’NİN ANNESİNİN DE ARAZİLERİ ÇIKTI

Katar Emiri’nin annesi Şeyha Moza’nın İstanbul’da 2018 yılında kurduğu şirket üzerinden Kanal İstanbul çevresinde Baklalı’daki 44 dönüm tarla aldığı ortaya çıktı. Çevre ve Şehirlik Bakanlığı’nın hazırladığı yeni planlarda Katar Emiri’nin annesinin şirketinin satın aldığı arazi yapılaşmaya açıldı. Bu arazilere otel ve AVM yapımına izin verildi.

ARAPLAR DA BÖLGEDEN TARLA ALDI

Kanal İstanbul güzergahında Kuveyt uyruklu Shurak Al Ajdad Gayrimenkul Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’nin 125 bin metrekare, Suudi Arabistan’da kendi adını taşıyan şirketler topluluğunun patronu olan Sulaiman Al Muhaidib’in 100 bin metrekare, Birleşik Arap Emirlikleri uyruklu Noora Gayrimenkul Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’nin 80 bin metrekare arazisi bulunuyor.

KURUMLAR OLUMSUZ RAPOR VERDİ

Kanal İstanbul’un yapımına TÜBİTAK, DSİ ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu olumsuz rapor verdi. DSİ’nin ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun raporlarının gizlendiği ortaya çıkarken, TÜBİTAK ise rapor ortaya çıkınca görüşünü geri çekti.

DEPREMİN ŞİDDETİNİ ARTIRACAK

Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi, odalar ve üniversiteler olmak üzere hazırlanan birçok raporda çılgın projenin ormanlar, akarsulara, meralara ve tarım alanlarına ve hayvanlara zarar vereceği ortaya konuyor. İstanbul’da beklenen depremin gerçekleşmesi halinde Kanal’ın Marmara’daki ağzı 9-10 şiddetinde etkilenebilecek. Kanal İstanbul’un deprem riskini daha da artıracak. Kanal İstanbul güzergahında 63’ü etkin 267 heyelan alanı tespit edildi. Proje kapsamı içinde kalan 136 milyon metrekare tarım alanı yok ediliyor. Proje 264 kuş türünün yok olmasına neden olacak.

Türkiye’de 1 Mart’ta 5 şehirde lokanta ve kafeler açılıyor

Okumaya devam et

Politika

Bülent Arınç İyi Siyasetçi Vakfı!

AKP’nin kurucularından Bülent Arınç, siyaset üzerine bir vakıf kurmak niyetinde olduğunu açıkladı. “Bugün iç politikadan artık elini ayağını ‘mecburen’ çekmiş bir insan olarak, bizim iyi siyasetçiye, onu yetiştirmeye ihtiyacımız var” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğinden istifa eden eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, TV 5 kanalında Necmettin Erbakan’ın vefatının yıldönümü dolayısıyla gerçekleştirilen programda konuştu. Bir vakıf kurma niyetinde olduğunu da belirten Arınç, siyasetin eski ahlaki ölçüleri özlediğini söyledi. Arınç, vakıf projesine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Siyaset üzerine bir vakıf kurmak niyetindeyim. Sadece siyasetin teorisi, nasıl yapılması gerektiği, bize ait ölçülerle, dünyevi ölçüler de olacak bunun içerisinde, bir siyasetçi nasıl yetişir, bunun örneklerini göstermemiz lazım. Bugün iç politikadan artık elini ayağını ‘mecburen’ çekmiş bir insan olarak bizim iyi siyasetçiye, onu yetiştirmeye ihtiyacımız var.”

Arinç, ‘Millî Görüş’ hareketinin lideri Necmettin Erbakan’a dair düşüncelerinin sorulması üzerine ise şunları söyledi:

“Mükemmel bir insandı. AK Parti’de doğrusu özellikle kuruluş yıllarımızda onun öğretileri ve prensiplerini, kendi özel hayatımızda da siyasetimizde de temel unsurlar olarak kabul ettik. Bugün için bunları lütfen bana sormayın; ama o yolda epeyce mesafe kat ettiğimizi de söyleyebilirim.”

Okumaya devam et

Politika

ABD Türkiye’nin S-400 mektubuna cevap vermiyor

ABD’nin S-400 krizinin çözümü için Türkiye’nin yazdığı mektuba cevap vermediği ortaya çıktı. Krizin çözümü için AKP, Biden yönetimine zeytin dalı uzatırken Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, teknik çözümlerin mümkün olduğunu belirtti ve “ABD çözüm için yazdığımız mektuba yanıt vermeli” dedi.

BOLD – Ankara ile Washington arasındaki S-400 gerilimi devam ederken ABD’nin Türkiye’nin yazdığı mektuba cevap vermediği ortaya çıktı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise ABD’ye seslenerek, S-400 probleminin çözümü için Türkiye tarafından yazılan mektuba cevap verilmesini istedi.

AKAR: TEKNİK ÇÖZÜMLER MÜMKÜN

İki ülke arasındaki S-400 gerilimi karşılıklı açıklamalarla devam ederken son açıklama Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan geldi. Teknik çözümlerin mümkün olduğunu söyleyen Akar, “S-400 savunma sistemi, tehdit ve tehlikeye karşı ihtiyaç duyulduğunda kullanılır. Türkiye’ye karşı bir taarruz niyeti yoksa kimseye zararı yok” diye konuştu.

TÜRKİYE S-400’E ÇÖZÜM BULAMIYOR

Akar, Türkiye mektubuna cevap verilmediği vurgulayarak “ABD çözüm için yazdığımız mektuba yanıt vermeli” dedi. “S-400 meselesi üzerinden ülkemize F-35 başta olmak üzere birtakım kısıtlamalar uygulanması müttefiklik ruhuna uygun değil” ifadesini kullandı.

Diğer yandan ABD’deki yönetim değişikliğinin ardından gözler Joe Biden’in Türkiye politikasında.  Biden yemin ederek göreve başladığı 20 Ocak’tan bu yana AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı aramadı ve ABD yönetimi Türkiye’nin S-400 savunma sisteminden vazgeçmesi için defalarca kez açıklama yaptı.

ABD’DEN GİRİT MODELİNE DE RET CEVABI

Türkiye ise ABD yönetiminin geri adım atmaması üzerine Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, aracılığıyla ilişkileri yumuşatmak için bir öner sundu. Girit Modeli önerisi ile S-400’lerin depoya kaldırılabileceği sinyali verildi. Bununla birlikte Türkiye, bu teklifini ABD’nin Suriye’de işbirliği yaptığı PYD/YPG yapılanmasını “terörist örgüt” ilan etmesi ve bu örgütlere desteği çekmesi şartına bağladı.

ABD yönetimi, Hulusi Akar’ın teklifine de pozisyonumuz değişmedi şeklinde karşılık vererek teklifi reddetti. Washington’dan üst üste yapılan açıklamalara son olarak geçtiğimiz günlerde Savunma Bakanlığının açıklaması eklendi.

ABD: BU SİSTEMİ ELİNDE TUTMAMAYA ÇAĞIRIYORUZ

Bakanlık Sözcüsü John Kirby, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi alımı nedeniyle F-35 uçaklarının ortak üretimi ve satışı programından çıkartıldığını hatırlattı ve bu durumun hala geçerliliğini koruduğunu belirtti. Ayrıca “Tekrar etmek gerekirse, Türkiye’yi S-400 sisteminin teslimat sürecini devam ettirmemeye ve bu sistemi elinde tutmamaya çağırıyoruz” ifadesini kullandı.

Kirby açıklamasında Türkiye’nin son 10 yılda ABD’den Patriot savunma sistemi satın almak için çok sayıda fırsatının olduğunu ama onun yerine Rusya’dan S-400 almayı tercih ettiğini vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ise yaklaşık 2 buçuk hafta önce yaptığı açıklamada ABD’nin S-400 konusundaki duruşunun değişmediğini yinelemişti.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0