Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Ergenekon davası nedir?

Temiz ellerden kumpasa.... Bütün yönleriyle Ergenekon davası...

Bir dönem Türkiye’nin “Temiz Elleri” olarak anılan, derin devletle mücadele açısından büyük önem verilen Ergenekon Davası, Erdoğan’ın danışmanı Yalçın Akdoğan’ın “kumpas” tabirinden sonra bu nitelemeyi aldı ve aşama aşama bozuldu.

Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılama yapıldı ve savcılık mütaalasında “Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün varlığının kesin ve inandırıcı deliller ile kanıtlanamadığı, kovuşturmaya konu edilen, Ergenekon adlı bir terör örgütünün varlığı ispat edilememiştir” denildi. Savcılık 199 sanığın beraatini talep eden ederken Danıştay’ı silahla basan Alparslan Aslan’ın da aralarında bulunduğu 8 sanığı Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet gazetesine el bombası atılması eylemlerinden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Peki Ergenekon davası neydi?

Köşe başlarıyla Ergenekon Davası

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada toplam 274 sanık yargılandı. Bunlardan 65’inin yargılaması “tutuklu” olarak sürdü.

İddia “Silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve yardım” etmek şeklindeydi. Davanın en önemli iki ayağı Cumhuriyet gazetesi ve Danıştay’a Saldırıları azmettirmekti. Ardından 2003-2004 yıllarında askeri darbeye teşebbüs etmek suçlaması geldi. Eski özel harekatçı İbahim Şahin, İrticayla Mücadele Eylem Planı ve İnternet Andıcı da dava dosyasına eklendi.

Davanın ana iddianamesinin savcıları; Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın idi.

Müdahiller

Adli tıp uzmanı Prof. Şebnem Korur Fincancı’nın müdahillik talebi ile Cumhuriyet gazetesinin üç kez bombalı saldırı düzenlenmesi olayı ile gazetenin doğrudan zarar gördüğünü gerekçe göstererek yaptıkları müdahillik talebi mahkeme heyetince kabul edilirken; Hukukçular Derneği, Demokratik Toplum Partisi, İnsan Hakları Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği ve Diyarbakır Barosu’nun müdahillik talepleri suçtan doğrudan zarar görmedikleri gerekçesiyle reddedildi. Danıştay 2. dairesinin başkanı Mustafa Birden, üyeleri Ayfer Özdemir ve Ayla Gönenç ile tetkik hakimi Ahmet Çobanoğlu da 6 Ağustos 2011’de davaya müdahil oldu.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, İrticayla Mücadele eylem planı’nda müdahil oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi ise Org Başbuğ’un yargılandığı davada müdahil oldu.

Darbe Planları

AKP iktidarının ilk yıllarında Vatansever Güçbirliği isimli bir oluşum ortaya çıktı ve ülkenin farklı yerlerinde bayrak eylemleri başlattı. Ardından Kuvayı Milliye’yi çağrıştıran isimlerden oluşan peş peşe dernekler ve partiler kuruldu. YÖK ve dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü tarafından organize edilen yürüyüşlerde “Ordu Göreve” pankartları taşındı. TSK ile AKP iktidarı arasındaki gerilimin darbe planlamaya kadar vardığına ilişkin belgeler ortaya çıktı. 2003-2004 yıllarında hazırlandığı iddia edilen Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven kod adlı planlardı bunlar.

Bulunan silahlar

Özel Harekât Dairesi eski başkanvekili İbrahim Şahin’in liderliğinde oluşturulduğu ve bir grup emniyet mensubu ve askerin içerisinde yer aldığı iddia edilen dosya Ergenekon davasıyla birleştirildi. Kendilerine karşı suikast yapılacağı ileri sürülen Ali Balkız ve Kazım Genç’in davaya müdahillik talebi kabul edildi. Bu gruba yönelik operasyonlarda Gölbaşı ve Zir Vadisinde kazı yapıldı çok sayıda silah ve mühimmat bulundu.

“İrticayla Mücadele Eylem Planı”

Genelkurmay’da görevli albay Dursun Çiçek’in hazırladığı iddia edilen belge Adalet ve Kalkınma Partisi ile Gülen hareketine yönelik, kara propaganda, komplo ve yıpratma planları içeren bir belgeyle ilgili yeni bir dosya açıldı ve Ergenekon’la birleştirildi. AK Parti genel başkan yardımcısı ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in İrticayla Mücadele Eylem Planı’nda ismi geçtiği için yaptığı müdahillik talebi kabul edildi.

“İnternet andıcı”

İnternet sitelerinin fişlenmesi, kara propaganda ve azınlıklara yönelik nefreti körüklemek için internet siteleri kurulması emrini içeren İnternet Andıcı Belgesi ortaya çıktı. Dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Hasan Iğsız dahil 18 sanık talimatı Org. İlker Başbuğ’dan aldıkları yönünde itirafta bulundular. Org. Başbuğ’un bir numaralı sanık olduğu yeni dosya açıldı. Aralık 2011’de de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yaptığı müdahillik talebi kabul edildi.

Veli Küçük’ten İlker Başbuğ’a sanıklar

274 sanıklı Ergenekon ana davasında aralarında Ümraniye bombalarıyla suçlanan emekli astsubay Oktay Yıldırım, emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, yazar Ergün Poyraz, Eskişehir’de bulunan mühimmat ile suçlanan emekli binbaşı Fikret Emek, emekli tuğgeneral Veli Küçük, Türk Ortodoks Patrikhanesi basın sözcüsü Sevgi Erenerol, İşçi Partisi genel başkanı Doğu Perinçek, Büyük Hukukçular Birliği başkanı Kemal Kerinçsiz, Kuvayı Milliye Derneği başkanı Fikri Karadağ, Cumhuriyet ve Danıştay saldırısının failleri Alparslan Arslan ve Osman Yıldırım, eski 1. Ordu Komutanı emekli orgeneral Hurşit Tolon, Jandarma İstihbarat Dairesi eski başkanı emekli tuğgeneral Levent Ersöz, Jandarma Teknik İstihbarat Dairesi eski başkanı emekli albay Hasan Atilla Uğur, Cumhuriyet gazetesi Ankara temsilcisi Mustafa Balbay, gazeteci ve televizyoncu Tuncay Özkan, Başkent Üniversitesi rektörü Mehmet Haberal, İnönü Üniversitesi eski rektörü Fatih Hilmioğlu, Zir Vadisi kazılarıyla suçlanan yarbay Mustafa Dönmez, Özel Harekât Dairesi eski başkanı İbrahim Şahin, Albay Dursun Çiçek, emekli orgeneral Hasan Iğsız ve eski genelkurmay başkanı İlker Başbuğ’un da bulunduğu 65 kişi tutuklu olarak yargılandı.
Yargılama sonucunda sanıklar ağırlaştırılmı müebbet dahil çeşitli cezalar aldılar.

Karar bozuldu

Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması, sanıkların uzun tutukluluk süreleri nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması neticesinde AYM, sanıkların haklarının ihlal edildiğine karar verdi. Kararın ardından sanıklar nöbetçi mahkemeler tarafından tahliye edildi.

6 Ekim 2015’ten itibaren davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 21 Nisan 2016’da; İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararlarını bozdu.

Ergenekon dava yeniden görüldü ve 30 Kasım 2018 tarihinde savcılığın hazırladığı dosyada sanıkların beraati istendi.

Süren soruşturmalar

Eski kuvvet komutanları Aytaç Yalman, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına hakkında Darbe Günlükleri soruşturması sürmektedir.

Şener Eruygur dönemindeki Jandarma Genel Komutanlığı’nın 7,5 milyon liralık örtülü ödenek harcamaları ile ilgili yolsuzluk soruşturmasında bazı jandarma görevlileri ve jandarma ile iş yapan işadamları şüpheli olarak bulunuyor.

Politika

Babacan: Erdoğan, Bahçeli’ye karşı kendi itibarını bile savunamaz halde

Partisinin Adıyaman Kongresinde konuşan Ali Babacan, Devlet Bahçeli’nin AKP ve Erdoğan üzerinden vesayet kurduğunu iddia ederek, “Büyük ortak itibarını savunamaz halde” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bugün partisinin 1. Olağan Adıyaman İl Kongresine katıldı. Kongrede partililere konuşan Babacan hükumeti ve ittifak ortağı MHP’yi eleştirdi.

HALKIN SAĞLIĞINI GÖZDEN ÇIKARDINIZ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün ilk kez açıkladığı vaka sayılakrına ilişkin daha önce söylediklerinin doğru çıktığını vurgulayan Babacan: “Dün açıkladıkları rakam, ABD ve Hindistan’ın hemen peşinden üçüncü olduğumuzu gösteriyor. Tabii açıklanan sayılara inanıp inanmamak başka mesele. Açıklama yapmak demek, bir şeyi açıklığa kavuşturmak demektir. Bugüne kadar topluma tam olarak neyi açıkladıklarını bile anlayamadık. Bu sefer de hasta tanımı yeniden yapıldı. “Sadece hastanede yatanlar” denildi. Anlıyoruz ki günlük tablolarda açıkladıkları hasta sayıları da doğru değil” ifadelerini kullandı.

Hükumetin sırf propaganda yapmak için olur olmadık şeylere beka meselesi dediğini hatırlatan Babacan: “Gerçek beka bu milletin sağlığıdır. İnsanımızın sağlığını aylardır tehlikeye attınız. 1 Haziran’dan itibaren neredeyse tek bir önlem almadan hastalığın yayılmasını izlediniz. Ekonomiyi batırdığınız için, halkımızın sağlığını gözden çıkardınız” dedi.

KÜÇÜK ORTAĞIN VESAYETİ

Bahçeli’nin AKP’nin kurucularından Bülent Arınç için sarf ettiği hakarete varan sözleri hatırlatan Babacan konuşmasının devamında şunları söyledi: “Küçük ortak, büyük ortak üzerinde neredeyse vesayet oluşturmuş durumda. Büyük ortağın sorunlarının nasıl çözüleceğini küçük ortak belirliyor. Büyük ortağın kurucularına, büyük ortağın gözü önünde ağza alınmayacak, yakışıksız, seviyesiz ifadeler kullanılıyor. Büyük ortak kendi mensuplarının itibarını bile savunamaz halde. Türkiye siyaseti çok sayıda enteresan olaya şahit olmuştur ama bir siyasi partinin direksiyonuna başka bir partinin genel başkanının geçmesine herhalde ilk defa tanık oluyoruz.”

Başsavcıvekili Zülkarneyn Kısık koronavirüsten hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Politika

Gökçek ve Arınç’ın ‘Parsel parsel’ kavgası sonrası AKP’de neler oldu

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feramuz Üstün, Ahmet Davutoğlu’yla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında ilk kavganın Arınç-Gökçek gerginliği nedeniyle yaşandığını ifade etti.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın tahliyeleri konusunda ters düşen TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulundaki görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Arınç’ın istifası sonrası, daha önce Ankara’daki arazi rantı suçlaması yüzünden kavgalı olduğu Melih Gökçek, Arınç hakkında bir paylaşımda bulundu. Arınç’ın istifasının yeterli olmadığını söyleyen Gökçek, Arınç’ın cezalandırılması için sosyal medyada da kampanya başlattı.

Son olanlar yıllar önce kameralar önünde yaşanan ‘Parsel Parsel’ kavgasını yeniden gündeme getirdi. Kavganın yaşandığı yıl AKP Genel Başkanı ve Başbakan olan Ahmet Davutoğlu’nun yeni partisinden bir açıklama geldi.

DAVUTOĞLU-ERDOĞAN KAVGASI

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feramuz Üstün, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında ilk kavganın bu olay nedeniyle yaşandığını ifade etti.

Konuk olduğu TV5 yayınındaki programda konuşan Üstün: “Melih Gökçek ile Bülent Arınç arasında yaşanan parsel parsel meselesi partiye çok zarar vermişti. Böyle bir atmosferin ortaya çıkmasından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arınç’ın görevden alınmasını istiyordu. Ahmet Davutoğlu, ‘bu hükümetin Başbakanı benim’ diyerek Bülent Arınç’ı görevden almadı. Davutoğlu bu kadar vefalı biri işte” ifadelerini kullandı.

Borsa İstanbul’un yüzde 10’u artık Katar’ın

Okumaya devam et

Politika

MHP’lilerin yüzde 13,7’si Erdoğan’ı AKP’lilerin yüzde 19,8’i Bahçeli’yi beğenmiyor

Metropoll Araştırma Şirketi, Ekim ayı beğeni anketine göre MHP’lilerin yüzde 13,7’si Tayyip Erdoğan’ı, AKP’lilerin de yüzde 19,8’i Devlet Bahçeli’yi beğenmediğini belirtti.

BOLD – Metropoll Araştırma Şirketi, Ekim ayı beğeni anketinde AKP ve MHP’lilere hangi lideri sevdiklerini sordu.

Metropoll’ün beğeni anketinde MHP’lilerin yüzde 83,9’u AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı beğenirken, yüzde 13,7’si “beğenmiyorum” cevabı verdi.

AKP’ye oy veren seçmenlerin ise yüzde 76,4’ü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi beğendiğini ifade ederken, yüzde 19,8’i ise beğenmediğini bildirdi.

Soylu açıkladı: İçişleri Bakanlığından 42 bin kişi ihraç edildi

Okumaya devam et

Popular